Jeffrey Epstein

Elitler, Şantaj ve Jeopolitiğin Kasvetli Kesişimi: Epstein Dosyaları Ne Anlatıyor?

Jeffrey Epstein dosyaları, tekil bir suç hikâyesinin ötesinde; küresel elitler, dokunulmazlık mekanizmaları ve jeopolitik nüfuz ilişkilerine dair karanlık bir tabloya işaret ediyor.

Elitler, Şantaj ve Jeopolitiğin Kasvetli Kesişimi: Epstein Dosyaları Ne Anlatıyor?
2011 yılında Jeffrey Epstein'ın Manhattan'daki malikanesinde, soldan sağa: O dönemde JPMorgan'ın üst düzey yöneticisi olan James E. Staley; eski Hazine Bakanı Lawrence Summers; Bay Epstein; Microsoft'un kurucu ortağı Bill Gates; ve Bill ve Melinda Gates Vakfı'nın bilim danışmanı olan Boris Nikolic.

Meşhur Epstein dosyaları dünya genelinde yankılanmayı sürdürüyor. Bu dosyalar, meselenin hiçbir zaman yalnızca tek bir adamın sapkınlığıyla sınırlı olmadığını ortaya koyuyor. Aksine; kraliyet mensuplarını, milyarderleri, diplomatları, teknoloji patronlarını ve Arap iş insanlarını içine alan geniş bir nüfuz, taviz ve şantaj ağını ifşa ediyor. Bu ilişkiler, kişisel bir skandalın çok ötesine geçerek jeopolitik bir krizi andırıyor ve ürpertici bir soruyu gündeme getiriyor: Epstein’ın kurduğu düzenek, İsrail’in stratejik çıkarları için kullanılan bir kaldıraç mıydı?

Epstein Dosyaları ile Gördüğümüz Dokunulmazlar Sistemi

Jeffrey Epstein ilk kez yargılandığında, ABD Adalet Bakanlığı (DOJ) davaya gösterdiği müsamaha nedeniyle sert eleştirilerle karşılaştı. Senatör Ben Sasse, 2008’de yapılan meşhur savunma anlaşmasını “sistemin iğrenç bir başarısızlığı” olarak nitelendirdi. Adalet Bakanlığı yetkilileri ise daha sonra Epstein dosyasının, kendilerini dokunulmaz sanan bir kolaylaştırıcılar sistemiyle ilgili olduğunu kabul etti. Bugün milyonlarca sayfadan oluşan belgeler bu sistemi tüm çıplaklığıyla ortaya seriyor ve Epstein’ın kıtalar aşan bir biçimde iktidar merkezlerine nasıl erişim sağladığını gösteriyor.

Sabık Prens Andrew’un Epstein’la bağlantısı, hâlâ en hassas ve politik açıdan en yıkıcı dosyalardan biri. Virginia Giuffre ile vardığı uzlaşma bir suç ikrarı anlamına gelmese de, dönemin Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer tarafından 2022’de “son derece rahatsız edici” olarak tanımlandı ve kamuoyunun “hesap verebilirlik ve şeffaflık” beklentisinin altı çizildi. İngiliz monarşisinin itibarı açısından verilen zarar ise telafisi zor boyutlara ulaştı.

Suç Ortağı Konumundaki Amerikalı Muktedirler

Atlantik’in öte yakasında da sorular yükseldi. 2019’da ABD Senatosu Azınlık Lideri Chuck Schumer, “Epstein davası, servet ve bağlantıların adaleti nasıl çarpıtabildiğini gösteriyor. Dahil olan herkesin tam olarak açıklanması gerekiyor.” diyerek net bir çağrıda bulundu. Bu sözler, Epstein’ın nüfuzunun iki parti tarafından da toplumsal bir ur olarak görüldüğünü yansıtıyordu. Bill Gates, Donald Trump ve Bill Clinton, Epstein’la olan temasları nedeniyle inceleme altına alındı; her biri suçlamaları reddetti. Ancak bu isimlerin dosyalarda yer alması bile, Epstein’ın kendisini yalnızca bir fail değil, bir nüfuz simsarı olarak konumlandırdığını göstermeye yetiyor.

Adalet Bakanlığı müfettişleri, ellerindeki milyonlarca belge sayesinde skandalın gerçek ölçeğini biliyor. Bunun sadece istismar meselesi olmadığını, asıl konunun “koz” olduğunu da biliyorlar. Epstein sırlar topladı; sırlar ise birer para birimidir. Ve bu para biriminin, kişisel çıkarların ötesine geçen, jeopolitik manipülasyonlara işaret eden biçimlerde kullanıldığı görülüyor.

Epstein’in İsrail Bağlantısı

Epstein’ın İsrail istihbaratıyla bağlantılı olduğu yönündeki iddialar giderek daha yüksek sesle dile getiriliyor. Kesin kanıtlar hâlâ ortaya konmuş olmasa da, dolaylı göstergeler dikkat çekici. Epstein’ın en yakın ortağı Ghislaine Maxwell, Mossad’la yakın çalıştığı bilinen medya patronu Robert Maxwell’in kızıydı. İstihbarat uzmanlarına göre Epstein’ın yürüttüğü faaliyetler, klasik bir “kompromat” (şantaj malzemesi) operasyonunun tüm özelliklerini taşıyordu: Güçlü erkekleri zaaf yaratacak durumlara çekmek, kanıt toplamak ve bunu baskı aracı olarak kullanmak.

Eğer Epstein gerçekten İsrail adına çalışan bir unsur idiyse, bunun sonuçları son derece sarsıcı olurdu. Kraliyet mensuplarının, büyükelçilerin ve Arap iş insanlarının şantaj yoluyla etkisizleştirilmesi, İsrail’e diplomatik müzakerelerde, ticaret anlaşmalarında ve güvenlik düzenlemelerinde olağanüstü bir manevra alanı kazandırabilirdi. İttifakların hızla değiştiği bir bölgede, böyle bir koz güç dengelerini sessiz ama belirleyici biçimde değiştirebilir.

Sessizlik Kimin İşine Yarıyor?

Sorulması gereken asıl soru, yalnızca kimin dahil olduğu değil; kimin bundan fayda sağladığı ve kimlerin hâlâ gizli kalan gerçeklerden yararlandığı. Epstein Dosyaları Yasası’nın ortak yazarlarından Kongre üyesi Ro Khanna, yayımlanmayan 2,5 milyon sayfanın neden hâlâ kamuoyundan saklandığını açıkça sorguladı. Mağdurların avukatları ise, tutarsız karartmaların hayatta kalanları yeniden mağdur ettiğini savunarak federal yargıçlardan Adalet Bakanlığı’nın internet sitesinin kapatılmasını talep etti.

Belgeler net bir örüntüyü doğruluyor: Nüfuz sahibi erkeklerden oluşan bir ağ, Epstein’ın suçları bilinir hâle geldikten sonra bile onunla ilişkisini sürdürdü. Ancak belgeler, Epstein ve Maxwell dışında daha geniş bir suç örgütünü kesin olarak kanıtlamaktan kaçınıyor. Adalet Bakanlığının açıkladığı “Şantaja dair kanıt yok.” yönündeki sonucu ise, Epstein’ın titiz kayıt tutma alışkanlığı, güçlü misafirleri ve özel adası gibi unsurların asıl amacın baskı ve şantaj olduğuna işaret ettiğini düşünenler tarafından şiddetle tartışılıyor.

Yıllarca İşletilen Şantaj Ağı

Ortaya çıkan tablo açık: Epstein, seçkinlere erişim sağladı, onları zaaf yaratacak durumlara sürükledi ve her ayrıntıyı kayda geçirdi. Bu rastlantısal bir sapkınlık değildi; sistematik bir şantaj mekanizmasıydı. Epstein’ın adası bir eğlence alanından çok bir tuzaktı. Her misafir potansiyel bir kozdu. Dosyalar, bu operasyonların hazdan ziyade nüfuz üretmek üzere kurgulandığını gösteriyor.

Böylesi bir nüfuzun jeopolitik değeri tartışmasızdır. Silah satışları, ticaret anlaşmaları ya da diplomatik tanıma süreçlerinde karar alıcıları susturabilme ya da yönlendirebilme kapasitesi paha biçilemezdir. Eğer İsrail Epstein’ın elindeki bu şantaj malzemesinden faydalandıysa, bu modern tarihin en cüretkâr istihbarat operasyonlarından biri olarak kayda geçer.

Belirsizlik Bulutu Dağılmazken: Sorumlulardan Hesap Sorulacak mı?

Epstein skandalının etkileri uzun vadeli. İtibarlar yerle bir oldu, kurumlar teşhir edildi, ittifaklar sorgulanır hâle geldi. Ancak hesap sorulması hâlâ ortada yok. Prens Andrew kamusal hayattan çekildi ama cezai bir yaptırımla karşılaşmadı. Amerikalı elitler suçlamaları reddetmeyi sürdürüyor. Pek çok uluslararası aktörün adı hâlâ anılmıyor. Ve eğer Epstein’ın faaliyetlerinden gerçekten fayda sağladıysa, İsrail hiçbir denetime tabi tutulmadı.

Chuck Schumer’ın “herkesin tam olarak açıklanması” yönündeki çağrısı yanıtsız kaldı. Keir Starmer’ın “hesap verebilirlik ve şeffaflık” talebi sessizlikle karşılandı. Epstein’ın sırlar topladığına dair Adalet Bakanlığı’nın kabulü, bu sistemi mümkün kılanlara yönelik bir kovuşturmaya dönüşmedi. Dünyanın elinde hakikatin parçaları var; ama adalet yok.

Epstein dosyaları basit bir skandaldan ibaret değil; iktidar, gizlilik ve sömürünün nasıl iç içe geçtiğine dair bir vaka çalışması. Elitlerin nasıl köşeye sıkıştırıldığını, adaletin nasıl çarpıtıldığını ve jeopolitiğin şantaj yoluyla nasıl şekillendirilebildiğini gözler önüne seriyor. Epstein’ın İsrail adına çalıştığı hiçbir zaman kesin olarak kanıtlanmayabilir. Ancak dolaylı göstergeler, stratejik akıl yürütme ve olası jeopolitik sonuçlar, bu ihtimalin üzerine düşen gölgenin kolay kolay dağılmayacağını gösteriyor.

NOT: Bu yazının İngilizce aslı, 22 Ocak’ta Middle East Monitor’de yayımlanmıştır. Orijinal içerik Creative Commons Attribution 4.0 International (CC BY 4.0) lisansı altında tercüme edilmiştir.

Jasim Al-Azzawi

Jasim Al-Azzawi, MBC, Abu Dhabi TV ve Al Jazeera English gibi birçok medya kuruluşunda haber spikeri, program sunucusu ve yönetici yapımcı olarak çalıştı. Önemli çatışmaları haberleştirdi, dünya liderleriyle röportajlar yaptı ve medya dersleri verdi.

Yazarın diğer yazıları
Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.
Yorum adedi #0

*Tüm alanları doldurunuz

Son Yüklenenler