İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, 18 Ekim’de yaptığı açıklamada, Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) Gazze’de belirlenen sınırlı bir alanda altyapı çalışmaları yürütmesine izin verildiğini söyledi. Netanyahu, Hamas silahsızlandırılmadan Gazze Şeridi’nin yeniden inşa edilmesine izin verilmeyeceğini tekrarlarken BAE’ye tanınan istisnayı, “Bize pek çok konuda yardımcı oluyorlar” sözleriyle gerekçelendirdi.

Haaretz gazetsinin haberine göre bu izin, Gazze’nin sivil idaresini üstlenmesi planlanan Filistinli teknokratlardan oluşan komiteyi ve Uluslararası İstikrar Gücü (ISF) adlı ortak güvenlik yapısını kapsamıyor. Gazeteye konuşan bir güvenlik yetkilisi, siyasi yönetimin Hamas silahsızlandırılmadan bu iki yapının Gazze’ye girişine izin verme niyetinde olmadığını belirtti.

Netanyahu aynı açıklamada, ABD ve Barış Kurulundan İsrail ordusunun yerine Gazze’yi silahsızlandıracak uluslararası bir güç göndermelerini istediğini de söyledi. Böyle bir gücün Hamas’ı anlaşma yoluyla veya zor kullanarak silahsızlandırmasının, örgütün yönetimine son verilmesine yardımcı olacağını savundu.

Refah’ta Başlaması Planlanan Yönetim Devri Bekliyor

ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze planı kapsamında oluşturulan “Barış Kurulu” adlı yapının Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov ise Filistinli komite ile uluslararası gücün bölgeye derhâl alınmasını talep etti. Haaretz’in ulaştığı mektupta, Mladenov bu çağrısını İsrail’in işgal ettiği Filistin topraklarındaki sivil işlerden sorumlu birimi COGAT’ın başındaki Yoram Halevi’ye iletti.

Önerilen pilot uygulamaya göre komite ve uluslararası güç, önce Refah’ta İsrail ordusunun kontrolündeki, Hamas’ın bulunmadığı sınırlı bir alanda çalışmaya başlayacak. Ardından faaliyetlerin Gazze geneline yayılması, Hamas’ın silahsızlandırılması sürecinin başlatılması ve yönetimin Filistinli komiteye devredilmesi öngörülüyor. BAE’nin finanse etmesi planlanan Refah’taki kamp da bu pilot uygulamanın bir parçası. Hamas, Temmuz 2026’da Filistinli teknokratların yönetimi devralması adına Acil Durum Komitesi adlı idari yapıyı feshettiğini açıklamıştı.

İsrail güvenlik kabinesi, temmuz sonunda sınırlı sayıda uluslararası güç personelinin Refah’a girişini onaylamıştı. Ancak Haaretz’e göre karar, aşırı sağcı bakanların baskısıyla geri alındı. Netanyahu da ağustos sonunda uluslararası gücün girişine onay verilmediğini açıkladı.

Mladenov’un önerisi, sivil yönetim ve güvenlik düzenlemelerinin Hamas’ın bulunmadığı bir alanda başlatılmasına dayanıyor. İsrailli güvenlik kaynağının aktardığı mevcut tutum ise komite ve gücün girişini Hamas’ın önceden silahsızlandırılması koşuluna bağlıyor.

Yeşil Refah” İçin Mısırlı Şirketlerin Arazi İncelemesi

Refah’taki inşaat hazırlıklarına ilişkin ayrı bir gelişmeyi de Middle East Eye aktardı. Yayının 19 Ekim tarihli haberinde, iki Mısırlı kaynağa dayanılarak, iş insanı İbrahim el-Organi ile bağlantılı şirketlerin “Yeşil Refah” adı verilen konut projesi için saha incelemeleri yaptığı belirtildi.

Kuzey Sina’da görevli üst düzey bir askerî kaynak, Mısırlı mühendislerin Refah’ın doğusundaki çeşitli alanları İsrail ordusunun gözetiminde incelediğini söyledi. Organi Grubunda çalışan ikinci kaynak da ekibe İsrail askerlerinin eşlik ettiğini ve mühendislik çalışmalarına hazırlık amacıyla arazi incelemesinin tamamlandığını aktardı.

Askerî kaynağa göre projenin ilk aşamasında yaklaşık 20 bin Filistinlinin barındırılması planlanıyor. Aynı kaynak, enkaz kaldırma ve inşaat çalışmalarının İsrail seçimlerinden sonra başlamasının beklendiğini söyledi. Haberde, enkaz kaldırma ve arazi hazırlığı için onay beklendiği de aktarıldı. Middle East Eye, Organi Grubu ile Mısır Devlet Enformasyon Servisinin yorum taleplerine yayına kadar yanıt vermediğini belirtti.

Ticari Mal Girişindeki Kesinti Gazze’de Fiyatları Arttırdı

Mladenov’un mektubunun bir diğer konusu, özel tüccarlar üzerinden Gazze’ye giren malların sevkiyatında yaşanan kesintiydi. Mladenov, Hamas’ın tüccarlardan zorla para alması sorununa dikkat çekerek ticari sevkiyatların durması hâlinde örgütün BM ve uluslararası kuruluşların insani yardımlarına da benzer baskı uygulayabileceği uyarısında bulundu.

COGAT Başkanı Halevi ise Hamas’ın Gazze Şeridi’ne giren her ticari kamyon için yaklaşık 10 bin şekel istediğini ve tüccarları mallarının yüzde 30’unu nakit karşılığında satmaya zorladığını ileri sürdü. Halevi, uluslararası kuruluşlar ve bağışçı ülkeler aracılığıyla günlük yaklaşık 250 yardım kamyonunun giriş yaptığını, ticari sevkiyatlar olmadan da bu miktarın ihtiyaçları karşılamaya yeteceğini savundu.

Buna karşılık Haaretz’in aktardığı verilere göre özel tüccarlar, ağustosta Gazze’ye giren malların yüzde 65’ini, eylülde yüzde 78’ini sağladı. Ekimde bu oran yeniden yüzde 65 oldu. Haberde, kesintinin ardından temel gıda fiyatlarında yüksek artışlar yaşandığı ve Gazze’deki kaynakların bu gelişmeleri yeniden açlık yaşanabileceği korkusuyla ilişkilendirdiği belirtildi.

Gazeteye konuşan tüccarlar, yaşananlardan hem Hamas’ı hem İsrail’i sorumlu tuttu. Haaretz’e göre İsrail, ateşkesten bu yana Gazze’ye mal getirmek için başvuru yapma hakkını yalnızca sekiz tüccara tanıyor; Ekim 2023 öncesinde bu sayı yaklaşık 1.500’dü.

Ancak sevkiyatlardaki kesinti konusunda daha sonra yeni bir adım atıldı. COGAT, 19 Ekim’de ticari mal girişine ilişkin koordinasyonun kademeli olarak yeniden başlatılacağını duyurdu. Kurum, tüccarların Hamas’ın ödeme taleplerinden vazgeçtiğini bildirdiğini, ancak bu beyanların tek başına doğrulama anlamına gelmediğini belirtti. Yeni düzenlemede işlemlerin belgelenmiş banka transferleriyle yapılması ve Hamas’a ödeme yaptığı tespit edilen tüccarların izinlerinin iptal edilmesi öngörülüyor.

Gazze’deki yardım konvoylarının yağmalanmasına ilişkin önceki haberlerde İsrail’in desteklediği Hamas karşıtı silahlı gruplar da yer almıştı. Associated Press’in 7 Haziran 2025 tarihli haberinde, yardım çalışanları ve kamyon şoförleri, Yasser Abu Shabab liderliğindeki grubun konvoyları yağmaladığını, bazı olaylarda yakındaki İsrail askerlerinin müdahale etmediğini anlatmıştı. Netanyahu, aynı dönemde Hamas’a karşı Gazze’deki bazı aşiretleri devreye soktuklarını açıklamıştı. Abu Shabab’ın grubu yardım dağıtımını koruduğunu savunurken, İsrail de kontrol ettiği bölgelerde yağmaya göz yumduğu iddiasını reddetmişti.

Barınma ve Altyapı İhtiyaçları Sürerken Gıda Yardımı Azalıyor

Mladenov mektubunda geçici barınma, kanalizasyon, hijyen ve sağlık hizmetlerindeki eksikliklerin giderilmesi için de iş birliği çağrısı yaptı. Haaretz’e göre İsrail, yeniden inşanın Hamas silahsızlandırılmadan başlayamayacağı gerekçesiyle taşınabilir konutların girişini engelliyor; dayanıklı çadırlar ile atık su arıtma tesislerinin onarımında kullanılacak ekipmanların girişini de güvenlik gerekçeleriyle kısıtlıyor.

Gazetenin BM kuruluşlarına dayandırdığı verilere göre Gazze’den her gün yaklaşık 40 bin metreküp arıtılmamış atık su denize akıyor. İsrail, arıtma altyapısında kullanılacak bazı ekipmanların Hamas tarafından askerî amaçlarla kullanılabileceğini savunuyor.

Bu koşullarda Dünya Gıda Programı (WFP) da finansman yetersizliği nedeniyle yardımlarını azaltıyor. Kuruluşun açıklamalarına göre, Gazze’de aylık yardım ulaştırılan kişi sayısı 1,6 milyondan 1,1 milyona düşüyor. Günlük sıcak yemek sayısı ise 250 binden 150 bine geriliyor.

ABC‘ye konuşan WFP İcra Direktörü Vekili Carl Skau, kesintilerin ihtiyaçların azalmasından kaynaklanmadığını vurguladı. Yardım almaya devam eden ailelerin gıda paketleri küçülürken, 75 bin aileye sağlanan nakit desteğinin değeri de yüzde 40 azaltılıyor. Ulaşılması zor bazı bölgelerde sıcak yemek dağıtımı her gün yerine iki günde bir yapılacak.

Skau, önceki aylarda açlıkla mücadelede sağlanan iyileşmenin büyük bir insani yardım çabası sayesinde mümkün olduğunu, bu kazanımların kırılganlığını koruduğunu söyledi. WFP, Gazze ve işgal altındaki Batı Şeria’daki kritik faaliyetlerini altı ay boyunca sürdürebilmek için acilen 450 milyon dolara ihtiyaç duyduğunu açıkladı. (P)