Almanya’da Göçmenlere Yönelik Entegrasyon Kursları Kısıtlanıyor
Almanya’da entegrasyon politikası yeniden şekilleniyor. Federal Göç ve Mülteciler Dairesi (BAMF), ülkeye yeni gelenlere ilk yönlendirme kurslarını AB fonlarıyla genişletirken, klasik entegrasyon kurslarını ise bütçe gerekçesiyle sınırlandırıyor. Karar, eğitim kurumları ve uzmanlar arasında uzun vadeli etkileri konusunda tartışma başlattı.
Almanya’da entegrasyon politikaları yeniden yapılandırılıyor. Federal Göç ve Mülteciler Dairesi (BAMF), iltica başvuru sahiplerine yönelik ilk yönlendirme kurslarının (Erstorientierungskurse – EOK) kapsamını ciddi ölçüde genişletirken, klasik entegrasyon kurslarına erişimde ise mali gerekçelerle kısıtlamaya gidiyor. Federal hükûmetin bütçe disiplini vurgusuyla aldığı kararlar, eğitim sağlayıcıları, araştırmacılar ve sivil toplum kuruluşları arasında tartışmalara yol açmış durumda.
İlk Yönlendirme Kurslarına AB Desteği
BAMF’ın 18 Şubat 2026 tarihli basın açıklamasına göre, iltica süreci devam eden sığınmacılara yönelik ilk yönlendirme kursları 2029 yılına kadar yaklaşık yüzde 60 oranında artırılacak. Bu genişleme için Avrupa Birliği’nin (AB) İltica, Göç ve Entegrasyon Fonu (AMIF) üzerinden toplam 134 milyon avroluk kaynak ayrıldı. Sadece 2026 bütçe yılında bu program için 23 milyon avro öngörülüyor.
BAMF Başkanı Hans-Eckhard Sommer, genişlemenin federal bütçeye ek yük getirmeden gerçekleştirileceğini vurguladı. Sommer, “Ek AB fonları sayesinde mevcut ilk yönlendirme kursu kapasitemizi yaklaşık yüzde 60 oranında artırabiliyoruz. Üstelik bunun için federal bütçeden ilave kaynak kullanmıyoruz” dedi.
Sommer’e göre bu kurslar, Almanya’daki kalıcılık perspektifi henüz netleşmemiş kişiler için özel olarak tasarlandı. “Oturum perspektifi açık olan kişiler için tam kapsamlı bir entegrasyon kursu doğru yaklaşım olmayabilir. Bu nedenle her bireyin durumuna uygun, kişiselleştirilmiş bir entegrasyon teklifi sunuyoruz” ifadelerini kullandı.
Toplam 300 saatten oluşan ilk yönlendirme kurslarında katılımcılara Almanya’daki gündelik yaşam, çalışma hayatı, alışveriş, konut ve ulaşım gibi konularda temel bilgiler veriliyor. Aynı zamanda Almanca diline giriş niteliğinde dersler de programın parçası.
Entegrasyon Kurslarında Kısıtlama
Almanya’da ilk yönlendirme kursları genişletilirken, klasik entegrasyon kurslarında ise frene basılmış durumda. BAMF, devam eden bütçe yılı içinde, İkamet Yasası’nın 44. maddesinin 4. fıkrası kapsamında yeni katılım izinlerinin şimdilik verilemeyeceğini kurs sağlayıcılarına bildirdi. Bu karar, özellikle gönüllü katılım yoluyla entegrasyon kurslarına erişen grupları etkiliyor.
Bavyera merkezli yayın kuruluşu BR24’ün haberine göre, bu kısıtlama bazı kurslarda katılımcıların yaklaşık yüzde 40’ının sistem dışında kalması anlamına geliyor. Fürth Halk Eğitim Merkezi’nin (VHS) Direktörü Felice Balletta, kararın planlamayı altüst ettiğini belirterek, “Şu anda yaşanan değişim adeta bir heyelan etkisi yarattı. Uzun vadeli olarak planladığımız kurs programı tamamen gözden geçirilmek zorunda.” dedi.
Balletta’ya göre, BAMF tarafından yönlendirilen katılımcılar olmadan birçok kursun asgari katılımcı sayısına ulaşması mümkün değil. Bu durum, hem kursiyerler hem de eğitmenler açısından belirsizlik yaratıyor.
Federal İçişleri Bakanlığı ise kararı bütçe disiplini ve azalan yeni geliş sayılarıyla gerekçelendiriyor. 2026 yılı için entegrasyon kurslarına yaklaşık 1 milyar avro ayrıldığı, 2027’de ise bu tutarın 650 milyon avroya düşürüleceği bildiriliyor. Bakanlık, geçmiş yıllarda harcamaların düzenli olarak bütçe kalemlerinin üzerine çıktığını ve bu nedenle sınırlamaya gidildiğini belirtiyor.
“Dil Yatırımı Yapılmazsa İstihdam Riske Girer”
Karara yönelik eleştiriler yalnızca kurs sağlayıcılarından gelmiyor. Nürnberg merkezli İş Gücü Piyasası ve Meslek Araştırmaları Enstitüsü (IAB) araştırmacılarından Yuliya Kosyakova, Almanya’ya yeni gelen kimseler için dil öğrenimine yatırım yapılmamasının uzun vadeli istihdam şansını olumsuz etkileyebileceğini ifade etti. Kosyakova, “Dil öğrenimine erken yatırım yapılmazsa, bunun istihdam olasılığı üzerinde uzun vadeli olumsuz etkileri olabilir.” değerlendirmesinde bulundu.
Araştırmalara göre dil yeterliliği, hem diplomaların tanınma sürecini hem de nitelikli işlere erişimi doğrudan etkiliyor. Uzmanlar, entegrasyon sürecindeki gecikmelerin ileride daha yüksek sosyal yardım maliyetlerine yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
Benzer eleştiriler Saarland eyaletinden de geldi. SR Info’ya konuşan Saarland Mülteci Konseyi, entegrasyon kurslarını “başarı hikâyesi” olarak nitelendirirken, finansman kısıtlamasını “fiilî bir dışlama” olarak tanımladı. Eyaletteki Saarland İşçi Odası Genel Müdürü Thomas Otto ise kararın toplumsal uyumu riske atabileceğini savundu. Otto, “Bugün dil teşvikine yatırılmayan her avro, uzun vadede daha yüksek sosyal ve ekonomik maliyetlere yol açabilir” dedi.
İltica Süreçlerinde Hızlanma
BAMF verilerine göre, entegrasyon politikalarındaki yeniden yapılanma, iltica başvurularının sonuçlandırılma süresindeki kısalma ile paralel ilerliyor. Kurumda bekleyen dosya sayısının yaklaşık 87 bine gerilediği, bunun bir önceki yıla göre yarıdan fazla düşüş anlamına geldiği bildirildi. Ortalama işlem süresi 10,7 ay olarak açıklanırken, bir yıl içinde sonuçlanan başvuruların ortalama süresi 3,1 aya kadar inmiş durumda.
BAMF Başkanı Sommer, olumlu iltica kararı alan kişilerin hızlı şekilde entegrasyon kurslarına geçiş yapabildiğini belirterek, sistemin daha hedefli ve mali açıdan sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulmak istendiğini söyledi. Sommer, entegrasyon teşviklerinin toplum nezdinde kabul görebilmesi için farklı hedef gruplara yönelik programların net biçimde ayrıştırılmasının önemli olduğunu vurguladı.
Tartışma Sürüyor: Kısa Vadeli Tasarruf mu, Uzun Vadeli Yatırım mı?
Almanya’da entegrasyon kursları uzun yıllardır göç ve uyum politikasının temel araçlarından biri olarak görülüyor. Yeni düzenlemeyle birlikte, kalıcı oturum perspektifi olan yabancılar için entegrasyon kursları korunurken; iltica süreci devam eden veya statüsü belirsiz olan kişiler için daha kısa ve temel içerikli ilk yönlendirme kursları öne çıkarılıyor.
Hükûmet kanadı bu modeli “hedefe uygun ve mali açıdan sorumlu” bir yaklaşım olarak sunarken, eleştirmenler erken dil eğitiminin sınırlandırılmasının uzun vadede hem bireyler hem de kamu maliyesi açısından daha büyük maliyetler doğurabileceği görüşünde.
Önümüzdeki aylarda bütçe uygulamalarının ve kurslara fiilî erişimin nasıl şekilleneceği, entegrasyon politikasının sahadaki etkisini belirleyecek. (P)