İsrail’de seçim yaklaşırken Arap partileri çelişkili bir konumda bulunuyor: Başbakan Benjamin Netanyahu’nun iktidarını sona erdirebilecek bir çoğunluk için desteklerine ihtiyaç duyulabilir; buna karşılık muhalefetin önde gelen isimleri onları kurulacak hükûmetin dışında tutmak istiyor. Anketlerdeki sandalye dağılımıyla siyasi liderlerin çizdiği sınırlar arasındaki bu mesafe, seçim sonrasında yeni bir tıkanma ihtimalini güçlendiriyor.

Ülke nüfusunun yaklaşık beşte birini oluşturan Filistinli İsrail vatandaşları açısından sandık, gündelik hayattaki güvenlik ve eşitlik talepleriyle de doğrudan bağlantılı. Seçime giden süreçte artan suç, ayrımcılık ve siyasi temsilin sınırlandırılması, Arap seçmenin başlıca kaygıları arasında yer alıyor. Abraham Initiatives’in verilerine göre, İsrail’de bu yıl Arap toplumundan 184 kişi cinayete kurban gitti.

Anketlere Göre Arap Partileri 13-15 Sandalye Kazanabilir

Ekim ortasında yayımlanan araştırmalar, Arap partilerinin toplamda 13 ile 15 sandalye kazanabileceğine işaret ediyor. Zman Yisrael için 14-15 Ekim’de yapılan ankette, Mansur Abbas liderliğindeki Birleşik Arap Listesi’ne (Ra’am) beş, Hadash, Ta’al ve Balad’ın oluşturduğu Ortak Liste’ye sekiz sandalye öngörülüyor. Netanyahu karşıtı Yahudi partileri 54, Netanyahu’yu destekleyen partiler 49 sandalyede kalıyor. Bloklar dışında değerlendirilen Yedek Askerler Partisi ise dört sandalye alıyor.

Maariv için Lazar Research tarafından aynı tarihlerde 700 kişiyle yapılan ve 16 Ekim’de yayımlanan araştırmada Ra’am altı, Ortak Liste sekiz sandalyeye ulaşıyor. Bu ankette iki ana blok da 51 sandalyede; Yedek Askerler-Ekonomi Partisi ittifakı dört sandalyeyle ayrı değerlendiriliyor. Kanal 13’ün 14 Ekim’de yayımlanan araştırması ise iki Arap listesine toplam 15 sandalye veriyor.

Bu sonuçlar, 120 üyeli Knesset’te 61 sandalyelik çoğunluğa ulaşmanın güçlüğünü gösteriyor. Bununla birlikte Arap partilerinin sandalyelerini doğrudan muhalefete eklemek, üzerinde anlaşılmış bir koalisyon varmış izlenimi yaratıyor. Anketlerde iki ana blok da 61 sandalyenin altında kalırken, muhalefet ile Arap partileri arasında henüz hükûmet kurmaya yönelik bir anlaşma bulunmuyor.

Ra’am Koalisyona Katılmaya, Ortak Liste Dışarıdan Desteğe Açık

Ra’am, seçim sonrasında kurulacak hükûmette yer almak istiyor. Parti, 2021’de Naftali Bennett ve Yair Lapid’in kurduğu koalisyona katılmıştı. Bu seçimde ise Mansur Abbas’ın ardından listenin ikinci sırasında, eski polis yöneticisi ve eski Kamu Güvenliği Bakan Yardımcısı Yahudi siyasetçi Yoav Segalovitz bulunuyor.

Segalovitz, The Times of Israel’e verdiği söyleşide, seçimden sonra koalisyona katılmak ve hükûmette görev almak istediklerini söyledi. Yahudi-Arap ortaklığının siyasette de kurulması gerektiğini belirten Segalovitz, Arap toplumundaki örgütlü suçla mücadeleyi öncelikleri arasında sıraladı.

Ortak Liste ise koalisyona katılmadan destek vermeye açık olduğunu bildiriyor. Listenin birinci sırasındaki aday Yusuf Cabbarin, Netanyahu’nun yerine kurulacak bir hükûmeti dışarıdan destekleyebileceklerini açıkladı. Cabbarin, bu desteğin koşulları arasında Arap yerleşimlerinde şiddet ve suçla mücadele için bütçe ayrılmış bir plan hazırlanmasını ve Filistin devletinin kurulmasına yönelik diplomatik bir sürecin başlatılmasını saydı. Liste, güvenoyunda destek vererek veya çekimser kalarak bir azınlık hükûmetinin kurulmasını mümkün kılabilir.

Muhalefet Arap Partileri ile Koalisyon Kurmak İstemiyor

Netanyahu, Arap partileriyle iş birliği ihtimalini rakiplerine karşı kampanyasının merkezine yerleştirmiş durumda. Muhalefet liderlerinin eylül ayındaki toplantısının ardından, Abbas ve Ahmed Tibi’yi de toplantıdaymış gibi gösteren yapay zekâyla üretilmiş bir görsel paylaştı. Böylece muhalefetin Arap partilerine bağımlı bir hükûmet kuracağı iddiasını işledi.

Muhalefetin anketlerde öne çıkan ismi, eski Genelkurmay Başkanı ve Yashar lideri Gadi Eisenkot ise Arap partileriyle hükûmet kurmayacağını söylüyor. Lapid de mayıs ayında Associated Press’e, Ra’am’la yeniden koalisyon kurmayacağını açıklamıştı. Avigdor Lieberman’ın tutumu daha da sınırlayıcı: Yisrael Beytenu lideri, 15 Ekim’de geçici bile olsa hiçbir azınlık hükûmetini desteklemeyeceğini duyurdu.

Demokratlar lideri Yair Golan ise Arap partilerinin hükûmete katılmasını demokratik ve meşru bulduğunu açıkladı. Ancak partisinin, bu açıklamanın bütün muhalefetin ortak tutumunu yansıtmadığını özellikle belirtmesi, ayrışmanın boyutunu gösteriyor. Netanyahu karşıtlığı, Arap temsilcilerle ortaklığın şartları konusunda bir uzlaşmaya dönüşmüş değil.

Arap Partilerine Yönelik Seçimden Men Kararları Nasıl Geri Çevrildi?

Merkez Seçim Komitesi, 23 Eylül’de Ra’am ve Ortak Liste’nin seçime katılmasını engelleyen kararlar aldı. Likud ve aşırı sağcı Otzma Yehudit’in de aralarında bulunduğu kişi ve kurumlar tarafından yapılan başvuruda, Arap siyasetçilerin olduğu listeler İsrail’e karşı silahlı mücadeleyi desteklemekle ve devletin Yahudi ve demokratik niteliğini reddetmekle suçladı. Parlamento partilerinin temsilcilerinden oluşan komitede, iktidar partileri çoğunluğa sahipti.

Yüksek Mahkeme, 2 Ekim’de iki liste hakkındaki men kararlarını oy birliğiyle kaldırdı. Hadash’ın Yahudi milletvekili Ofer Cassif’in seçime katılmasını engelleyen karar da ikiye karşı yedi oyla bozuldu. Listeleri ve adayları mahkemede temsil eden hak örgütü Adalah’ın açıklamasına göre mahkeme, sunulan delilleri seçimden men kararı için yeterli bulmadı. Bu kararlarla Ra’am, Ortak Liste ve Cassif’in seçimlere katılmasının önündeki engel kaldırıldı.

Balad lideri Sami Ebu Şehade ise mahkemenin hakkındaki men kararını onaylayabileceğini bildirmesinin ardından adaylıktan çekildi. Ebu Şehade’ye yönelik başvuruda, Hamas’ın 7 Ekim 2023 saldırısını “önemli tarihî olay” olarak nitelediği yazısı gerekçe gösterilmişti. Ebu Şehade, bu ifadelerin saldırıyı desteklediği anlamına geldiği iddiasını reddetti. Adaylığının engellenmesini, Yair Golan’ın Demokratları dâhil başlıca muhalefet partileri de desteklemişti.

Adalah, seçimden men başvurularının Filistinli vatandaşları ve parlamentodaki temsilcilerini gayrimeşru göstermeyi amaçladığını savundu. Örgüt, iki liste ve Cassif hakkındaki kararların kaldırılmasını olumlu karşılarken Ebu Şehade’nin adaylıktan çekilmeye zorlandığını belirterek mahkemenin bu konudaki tutumunu eleştirdi.

Chatham House’ın Orta Doğu analisti ve uluslararası ilişkiler uzmanı Prof. Yossi Mekelberg, Al Jazeera’ya yaptığı değerlendirmede, bugün Arap partileriyle ortaklığı reddeden liderlerin seçim sonrasında onların desteğini kabul edebileceğini söyledi.

Stat-Net’in seçim tahminine göre, Arap seçmenlerin sandığa katılım oranının yüzde 63’e ulaşması bekleniyor. Ajansa konuşan Ra’am lideri Abbas, yeni hükûmette yer almak istediklerini belirtirken Ortak Liste’nin önde gelen isimlerinden Ahmed Tibi, Netanyahu’nun yerine kurulacak bir hükûmeti dışarıdan desteklemeye hazır olduklarını söyledi. (P)