Gazze Şeridi’nde Hayat Mücadelesi Sürerken İnşaat Şirketleri İhale Yarışında
Kış şartlarının ağırlaştığı ve ateşkes ihlallerinin sürdüğü Gazze’de can kayıpları ve insani kriz derinleşirken, insani yardım girişi hâlâ hedeflenen düzeye ulaşmadı. ABD Başkanı Trump’a yakın çevreler ise “barış” süreci kapsamında bölgenin yeniden inşasını kârlı bir lojistik pazarı olarak planlıyor. The Guardian’ın ulaştığı belgeler, sürecin ticari kazanç odaklı kurgulandığını ortaya koyuyor.
İsrail tarafından defalarca ihlâl edilen ateşkesin sürdüğü Gazze’de, soykırımın ardından başlayacak yeniden inşa sürecinde kimlerin söz sahibi olacağı ve hangi kâr mekanizmalarının devreye gireceği tartışması yeniden alevlendi. İngiltere merkezli The Guardian gazetesinin araştırmasına göre, ABD Başkanı Donald Trump’a yakın isimler ile Cumhuriyetçi Parti çevreleriyle güçlü bağları olan bazı ABD’li şirketler, yerle bir edilmiş Gazze Şeridi’nde insani yardım ve yeniden inşa lojistiğini kontrol edebilmek için yoğun bir rekabet yürütüyor.
7 Ekim 2023’ten bu yana İsrail’in soykırım niteliğindeki yoğun saldırılarına maruz kalan Gazze’de yapıların yaklaşık dörtte üçü ya ağır hasar gördü ya da tamamen yıkıldı. Birleşmiş Milletler tarafından yaklaşık 70 milyar dolar olarak hesaplanan yeniden inşa maliyeti; inşaat, yıkım, taşımacılık ve lojistik alanlarında faaliyet gösteren şirketler için devasa bir kâr potansiyeli anlamına geliyor. Daha önce etnik temizliği bir gayrimenkul geliştirme projesi gibi sunan ve büyük tepki çeken “Gazze Rivierası” fikri de bu bağlamda gündeme gelmişti.
Gazze’deki Hükûmet Medya Ofisine göre İsrail, 10 Ekim-12 Aralık tarihleri arasında ateşkes anlaşmasını en az 738 kez ihlâl etti. Bu süre zarfında sivillere 205 kez doğrudan ateş açıldı, Sarı Hat’ın ötesindeki yerleşim bölgelerine 37 baskın düzenlendi. Gazze 358 kez bombalandı veya topçu ateşine tutuldu. 138 olayda ise Filistinlilerin mülkleri yıkıldı. Aynı dönemde İsrail güçlerinin Gazze’den 43 Filistinliyi gözaltına aldığı, insani yardımların girişinin engellenmeye devam ettiği bildirildi.
Resmî Planlar Askıda, Gayriresmî Mekanizmalar Devrede
Trump planının mevcut aşamasında Gazze’de yeniden inşa ya da insani yardım için uzun vadeli sözleşmelerin verilmesinin teknik olarak mümkün olmadığı ifade ediliyor. Bölgenin yönetimi için öngörülen ve Kasım 2025’te Birleşmiş Milletler tarafından onaylanan Barış Kurulu henüz faaliyete geçmedi. Yeni kurulan Sivil-Askerî Koordinasyon Merkezinin yetki alanı ise oldukça sınırlı.
Ancak bu resmî belirsizliğe paralel olarak Beyaz Saray, Jared Kushner, Steve Witkoff ve Aryeh Lightstone öncülüğünde kendi Gazze görev gücünü oluşturdu. Bu yapı içerisinde, daha önce Elon Musk’ın devlet harcamalarını azaltma ve federal çalışanları işten çıkarma süreçlerinde görev almış iki eski Hükümet Verimliliği Bakanlığı (DOGE) yetkilisinin öne çıktığı belirtiliyor.
İddiaya göre bu isimler; fiyatlandırma modelleri, mali projeksiyonlar ve olası depo alanlarını içeren detaylı lojistik operasyon planlarını dolaşıma soktu. Sunum dosyalarında, Gazze’ye yönelik insani yardımın ve savaş sonrası yeniden inşanın nasıl özelleştirileceğine dair çerçeveler yer alıyor.
Gazze İçin Teklif Veren Şirketin Kötü Şöhreti
Gazze’deki yıkımdan pay almak isteyen ABD’li şirketler arasında, siyasi bağlantılarıyla bilinen Gothams LLC dikkat çekiyor. Şirket, güney Florida’da göçmenlerin çadır ve römorklarda tutulduğu ve “Alligator Alcatraz” adıyla anılan Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Ajansı (ICE) bünyesindeki gözaltı merkezinin işletilmesine yardımcı olmak üzere 33 milyon dolarlık bir sözleşme kazanmıştı.
Uluslararası Af Örgütü’ne göre bu tesiste tutulan kişiler, elleri ve ayakları yere kelepçelenmiş hâlde yaklaşık 60×60 santimetrelik kafeslerde tutuldu. Tanıklar, bu uygulamanın sistematik biçimde kullanıldığını ve tutukluların “kutu” olarak adlandırdığı bu alanlarda saatlerce, çoğu zaman tek başına bırakıldığını aktardı.
Kafeslerde tutulan kişilerin doğrudan güneşe maruz kaldığı, sivrisinek saldırılarına uğradığı ve kendilerine yiyecek ya da su verilmediği belirtildi. Bir tutuklu yaşadıklarını “hayvanat bahçesinde kafese kapatılmış gibi” sözleriyle anlatırken, bir diğeri burayı “Guantánamo’nun bir kopyası” olarak tanımladı.
Amnesty International Amerika Kıtası Bölge Direktörü Ana Piquer, raporun yayımlanmasının ardından yaptığı açıklamada, “Bu bulgular, insanların kasıtlı olarak cezalandırıldığı, insanlıktan çıkarıldığı ve çektikleri acıların gizlendiği bir sistemin varlığını teyit ediyor,” dedi.
Gothams LCC’nin Gazze Teklifi ve Siyasi Bağlantılar
Gothams, Barış Kurulu’na hitaben yazılan ve şirketin mali işler direktörü tarafından imzalanan bir teklifte, Gazze için “tam entegre bir insani lojistik sistemi” kurmayı önerdiğini belirtti. Üç farklı kaynak, şirketin lojistik görev için öne çıkan aday olduğunu ve şimdiden tedarikçiler ile alt yüklenicilerle görüşmeler yürüttüğünü söylüyor.
Şirketin kurucusu Matt Michelsen, Teksas Valisi Greg Abbott ve Florida Valisi Ron DeSantis gibi Cumhuriyetçi siyasetçilere yaptığı bağışlarla tanınıyor. 2019’da Gothams’ı kuran Michelsen, pandemi döneminde Covid-19 programları ve gözaltı merkezlerine lojistik sağlanması için yüz milyonlarca dolarlık kamu fonu aldı.
2022’de Abbott’ın kampanyasına 250 bin dolar bağış yapan Michelsen’in şirketi, aynı yıl Teksas eyaletinden 43 milyon dolarlık bir sözleşme aldı. Michelsen, bağışları “Abbott’ı sevdiği ve desteklediği” için yaptığını söylemişti.
Ancak The Guardian gazetesinin yönelttiği soruların ardından Michelsen, güvenlik kaygılarını ve kamuoyundan gelebilecek tepkileri gerekçe göstererek Gazze sürecinden çekildiğini açıkladı.
“Herkes Bu İşten Pay Kapmaya Çalışıyor”
Beyaz Saray’ın kurduğu Gazze görev gücünün sözcülüğünü yapan Eddie Vasquez, sürece ilişkin ayrıntılı sorulara yanıt vermedi ve yapılan haberin “Gazze ekibinin nasıl çalıştığına dair temel bir bilgisizliği yansıttığını” savundu. Vasquez, planlamanın erken aşamada olduğunu ve henüz nihai kararların alınmadığını söyledi.
Buna karşın kaynaklar, tatil dönemi öncesinde bazı yüklenicilerin ABD’li yetkililer ve iş ortaklarıyla görüşmek üzere bölgeye keşif ziyaretleri gerçekleştirdiğini aktarıyor. Süreci yakından takip eden deneyimli bir yüklenici, durumu şu sözlerle özetliyor: “Herkes bu işten bir pay kapmaya çalışıyor. İnsanlar bunu Irak ya da Afganistan gibi görüyor ve buradan zengin olmayı hedefliyor.”
Bir “Ana Yüklenici”ye Yıllık 1,7 Milyar Dolar Ödeme
Kasım ayında Birleşmiş Milletler, Trump’ın Gazze planını onayladı. Uluslararası toplumun büyük bölümü Gazze’nin 2,1 milyon Filistinli sakini için yaşanabilir bir alan olarak yeniden inşa edilmesini savunurken, İsrail Gazze’nin yaklaşık yarısını fiilen kontrol etmeyi sürdürüyor ve Hamas silahsızlanmadan kendi denetimindeki bölgelerde yeniden inşaya izin vermeyeceğini belirtiyor.
Guardian’ın ulaştığı “Gazze Tedarik Sistemi Lojistik Mimarisi” başlıklı planlama belgesi, günde 600 insani ve ticari kamyonun Gazze’ye girişini yönetecek bir “Ana Yüklenici” öngörüyor. Belgede, insani yardım kamyonları için 2.000 dolar, ticari kamyonlar için ise 12.000 dolar ücret alınması öneriliyor. Bu modelin hayata geçirilmesi hâlinde, yalnızca kamyon geçişlerinden yıllık 1,7 milyar dolar brüt gelir elde edilebileceği hesaplanıyor.
Kamyon taşımacılığı, Gazze’nin yeniden inşası için hayati önem taşıyor. Savaş öncesinde bölgeye günde yaklaşık 500 kamyon girerken, ateşkese rağmen İsrail fiilen günde ortalama 140 kamyonun girişine izin veriyor.

Abluka altındaki Gazze kentinin kuzeydoğusundaki Yermuk Mülteci Kampı’nda, iki gündür devam eden şiddetli yağış nedeniyle evleri yıkılan Filistinlilerin kaldığı çadırları su bastı. Yağmur nedeniyle bölgede su ve çamur birikintileri oluştu. Fotoğraf: Hamza Z. H. Qraiqea – AA.
BM’nin Rolü Belirsiz, İnsani Yardım Aktörleri Süreçten Dışlanıyor
Gazze’de insani yardımın dağıtımında tarihsel olarak kilit rol oynayan Birleşmiş Milletler birimlerinin ve sahada uzun süredir faaliyet gösteren diğer insani kuruluşların gelecekteki rolü belirsizliğini koruyor. Gazze’ye erişim izinleri tamamen İsrail makamlarının kontrolünde bulunuyor.
Gazze’ye ilaç ulaştıran ve kurduğu Amed Khan Vakfını yöneten Amerikalı hayırsever Amed Khan, yürütülen yeniden inşa planlamasını sert sözlerle eleştirdi: “Bu insanların hiçbiri insani yardım uzmanı değil. Ortada ne bir ilaç sevkiyatı artışı var ne de ciddi bir tıbbi planlama. Bu süreç baştan sona kusurlu ve ciddiyetsiz.”
Kış Şartlarının Kötüleşdiği Gazze’de Son Durum
İsrail’in Ekim 2023’te başlattığı ve iki yıldır süren saldırılar nedeniyle ağır bir insani krizin yaşandığı Gazze Şeridi’nde, aşırı yağışlar ve şiddetli fırtına Filistinlilerin yaşam koşullarını daha da zorlaştırdı. Yaklaşık 2,3 milyon Filistinli, katliamlar, açlık ve zorunlu göçle geçen iki yılın ardından şimdi de barınma ve soğukla mücadele ediyor.
Birleşmiş Milletler verilerine göre, İsrail saldırılarında Gazze’de 282 binden fazla ev yıkıldı ya da hasar gördü; bu rakam bölgedeki yapıların yaklaşık yüzde 90’ına denk geliyor. Ateşkese rağmen İsrail’in konteyner evlerin girişine büyük ölçüde izin vermemesi nedeniyle, Filistinlilerin büyük bölümü derme çatma çadırlarda yaşıyor. Son günlerde etkili olan yoğun yağışlar, bu çadırları su altında bıraktı.
Gazze Sağlık Bakanlığı’na göre, son 24 saatte biri bebek, diğeri 9 yaşında iki çocuk soğuktan donarak hayatını kaybetti. Şiddetli fırtına ise İsrail saldırılarında hasar alan binaların çökmesine yol açtı; son 24 saatte en az 8 Filistinli bu nedenle yaşamını yitirdi. (P/AA)