İsrail, 27 Ekim 2026’da 120 sandalyeli parlamentosu Knesset’in yeni üyelerini belirlemek üzere sandık başına gidecek. Seçimlere toplam 38 siyasi liste katılıyor. Ancak kamuoyu araştırmaları, bunlardan yaklaşık 13 ila 15’inin parlamentoya girmek için gerekli yüzde 3,25’lik seçim barajını aşabileceğine işaret ediyor.
İsrail’de seçmenler doğrudan başbakanı değil, siyasi partilerin aday listelerini seçiyor. Hükûmet kurabilmek için parlamentoda en az 61 milletvekilinin desteği gerekiyor. Bu nedenle seçimde en fazla sandalyeyi kazanan partinin hükûmeti kurması garanti değil ve kurulacak hükûmette partiler arasındaki koalisyon anlaşmaları belirleyici rol oynayacak.
Seçimin başlıca rakipleri arasında Başbakan Benjamin Netanyahu’nun liderliğindeki Likud ile eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot’un liderliğindeki Yashar partisi bulunuyor. Eski Başbakan Naftali Bennett ve eski Başbakan Yair Lapid’in oluşturduğu Beyachad ittifakı da Netanyahu karşıtı cephenin önemli aktörleri arasında yer alıyor.
Anketlerde Eisenkot ve Netanyahu Başa Baş Gidiyor
Seçimlere iki haftadan az süre kala yayımlanan kamuoyu araştırmaları, Netanyahu’nun mevcut siyasi ortaklarıyla birlikte hükûmet kurmak için gereken 61 sandalyeye ulaşmakta zorlandığını gösteriyor. Ancak muhalefet partilerinin de kendi başlarına çoğunluğu sağlaması kolay görünmüyor.
The Jerusalem Post gazetesinin 11 Ekim’de aktardığı Maariv, Channel 13 ve KAN araştırmalarında Eisenkot’un Yashar partisi en fazla sandalye kazanabilecek partiler arasında yer aldı. Farklı araştırmalarda Yashar için 20 ila 23, Likud için ise 20 ila 21 sandalye öngörüldü.
15 Ekim’de yayımlanan Channel 13 araştırmasında ise Yashar’ın 20, Likud’un 18 sandalye kazanacağı hesaplandı. Aynı ankette Bennett ve Lapid’in Beyachad ittifakına 12, Avigdor Lieberman’ın Yisrael Beytenu partisine ve Yair Golan’ın Demokratlar partisine dokuzar sandalye verildi.
Bu araştırmaya göre Netanyahu’nun mevcut siyasi ortaklarından oluşan blok 51, Eisenkot liderliğindeki muhalefet bloku 50 sandalyede kalıyor. Arap partileri ile iki büyük bloktan bağımsız hareket eden Hendel-Zelekha ittifakının toplam sandalye sayısı ise 19’a ulaşıyor.
14 Ekim’de The Times of Israel gazetesinde yayımlanan analiz de küçük partilerin seçim barajını aşıp aşamamasının hükûmetin oluşumunda belirleyici olabileceğine dikkat çekiyor. Özellikle Maliye Bakanı Bezalel Smotrich’in Dinî Siyonizm partisi ile eski general Ofer Winter’in liderliğindeki Amcha Yisrael partisinin seçim barajını aşıp aşamayacağı belirsizliğini koruyor. Bu partilerin parlamentoya girip girememesinin seçim sonrasındaki koalisyon dengelerini etkileyebileceği belirtilirken, Benny Gantz’ın Mavi-Beyaz partisi ise araştırmalarda yaklaşık yüzde 1 veya daha düşük oy oranlarında kalarak parlamentoya girme barajının altında görünüyor.
Filistin Devletine Karşı Çıkış Ortak Payda
Seçim kampanyasında Netanyahu ile rakipleri arasında özellikle güvenlik politikaları, hükûmetin yönetimi ve siyasi liderlik konusunda sert tartışmalar yaşanıyor. Ancak Filistin meselesinde partilerin önemli bir bölümünün benzer hedefleri savunduğu görülüyor.
İsrail’deki siyasi partilerin programlarını, liderlerinin açıklamalarını ve yasa tekliflerini karşılaştıran Hediot platformunun derlemesine göre, parlamentoya girme ihtimali bulunan Yahudi partilerinin büyük bölümü bağımsız Filistin devletine karşı çıkıyor.
Partiler arasındaki ayrışma daha çok Batı Şeria’nın hangi bölgelerinin İsrail egemenliğine alınacağı, Yahudi yerleşimlerinin ne ölçüde genişletileceği ve Filistinlilerin yönetiminde hangi modelin uygulanacağı konularında belirginleşiyor.
Likud: Filistin Devletine Karşı, Yerleşimlerin Genişletilmesinden Yana
Başbakan Netanyahu’nun liderliğindeki Likud, Filistin devletinin kurulmasına karşı çıkan açıklamaları ve Batı Şeria’daki Yahudi yerleşimlerini genişletme politikasıyla öne çıkıyor.
Netanyahu, başbakanlığı döneminde İran tarafından kontrol edileceğini iddia ettiği bir Filistin devletinin ne Gazze’de ne de Batı Şeria’da kurulmasına izin vereceğini açıkladı.
Likud, Batı Şeria’da yeni tarımsal yerleşimlerin kurulmasını, mevcut yerleşimlerin yasal statüsünün güçlendirilmesini ve yerleşim faaliyetlerinin sürdürülmesini savunuyor. Parti ayrıca Temmuz 2025’te Batı Şeria ve Ürdün Vadisi’ndeki Yahudi yerleşimlerinin bulunduğu bölgelere İsrail egemenliğinin uygulanmasını isteyen ortak girişime katıldı.
Yashar: Filistin Devleti Gündemimizde Yok
Netanyahu’nun başlıca rakiplerinden Gadi Eisenkot’un liderliğindeki Yashar partisi de bağımsız Filistin devletinin kurulmasını siyasi gündemine almıyor. Parti, Batı Şeria’daki büyük Yahudi yerleşim bloklarının güçlendirilmesini, güvenlik kurumlarının tavsiyeleri doğrultusunda yeni yerleşimler kurulmasını ve Ürdün Vadisi üzerindeki İsrail kontrolünün artırılmasını savunuyor.
Olası bir siyasi anlaşma kapsamında Yahudi yerleşimlerinin tahliye edilmesine karşı çıkan Yashar, İsrail’in yaklaşık iki milyon Filistinlinin sivil yaşamını doğrudan yönetmesini de istemiyor. İki uluslu bir devletin oluşmasına yol açabilecek adımlara karşı çıkan parti, Filistin Yönetimi’nden eğitim sistemindeki İsrail karşıtı söylemleri ve İsrail’in terörist olarak nitelendirdiği kişilere ve ailelerine yapılan ödemeleri sona erdirmesini talep ediyor.
Beyachad: Filistin Devletine ve Toprak Devrine Karşı
Eski Başbakan Naftali Bennett ile eski Başbakan Yair Lapid’in oluşturduğu Beyachad ittifakı, Filistin devletinin kurulmasına ve İsrail’in toprak devretmesine karşı çıkıyor. İttifak, Batı Şeria’da “yasal olarak kurulmuş” Yahudi yerleşimlerinin boşaltılmasını da reddediyor.
Bennett’in 2012 yılında ortaya koyduğu plan doğrultusunda, Batı Şeria’nın yaklaşık yüzde 60’ını oluşturan C Bölgesi’nin ileride İsrail egemenliğine alınması hedefleniyor. Ancak ilhakın zamanlaması konusunda esneklik öngörülüyor. Bennett, İsrail toprağı olarak gördüğü bölgelerden vazgeçmeyeceğini belirtirken, Lapid de bir Filistin devleti kurmaya çalışmayacağını açıkladı.
Yisrael Beytenu: Filistin Devletine Karşı, C Bölgesi’nin İlhakından Yana
Eski Savunma ve Maliye Bakanı Avigdor Lieberman’ın liderliğindeki Yisrael Beytenu, bağımsız Filistin devletinin kurulmasına karşı çıkarken Batı Şeria’daki C Bölgesi’nin İsrail’e ilhak edilmesini savunuyor. Parti, Yahudi yerleşimlerinin genişletilmesini, Doğu Kudüs ile Ma’ale Adumim arasındaki E1 bölgesinde yeni inşaatlar yapılmasını ve mevcut yerleşimlerin tahliye edilmemesini destekliyor.
Lieberman, Batı Şeria’nın A ve B bölgelerinin yönetimi konusunda Ürdün’le anlaşmaya varılmasını ve kendi ifadesiyle bir “İsrail-Ürdün konfederasyonu” oluşturulmasını öneriyor. Parti milletvekilleri ayrıca Ürdün Vadisi ve bazı büyük Yahudi yerleşimlerinin İsrail’e ilhak edilmesine yönelik yasa teklifleri sundu.
Dinî Siyonizm–Zehut: Batı Şeria’nın Tamamen İlhakını İstiyor
Maliye Bakanı Bezalel Smotrich’in liderliğindeki Dinî Siyonizm ile Zehut ittifakı, Batı Şeria’nın tamamının İsrail’e ilhak edilmesini savunuyor. İttifakın Zehut kanadı, Oslo Anlaşmalarının tamamen iptal edilmesini ve Gazze ile Batı Şeria’daki önceki hukuki düzenin yeniden tesis edilmesini talep ederken, Smotrich liderliğindeki Dinî Siyonizm ise Batı Şeria’ya yüz binlerce yeni Yahudi yerleşimcinin taşınmasını hedefliyor.
Görevde olduğu sürece bölgede bir Filistin devletinin kurulmasına izin vermeyeceğini açıklayan Smotrich’in partisinden milletvekilleri, Batı Şeria’daki yerleşim bölgelerinin İsrail egemenliğine alınması ve İsraillilerin Gazze’ye giriş yasağının kaldırılması için yasa teklifleri de sundu.
Otzma Yehudit: Tam İlhak ve Filistinlileri Bölgeden Sürme Planı
Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in liderliğindeki Otzma Yehudit, Filistin devletinin herhangi bir biçimde kurulmasına karşı çıkarken Batı Şeria ve Ürdün Vadisi’nin tamamının İsrail’e ilhak edilmesini savunuyor. Parti ayrıca Filistin Yönetimi’nin silahsızlandırılmasını ve varlıklarına el konulmasını istiyor.
Otzma Yehudit, Batı Şeria ve Gazze’deki Filistinlilerin başka ülkelere “gönüllü göç” adı altında gönderilmesini de hedefliyor. Parti milletvekilleri, Oslo, El Halil ve Wye anlaşmalarının iptali ile Filistinlilerin bölgeden ayrılmasını teşvik etmeye yönelik yasa teklifleri sundu.
Şas ve Birleşik Tevrat Yahudiliği: Filistin Devletine Karşı, İlhaka Destek
Netanyahu’nun geleneksel koalisyon ortakları arasında yer alan ultra-Ortodoks Şas ve Birleşik Tevrat Yahudiliği partileri de Batı Şeria’daki İsrail egemenliğinin genişletilmesini destekliyor.
Şas, Temmuz 2025’te Filistin devletinin kurulmasını İsrail için “varoluşsal tehdit” olarak nitelendiren ve Batı Şeria’daki Yahudi yerleşimlerinin İsrail’e ilhak edilmesini isteyen ortak girişime katıldı. Birleşik Tevrat Yahudiliği’nin bazı önde gelen isimleri ise Batı Şeria’nın tamamen ilhakını savunuyor. Parti milletvekili Meir Porush da büyük Yahudi yerleşimlerinin İsrail hukukuna ve yönetimine bağlanmasına yönelik yasa tekliflerini destekledi.
Amcha Yisrael: Filistin Devletine Karşı, İlhak ve “Göç” Planına Destek
Eski general Ofer Winter’ın liderliğindeki Amcha Yisrael partisi, Filistin devletinin kurulmasına karşı çıkarken Batı Şeria’nın İsrail’e ilhak edilmesini ve bölgede yeni Yahudi yerleşimleri kurulmasını savunuyor. Parti ayrıca Filistinlilerin başka ülkelere “gönüllü göçünün” teşvik edilmesini ve “izinsiz” Filistin yapılarının derhal yıkılmasını istiyor.
Ancak Amcha Yisrael’in parlamentoya girip giremeyeceği belirsizliğini koruyor. Bazı seçim anketlerinde partiye dört ila beş sandalye öngörülürken, diğerlerinde yüzde 3,25’lik seçim barajının altında kaldığı görülüyor.
Demokratlar: Tamamen Silahsızlandırılmış Filistin Devletine Açık
Eski Genelkurmay Başkan Yardımcısı Yair Golan’ın liderliğindeki Demokratlar, birçok Yahudi partisinden farklı olarak Filistinlilerle siyasi ayrışmayı ve kalıcı sınırların belirlenmesini savunuyor. Parti, gelecekte kurulabilecek bir Filistin devletinin tamamen silahsızlandırılmasını, İsrail’in ise Ürdün Vadisi ve stratejik bölgelerde güvenlik kontrolünü sürdürmesini şart koşuyor.
Demokratlar, Batı Şeria’nın ilhakına yönelik adımların durdurulmasını, yasa dışı Yahudi yerleşim karakollarının boşaltılmasını ve Filistinlilerle siyasi diyaloğun yeniden başlatılmasını istiyor. Ayrıca ABD ve bölgedeki Arap ülkelerinin katılımıyla, güvenlik garantilerine dayalı bölgesel bir çözümü destekliyor.
Ortak Liste: 1967 Sınırlarında Bağımsız Filistin Devleti
Hadash, Ta’al ve Balad’ın oluşturduğu Ortak Liste, 4 Haziran 1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasını savunuyor. İttifak, İsrail’in Batı Şeria ve Doğu Kudüs’teki işgaline son verilmesini ve bölgedeki tüm Yahudi yerleşimlerinin boşaltılmasını talep ediyor.
Ortak Liste’nin programında, Ma’ale Adumim ve Ariel dahil tüm yerleşimlerin tahliye edilmesi ve yasa dışı yerleşim karakollarını kuran veya finanse edenlerin yargılanması yer alıyor. İttifak ayrıca Filistinli mültecilerin Birleşmiş Milletler kararları doğrultusunda geri dönüş hakkının tanınmasını istiyor.
Ra’am: İki Devletli Çözüm ve İşgalin Sona Ermesi
Mansur Abbas’ın liderliğindeki Birleşik Arap Listesi (Ra’am), 1967 sınırlarını esas alan, İsrail ile yan yana yaşayacak bağımsız ve egemen bir Filistin devletinin kurulmasını destekliyor. Parti, İsrail’in Filistin devletini tanımasını ve Filistin topraklarındaki işgalin sona ermesini savunuyor.
Ra’am, İsrail ile Filistin arasında siyasi uzlaşma sürecinin başlatılmasını ve iki devletli çözüm temelinde kalıcı bir barış sağlanmasını istiyor. Parti ayrıca kurulacak Filistin devletinin İsrail’in güvenliğini tehdit etmeyecek şekilde yapılandırılması gerektiğini vurguluyor.
Filistin Devletini Savunan Partiler Hükûmet Denkleminin Dışında Tutuluyor
Seçim anketleri, Arap partilerinin yeni parlamentoda önemli bir sandalye sayısına ulaşabileceğine işaret ediyor. 15 Ekim tarihli Channel 13 anketinde Ortak Liste’ye dokuz, Ra’am’a ise altı sandalye öngörülüyor. Ancak bu partilerin hükûmet kurma sürecinde nasıl bir rol üstlenebileceği belirsizliğini koruyor.
The Times of Israel gazetesinin aktardığına göre, Netanyahu’nun siyasi ortakları Arap partileriyle koalisyon kurulmasına karşı çıkarken Eisenkot, Lapid ve Lieberman gibi muhalefet liderleri de seçim sonrasında bu partilerle koalisyon oluşturmayacaklarını açıkladı.
Buna karşın Ra’am lideri Mansur Abbas, Netanyahu hükûmetinin değiştirilmesini öncelikleri arasında gösteriyor. Ortak Liste lideri Yusuf Cabarin ise belirli koşullar altında Netanyahu’nun görevden ayrılmasını sağlayacak bir hükûmete destek verebileceklerini belirtiyor.
Bu tablo, Filistin devletinin kurulmasını açıkça savunan partilerin parlamentoda temsil edilseler bile hükûmet politikaları üzerindeki etkilerinin sınırlı kalabileceğini gösteriyor. Dolayısıyla seçimler sonucunda İsrail’de iktidar değişse bile Filistin devletinin kurulması, Batı Şeria’daki Yahudi yerleşimlerinin geleceği ve işgalin sona ermesi gibi temel meselelerde köklü bir politika değişikliği yaşanıp yaşanmayacağı belirsizliğini koruyor.










