Almanya Almanya | “NSU Davasında Türkler Dayanışma İçinde Olmalı”

Almanya'da NSU davasının müdahil avukatlarından Mehmet Daimagüler, katıldığı bir toplantıda davanın gidişatı üzerine dikkat çekici açıklamalarda bulundu.

admin 8 Mart 2018

Almanya’da 8’i Türk 10 kişiyi öldürmek, banka soymak ve bombalı saldırılar düzenlemekle suçlanan Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) terör örgütü davası müdahil avukatlarından Mehmet Daimagüler, Stuttgart’ta katıldığı bir toplantıda NSU davasının gidişatı üzerine dikkat çekici açıklamalarda bulundu.

NSU davası avukatı Mehmet Daimagüler, ayrımcılıkla mücadele haftası çerçevesinde Haus der Katholischen Kirche’nin Eugen Bolz salonunda bir konuşma yaptı.

Müdahil avukat, NSU davasına Almanya’daki Türk toplumunun yeterince ilgi göstermediğinden bahsederek  Türk toplumunun davada daha etkin rol oynaması gerektiğini kaydetti. “Türkler, bu konuda birlik ve dayanışma göstermek zorundalar” ifadelerini kullanan Daimagüler, NSU davasının hâlihazırda fazlasıyla politize hâle geldiğini belirtti.

 

“Toplumun Büyük Bölümü Günlük Hayatına Döndü”

“Sadece Türklerin değil Almanya’da toplumun büyük bir kısmının günlük hayata geri döndüğünü görüyoruz.  Medyanın ise sorumluluk taşımak zorunda olduğunu hatırlatmak isterim. Sürekli tetikte yaşamak zorunda değiliz elbette. Evet belli bir nefret var. Ve bu nefret kendiliğinden yok olmayacak.Toplumun belli bir kesiminin ise konun peşini bırakmadığını  görüyoruz. Bu da bize güç veriyor. Bu ırkçıların bizi yenemediğini ortaya seriyor. Bizi ümitlendiriyor.”

Davanın gelişimiyle ortaya çıkan “istihbarat bağlantısı” şüphesini de hatırlatan müdahil avukat, söz konusu şüphenin Almanya’da hukuk devletine olan inancı sarstığını söyledi. Daimagüler sözlerini, davanın takipçisi olmayı sürdüreceklerini, bu anlamda çalışmaların devam edeceğini vurgulayarak bitirdi: “Almanya’ya ve hukuk devletine duyulan güveni neonazi Beate Zschaepe, ırkçı NSU davasının terörist sanıklarından ziyade istihbarat daireleri sarstı. Bu olayın peşini bırakmayacağız, gerçekler ortaya çıkana kadar araştırmaya devam edeceğiz.”

Mehmet Daimagüler, Perspektif’in Eylül/Ekim 2015 sayısında yayımlanan söyleşide de, davada devlet kurumlarının ilgisizliğine dikkat çekerek Almanya’da kurumsal ırkçılık tehdidine karşı hâlâ farkındalık oluşmadığını anlatmıştı.

 

Almanya’nın En Büyük Davası

Almanya’da, 2000-2007 yıllarında 8’i Türk 10 kişiyi öldürmek, 2 bombalı saldırı ve 15 banka soygunu yapmakla suçlanan NSU terör örgütü üyelerinin varlığı ve cinayetlerdeki rolü, 4 Kasım 2011’de tesadüf sonucu ortaya çıkmıştı.

6 Mayıs 2013 tarihinde Münih Eyalet Yüksek Mahkemesi 6 numaralı Ağır Ceza Mahkemesinde NSU davası başladı. Davada şu ana dek 389 duruşma gerçekleştirildi. Davanın baş sanığı Beate Zschäpe’nin beraberinde yardım ve yataklık suçlaması ile 4 kişi daha yargılanıyor. Zschäpe, ağır kundaklama, 10 cinayette suç ortaklığı ve terör örgütü kurma ve örgüt üyeliği ile suçlanıyor. 2011 yılından bu yana Beate Zschäpe ve 9 cinayette kullanılan Ceska marka silahı tedarik etmekle suçlanan Ralf Wohlleben tutuklu bulunuyor. Sol Parti’nin 29 Kasım 2017 tarihli soru önergesine verilen cevaba göre, soruşturma esnasında NSU zanlılarının evlerinde 49 arama gerçekleştirildi.

NSU üyelerinden Uwe Böhnhard ve Uwe Mundlos, 4 Kasım 2011’de bir banka soygununun ardından saklandıkları karavanda ölü bulunmuş, intihar ettikleri öne sürülmüştü.

Mayıs 2013’ten bu yana yaklaşık 5 yıldır, Münih Eyalet Yüksek Mahkemesinde görülen davada, NSU terör örgütü üyesi olmakla yargılanan Beate Zschaepe, NSU üyelerinin son kullandıkları hücre evini ateşe verdikten birkaç gün sonra polise teslim olmuştu. Davada toplam 5 kişi yargılanıyor. Almanya’da Federal Mecliste ve birçok eyalet meclisinde NSU araştırma komisyonları kurulmuştu.

“Yılan hikayesi”ne dönen davada endişeye sebep olacak gelişmeler de yaşandı. 20 Şubat 2018’de Baden-Württemberg Eyalet Meclisinde NSU terör örgütünü araştıran komisyonun başkanı Drexler’e tehdit mektubu gönderildi. (meb)

 

*Perspektif’in Kasım 2017 sayısında yayımlanan ve NSU davasının tüm yönlerini irdeleyen “NSU: Kanıtları Aranan Gerçekler” yazısına buradan ulaşabilirsiniz.

 

admin

Phasellus eu varius felis. Quisque quis aliquet metus. Vestibulum odio augue, viverra at ligula vel, placerat aliquam erat. Integer maximus facilisis tellus non facilisis. Maecenas ac odio nisi. Etiam lobortis lobortis metus quis feugiat.

YAZARIN DİĞER YAZILARI
ETİKETLER:

    0 Adet Yorum Var

    Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.

    • *Tüm alanları doldurunuz

DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar