Volkswagen Grubunun aylardır üzerinde çalıştığı geniş çaplı yeniden yapılanma, grubun en önemli iki premium markası Porsche ve Audi’de yeni bir aşamaya geçti. Porsche, düşen satışlara daha az fakat daha pahalı otomobil üreterek yanıt vermeye hazırlanırken Audi’de yeni işten çıkarmalar ve Almanya’daki Neckarsulm fabrikasının geleceği tartışılıyor.
Her iki markadaki gelişmeler, Volkswagen’in yalnızca ana VW markasında değil, grubun tamamında üretim kapasitesini ve çalışan sayısını azaltmaya çalıştığı bir döneme denk geliyor. Eylül ayında şekillenen yeniden yapılanma programı, dünya genelinde yaklaşık 100 bin pozisyonun ortadan kalkmasına kapı açarken Almanya’daki bazı fabrikaların 2030’dan sonraki geleceğini de belirsiz hâle getirmişti.
Volkswagen Grubunun 12 Ekim’de açıkladığı son satış rakamları, bu baskının neden arttığını gösteriyor. Grubun dünya genelindeki araç teslimatları 2026’nın üçüncü çeyreğinde yüzde 14,3 düşerek 1,89 milyona geriledi. Volkswagen’in en büyük pazarı olan Çin’de ise aynı dönemdeki düşüş yüzde 38,5’e ulaştı.
Porsche Artık Satış Rekorlarının Peşinde Değil
Volkswagen Grubundaki dönüşümün en dikkat çekici ayaklarından biri Porsche’de yaşanıyor. Şirketin yeni CEO’su Michael Leiters, 7 Ekim’de açıkladığı “Sportwagenschmiede ’35” stratejisiyle Porsche’yi yüksek satış adetlerine daha az bağımlı hâle getirmeyi hedefliyor.
Süddeutsche Zeitung’un haberine göre yeni stratejinin ana hatlarını tasarruf, daha fazla lüks ve içten yanmalı motorlara yeniden daha fazla ağırlık verilmesi oluşturuyor. Porsche, özellikle son yıllardaki büyüme döneminde genişleyen yönetim kadrosunu da küçültecek; yönetici pozisyonlarının yaklaşık yüzde 40’ının ortadan kaldırılması planlanıyor.
Temel fikir ise, Porsche gelecekte daha az otomobil satsa da kârlı kalabilmek. Süddeutsche Zeitung’un aktardığına göre şirket, kârlı kalmak için ihtiyaç duyduğu yıllık satış miktarını 200 bin aracın altına indirmeyi hedefliyor. Porsche’nin bazı bölümleri yakın zamana kadar yılda yaklaşık 350 bin araçlık üretime göre yapılandırılmıştı.
Bunun yolu da daha pahalı otomobillerden geçiyor. Porsche, en üst segmentteki modellerin payını yaklaşık üçte birden neredeyse yarıya çıkarmayı planlıyor. En pahalı 10 bin otomobilinin ortalama satış fiyatının 2030’a kadar 270 bin avrodan 330 bin avroya yükseltilmesi hedefleniyor. Müşterilerin araçlarını özel renklerden iç mekân ayrıntılarına kadar kişiselleştirebildiği paketlerden elde edilen gelirin de orta vadede altı katına çıkarılması öngörülüyor. Şirketin yeni planı, Porsche’yi Ferrari gibi daha düşük adetlerde üretim yapan fakat araç başına çok daha yüksek kâr elde eden üreticilere yaklaştırmayı amaçlıyor.
Reuters’ın aktardığı plana göre Porsche aynı zamanda model çeşitliliğini yaklaşık yüzde 20 azaltacak ve 911’in üzerinde konumlanabilecek yeni bir süper spor otomobili değerlendiriyor. Şirketin uzun vadeli hedefi, 2025’te yüzde 1,1’e kadar düşen faaliyet kâr marjını yeniden yüzde 15 seviyesine çıkarmak.
Bu yönelim elektrikli otomobillerden tamamen vazgeçileceği anlamına gelmiyor. Porsche yeni elektrikli 718 Boxster ve Cayman modellerini hazırlarken içten yanmalı motorlara ve plug-in hibritlere de yatırım yapmaya devam edecek. Şirket daha önce elektrikli araçlara çok daha hızlı geçiş öngörürken şimdi üç motor teknolojisini birlikte sürdürmeyi tercih ediyor. Bu değişimde Çin’deki talebin seyri de etkili. Çin, bir dönem Porsche’nin büyümesinin ana motorlarından biriydi. 2020’de şirketin satışlarının yaklaşık yüzde 35’i Çin’de gerçekleşirken Porsche yönetimi artık ülkenin uzun vadede toplam satışların en fazla yüzde 10’unu oluşturacağı varsayımıyla planlama yapıyor.
Porsche’de 9 Bin Pozisyon Ortadan Kalkacak
Daha küçük ve daha lüks bir Porsche hedefi aynı zamanda daha az çalışan anlamına geliyor. Şirketin Stuttgart bölgesinde uzun vadede yaklaşık 9 bin pozisyonu ortadan kaldırması planlanıyor. Yönetim ve geliştirme birimleri kesintilerden daha fazla etkilenecek; üretimdeki personel maliyetlerinin de orta vadede yüzde 30’a kadar azaltılması hedefleniyor.
Fakat Porsche’nin mevcut satış rakamları, yalnızca şirketin bilinçli olarak küçülmesinden kaynaklanmıyor. Talep de geriliyor. Porsche, 2026’nın ilk dokuz ayında dünya genelinde 178 bin 532 araç teslim etti. Bu sayı geçen yılın aynı döneminden yüzde 16 daha düşük. Çin’deki teslimatlar yüzde 33, Kuzey Amerika’da yüzde 13 ve Almanya dışındaki Avrupa pazarlarında yüzde 11 geriledi.
Süddeutsche Zeitung’un aktardığına göre, düşüş özellikle Çin ve Kuzey Amerika’da belirginleşiyor. Buna karşılık Porsche’nin en güçlü markalarından 911, genel tablonun tersine yüzde 12 büyüyerek 42 bin 217 teslimata ulaştı. Porsche’nin yeni stratejisi de büyük ölçüde bu tabloya dayanıyor: Şirket, toplam satışlar gerilese bile 911 gibi güçlü marka kimliğine sahip modellerin, özel versiyonların ve kişiselleştirme seçeneklerinin kârlılığı destekleyebileceğini düşünüyor.
Otomotiv araştırma kuruluşu Center of Automotive Management Direktörü Stefan Bratzel ise bu yolun risksiz olmadığına dikkat çekiyor. Bratzel’e göre Porsche, bir taraftan içten yanmalı motor isteyen geleneksel müşterilerini kaybetmemeye, diğer taraftan elektrikli otomobillere geçişi başarıyla tamamlamaya çalışıyor. Daha yüksek fiyatlara ve daha dar bir müşteri grubuna yönelmenin ne kadar sonuç vereceğini ise önümüzdeki yıllardaki talep gösterecek.
Audi’de Gündem Neckarsulm Fabrikasının Geleceği
Porsche daha pahalı otomobiller üzerinden çözüm ararken Audi’de tartışmanın merkezinde fabrikalar ve maliyetler bulunuyor. Audi, 2025 yılında Almanya’daki yönetim ve geliştirme birimlerinden 7 bin 500 pozisyonu 2029’a kadar kaldırma kararı almıştı. Şirket bu program sayesinde orta vadede yılda yaklaşık 1 milyar avro tasarruf etmeyi hedefliyor.
Fakat yönetim mevcut tasarrufların artık yeterli olmadığını düşünüyor. Süddeutsche Zeitung’un haberine göre, Audi CEO’su Gernot Döllner 8 Ekim’de Neckarsulm’daki çalışanlara şirketin mali durumunun beklenenden daha kötü seyrettiğini ve maliyetlerin hâlâ fazla yüksek olduğunu söyledi. Yönetim bu nedenle çalışanlarla yalnızca yaklaşık bir buçuk yıl önce üzerinde uzlaşılan “gelecek anlaşmasının” bazı bölümlerini yeniden müzakere etmek istiyor.
Tagesschau‘nun aktardığına göre, Audi bunun için anlaşmadaki “Schlechtwetterklausel” olarak adlandırılan hükmü devreye soktu. Bu madde, ekonomik koşullar ciddi biçimde kötüleştiğinde şirket ile çalışan temsilcilerinin maliyetler, çalışma koşulları ve olası personel azaltımları konusunda yeniden masaya oturmasına izin veriyor. İşletme gerekçeli işten çıkarmalara karşı 2033’e kadar süren güvence ise şimdilik tartışmanın dışında.
15 Bin Kişinin Çalıştığı Audi Fabrikası Kapanabilir
Bu görüşmeler açısından en kritik yer Baden-Württemberg eyaletindeki Neckarsulm. Audi’nin kendi verilerine göre fabrikada 15 bin 509 kişi çalışıyor; A5, A6, A8 ve elektrikli e-tron GT burada üretiliyor. Neckarsulm, Volkswagen Grubunun 2030 sonrasında geleceği belirsiz olan dört Alman fabrikasından biri. Kesin bir kapatma kararı henüz verilmedi. Ama Audi yönetiminin, fabrikanın maliyetlerini düşürecek ve uzun vadede üretimi güvence altına alacak bir plan ortaya koyması gerekiyor.
Reuters’ın aktardığına göre Audi CEO’su Döllner çalışanlara fabrikanın önemli bir sanayi geçmişine ve güçlü bir uzmanlığa sahip olduğunu ancak “geleneğin tek başına geleceği güvence altına almayacağını” söyledi. Yönetim Neckarsulm için ekonomik olarak sürdürülebilir yeni üretim projeleri arıyor. Fabrikanın geleceği bölge açısından da önemli. Temmuz ayında yaklaşık 6 bin çalışan Neckarsulm’un olası kapanmasına karşı gösteri düzenlemişti. Fabrika yalnızca Audi çalışanları için değil, çevredeki geniş otomotiv yan sanayisi için de önemli bir ekonomik merkez.
Audi’nin fabrika kapatma kararlarına yönelmesi ise artık yalnızca varsayımsal bir senaryo değil. Zira şirket, elektrikli Q8 e-tron’a yönelik talebin beklentilerin altında kalmasının ardından yaklaşık 3 bin kişinin çalıştığı Brüksel fabrikasında üretimi 2025’te sona erdirmişti.
Audi’nin Satışlarındaki Gerileme Hızlandı
Audi yönetiminin daha fazla tasarruf istemesinin arkasında son satış rakamları da var. Süddeutsche Zeitung’un aktardığına göre, Audi 2026’nın üçüncü çeyreğinde 314 bin 905 araç teslim etti. Bu, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 19,7 düşüş anlamına geliyor. İkinci çeyrekteki gerileme yaklaşık yüzde 8 seviyesindeydi; dolayısıyla yıl ilerledikçe düşüş hızlandı.
Baskı özellikle Çin ve ABD’den geliyor. Çinli üreticilerin kendi pazarlarında elektrikli ve yazılım ağırlıklı modellerle güçlenmesi Alman premium markalarının satışlarını aşağı çekerken Audi’nin ABD’de kendi üretim tesisinin bulunmaması da şirketi gümrük vergilerine BMW gibi bazı rakiplerinden daha açık hâle getiriyor. Audi yönetimi bu nedenle ABD’de üretim tesisi kurulması seçeneğini de değerlendiriyor. (P)










