GÜNDEM Belçika | Göçmenlere Yönelik Polis Baskınında Bir Kişi Hayatını Kaybetti

Son haftalarda Belçika Emniyet Güçleri Belçika topraklarında illegal bulunan transgöçmenleri tutuklayabilmek için otoyol kenarındaki park yerlerine polis baskınları düzenliyor. 23 Ocak Pazartesi gerçekleştirilen bir baskında ise emniyet güçleri ve göçmenler arasında yaşanan arbedede bir göçmen polisten kaçmak için kendini otoyola atarak hayatını kaybetti. İç İşleri Bakanı Jan Jambon her şeye rağmen yasa dışı göçmenlere karşı polis baskınlarının devam edeceğini açıkladı.

admin 9 Şubat 2018

Belçika üzerinden Birleşik Krallığa ulaşmak isteyen göçmenlerin sayısı günden güne artıyor. Birleşik Krallığa geçmeyi hedefleyen göçmenler için Belçika önemli bir geçiş noktası. Ülkede kalıcı olmayan, sadece geçici bir süre Belçika’da bulunan bu kişiler ‘transgöçmenler’ olarak adlandırılıyor. Transgöçmenler geçişten önce Belçika’da bulundukları süre boyunca herhangi bir iltica başvurusunda bulunmuyorlar. Zira Belçika’da iltica başvurusunda bulundukları taktirde Dublin antlaşmaları gereğince Avrupa’ya ilk giriş yaptıkları ülkeye geri gönderilme ihtimalleri yüksek. Bu riske girmek istemeyen transgöçmenler Birleşik Krallığa geçme fırsatı bulana kadar Belçika’da yasa dışı kaldıklarından emniyet güçleri illegal transgöçmenlerin peşini bırakmıyor.

Transgöçmenlerin Birleşik Krallığa geçiş yapmak için son haftalarda kullandıkları metod ise otoyol kenarlarında bulunan park yerlerindeki tırlara binmek. Göçmenler tırlarla öncelikle Belçika’nın sahil şehirlerine, oradan da gemilerle Birleşik Krallığa geçmeyi hedefliyor. Bu durum bir yandan tır şoförlerini tehlikeye atarken, diğer yandan da göçmenler ve emniyet güçleri arasında sıkça çatışmaların yaşanmasına neden oluyor.

En son 23 Ocak Pazartesi otoyol kenarındaki bir park yerine düzenlenen bir polis baskınında genç bir göçmen polisten kaçarken kendini arabaların saatte 120 km hızla gittiği otoyola attı. O anda oradan geçmekte olan bir aracın kendisine çarpması sonucu genç göçmen olay yerinde hayatını kaybetti. İç İşleri Bakanı Jan Jambon olayın ardından yaptığı açıklamada “Yaşanan olay üzücü elbette fakat emniyet güçleri sadece görevlerini yaptılar, onların bir suçu yok. Yapılan baskınlarda herhangi bir değişiklik olmayacak” ifadelerini kullandı.

 

İç İşleri Bakanı Otoyol Aksiyon Planı Oluşturdu

İllegal transgöçmen kaçakçılığı ile mücadele edebilmek için İç İşleri Bakanı Jan Jambon yeni bir aksiyon planı oluşturduklarını açıkladı. Üç farklı tedbirden oluşan aksiyon planının ilk ana tedbiri göçmenler tarafından tercih edilen otoyol park yerlerinin daha yoğun kontrol altına alınması. Bu bağlamda sahil şehirleri istikametinde bulunan 5 otoyol park yeri gün batımından gün doğana kadar özel bir şirketin köpekli güvenlik görevlileri tarafından korunacak. Bakan özel güvenlik görevlilerinin varlığının caydırıcı etkisi olacağına inanıyor. Bununla birlikte güvenlik görevlilerinin yetkileri sadece kavga çıktığı zaman müdahale etmekle sınırlı kalacak. Transgöçmenleri tutuklamak veya tırlardan indirmek ise sadece emniyet güçleri tarafından gerçekleştirilebilecek.

Bunun yanı sıra aksiyon planına göre yerel ve federal Emniyet Güçleri illegal transgöçmenlerin yoğun olarak bulunduğu tren yollarına, istasyonlara, otoyol park yerlerine ve Zeebrugge limanına ani baskınlar düzenleyecek. Son olarak da insan kaçakçılığı ile mücadele eden “Görev Gücü” (fl. Taskforce) kurumunun daha yoğun çalışmasına karar verildi. Bu karar doğrultusunda Görev Gücü’ne dahil olan bütün emniyet güçleri ve yargı hizmetleri bir araya gelip aralarındaki bilgi akışının ne şekilde kuvvetlendirilebileceğini görüşecekler.

 

Görev Gücü Nedir?

İnsan kaçaklığı ile mücadeleden sorumlu Görev Gücü (fl. Taskforce) 2015 yılında İç İşleri Bakanı Jan Jambon tarafından kuruldu. Federal Emniyet Güçlerinin yönetiminde olan Görev Gücü esasen yerel Emniyet Güçleri, savcılık, Yabancılar Ofisi, Federal Sığınmacıları Barındırma Kurumu gibi çeşitli kurumları bir araya getiren bir çatı kuruluşu. Güvenlik Gücü’nün hedefi çeşitli alanlarda insan kaçaklığına karşı mücadele eden bu kurumlar arasında bilgi akışının sağlanarak insan kaçakçılığı şebekeleriyle ilgili daha detaylı bilgi edinilmesi ve daha etkili önleyici tedbirlerin alınması şeklinde özetlenebilir.

 

Daha Önce Ne Olmuştu?

Geçtiğimiz hafta E40 otoyolunda Groot-Bijgaarden şehrinde bulunan otoyol park yerinde 40 göçmen Emniyet Güçleri ile çatışmaya girmişti. Göçmenlerin sopalarla, polis memurlarının da coplarla girdiği çatışma sonucunda 16 yasa dışı göçmen tutuklanmış, 2 polis memuru da yaralanmıştı. Emniyet güçlerine karşı şiddeti kınayan Federal İç İşleri Bakanı Jambon olay üzerine transgöçmenlerle mücadelenin arttırılacağını açıklamıştı. Jambon konu ile ilgili “özellikle insan kaçakçıları ile mücadeleyi arttırmamız gerekiyor. Şimdiye kadar birçok kişi tutuklandı, fakat sorunu henüz kökünden çözemedik” açıklamalarında bulunmuştu.

Yürüttüğü sert göçmen politikaları ile sık sık eleştirilerin hedefi olan Göç ve İltica Bakanı Theo Francken ise olay üzerine “Harekete geçmeliyiz ve illegal göçmenleri ülkelerine geri göndermeye devam etmeliyiz, yoksa otoyol park yerlerimiz savaş alanlarına dönüşecek” şeklinde konuştu. Francken bilhassa Sudanlı mültecilere yönelik geri iade politikasıyla tepki çekmiş, Sudan’ın Brüksel Büyükelçiliği ile imzaladığı anlaşma uyarınca Sudan’a geri gönderilen mültecilerin işkenceye maruz kaldığı iddiaları üzerine muhalefet partileri tarafından istifası istenmişti.

 

admin

Phasellus eu varius felis. Quisque quis aliquet metus. Vestibulum odio augue, viverra at ligula vel, placerat aliquam erat. Integer maximus facilisis tellus non facilisis. Maecenas ac odio nisi. Etiam lobortis lobortis metus quis feugiat.

YAZARIN DİĞER YAZILARI
ETİKETLER:

    0 Adet Yorum Var

    Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz!
    Perspektif açık bir tartışmayı teşvik eder. Fakat bununla birlikte ırkçılık ya da farklı gruplara yönelik aşağılama içeren her türlü yorum editörün süzgecine takılacaktır.

    • *Tüm alanları doldurunuz

DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar