Almanya’da Federal İstihbarat Servisinin (BND) eski Başkanı August Hanning, casusluk ve vatana ihanete teşebbüs şüphesiyle 6 Ekim’de gözaltına alındı. Federal Kriminal Dairesi (BKA) görevlileri, 80 yaşındaki Hanning’i Kuzey Ren-Vestfalya eyaletindeki Nordwalde’de, eski ofis müdürü Manfred D.’yi ise Bavyera’da yakaladı. Şüphelilere ait mekânlarda ve Berlin’de aramalar yapıldı.
Federal Başsavcılık, Hanning’in görevinden ayrıldıktan sonra kurum içinden para karşılığında gizli belgeler temin ettiğini ve bunları danışmanlık faaliyetlerinde değerlendirdiğini ileri sürüyor. Manfred D. ise belgelerin aktarılmasına yardım etmekle suçlanıyor. Tagesschau’nun 7 Ekim sabahı yayımladığı habere göre, Manfred D. tutuklandı. Hanning’in aynı gün Karlsruhe’de Federal Yüksek Mahkeme sorgu hâkimi karşısına çıkarılması ve tutuklanıp tutuklanmayacağına karar verilmesi bekleniyor. Casusluk iddialarına ilişkin soruşturma sürüyor.
İddia: Yaklaşık 2 Bin Belge Para Karşılığında Dışarıya Servis Edildi
Federal Başsavcılığın açıklamasında, Hanning’e yöneltilen şüpheler vatana ihanet niteliğinde casusluk, devlet sırlarını araştırma, vatana ihanete teşebbüs ve yabancı istihbarat adına faaliyet yürütme olarak sıralandı. Manfred D.’nin ise vatana ihanete teşebbüse ve vatana ihanet niteliğindeki casusluk faaliyetine yardım ettiğinden şüpheleniliyor.
Soruşturmacılara göre iki isim, muhtemelen 2010 dolaylarında, Hanning’e düzenli biçimde BND’den değerli bilgiler sağlanması konusunda anlaştı. İddiaya göre Manfred D., para karşılığında temin ettiği belgeleri eski yöneticisine iletti; Hanning de bu bilgileri özel danışmanlık faaliyetlerinde kazanca dönüştürmeyi amaçladı.
Savcılığın mevcut tespitlerine göre aktarım, Haziran 2022’ye kadar uzanıyor ve yaklaşık 2 bin belgeyi kapsıyor. Bunların önemli bir bölümü gizlilik derecesi taşıyor. Belgeler yalnızca BND’nin kurum içi kullanımı için hazırlanmıştı.
Materyaller arasında BND yönetiminin bilgilendirilmesi ve Federal Başbakanlık Ofisi bünyesinde yapılan istihbarat durum değerlendirme toplantılarına hazırlanması amacıyla kullanılan belgeler de bulunuyor. Bu toplantılarda çeşitli bakanlıkların ve güvenlik kurumlarının üst düzey görevlileri bir araya geliyor.
Basına yansıyan haberlere göre, belgeler arasında İran’ın nükleer programı ve Rus ordusuna ilişkin bilgiler ile yabancı ortak istihbarat servislerinin gizli olarak sınıflandırdığı materyaller de yer alıyor.
BND’den Bakanlığa, Bakanlıktan Özel Danışmanlığa August Hanning Kimdir?
Hanning, Aralık 1998 ile Kasım 2005 arasında Almanya’nın dış istihbaratından sorumlu BND’nin başkanlığını yürüttü. Ardından Federal İçişleri Bakanlığında müsteşar olarak görev yaptı ve 2009’da bu görevden ayrıldı. Sonraki dönemde özel sektörde güvenlik ve siyaset danışmanlığına yöneldi.
Manfred D. ile çalışma ilişkisi de bu farklı görevler boyunca sürdü. Savcılığın aktardığına göre D., Hanning’in BND başkanlığı sırasında ofis müdürüydü; Aralık 2005 ile Kasım 2009 arasında bakanlıkta da yardımcısı olarak çalıştı. Mart 2012’den Mart 2026’ya kadar ise farklı BND başkanlarının ofis müdürlüğünü üstlendi. Bu görevi, gizlilik gerektiren bilgilere erişmesine imkân sağlıyordu.
NTV’nin haberinde, Hanning’in İsviçre’nin Luzern kentinde kayıtlı Pluteos AG adlı şirkette yönetim kurulu başkanı olarak gösterildiği belirtiliyor. Şirket, tanıtımında Hanning’in eski BND başkanlığına atıf yapıyor; kadrosunun istihbarat ve güvenlik alanındaki deneyimini ve geniş bağlantılarını öne çıkarıyor.
Yabancı İstihbarat Temasları ve Azerbaycan İddiası
Savcılık, Hanning’in yabancı istihbarat mensuplarıyla ilişkilerine dair iki ayrı iddia üzerinde duruyor. Bunlardan ilkine göre Hanning, Manfred D.’den aldığı gizli bilgileri kullanarak yabancı bir istihbarat mensubu için analiz hazırladı. Ancak bu çalışmanın muhatabına ulaşıp ulaşmadığı henüz tespit edilemedi.
İkinci iddia, başka bir devletin istihbarat mensubuyla yıllarca sürdürülen yoğun temaslara ilişkin. Hanning’in bu kişiye siyasi bilgiler aktardığı, bunların bir bölümünü de Manfred D.’den edindiği materyallere dayandırdığı öne sürülüyor.
Federal Başsavcılık, ilgili ülkelerin adını açıklamadı. Der Spiegel’in haberine göre soruşturmacılar, Hanning’in Azerbaycanlı bir istihbarat mensubuyla bağlantısını araştırıyor. Haberde, Hanning’in Alman-Azerbaycan Forumunun yönetim kurulunda yer aldığı da belirtiliyor. Savcılık, Azerbaycan bağlantısına ilişkin haber hakkında yorum yapmadı. Hanning ise Reuters’in görüş talebine yanıt vermedi.
Soruşturmayı Başlatan Arama Çocuk Kaçırma Dosyasındaydı
Casusluk şüphesine yol açan bulgular, başlangıçta farklı bir suç iddiasını araştıran Hamburg Savcılığının çalışmaları sırasında ortaya çıktı. Savcılık, iş insanı Christina Block ve diğer şüpheliler hakkında yürüttüğü soruşturma kapsamında Eylül 2025’te Hanning’e ait mekânlarda arama yaptı.
Federal Başsavcılığa göre mevcut casusluk soruşturması bu aramada bulunan materyallere dayanıyor. Dosya, Mayıs 2026 başında devralınması için federal makama sunuldu. Soruşturma, BND ve BKA ile iş birliği içinde yürütülüyor.
Merkur’un aktardığına göre Hamburg polisi, aramada ele geçirilen elektronik bir veri taşıyıcısında Hanning’in elinde bulunmaması gereken gizli BND belgelerine ulaştı. Böylece çocukların kaçırılmasına ilişkin soruşturma sırasında, devlet sırlarının kurum dışına çıkarılmış olabileceğine dair ayrı bir dosya oluştu.
Velayet Anlaşmazlığından Ceza Davasına
Block House restoran zincirinin mirasçılarından Christina Block hakkındaki dava, iki çocuğunun Danimarka’dan Almanya’ya götürülmesine ilişkin. Olayın arka planında Block ile eski eşi Stephan Hensel arasındaki uzun süreli velayet anlaşmazlığı davası bulunuyor.
ZDF’nin aktardığına göre, Danimarka’da yaşayan baba, çiftin dört çocuğundan ikisini 2021’de yanında tuttu. Block’un avukatları, babanın mahkeme kararlarına uymadığını savundu. Taraflar, çocukların durumuna ilişkin süreçte birbirlerine çeşitli suçlamalar yöneltti.
İddianameye göre 2023’ü 2024’e bağlayan yılbaşı gecesinde, o sırada 13 ve 10 yaşlarında olan iki çocuk, maskeli kişiler tarafından babalarının yanından zorla alınarak Almanya’ya götürüldü. Block, bu operasyon için İsrailli bir güvenlik şirketini görevlendirmekle suçlanıyor. Temmuz 2025’te Hamburg Eyalet Mahkemesinde başlayan davada yöneltilen bu suçlamaları reddediyor.
Haber ajansı DPA’nın aktardığına göre, davadaki yedi sanıktan biri olan 37 yaşındaki İsrailli sanık, savcılığın suçlamalarını kabul etti. Hanning ise bu davanın sanıkları arasında bulunmuyor. Tanık olarak çağrıldığı süreçte ifade vermekten kaçınma hakkını kullandı.
Hanning Hakkındaki Ayrı Soruşturma: 2022’deki Başarısız Girişim
Hamburg Savcılığının Hanning hakkında yürüttüğü soruşturma, çocukların 2024 başında Almanya’ya götürülmesinden önceki bir girişime odaklanıyor. İddiaya göre Hanning ve Hamburg Eyalet Kriminal Dairesinden emekli bir görevli, bir güvenlik şirketinin sorumluları olarak 2022’de çocukları annelerine götürmek üzere bir iş üstlendi.
ZDF’nin savcılık kaynaklarına dayandırdığı habere göre plan, çocukların 9 Kasım 2022 sabahı Danimarka’da okula giderken yollarının kesilmesini, yanlarındaki kişinin dikkatinin dağıtılmasını ve annelerinin çocuklarla birlikte otomobille ayrılmasını öngörüyordu. Baba, evinin çevresinde şüpheli kişiler fark ederek Danimarka polisine haber verdi ve girişim sonuçsuz kaldı. Haberde, bu iş için 100 bin avronun üzerinde ödeme yapıldığı iddiasına da yer verildi.
Eylül 2025’teki operasyon kapsamında Almanya’nın çeşitli eyaletleri ile İsviçre’de aramalar yapıldı. Hanning’in avukatı Leon Kruse, müvekkilinin suçlamaları reddettiğini açıkladı.
Hamburg Savcılığı, Hanning’in casusluk şüphesiyle gözaltına alınmasının ardından yaptığı açıklamada, 2022’deki girişime ilişkin soruşturmanın devam ettiğini bildirdi. Dolayısıyla Hanning’in çocuk kaçırma dosyasındaki hukuki konumu, Hamburg’da yargılanan sanıklardan farklı.
İsrailli Eski İstihbarat Yöneticilerinin Adı Nasıl Geçiyor?
İsrail bağlantılarına ilişkin iddialar da çocuk kaçırma dosyası kapsamında ortaya atıldı. Ynet’in 2025’te yayımladığı habere göre, çocukların babası mahkemedeki ifadesinde Mossad’ın eski Direktörü Danny Yatom’un olayda rol oynadığını ve Hanning’in kendisine başvurduğunu ileri sürdü.
Yatom, bir televizyon programında Hanning’i Helmut Kohl’ün başbakanlığı döneminden tanıdığını doğruladı ancak kaçırma olayıyla bağlantısı bulunduğunu reddetti. “Bu olayla hiçbir bağlantım yok.” açıklamasında bulundu.
Aynı haberde İsrail iç istihbarat teşkilatı Şin Bet’in (Shin Bet) eski Başkanı Yaakov Peri’ye ilişkin iddialara da yer verildi. Hanning’in, çocukları kaçıracak İsrailli bir ekip oluşturulması için Peri ile temasa geçtiği öne sürüldü. Peri’nin bağlantılı olduğu CGI Group ise suçlamaları reddetti.
Şirketin yöneticisi Tzvika Neveh, kaçırma olayıyla, Christina Block’la veya ilgili taraflarla bağlantılarının bulunmadığını savundu. Şirket, hakkındaki iddialar nedeniyle eski Alman istihbaratçı ve özel dedektif Werner Mauss ile Alman haber kanalı NTV’ye karşı hukuki yollara başvuracağını duyurdu.
BND’de İç Soruşturma, Siyasette Daha Sıkı Denetim Talebi
BND Başkanı Martin Jäger, şüphelerin öğrenilmesinin ardından kapsamlı kurum içi soruşturma başlatıldığını ve bu çalışmaların Hanning hakkındaki şüpheleri güçlendirdiğini açıkladı. ZDF’nin aktardığı açıklamasında Jäger, kurum içi güvenlik konusunda taviz verilmeyeceğini vurguladı. Olayın, kurum için belirlediği hedef ve öncelikleri değiştirmediğini de belirtti.
Siyasi tepkiler ise soruşturmanın aydınlatılmasının yanı sıra eski istihbarat yöneticilerinin özel sektördeki faaliyetlerine odaklanıyor. İstihbarat servislerini denetleyen Parlamento Kontrol Komisyonunun Başkanı Marc Henrichmann (CDU), görevden ayrılan üst düzey yetkililere ilişkin mevcut sınırlamaların yeterliliğinin incelenmesi gerektiğini söyledi.
Yeşillerden Federal Meclis Başkan Yardımcısı Omid Nouripour, hükûmetten eski üst düzey istihbarat görevlilerinin sonraki işlerini incelemesini ve güvenlik alanındaki lobicilik faaliyetlerini yasaklamasını istedi. SPD’li Sonja Eichwede, bu kişiler için ömür boyu sürecek daha sıkı sınırlamalar talep etti.
Yeşillerden Konstantin von Notz ise denetim komisyonunun Mayıs 2023’te bu konuda açıkça uyarıda bulunduğunu hatırlattı. Güvenlik sorunlarının giderilmemesini ağır bir hata olarak nitelendirdi.
Eski Kamu Görevlilerinin Özel Sektör Bağları
Federal Meclisin Mayıs 2023’te yayımladığı belgede, güvenlik alanında kapsamlı bilgiye sahip eski kamu görevlilerinin önceki görevleriyle bağlantılı özel sektör işlerine denetlenmeden geçmesi sorunlu bulunmuştu. Mesleki bilgi ve becerilerin otoriter yönetimlerin veya suç örgütlerinin kullanımına sunulması ve Almanya’nın güvenlik çıkarlarını zedeleyen çıkar çatışmaları oluşması riskine dikkat çekilmişti.
Komisyon, o tarihteki bildirim yükümlülüğünü yetersiz bulmuş; daha uzun süreli denetim, belirli faaliyetlerde izin zorunluluğu ve gerektiğinde çalışma yasağı uygulanabilmesini önermişti. Belgede, görev sırasında edinilen sırları koruma yükümlülüğünün emeklilik sonrasında da etkin biçimde denetlenmesi gerektiği vurgulanmıştı. (P/AA)










