GÜNDEM Almanya’da 14 Yaşından Küçükler İçin Başörtüsü Yasağı Tartışması

superadmin 11 Nisan 2018

Avusturya’da kreşlerde ve okullarda başörtüsü yasağı tartışmasından sonra Almanya’da da benzer bir yasak gündemde.

Almanya’da en fazla Müslüman’ın yaşadığı Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinde Uyum Bakanı Joachim Stamp (FDP) okullarda 14 yaş altındaki Müslüman kız çocuklarını kapsayan bir başörtüsü yasağını gündeme getirdi. Söz konusu başörtüsü yasağı planı, Eyalet Başbakanı Armin Laschet (CDU), Uyum Bakanlığı Müsteşarı Serap Güler (CDU), FDP Parti Başkanı Christian Lindner ve CDU Genel Başkan Yardımcısı Julia Klöckner gibi siyasiler tarafından destekleniyor. Ayrıca muhtemel bir yasak tasarısı öğretmen derneklerinden de destek görüyor.

Alman Öğretmenler Derneği Başkanı Heinz-Peter Meininger Bild gazetesine yaptığı açıklamada, bu tarz bir yasağa destek verdiklerini belirtip, yasakla “öğrencilerin kendi aralarındaki dinî ayrımcılığa karşı önlem alınmış olunacağını” iddia etti.

Başörtüsü Yasağı Önerisi Siyasileri Ayırıyor

Yasak birçok politikacı tarafından desteklense de tasarıyı mantıklı bulmayan sesler de çoğunlukta. Baden-Württemberg Eyaleti Kültür Bakanı Susanne Eisenmann (CDU) 14 yaş altı kız çocukları için muhtemel bir başörtüsü yasağı hakkında, “Ben bu tarz yasakların bir şey kazandırabileceğine genel olarak inanmıyorum” açıklamasında bulundu. Federal Hükümetin Uyum Sorumlusu Annette Widmann-Mauz da yasağa eleştirel yaklaşanlardan. Stamp’ın yasak önerisini “anlayabildiğini” belirten Widmann-Mauz, diğer yanda muhtemel bir başörtüsü yasağının anayasal açıdan sorunlu olacağını vurguladı. Entegrasyon konusunda bir uzmanlar komisyonu kurulmasını öneren Widmann-Mauz, bu komisyonun bazı kriterler oluşturması gerektiğini ve ailelere cinsiyet eşitliği gibi değerlerin aktarılmasının önemli olduğunu ifade etti.

“Başörtüsü Çocukları Cinselleştiriyor” İddiası

Almanya’da dinî karar alma bakımından erginlik yaşı yasalara göre 14. Bu yaş öncesinde çocuğun dinî açıdan yetiştirilmesi hakkı ise ailede. Julia Klöckner’a (CDU) göre ise ailelerin çocuklarını yetiştirme hakkından bağımsız olarak başörtüsü çocuklar için uygun değil. Cinsiyetlere dair baskıcı bir algının oluşmaması adına yasağın yürürlüğe konması gerektiğini söyleyen Klöckner bu yasakla çocuklara özgür alan açılabileceğini belirtti.

Serap Güler ise çocukların başörtüsü takmalarının onları cinselleştirdiği görüşünde. Kuzey Ren-Vestfalya Eyalet Başbakanı Armin Laschet’e göre ise kendi annesi de başörtülü olan Güler’in argümanları tam da bu nedenle “oldukça ikna edici”.

Müslüman Cemaat Yasağa Nasıl Bakıyor?

Almanya İslam Konseyi Başkanı Burhan Kesici yaptığı açıklamada başörtüsü yasağı taleplerini değerlendirdi. Başörtüsünü zorla taktırmak ile yasaklamanın aynı kefeye girdiğini söyleyen Kesici, her iki tutumun da Müslüman kızların kendi tercihlerine saygı duymamak anlamına geldiğini belirtti: “Sayın Bakan Stamp ve Uyum Bakanlığı Müsteşarı Güler, genç Müslümanlar için yalnızca okulda değil, kamusal alanda da başörtüsünü yasaklamayı düşünüyorlar. Bu tartışma popülist, sembolik ve boş bir tartışma. Müslüman kızlara zorla başörtüsü taktırıldığı iddiaları Almanya’daki Müslümanların yaşam gerçekliğini yansıtmıyor. Bu iddianın çok küçük bir grup için geçerli olması, bütün Müslümanların din özgürlüğünü kısıtlamaya yol açmamalı. Başörtüsünün genç kızlara cidden dayatıldığı durumlar için de dinde zorlama olmadığını hatırlatmamız yerinde olacaktır.”

Müslüman kadınların yaşadığı ayrımcılık vakalarına da değinen Kesici, birçok araştırmaya göre başörtülü kadınların meslek ya da okul hayatında dışlanmalara maruz kaldığına işaret etti.

Federal Hükümetin Ayrımcılıkla Mücadele Ofisi De Yasağa Karşı

Federal Hükümetin Ayrımcılıkla Mücadele Ofisi (ADS) de okullardaki başörtüsü yasağına karşı çıkıyor. ADS Başkanı Christine Luders Berlin’deki açıklamasında, “Okullarda başörtüsünü yasaklayarak entegrasyon problemlerini çözemezsiniz. Daha çok öğrencinin dışlanmış ve ayrımcılığa maruz bırakılmış hissetmesini sağlarsınız.” dedi. Başörtülü kadınların zaten güncel ve iş hayatlarında ayrımcılık ve dışlanmaya maruz kaldıklarını ve bu bağlamda öğrencilere, özgür iradenin önemini öğretmenin çok daha önemli olduğunu vurguladı.

ADS Başkanı açıklamasında, sadece başörtüsünü kapsayan özel yasal bir uygulamanın genel manada anayasal açıdan problemli olduğunu belirterek dinlere farklı muamele söz konusu olamayacağını hatırlattı. Luders’e göre okullarda başörtüsü yasağı haç, kippa ve benzeri dinî sembollerin de okullarda barınamamasına yol açabilir.

Okullarda Başörtüsü Yasağı Yasal Mı?

Alman Federal Meclisi 2017 yılında yayımladığı “Okul ve Din Özgürlüğü” başlıklı, detaylı çalışmasında öğrenciler için başörtüsü yasağının hukuken meşru olup olmadığını araştırmıştı. Bu çalışmada da vurgulandığı üzere Alman Anayasasının 6. maddesi ailelere çocuklarının dinî eğitimi konusunda özgürlük tanıyor. Bu maddeye göre çocuklara inançla ilgili hangi konuların öğretileceği ailelerin yetkisi altında. Dolayısıyla okullarda muhtemel bir başörtüsü yasağının ailelerin bu yetki alanını zedeleyeceği belirtiliyor.

Ayrıca Federal Meclisin çalışmasında muhtemel bir yasağa karşı Anayasanın 4. Maddesine de dikkat çekiliyor. Din özgürlüğünü garanti alan bu madde, aynı zamanda kişilerin hangi ideolojiye sahip olurlarsa olsunlar dinî inançlarını gizli ya da açıktan yaşayabilmelerini mümkün kılıyor. Yine çocukların dinî özgürlüklerinin devlet tarafından korunması da araştırmada vurgulananlar arasında. (hç)

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar