GÜNDEM Almanya | NSU Dosyalarını İmha Ettiren İstihbaratçıya Para Cezası

Almanya’nın en büyük davalarından birine dönüşen NSU davası kapsamında, devlet dairelerinde imha edilen dosyalarla ilgili davada karara varıldı. Dosyaları imha ettiren istihbaratçı 3 bin avro para cezasına çarptırıldı.

admin 31 Mart 2018

Almanya’da 8’i Türk 10 kişiyi öldüren Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) isimli terör örgütüne yönelik davaya ışık tutabilecek dosyaların imha edilmesi emrini veren Anayasayı Koruma Dairesi eski üst düzey çalışanı Axel M. hakkında 6 yıldır devam eden dava, geçen haftalarda varılan bir anlaşmayla sonlandırıldı. Die Welt gazetesinin haberine göre, Alex M.’nin imha ettirdiği dosyalarla ilgili görülen davada M.’nin aşırı sağcılıkla mücadele eden bir kuruluşa 3 bin avro bağışta bulunmasına karar verildi.

Dosyalar NSU İle İlgili Aydınlatıcı Bilgiler İçeriyordu

Kasım 2011’de Anayasayı Koruma Dairesi eski kıdemli çalışanı Axel M., içerisinde NSU örgütü üyeleri hakkında bilgilerin de bulunduğu tahmin edilen muhbir dosyalarını imha ettirmişti. Dosyaların NSU terör örgütünün gün yüzüne çıktığı günden bu yana en çok merak edilen konulardan biri olan Anayasayı Koruma Dairesinin örgütle olan bağlantısının mahiyetini aydınlatacak bilgiler içerdiğine inanılıyordu. Daire tarafından aşırı sağcı çevrelerin arasına sızdırılan birçok muhbire rağmen örgütün işlediği cinayetlerin nasıl önlenemediği sorusunun cevabının da imha edilen dosyalarla birlikte yok olduğu sanılıyor.

Aşırı Sağcı Muhbirlerin Dosyaları İmha Edildi

Almanya’da aşırı sağcı NSU terör örgütünün bilinen üyeleri Uwe Mundlos, Uwe Böhnhardt ve Beate Zschäpe üçlüsü 1998’de patlayıcı ürettikleri atölyenin polisler tarafından bulunmasının ardından yaşadıkları şehri (Jena) terk etmişlerdi. Kasım 2011’de NSU terör örgütü ve işledikleri suçlar ortaya çıkarılınca örgütün iki Uwe’sinin Eisenach’ta karavanlarında intihar ettiği iddia edilmiş, sonrasında Zschäpe polise teslim olmuştu.

Welt’in haberine göre NSU’nun ortaya çıkarıldığı saatlerde Anayasayı Koruma Dairesinde çalışan Axel M. de harekete geçti. M.’nin, önce Anayasayı Koruma Dairesinin özel veritabanında Thüringen’de görev yapan istihbaratçıları aradığı, ertesi gün de dosyaları imha etmek için bir ekip oluşturduğu belirtiliyor. Bir çalışma arkadaşı o sabah Axel M.’nin telaşla muhbir dosyalarında özellikle Mundlos, Zschäpe ve Böhnhardt isimlerinin acilen araştırılması emrini verdiğini ifade ediyor. Bunun ardından, Welt Gazetesinin Köln Savcılığından edindiği bilgiye göre Anayasayı Koruma Dairesinde “Lothar Lingen” kod adıyla bilinen Axel M., çalışanlarına NSU terör örgütü üyelerine yakın olan aşırı sağcı muhbirlerin dosyalarını imha ettirdi.

Disiplin cezaları nedeniyle Anayasayı Koruma Dairesindeki bölüm başkanlığı görevinden alınan Axel M.’nin görev yeri değiştirilmiş, Federal İdare Dairesine atanmıştı. Dosyaları imha eden M., Anayasayı Koruma Dairesindeki kariyeri süresince aşırı sağcı muhbirlerin idaresiyle ilgilenmişti.

“İmha Edilen Dosyalar İncelemeye Alınamaz”

NSU mağdurlarının avukatları Axel M.’yi terör örgütüne yardım ve yataklık ile adalete engel olma suçlarından dava etmişlerdi. Yedi farklı muhbirin dosyasının imha edildiği olayla ilgili açılan soruşturmada Ekim 2014’te Federal Savcılığa ifadeye çağrılan Axel M., “İmha edilen dosyalar incelemeye alınamaz” şeklinde ifade vermişti. Axel M. ayrıca “Veriler olup bitenden haberimiz olduğunu işaret etse de, öyle olmadı.” şeklinde bir açıklama yapmıştı.

Söz konusu dosyaların içeriği hakkında ise çeşitli iddialar bulunuyor. 14 Kasım 2011’de Axel M. tarafından imha ettirilen dosyaların kıdemli bir muhbir hakkında olduğu iddia ediliyor. “Tarif” kod adlı bir kişinin istihbaratına göre polisin NSU üçlüsünü aradığı haberini aldıktan sonra Zschäpe’nin suç ortaklarından birinin, arkadaşlarıyla “Tarif”in evine sığınmak istediği öne sürülüyor. Ancak bu bilgilerin doğruluğunu teyit etmek imha edilen dosyalar nedeniyle artık mümkün değil.

Köln Savcılığının Sanığa Yönelik Dikkat Çekici Tutumu

Köln Başsavcısı Ulf Willuhn Axel M.’nin dosyaları imha etmediğine, yalnızca biriken dosya sayısını azaltıp düzenleyerek işini kolaylaştırmak istediğini savunuyor. Başsavcı bununla da kalmayıp dosyaların eski haline getirildiğini ve dosyada “tali kişiler” hakkında bilgilerin olduğunu söyleyerek şaşırtıcı bir açıklama yapmıştı. Bu iddialar Federal Meclis’in NSU Araştırma Komisyonu tarafından çürütülmüştü.

Axel M.’e yönelik koruyucu tutumu dikkat çeken Başsavcı Willuhn 16 Mart’ta yaptığı yazılı açıklamada Axel M.’nin “emanete ihanet” suçunu işlediği, ancak dosya içeriklerinin NSU ile alakalı olduğu konusunda kesinlik olmadığını öne sürerek, kamu davasında yetersizlik gerekçesiyle davanın para cezasıyla durdurulduğunu kamuoyuna duyurdu. Başsavcı ayrıca Axel M.’in 6,5 yıl süren bu dava sürecinde ve öncesindeki iyi halinin ve bu şüphe sebebiyle yaşadığı zorlukların dikkate alınması gerektiğini savundu. M.’nin yaşadığı zorluklara örnek olarak ise işinden ihraç edilerek seviyesinin altında bir işte çalışmak zorunda kalması ve iş yerinin önünde 2016 kasımda yapılan protestoları örnek gösterdi.

Daha önce de Axel M.’ye karşı açılan davayı birkaç kez durdurmak isteyen Köln Savcılığının sanık hakkında verdiği kararla yıllardır süren davada sona gelinmiş oldu. Böylece Axel M. hakkında anlaşmayla verilen para cezası, NSU terör örgütü ile ilgili olarak bir Anayasayı Koruma Dairesi çalışanı hakkında verilen ilk cezai yaptırım oldu. (kt)

admin

Phasellus eu varius felis. Quisque quis aliquet metus. Vestibulum odio augue, viverra at ligula vel, placerat aliquam erat. Integer maximus facilisis tellus non facilisis. Maecenas ac odio nisi. Etiam lobortis lobortis metus quis feugiat.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    0 Adet Yorum Var

    Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.

    • *Tüm alanları doldurunuz

DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar