Devlet ile Müslümanlar arasında diyalog kurma hedefiyle 2006’da başlatılan Alman İslam Konferansı (DIK), yirmi yılda değişen siyasi önceliklerin şekillendirdiği inişli çıkışlı bir yol izledi. Kuruluşuna eşlik eden “İslam Almanya’nın bir parçasıdır.” mesajı, sonraki yıllarda bizzat konferansı yöneten bazı bakanlar tarafından sorgulandı.

İslam din dersi, ilahiyat eğitimi ve sosyal hizmetler alanındaki iş birliklerine; güvenlik merkezli tartışmalar, temsil anlaşmazlıkları ve Müslüman kuruluşların masadan ayrıldığı ya da dışarıda bırakıldığı dönemler eşlik etti. Bu kronolojide, 20. yılında çalışma formatı değişen DIK’nın altı dönemini, somut kazanımları ve diyalog vaadini zorlayan kırılmalarıyla ele alıyoruz.

Birinci Aşama (2006-2009)

  • 27 Eylül 2006

Alman İslam Konferansı (DIK), dönemin Federal İçişleri Bakanı Wolfgang Schäuble’nin girişimiyle toplandı. Schäuble, Alman İslam Konferansı’nın ilk toplantısı için hükûmet adına Federal Mecliste yaptığı açıklamada şu ifadeyi kullanmıştı: “İslam, Almanya’nın ve Avrupa’nın bir parçasıdır. Bugünümüzün ve geleceğimizin bir parçasıdır.” Bu açıklama Müslüman toplumu içinde büyük destek gördü.

İslam Konferansı’nın toplanmasıyla İslami dinî cemaatler devlet tarafından diyalog ve müzakere ortağı olarak kabul edilmeye başladı. DIK’nın ilk aşamasında ağırlık, Alman toplum düzeni ve ortak değerler konusunda uzlaşı soruları üzerindeydi. Bu kapsamda Alman anayasa hukukunda dinle ilgili meseleler ve Müslümanların gündelik yaşamına ilişkin pratik konular ele alındı.

DIK, ilk aşamada üç çalışma grubu, bir müzakere grubu ve bir genel kuruldan oluşuyordu. En üst organ olan genel kurul, 15 devlet temsilcisi ve 15 Müslüman temsilci olmak üzere toplam 30 kişiden meydana geliyordu. Ana konu Müslümanların “kimlik meselesi”ydi.

  • 28 Mart 2009

Almanya Müslümanları Koordinasyon Konseyi (KRM) Köln’de kuruldu. Kurucu üyeler dört büyük İslami dinî cemaatti: Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DITIB), Almanya İslam Konseyi (Islamrat), İslam Kültür Merkezleri Birliği (VIKZ) ve Almanya Müslümanları Merkez Konseyi (ZMD).

  • 2 Mayıs 2007

“Almanya’da Müslüman Yaşamı” başlıklı bilimsel araştırma hazırlanması için çalışma başlatıldı. Bu çalışma, ilk kez kapsamlı bir durum tespiti yapılması bakımından bir dönüm noktasıydı.

  • 13 Mart 2008

DIK çalışma gruplarının ilk eylem tavsiyeleri açıklandı. Bunlar arasında devlet okullarında İslam din dersinin başlatılmasının koşulları, cami inşası ve İslami defin uygulamalarına ilişkin tavsiyeler de yer aldı.

  • 28 Ağustos 2008

Köln Belediye Meclisi, Ehrenfeld ilçesinde DITIB Merkez Camii’nin inşasına onay verdi. Daha önce İslam Konferansı üyeleri camilerin arka avlulardan çıkması gerektiğini dile getirmişti. Caminin inşasına SPD, Yeşiller, FDP ve Sol Parti destek verirken CDU ve aşırı sağcı seçmen oluşumu Pro Köln karşı oy kullandı. Dönemin Köln Belediye Başkanı Fritz Schramma (CDU) ise partisinin aksine cami lehinde oy verdi.

  • 8 Aralık 2008

DIK’nın internet sitesi yayına girdi. Bundan böyle DIK organlarının çalışmaları ve sonuçları burada belgelendi.

  • 6 Mart 2009

Dönemin Federal İçişleri Bakanı Wolfgang Schäuble (CDU), Rottenburg-Stuttgart Piskoposluğu Katolik Akademisi’nde düzenlenen bir konferansta bir temennisini dile getirdi: Bir Alman üniversitesinde İslam ilahiyatı fakültesinin kurulması.

  • 24 Haziran 2009

DIK’nın talebi üzerine hazırlanan “Almanya’da Müslüman Yaşamı” araştırması yayımlandı. Çalışma, Almanya’da yaşayan Müslümanların sayısı, geldikleri ülkeler, mezhepleri ve dinî pratikleri hakkında ilk kez temsili nitelikte bilgiler sundu.

  • 25 Haziran 2009

DIK’nın ilk aşamasının sonunda ulaşılan sonuçlar, “Alman Anayasa Anlayışında Dinî Meseleler” başlıklı raporda yayımlandı. Raporda başörtüsü ve diğer dinî kıyafetler, spor veya yüzme derslerine katılım ile bayramlar ve Ramazan’a ilişkin uygulamalar gibi alanlarda bilgiler ve tavsiyeler yer aldı. DIK ayrıca Alman yükseköğretim kurumlarında İslam ilahiyatının kurulmasına yönelik tavsiyeleri kabul etti ve dinî gerekçelere dayanan okul uygulamalarına ilişkin bir rehber hazırladı.

Almanya Federal Cumhuriyeti İslam Konseyi, 15 sayfalık bir görüş metniyle kararlara eleştirel yaklaştı ve imza atmayı reddetti. Alışılagelen uygulamanın aksine, yazılı olarak sunduğu itirazları DIK’nın resmî tutanağına alınmadı.

  • 28 Ekim 2009

Thomas de Maizière (CDU) yeni Federal İçişleri Bakanı oldu ve böylece DIK’dan da sorumlu hâle geldi.

İkinci Aşama (2009-2013)

  • 3 Mart 2010

İslam Konseyi’nin eleştirileri nedeniyle kendisine askıya alınmış üyelik önerildi. Buna göre toplantılara katılamayacak, ancak alınan tüm kararları desteklemek zorunda olacaktı. İslam Konseyi bunu reddetti ve DIK’dan ayrıldığını açıkladı.

  • 12 Nisan 2010

ZMD, Alman İslam Konferansı’ndan ayrıldı. Gerekçe konferansın gelecekteki yönelimiydi. Bir basın açıklamasında, “DIK II mevcut hâliyle bağlayıcılığı olmayan bir tartışma kulübüdür. ZMD bu koşullar altında DIK II’ye katılmayacaktır.” denildi.

  • 17 Mayıs 2010

Federal İçişleri Bakanı Thomas de Maizière, DIK’nın ikinci çalışma döneminin ilk genel kurul toplantısını açtı. İkinci aşamanın temel konuları yine Almanya’da toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesi ve devlet ile Müslümanlar arasındaki iş birliğiydi. Bunlar arasında İslam din dersinin yerleşmesine yönelik yeni adımlar, din görevlilerine dil ve toplum bilgisi alanlarında eğitim verilmesi, toplumsal cinsiyet rollerinin tartışılması, Müslümanların iş piyasasına daha iyi entegrasyonu ve gençlere yönelik Müslüman karşıtlığı, antisemitizm ve “İslamcı aşırıcılığın” önlenmesine ilişkin çalışmalar yer aldı.

  • Eylül 2010

Federal Göç ve Mülteciler Dairesi (BAMF), Goethe Vakfı ve DITIB, “Entegrasyon İçin İmamlar” projesini geliştirdi. Üç yıl boyunca imamlara Almanca kursları sunuldu.

  • 2010 Sonu

Federal Eğitim ve Araştırma Bakanlığı (BMBF), Osnabrück ve Tübingen üniversitelerinde İslam ilahiyatı merkezlerinin kurulmasını öngördü. Bunun için 20 milyon avroluk bütçe ayrıldı.

  • 19 Şubat 2011

Yeni kurulan “Genç İslam Konferansı” ilk açılış etkinliğini gerçekleştirdi. 40 genç, Müslümanların Almanya’daki rolünü tartıştı.

  • 3 Mart 2011

Hans-Peter Friedrich (CSU) yeni Federal İçişleri Bakanı oldu. Friedrich göreve başladığında İslam’ın Almanya’ya ait olmadığını, ancak ülkede yaşayan Müslümanların Almanya’ya ait olduğunu söyledi. KRM, bir basın açıklamasında bu sözlerden duyduğu hayal kırıklığını dile getirdi; açıklamaların diyaloğu teşvik etmediğini ve Müslümanların kendilerini dışlanmış hissettiğini belirtti.

  • 29 Mart 2011

DIK, din görevlilerinin mesleki eğitimine ilişkin “Diyalog – Açılım – Ağ Kurma” başlıklı rehberi yayımladı. Rehberle cami cemaatlerinin mesleki eğitim projelerinin planlanması ve uygulanmasında desteklenmesi amaçlandı.

  • 17 Nisan 2012

DIK’nın talebi üzerine hazırlanan İslami cemaatler ve İslami din görevlileri hakkındaki araştırmalar yayımlandı. Araştırmalar, İslami cemaatlerin sunduğu hizmetler ve yapılar ile din görevlilerinin kökenleri, eğitimleri, görevleri ve oturum statüleri hakkında ilk kez kapsamlı bir genel bakış sundu.

  • 19 Nisan 2012

DIK, aile içi şiddet ve zorla evliliklere karşı bir bildiri kabul etti.

Ayrıca Müslümanların iş piyasasına erişimi gibi konuları ele alan “Müslüman Kadınların ve Erkeklerin İş Piyasasına Daha İyi Entegrasyonu” başlıklı broşürü yayımladı.

  • Ağustos 2012

DITIB, VIKZ, ZMD ve IGBD, Federal İçişleri Bakanlığı ile iş birliği içinde bir “Güvenlik Ortaklığı Girişimi” başlattı. Bunun sonucunda “Kayıp” adlı afiş kampanyası ortaya çıktı. Billboard ve afişlerde Müslüman görünümlü gençler, erkekler ve kadınlar kameraya gülümseyerek bakıyordu. Başlarının üzerinde “Kayıp” yazısı bulunuyordu. Fotoğrafın altındaki metinde bu kişilerin giderek daha fazla içlerine kapandıkları ve her geçen gün daha fazla radikalleştikleri konusunda uyarıda bulunuluyordu. Kişilerin dikkat çekici davranışlar sergilediğini düşünenlerin bunu bildirmeleri isteniyordu.

İslam Konseyi iş birliğini reddetti ve kampanyayı eleştirdi. İslam Konseyi’ne göre bu kampanyayla Müslümanlar tehlikeli ve aşırılıkçı oldukları yönünde genel bir şüphe altında bırakılıyordu. Böylece DIK’nın aşırı sağcıların ekmeğine yağ sürdüğü ifade edildi. Bunun sonucunun olumsuz çağrışımlar olduğu belirtildi. Müslümanlarla ilgili olarak güvenlik meselelerine odaklanan girişimlerin yapıcı bir iş birliği için verimli bir zemin oluşturmadığı ifade edildi. Kampanyanın içeriği ve biçimi kamuoyuna açıklandıktan sonra diğer İslami cemaatler de iş birliğini sonlandırdı ve Federal Başbakan’a açık bir mektup gönderdi.

  • 4 Aralık 2012

Alman İslam Konferansı’nın 4 ve 5 Aralık tarihlerinde Berlin’de düzenlediği iki günlük uzmanlık konferansının konusu Müslüman karşıtlığıydı. Bu konu ilk kez federal düzeyde Federal İçişleri Bakanlığı tarafından kamuoyuna açık biçimde tartışıldı. Katkılar bir yayınla belgelendi.

  • 9 Ekim 2013

DIK, ilk iki aşamadaki çalışmalarının sonuçlarını 50 sayfalık bir belgede topladı. Farklı pratik ve gündelik yaşam alanlarına ilişkin rehberler, tavsiyeler ve açıklamalar bir araya getirildi.

  • 17 Aralık 2013

Thomas de Maizière (CDU) yeniden Federal İçişleri Bakanı oldu.

Üçüncü Aşama (2014-2017)

  • 24 Mart 2014

DIK, Müslüman sosyal yardım hizmetleri ile İslami manevi rehberliği üçüncü aşamadaki çalışmalarının temel konuları ilan etti. Bu kapsamda özellikle yaşlı bakımı ile çocuk ve gençlik hizmetleri ele alındı. Bunun yanı sıra cami cemaatlerinin mültecilere yönelik hizmetleri ve “İslami manevi rehberlik” konusu gündeme geldi.

Almanya İslam Konseyi (Islamrat) ve Almanya Müslümanları Merkez Konseyi (KRM), Federal İçişleri Bakanlığının teklifini kabul ederek yeniden DIK’ya katıldı.

  • 10 Kasım 2015

DIK, sosyal yardım hizmetleri konusundaki tavsiyelerini ve “Alman İslam Konferansı’nda Temsil Edilen Dinî Çatı Kuruluşlarının ve Cemaatlerinin Sosyal Hizmetleri” başlıklı araştırmayı yayımladı.

  • 27 Eylül 2016

Alman İslam Konferansı 10. kuruluş yıl dönümünü kutladı. Federal İçişleri Bakanı Thomas de Maizière kutlama mesajında şu ifadeleri kullandı: “Alman İslam Konferansı’nın 10 yılı, güvenin inşa edildiği, güvenilirliğin oluşturulduğu ve bilginin genişletildiği 10 yıllık iş birliği demektir.”

  • 14 Mart 2017

DIK, üçüncü aşamanın sonunda “Alman İslam Konferansı’nın Konusu Olarak Kamu Kurumlarında Manevi Rehberlik” başlıklı sonuç belgesini kabul etti. Belgede hastane, cezaevi ve askerî manevi rehberlik alanlarına ilişkin tavsiyeler yer aldı.

  • 14 Mart 2018

Horst Seehofer (CSU) yeni Federal İçişleri Bakanı oldu. Daha önce İslam’ın Almanya’ya ait olmadığını, ancak Müslümanların Almanya’ya ait olduğunu ifade etmişti.

Dördüncü Aşama (2018-2021)

  • 28 Kasım 2018

DIK’nın dördüncü aşaması Berlin’de başladı. Ele alınan konular arasında camilerde entegrasyonun teşvik edilmesi, “Alman İslamı” veya “Alman Müslümanları” kavramlarının tanımlanması yer aldı.

Federal İçişleri Bakanı, “Almanya’da, Almanya’dan ve Almanya için bir İslam”dan söz etti. Ayrıca imam eğitiminin yapılıp yapılmayacağından ziyade nasıl yapılacağı üzerinde durulması gerektiği ifade edildi. Almanya’daki imam eğitimi ve Müslümanların Almanya’ya aidiyeti ön plandaydı. İslami dinî cemaatler bu adımı eleştirdi; zira bazıları uzun yıllar boyunca kendi yapılarını oluşturmuş ve kendi anlayışları doğrultusunda imam eğitimi vermekteydi.

  • 15 Kasım 2019

DIK’nın yeni destek yaklaşımı “Entegrasyon İçin Camiler” başladı. Federal Hükûmet yaklaşık yedi milyon avroyla ilk aşamada 2022’ye kadar cami cemaatlerinin entegrasyon çalışmalarını desteklemeyi amaçladı. Üç yıllık pilot aşamadan yaklaşık 50 cemaatin faydalanması öngörüldü.

  • 10 Kasım 2020

DIK, Almanya’daki imam eğitiminin mevcut durumuna ilişkin bir değerlendirme yayımladı.

  • 28 Nisan 2021

DIK’nın “Almanya’da Müslüman Yaşamı 2020” araştırması yayımlandı. Araştırma, 2008 tarihli önceki çalışmayı ve 2015 yılında Müslümanların sayısına ilişkin yapılan tahmini güncelledi. Almanya’da yaşayan Müslüman nüfusun sayısı, yapısı, gündelik dinî pratikleri ve entegrasyonun çeşitli boyutlarına ilişkin veriler sundu.

Beşinci Aşama (2022-2025)

  • 7 Aralık 2022

İki yıllık sessizliğin ardından DIK’nın beşinci aşaması Federal İçişleri Bakanı Nancy Faeser (SPD) yönetiminde Berlin’de başladı. Müslüman karşıtlığıyla mücadele ve Almanya’da imam eğitiminin güçlendirilmesi, Alman İslam Konferansı’nın bu aşamadaki temel konuları olacaktı. Faeser’e göre Almanya’da sosyalleşmiş ve Almanca eğitim almış daha fazla imamın cemaatlerde görev yapması entegrasyon politikası açısından önemliydi.

Mevcut yasama döneminde DIK’nın, daha önce olduğu gibi farklı formatlar ve atölye çalışmaları aracılığıyla merkezi olmayan bir şekilde projeleri ve girişimleri ilerletmesi planlandı.

  • 29 Haziran 2023

Bağımsız Müslüman Karşıtlığı Uzmanlar Grubu ilk raporunu sundu. Rapora göre Müslüman karşıtı tutumlar Alman toplumunun geniş kesimlerinde “sürekli olarak yüksek bir seviyede” seyrediyordu. Buna göre Almanya’da her iki kişiden biri Müslüman karşıtı ifadelere katılıyordu. Uzmanlar Müslüman karşıtlığıyla mücadele için bir uzmanlar konseyi ve federal düzeyde bir özel görevli atanmasını talep etti.

  • 18 Kasım 2023

7 Ekim’in etkileri Alman İslam Konferansı’nda da hissedildi. Berlin’de “Toplumsal Barış ve Demokratik Birliktelik: Toplumsal Kutuplaşma Dönemlerinde Antisemitizm ve Müslüman Karşıtlığıyla Mücadele” başlığı altında bir uzmanlık konferansı düzenlendi. Önceki yıllardan farklı olarak toplam üç müzakere forumuna Müslümanlar Koordinasyon Konseyi temsilcileri davet edilmedi. Konseye Hamas’la arasına yeterince mesafe koymadığı suçlaması yöneltildi.

  • 12 Mart 2024

Berlin-Brandenburg Yüksek İdare Mahkemesinin (OVG) verdiği bir kararın ardından Federal İçişleri Bakanlığı Müslüman karşıtlığı araştırmasını geri çekti.

  • 13 Temmuz 2024

Berlin-Brandenburg Yüksek İdare Mahkemesinin (OVG) kararının ardından Federal İçişleri Bakanlığı Müslüman karşıtlığı raporunu internet sitesinden kaldırmıştı. Dört ay sonra rapor yeniden yayımlandı; ancak bu kez herhangi bir açıklama yapılmadan ve yalnızca Alman İslam Konferansı’nın internet sitesinde.

  • 17 Şubat 2025

Federal İçişleri Bakanlığı, Nancy Faeser yönetiminde Alman İslam Konferansı (DIK) kapsamında 17 Şubat’ta Müslüman karşıtlığıyla mücadeleye odaklanan bir uzmanlık günü düzenledi. Ancak etkinlik daha başlamadan eleştirilere yol açtı. Nedeni, Müslümanların ve konuyla ilgili önemli kurumların dışarıda bırakılmasıydı.

Altıncı Aşama (2026-Günümüz)

  • 29 Nisan 2026

CDU/CSU ve SPD partilerinden oluşan yeni federal Hükûmet, mevcut yasama döneminde Alman İslam Konferansı’nı yeniden yapılandırmak ve etkisini azaltmak istiyor. Yeni aşama, önceki yıllardaki gibi büyük bir açılış etkinliğiyle değil, yalnızca bir çalışma toplantısıyla başlatıldı. Yapılandırılmış bir diyalog formatı kapsamında Müslüman aktörlerle birlikte DIK’nın gelecekteki çalışmaları için konular, sorular ve hedefler belirlendi.

  • 12 Mayıs 2026

Müslümanlar Koordinasyon Konseyi (KRM), yaptığı açıklamada, Alman İslam Konferansı’nın (DIK) 20. yılını eleştirel ve aynı zamanda yapıcı bir durum değerlendirmesi yapmak için fırsat olduğunu ifade etti. KRM’ye göre İslam Konferansı’nın odağının son yıllarda giderek aşırılık ve güvenlik politikalarına ilişkin meselelere daraldığı gözlemleniyordu. KRM, bu süreçte “önemli Müslüman aktörlerin ve Müslümanların geniş tabanının seslerinin ve uyarılarının göreceleştirildiğini, hatta görmezden gelindiğini” eleştirdi.