İltica

Frontex’in Aşırı Sağcı Eski Direktörü Fabrice Leggeri’ye “İnsanlığa Karşı Suç” Soruşturması Açıldı

Fransa’da yargı, Avrupa Birliği’nin dış sınır ajansı Frontex’in eski direktörü ve aşırı sağcı Ulusal Birlik’in (RN) Avrupa Parlamentosu milletvekili Fabrice Leggeri hakkında soruşturma sürecini başlattı. Leggeri, Akdeniz’deki geri itme uygulamaları ve göçmen ölümleri bağlamında “insanlığa karşı suçlara iştirak” iddiasıyla suçlanıyor.

Frontex’in Aşırı Sağcı Eski Direktörü Fabrice Leggeri’ye “İnsanlığa Karşı Suç” Soruşturması Açıldı
Avrupa Parlamentosu Milletvekili Fabrice Leggeri. Fotoğraf: Philippe BUISSIN

Avrupa Birliği’nin (AB) dış sınırlarının korunmasından sorumlu olan ve birliğin en yüksek bütçeli kurumlarından biri konumundaki Frontex’in (Avrupa Sınır ve Sahil Güvenlik Ajansı) eski direktörü Fabrice Leggeri, ağır hukuki suçlamalarla karşı karşıya. Fransız yargısı, Avrupa Parlamentosu (AP) milletvekili olan Leggeri hakkında, görev süresi boyunca Akdeniz’de işlenen “insanlığa karşı suçlara ve işkenceye ortaklık etmek” iddiasıyla resmî bir soruşturma başlatmaya hazırlanıyor.

Eski Frontex Direktörü Leggeri Hangi Uygulamalar Nedeniyle Suçlanıyor?

Soruşturmanın fitilini, Fransa merkezli yardım kuruluşu “Utopia 56” ve Fransız İnsan Hakları Ligi (LDH) ateşledi. 2024 yılında yapılan suç duyurusunun ardından Fransız yargısı, iddiaların ciddiyetini göz önünde bulundurarak bir soruşturma hâkimi atama aşamasına geldi.

İddianamenin merkezinde, Leggeri’nin 2015-2022 yılları arasındaki direktörlük dönemi yer alıyor. İlgili kuruluşlar, Leggeri’yi görev süresi boyunca Yunan makamlarının göçmen botlarını Türkiye sularına geri itmesini (pushback) ve İtalya’ya ulaşmaya çalışan teknelerin Libya sahil güvenliği tarafından durdurulmasını kolaylaştırmak veya örtbas etmekle suçluyor. Libya’ya geri gönderilen göçmenlerin gözaltı merkezlerinde işkence, cinsel şiddet, zorla kaybetme ve kölelik benzeri uygulamalara maruz kaldığı, uluslararası raporlarda defalarca belgelenmiş durumda.

Le Monde gazetesi tarafından incelenen kararda belirtildiği üzere, Leggeri’nin bu suçları “Libya ve Yunan sahil güvenliklerinin işlediği suçlara karşı çıkmayarak, bu suçların kanıtlarını gizleyerek ve infazları için lojistik ve mali destek sağlayarak” işlediği iddia ediliyor.  Leggeri’nin görev döneminde Frontex’in, “insan hayatı pahasına da olsa göçü engellemeyi önceleyen” sert bir caydırıcılık politikası izlediği yönündeki eleştiriler uzun süredir gündemdeydi.

Akdeniz: Dünyanın En Büyük Mülteci Mezarlığı

Nisan 2024’te Utopia 56 ve LDH örgütleri tarafından yapılan ortak açıklamada, Akdeniz’in dünyanın en “ölümcül göç yolu” hâline geldiği rakamlarla gözler önüne serildi. Verilere göre, Ocak 2015 ile Nisan 2022 tarihleri arasında Akdeniz’de en az 16 bin 272 göçmen yaşamını yitirdi. Uluslararası Göç Örgütü (IOM) verilerine göre ise, 2014’ten bu yana 34 binden fazla insan Avrupa kıyılarına ulaşmaya çalışırken Akdeniz’de hayatını kaybetti. BM Libya Destek Misyonu (UNSMIL) ve İnsan Hakları Yüksek Komiserliği’ne (OHCHR) göre ise bu rakamlar gerçeğin çok altında.

Hak savunucuları ve sivil toplum örgütleri, bu ölümlerin birçoğunun “önlenebilir” olduğunu, ancak Leggeri yönetimindeki Frontex’in kurtarma operasyonları yerine “caydırıcılık” adı altında ölüme terk etme veya geri itme politikalarını önceliklendirdiğini savunuyor. Leggeri’nin bu suçların işlenmesinde “belirleyici ve merkezi bir rol” üstlendiği, savcılığa sunulan dosyaların en güçlü argümanını oluşturuyor.

Leggeri’ye Yönelik Hukuki Süreç Nasıl İlerledi?

Başlangıçta, Kasım 2024’te, Paris adli mahkemesi insanlığa karşı suçlar dairesi kıdemli soruşturma hâkimi, şikâyeti soruşturmak için bir neden olmadığına karar vermişti. Hâkim, sivil toplum kuruluşlarının, Yunan makamlarının geri itme ve kötü muamelelerinin -gerçekleştiği varsayılsa bile- “insanlığa karşı suç veya işkence eylemi teşkil ettiğini” kanıtlayamadığını düşünmüştü. Libya’da işlenen suçlarla ilgili olarak ise hâkim, Frontex ile Libya sahil güvenliği arasındaki bilgi paylaşımının (koordinat veya havadan görüntü paylaşımı gibi) uluslararası deniz hukukunun bir gereği olduğunu savunarak, bu yardımların Leggeri’ye atfedilemeyeceğine hükmetmişti.

Ancak davacılar bu karara itiraz etti ve 18 Mart’ta istinaf mahkemesi onların lehine karar verdi. Mahkeme, bu aşamada insanlığa karşı suçların işlendiği ve Leggeri’nin bunlara iştirak ettiği ihtimalinin göz ardı edilemeyeceğine ve olguların açıklığa kavuşturulmasının soruşturma mahkemesinin görevi olduğuna karar verdi.

Davacıların avukatı Emmanuel Daoud, “Bu büyük bir zafer.” açıklamasında bulundu. Daoud yaptığı açıklamada, “İlk kez bir veya birden fazla Fransız soruşturma hâkimi, Akdeniz’de özellikle çocuk ve kadınların dahil olduğu binlerce ölümle sonuçlanan kitlesel can kayıplarında Fabrice Leggeri’nin olası cezai sorumluluğunun temellerini inceleyecek.” dedi.

Skandallarla Dolu Bir İstifa Süreci

Leggeri, Avrupa Yolsuzlukla Mücadele Ofisi (OLAF) tarafından yürütülen bir yıllık soruşturmanın ardından Nisan 2022’de Frontex’ten istifaya zorlanmıştı. Söz konusu raporda, Frontex’in üst düzey yönetiminin geri itme olaylarını örtbas ettiği, tanık ifadelerini manipüle ettiği ve AB bütçesini kötüye kullandığına dair ağır bulgular yer alıyordu. Cenevre Sözleşmesi’ni ve uluslararası hukuku ihlal eden bu geri itmelerin yanı sıra OLAF; Frontex yönetimini 2015-2022 yılları arasında Avrupa Birliği’ne sadakatsizlik ve idari sorumlulukları yerine getirmemekle de suçluyordu.  Frontex yönetiminin, ajansın tanık olduğu ve “temel hakları etkileyebilecek” ciddi olaylara rağmen rapor hazırlamaktan kaçındığı da soruşturma dosyasına giren bulgular arasında yer almıştı. Leggeri, o dönemde artan baskılara dayanamayarak görevinden ayrılmak zorunda kalmıştı.

İstifasının ardından bir süre sessizliğe gömülen Leggeri, 2024 yılında sürpriz bir hamleyle siyasete atıldı. Fransa’nın aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN) partisine katılan Leggeri, göçmen karşıtı bir kampanya yürüttü. 2024 Avrupa Parlamentosu seçimlerinde Ulusal Birlik listesinden aday olan Leggeri, milletvekili seçilerek AP’ye girdi. Avrupa Parlamentosunda “göçmen akınına karşı mücadele” (migrant submersion) söylemiyle daha sert sınır politikalarını savunan isimler arasında öne çıktı. Şu an aktif bir siyasetçi olarak dokunulmazlık zırhına sahip olan Leggeri’nin, bu soruşturma kapsamında dokunulmazlığının kaldırılıp kaldırılmayacağı ise tartışma konularından biri hâline geldi.

Leggeri’nin Hüküm Giymesi Avrupa Hukuku İçin Bir Emsal Olabilir

Bir Avrupa Birliği ajansının eski direktörünün “insanlığa karşı suçlara iştirak” iddiasıyla soruşturulması, Avrupa hukuku açısından dikkatle takip edilen bir süreç olarak öne çıkıyor. Paris İstinaf Mahkemesinin 18 Mart tarihli kararıyla dosyanın yeniden açılmasının ardından, soruşturma hâkimi atanması bekleniyor. Mahkeme, bu aşamada insanlığa karşı suç işlendiği ve Leggeri’nin bu suçlara iştirak etmiş olabileceği ihtimalinin dışlanamayacağını belirtirken, olayların hukuki niteliğinin soruşturma sürecinde netleşeceğini vurguladı.

Dosyada, Frontex’in operasyonel faaliyetlerine ilişkin iç yazışmalar, saha kayıtları ve Avrupa Yolsuzlukla Mücadele Ofisi (OLAF) raporunun da inceleme konusu olması bekleniyor. Başvuruyu yapan sivil toplum kuruluşları ise sürecin, Akdeniz’de yaşanan ölümler ve geri itme uygulamalarına ilişkin iddiaların yargı önünde ele alınması açısından önemli olduğunu ifade ediyor. (P)

F. Akdemir

Münster Üniversitesi’nde Psikoloji eğitimi gören Akdemir, Perspektif dergisi yayın kurulu üyesidir.
Yazarın diğer yazıları
Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.
Yorum adedi #0

*Tüm alanları doldurunuz

Son Yüklenenler