Portre Eşrefoğlu Abdullah Rumî

Anadolu insanında Türk-İslam kültürünün şekillenmesinde etkili olan Eşrefoğlu Abdullah Rumî sade ve kolay anlaşılır üslubuyla gönüllere girmiş bir mutasavvıftır.

Hakan Polat 1 Haziran 2016

Eşrefoğlu Abdullah Rumî’nin babası damutasavvıftır. Mekke’den başlayarak Suriye, Mısır ve Manisa gibi beldelerde bulunduktan sonra İznik’e yerleşir. Soyu Peygamber Efendimize dayanan Eşrefoğlu Abdullah Rumî’nin 1377’de bu şehirde doğduğu tarihçiler tarafından tespit edilmiştir.

Eşrefoğlu Abdullah Rumî eğitimini farklı batınî ve zahirî ilimlerde alır. Padişah Çelebi Mehmet’in medresesinde tefsir, hadis ve fıkıh ile meşgul olur. 40 yaşına kadar ilim peşinde olan Abdullah Rumî kendisini artık tasavvufa adar. Bu nedenle Bursa büyüklerinden Emir Sultan’a gitse de kendisinin yaşlandığını belirten veli tarafından Ankara’da bulunan Hacı Bayramı Veli’ye gönderilir. 40 yaşını aşmış ve bizzat büyük bir âlim olan Eşref-i Rumî nefsini terbiye etmek üzere helaları temizlemekten dahi geri kalmaz. 11 sene eğitim aldıktan sonra İznik’e halife olarak döner.

Akabinde Abdulkadir Geylani’nin beşinci kuşaktan torunu olan Şeyh Hüseyin Hamevi’nin talebesi olarak 40 günlük kısa bir süreden sonra icazet alıp yine İznik’e döner ve başta münzevi bir yaşam sürmeye çalışır. Lakin Hüseyin Hamevi’nin bazı talebelerinin Bursa’ya gelmesi kendisine arzulamadığı bir ün kazandırır. Birçok kerametinden bahsedilen Abdullah Rumî dağlara çekilse dahi sükun bulamaz ve halk arasına karışmaya başlar.

İnsanlar ile yakinen ilgilenir ve halkın dinî eğitimine katkısı olur. Özellikle İznik ve Bursa çevresinde tesiri belli olmaya başlar. Zamanla Kadiriliğe bağlı olan Eşrefiyye tarikatını kurar ve yayar. Özellikle ilmi yaymak için bir eğitim sistemi kurması ona Kadirîler çevresinde Pîr-i Sâni unvanını kazandırır. Anadolu insanının Türk-İslam kültürünün şekillenmesinde etkili olur.

Eserlerinde dikkat çekici olan sade ve kolay anlaşılır bir dil kullanmasıdır. Burada asıl gayesinin bir sanat eseri çıkarmaktan ziyade aktarmaya çalıştıklarının muhatabına ulaşması ve etki bırakması olduğu belli olmaktadır. Konu itibariyle genelde tasavvuf ve dinî öğütler içeren başta Müzekki’n-Nüfûs gibi birçok kıymetli eseri bulunmaktadır. Şiirlerinde ise Yunus Emre’nin büyük etkisi olduğu aşikârdır. Bunların birçoğu günümüze kadar ulaşmış ve bestelenmiş bulunmaktadır.

Eşrefoğlu Abdullah Rumî Hacı Bayramı Veli’nin kızı Hayrunnisa ile evlilik yapar ve Züleyha isminde bir kızı olur. 1470’de vefatının ardından yerine talebesi ve damadı Abdurrahmân-ı Tırsî geçer. Eşrefoğlu Rumî‘nin Türbesi İznik’te bulunmaktadır.

ETİKETLER:

    0 Adet Yorum Var

    Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz!
    Perspektif açık bir tartışmayı teşvik eder. Fakat bununla birlikte ırkçılık ya da farklı gruplara yönelik aşağılama içeren her türlü yorum editörün süzgecine takılacaktır.

    • *Tüm alanları doldurunuz

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar