İsrail’de 27 Ekim’de yapılacak parlamento seçimleri için oy verme işlemleri ülke dışında başladı. Yeni Zelanda’dan ABD’ye uzanan diplomatik temsilciliklerde binlerce İsrailli oyunu kullandı. Yurt dışı oyları, Başbakan Benjamin Netanyahu’nun siyasi geleceğine ilişkin tartışmaların da parçası hâline geldi. Özellikle 2023’ten bu yana ülkeyi terk eden İsraillilerin siyasi tercihleri, iktidar ile muhalefet arasındaki rekabette dikkatle izleniyor.
Yurt Dışındaki Seçmenlerin Katılım Oranı Yüzde 86,7’ye Ulaştı
Times of Israel’in haberine göre, İsrail’in 99 diplomatik temsilciliğindeki 101 sandıkta oy verme işlemleri tamamlandı. Oy kullanma hakkı bulunan 4 bin 863 kişiden 4 bin 218’i sandığa gitti. Böylece katılım oranı yüzde 86,7 olarak gerçekleşti.
Bu oran, Kasım 2022 seçimlerindeki yüzde 69,6’lık katılımdan 17,1 puan daha yüksek. Seçim işlemleri Yeni Zelanda’nın başkenti Wellington’da başladı ve ABD’nin batı kıyısında sona erdi. Yaklaşık 30 saat süren işlemlerin ardından oylar sayılmak üzere İsrail’e gönderildi.
Fakat bu rakamlar, yurt dışındaki İsraillilerin tamamını kapsamıyor. İsrail seçim yasası, diplomatik personel, yurt dışında görevlendirilen bazı kamu çalışanları ve belirli kuruluşların temsilcileri ile uygun koşulları taşıyan aile üyelerine ülke dışında oy kullanma hakkı tanıyor. Diğer vatandaşların ise seçim günü İsrail’de bulunması gerekiyor. Dolayısıyla diplomatik temsilciliklerdeki yüksek katılım, bütün İsrailli göçmenlerin seçimlere aynı ölçüde katıldığı anlamına gelmiyor.
En Fazla İsrailli Seçmen Hangi Ülkelerde Yaşıyor?
Yurt dışındaki İsraillilerin sayısına ilişkin tahminler, kullanılan vatandaşlık ve ikamet tanımlarına göre değişiyor. Londra merkezli Yahudi Politikaları Araştırma Enstitüsünün (JPR) Mart 2025’te yayımladığı demografik araştırmaya göre, 2021-2023 döneminde yaklaşık 630 bin İsrailli ülke dışında yaşıyor. Bunların 328 bini İsrail doğumlu.
En büyük İsrail doğumlu göçmen topluluğu yaklaşık 169 bin kişiyle ABD’de bulunuyor. ABD’yi 34 bin kişiyle Kanada, 24 bin kişiyle Almanya ve 23 bin kişiyle Birleşik Krallık izliyor. Bu rakamlar seçmen sayılarını değil, söz konusu ülkelerde yaşayan İsrail doğumlu nüfusu ifade ediyor. Nüfus bilimci Dr. Daniel Staetsky’nin hazırladığı JPR araştırması, İsrailli göçmenlerin yaklaşık üçte birinin Avrupa’da yaşadığını gösteriyor. Son on yılda İsrail doğumlu nüfus Almanya’da yüzde 34, Birleşik Krallık’ta yüzde 27, Hollanda’da ise yüzde 36 arttı. Avrupa’daki İsrailli topluluklar, dünyada en hızlı büyüyen göçmen toplulukları arasında yer alıyor.
2026’da yayımlanan Yahudi Halkı Politikaları Enstitüsü (JPPI) raporu ise 2025 başı itibarıyla yurt dışında yaşayan eski İsrail sakinlerinin sayısını 755 bin olarak tahmin ediyor. Yurt dışında doğan çocuklar da hesaba katıldığında İsrail bağlantılı nüfus yaklaşık bir milyona ulaşıyor. JPPI’nin araştırmasına göre, 2023 ve 2024 yıllarında İsrail’in net göç kaybı, nüfusun her bin kişisinde 5 ila 6 kişiye ulaştı. Bu oran, pandemi öncesindeki seviyenin yaklaşık üç katı. Araştırmada göçteki artışın 2022’de başladığına, İsrail’i Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarının ise mevcut eğilimi etkileyen faktörlerden biri olduğuna dikkat çekiliyor.
Göçün toplumsal ve siyasi sonuçlarına ilişkin tartışmalarda, ülkeden ayrılanların meslekleri de öne çıkıyor. 2025’te yaklaşık 70 bin İsrailli ülkeden ayrılmıştı. Uzmanlar özellikle doktorların, mühendislerin ve teknoloji çalışanlarının göçünün ülkenin ekonomik kapasitesinin yanı sıra siyasi dengelerini de uzun vadede değiştirebileceği görüşünde.
Yurt Dışı Seçmenlerinin Önünde Hukuki ve İdari Engeller
Yurt dışında yaşayan İsraillilerin bir bölümünün bu yıl oy kullanmak için gösterdiği çaba, seçimlere ilişkin siyasi beklentilerle bağlantılı. Times of Israel gazetesinin haberinde, Amsterdam’da yaşayan Liran Naaman’ın oy kullanmak için İsrail’e dönmeye 800 avro harcadığı aktarılıyor. Gazeteye konuşan Paris’te yaşayan Fransız-İsrail vatandaşı Sylvie Lidgi ise son kez 1973’te oy kullandığını, bu seçim için yeniden sandığa gitmeye karar verdiğini anlatıyor. Benzer şekilde, The Economist’in haberine göre, 22 yıldır Birleşik Krallık’ta yaşayan Roi Sarig, bugüne kadar İsrail seçimlerinde oy kullanmamış olmasına rağmen 27 Ekim’de ülkeye dönmeyi planlıyor.
The Economist’e konuşan, Birleşik Krallık merkezli We Democracy adlı ağın kurucularından Jenny Kananov ise Netanyahu hükûmetinin 2023’teki yargı düzenlemelerine karşı gösterilere katılan birçok İsraillinin şimdi oy kullanmak için ülkeye döndüğünü belirtiyor. Kananov’a göre 7 Ekim saldırıları ve İsrail’in Gazze’de sürdürdüğü savaş, yurt dışındaki İsraillilerin Netanyahu hükûmetine yönelik tepkilerini daha da artırdı.
Seçmenlerin ülkeye dönüşünü kolaylaştırmak amacıyla çalışan ABD merkezli AID Coalition, 50 binden fazla İsraillinin seçim için yolculuk yapmasını bekliyor. Seçmenlerin dönüşü siyasi ve hukuki tartışmalara da konu oldu. Netanyahu’nun Likud Partisi, AID Coalition’ın Fly&Vote girişiminin seçim mevzuatını ihlal ettiğini ileri sürerek itirazda bulundu. 6 Ekim’de varılan uzlaşma kapsamında kuruluşun uçak biletlerini sübvanse etmemesi ve önceden düzenlenen altı uçuşun biletlerini piyasa fiyatından satması kararlaştırıldı. Yeni uçuşların satışına da sınırlama getirildi. Bu gelişmeler, seçim öncesinde yurt dışındaki seçmenlerin İsrail’e dönüşünü zorlaştırabilecek ulaşım düzenlemeleri hakkındaki tartışmaların ardından geldi.
Seçmenlerin karşılaştığı engeller yalnızca ulaşım ve seyahat masraflarıyla sınırlı değil. Eylül ayında yurt dışında yaşayan yaklaşık 100 İsrailli, isimlerinin seçmen kütüğünden çıkarılması üzerine Yüksek Mahkemeye başvurdu. Times of Israel’in aktardığına göre, İçişleri Bakanlığının “Kod 51” olarak adlandırdığı uygulama nedeniyle bu kişiler artık İsrail’de ikamet eden vatandaşlar arasında sayılmıyordu. Başvurucular, ikamet statülerinden kendi istekleriyle vazgeçmediklerini ve değişiklikten haberdar edilmediklerini savundu. Yüksek Mahkeme ise başvurunun geç yapıldığına ve öngörülen itiraz yollarının tüketilmediğine hükmederek davayı esastan incelemeden reddetti. Böylece vatandaşların seçim hakkının ikamet statüsüne bağlanmasına ilişkin hukuki tartışma da çözümsüz kaldı.
Yurt Dışı Oyları Seçimin Sonucunu Değiştirebilir mi?
27 Ekim seçimlerinde 7 milyon 331 bin 981 kişi oy kullanma hakkına sahip. 38 parti 120 milletvekilliği için yarışıyor. Hükûmet kurulabilmesi için en az 61 milletvekilinin desteği gerekiyor. The Economist’e konuşan kamuoyu araştırmacısı Dahlia Scheindlin, 2026 seçimlerinde yaklaşık 40 bin oyun bir milletvekilliğine karşılık gelebileceğini hesaplıyor. Scheindlin’e göre yurt dışından seçmenlerin dönüşünü kolaylaştırmaya yönelik girişimlerin ağırlıklı olarak liberal çevrelerde örgütlenmesi, bu seçmenlerin Netanyahu karşıtı partilere yönelmesine neden olabilir. İbrani Üniversitesinden sosyal bilimci Prof. Uzi Rebhun da yurt dışına taşınan İsraillilerin genel seçmen kitlesine kıyasla daha genç, eğitimli ve seküler olma eğiliminde bulunduğunu belirtiyor.
Fakat Netanyahu karşıtlığı, İsrail’in Filistin politikasına ilişkin ortak bir yaklaşım anlamına da gelmiyor. Uluslararası Kriz Grubunun (International Crisis Group) araştırmacısı Mairav Zonszein, Guardian’a yaptığı değerlendirmede, muhalefetin önde gelen isimlerinden Gadi Eisenkot’un özellikle Filistin meselesinde birçok konuda net bir tutum ortaya koymadığını belirtiyor. Chatham House uzmanı Prof. Yossi Mekelberg de, Eisenkot ve diğer muhalefet liderlerinin ülkeyi farklı bir yöne götürmekten ziyade daha iyi yöneteceklerini vadettiklerini ifade ediyor.
Öte yandan seçim sonucunu belirleyen yalnızca toplam oy sayısı olmayacak. İsrail’de bir partinin parlamentoya girebilmesi için geçerli oyların en az yüzde 3,25’ini alması gerekiyor. 2022’de yaklaşık 417 bin oy, bu barajı aşamayan partilere verilmişti. Yurt dışından dönecek seçmenlerin etkisi de hangi partileri desteklediklerine, toplam katılım oranına ve küçük partilerin seçim barajını geçip geçemeyeceğine bağlı olacak.
Seçim sonrası koalisyon hesaplarında Arap partilerinin konumu da belirleyici tartışmalardan biri. Ekim ortasında yayımlanan anketler, İsrail vatandaşı Filistinlileri temsil eden partilerin 13 ila 15 sandalye kazanabileceğini gösteriyor. Ama Netanyahu karşıtı muhalefetin önde gelen isimlerinden Gadi Eisenkot ve Yair Lapid, Arap partileriyle koalisyon kurmaya karşı çıkıyor. Bu nedenle yurt dışından dönen seçmenlerin sağlayabileceği ilave sandalyelerin yanı sıra, seçim sonrasında hangi partilerin birlikte hareket edeceği de hükûmetin kurulmasında önem taşıyacak. (P)










