ALMANYA Uluslararası Arakan Konferansı: “Hayatta Kalma Hakkımız Bile Elimizden Alınıyor”

Almanya'nın Köln kentinde İslam Toplumu Millî Görüş (IGMG) ile uluslararası insani yardım kuruluşu Hasene tarafından Uluslararası Arakan Konferansı düzenlendi. Konferansta konuşan Arakan Rohingya Ulusal Örgütü Başkanı Nurul İslam, "Hayatta kalma hakkımız elimizden alınıyor."dedi.

admin 2 Mayıs 2018

Arakan Rohingya Ulusal Örgütü (ARNO) Başkanı Nurul İslam, Arakanlı Müslümanlara yönelik etnik, dini ve siyasal zulmün sürdüğünü belirterek, “Amaç,  Arakan  Müslüman toplumunu ortadan kaldırmak.” dedi.

ARNO Başkanı İslam, Almanya’nın Köln kentinde İslam Toplumu Millî Görüş (IGMG) ile uluslararası insani yardım kuruluşu Hasene tarafından düzenlenen Uluslararası Arakan Konferansı’nda yaptığı konuşmada,  dünyanın gözü önünde yaşanan bu zulmü hükümet, ordu ve  bazı aşırı grupların komplosu olarak nitelendirdi. Rohingyalılar olarak buranın (Arakan) yerli halkı olduklarını ifade eden İslam, yerlilik statülerinin İngiliz sömürge hükümeti tarafından 1840 yılında yayımlanan bir raporla da  tanındığını, yapılan bütün anlaşmaların da bunu teyit ettiğini söyledi.

İslam,  Fanatik Budistlerden Bamar etnisitesine mensup insanların arazilerini işgal ettiğini kaydederek, “Arakan’da halkları birbirine düşman ettiler, şu an bizim halkımızı ortadan kaldırmaya çalışıyorlar. Yasaları kendi lehlerine yorumluyorlar. İnsanlık bunun karşısında büyük bir şok içerisinde. Bu etnik, dini, siyasal bir zulüm. Amaç,  Arakan  Müslüman toplumunu ortadan kaldırmak.” dedi.

“Hayatta Kalma Hakkımız Bile Elimizden Alınıyor”

Arakanlı Müslümanların  60 yıldır kendi özgürlük haklarından mahrum olduğunu kaydeden İslam, “Bir hayvanın bir meradan başka bir meraya gitme hakkı var ama bizim aynı arazi içerisinde bir yerden bir yere gitme hakkımız yok. Hayatta kalma hakkımız bile elimizden alınıyor. Myanmar‘daki bütün yurttaşlar, ordu, hükümet ve aşırılık yanlısı yabancı düşmanı siyasetçiler, bizim var olma hakkımızı tanımıyorlar.” diye konuştu.

İslam, Myanmar’da yasa dışı Bangladeşli göçmen olarak görüldüklerini kaydederek, “Halkımızı buradan kovmaya çalışıyorlar. Rohingya krizi, yasa dışı göç krizi değil, ortak bir komplo. Ordunun, hükümetin, aynı zamanda bazı aşırılık yanlısı grupların bir komplosu.” ifadelerini kullandı.

Komplo sonucunda  Arakanlı Müslümanların diğer ülkelere kaçmak zorunda kaldıklarını ifade eden İslam, pek çok kişinin, insan kaçakçılarının eline düştüğünü vurguladı.

İslam, Arakanlı Müslümanların yapılacak bir anlaşma ile evlerine dönmesinin mümkün olup olmadığını ilişkin bir soruya,  “İnsanların geride bıraktıkları evlerini dümdüz ettiler. Geri dönecek olsalar göz altı kamplarında kalacaklar. Bizim halkımız  Arakan’da yaşayabilmeli ve diğer yurttaşlarla eşit haklara sahip olabilmeli. Bu bizim toplum olarak bir hakkımız. Ülkedeki diğer etnik grupların sahip olduğu haklara biz de sahip olabilmeliyiz.” yanıtını verdi.

“Utanç Vesikası Olarak Tarihe Geçti”

IGMG Genel Başkanı Kemal Ergün,  insan onurunu aşağılayan her türlü eylemin karşısında yer aldıklarını, bugün de yine aynı motivasyonla  Arakanlı Müslümanların uğradığı zulme, onların en temel haklardan mahrum oluşlarına karşı çözüm yolları üretmek amacıyla bir araya geldiklerini söyledi.

Ergün,  Arakanlı Müslümanların on yıllardır yaşadığı zulmün sona ermesi için, vatandaşlık politikalarından, bölgedeki topluluklar arasındaki iletişime, Myanmar hükümetinin azınlıklara yönelik siyasetinden, uluslararası toplumun tepkisine varana kadar birçok alanda atılması gereken onlarca adım olduğuna işaret etti.

Ergün, “Bölgede yüz binlerce insanı evinden eden, çocuk, kadın, ihtiyar demeden şiddetin en ilkel biçimini bu çağın utanç vesikası olarak tarihe geçiren bu krizi doğuran etmenleri hep birlikte ortadan kaldırmak için canla başla çalışmalıyız.” dedi. Arakan’dan  şiddetten, zulümden ve ölümden kaçmış 700 bin kişi karşısında  üzülmek ve kınamak dışında bir şeyler yapılması gerektiğini vurgulayan Ergün, “İnsanların toplu mezarlara gömüldüğü, kurşuna dizildiği, vahşice öldürüldüğü haberini aldığımızda, sadece tepki vermeyi aşan bir şeyler yapmak zorundayız. Bu, bir insani vazife olmanın yanı sıra aynı zamanda bizim dinimizin bize yüklediği bir vazifedir.  Umarım bu konferans, Avrupa’da yaşayan Müslümanlar olarak bizlerin, bölgedeki insani krizin çözümüne katkı sağlamak adına atacağımız adımların işaret fişeği olur.” diye konuştu. (AA)

admin

Phasellus eu varius felis. Quisque quis aliquet metus. Vestibulum odio augue, viverra at ligula vel, placerat aliquam erat. Integer maximus facilisis tellus non facilisis. Maecenas ac odio nisi. Etiam lobortis lobortis metus quis feugiat.

YAZARIN DİĞER YAZILARI
ETİKETLER:

    0 Adet Yorum Var

    Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz!
    Perspektif açık bir tartışmayı teşvik eder. Fakat bununla birlikte ırkçılık ya da farklı gruplara yönelik aşağılama içeren her türlü yorum editörün süzgecine takılacaktır.

    • *Tüm alanları doldurunuz

DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar