Portre Ahmed Bican

Yıldırım Bayezid’in Ankara’da Timur’a karşı yenilgisinden sonra Fetret Devri’ne ve İstanbul’un fethine kadar geçen zamana tanık olan Ahmed Bican, Hacı Bayram Veli’nin gölgesinde yetişen bir âlimdir.

Hakan Polat 1 Mayıs 2016

Mutlak doğum tarihi bilinmemekle birlikte babası Salih Efendi’nin kâtipliği münasebetiyle Yazıcızade Ahmed diye anılmaktadır. Salih Efendi astroloji ilmi üzerine araştırmalarından dolayı bir süre Ankara’da hizmet vermiş ve neticesinde tamamlamış olduğu ilk Türkçe astroloji kitabı olan Şemsiyye’yi İskender b. Hacı Paşa’ya sunmuştur. Akabinde Gelibolu’ya göç etmiştir. Ahmed Bican’ın Envâru’l-Âşıkîn adlı eserinde bizzat kullandığı “Hak Teâlâ hazretleri, miskîn Ahmed-i Bîcân’ı deniz kenarında, gaziler şehri olan Gelibolu’da yarattı.” ifadesinden Gelibolu’da doğduğunu öğrenmekteyiz.

Tahsiline küçük yaşta başlayan Ahmed Bican Arapça ve Farsçayı çok iyi derecede öğrendi. Zahirî ilimlerde bir hayli yol kat eden Ahmed Bican batınî ilimlerle de iştigal etti. Özellikle Muhammediyye isimli eseriyle meşhur olan kardeşi Yazıcızade Mehmed ile birlikte ilim yolunda olup birçok eser kaleme almışlardır. Ahmed Bican’ın en meşhur eserleri Envâru’l-Âşıkîn, Acâibu’l-Mahlûkât, Dürr-i Meknûn ve Müntehâ’dır.

Kardeşi Yazıcızade Mehmed ile birlikte zamanın büyük âlimlerinden Hacı Bayram Veli hazretlerine intisap etmişlerdir. Bilvesile Hacı Bayram Veli hazretlerinin ilminden istifade eden Ahmed Bican kendi ifadesiyle mezhep olarak Hanefi, tarikat olarak ise Bayrami’dir. Bu mensubiyeti itibariyle çile çıkarmak üzere Gelibolu sahillerinde kendine bir mekân edinir. Kayalara kazınmış oyuklardan birinde kardeşi Yazıcızade Mehmed diğerinde ise kendisi nefislerini terbiye etmişlerdir. Ahmed Bican’daki Allah aşkı öyle mertebeye ulaşır ki, artık yemeden içmeden kesilir. Bununla birlikte iyice zayıflayan ve güçsüz düşen bu âlim zat cansız anlamına gelen bican lakabıyla anılmaya başlanır.

Ahmed Bican babası Salih Efendi ve kardeşi Yazıcızade Mehmed’in eserlerini Arapçadan Türkçeye tercüme etmiştir. Envâru’l-Âşıkîn adlı eseri abisi Yazıcızade Mehmed’in bir eserinin serbest çevirisidir. Acâibu’l-Mahlûkât adlı eseri de Zekeriyyâ b. Muhammed el-Kazvînî’nin kozmografya, coğrafya ve biyolojiye dair kaleme almış olduğu Arapça eserinin özeti ve serbest bir tercümesi mahiyetindedir. 18 bin âleme atfen 18 bölümden oluşan eseri Dürr-i Meknûn adlı eserinde ise dünyanın yaratılışı, bazı peygamberlerin hâlleri ve kıyamet alametleri gibi konuları ele almıştır. Eserlerinde peygamberler ve veliler tarihi, cennet ve cehennem, Hz. Muhammed (s.a.v.)’den başlamak üzere Hulefâ-i Râşidîn’in vefatları gibi konuların yanı sıra kıyamet alametleri ve bir kısım surelerin tefsirleri bulunur. Ayrıca geometri, iklimler, dağlar, denizler, şehirler gibi fen ilimleri üzerine de eserleri bulunmaktadır.

Babası Salih Efendi’nin Şemsiyye adlı eserinin tercümesi 1465 yılında tamamlanmış olması ile birlikte vefatı en erken bu tarih ile olduğu tarihçiler tarafından isabetli bulunmuştur. Dünyaya geldiği yer olan Gelibolu’da medfun bulunmaktadır.

ETİKETLER:

    0 Adet Yorum Var

    Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz!
    Perspektif açık bir tartışmayı teşvik eder. Fakat bununla birlikte ırkçılık ya da farklı gruplara yönelik aşağılama içeren her türlü yorum editörün süzgecine takılacaktır.

    • *Tüm alanları doldurunuz

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar