14 Ülkenin Dahil Olduğu, İsrail’e Karşı Açılan Soykırım Davası Hangi Aşamada?
Belçika’nın müdahilliğiyle birlikte, İsrail’e karşı Uluslararası Adalet Divanı’nda görülen soykırım davasına katılan ülkelerin sayısı arttı. Dosyanın merkezinde yer alan “soykırım kastı”na ilişkin hukuki tartışmalar sürerken, uluslararası basında yer alan takvim değerlendirmelerinde nihai kararın 2027 sonu veya 2028 başında açıklanabileceği öngörülüyor.
Belçika, 23 Aralık’ta, Güney Afrika Cumhuriyeti’nin İsrail aleyhine Uluslararası Adalet Divanında (UAD) açtığı soykırım davasına resmen müdahil olacağını açıkladı. Divan, Belçika’nın sunduğu müdahillik bildirimine ilişkin olarak davanın tarafları olan Güney Afrika ve İsrail’i yazılı görüşlerini sunmaya davet etti.
UAD’den yapılan açıklamada, Belçika’nın 1948 tarihli Soykırımın Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi’nin yorumlanmasına ilişkin hukuki menfaati bulunduğunu belirterek, Divan Statüsü’nün 63. maddesi uyarınca davaya katılma talebinde bulunduğu ifade edildi. Bu madde, bir davada uygulanacak uluslararası sözleşmeye taraf olan devletlere, sözleşmenin yorumuna ilişkin görüş bildirme ve yargılamaya müdahil olma hakkı tanıyor.
Davanın Merkezindeki “Soykırım Kastı” Tartışması
Belçika’nın Divan’a sunduğu müdahillik bildiriminde, özellikle soykırım kastının (genocidal intent) tespitine ilişkin hukuki eşiklerin nasıl yorumlanması gerektiği vurgulandı. Bildirimde, askerî operasyonlar bağlamında işlenen eylemler söz konusu olduğunda, soykırım niyetinin tespitini fiilen imkânsız hâle getiren dar yorumların Soykırım Sözleşmesi’nin amacını zayıflattığı savunuldu.
Belçika, silahlı çatışma koşullarının tek başına soykırım niyetinin varlığını dışlamadığını; askeri hedeflerle yürütülen operasyonların da belirli şartlar altında soykırım kastıyla örtüşebileceğini ifade etti. Özellikle çocuklar ve diğer savunmasız grupların hedef alınmasının, bu kastın ispatına katkı sunabilecek unsurlar arasında yer aldığı belirtildi. Bildirimde ayrıca, uluslararası yargı içtihadında, silahlı çatışma bağlamında gerçekleşen eylemlerin otomatik olarak soykırım suçunun dışında bırakıldığına dair bağlayıcı bir yaklaşım bulunmadığına dikkat çekildi.
Güney Afrika’nın Açtığı Soykırım Davası Nasıl Başlamıştı?
Güney Afrika, 29 Aralık 2023’te, İsrail’in Gazze’de yürüttüğü askeri operasyonların Soykırım Sözleşmesi’ni ihlal ettiği gerekçesiyle UAD’ye başvurmuştu. Başvuruda, Gazze’deki insani durumun aciliyeti vurgulanmış ve Divan’dan ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmişti.
UAD, davanın esasına ilişkin bir hüküm vermeden önce, 26 Ocak, 28 Mart ve 24 Mayıs 2024 tarihlerinde üç ayrı ihtiyati tedbir kararı aldı. Bu kararlarda İsrail’den, Soykırım Sözleşmesi kapsamında yasaklanan fiillerin önlenmesi için gerekli tüm önlemleri alması, ordunun bu tür fiillerde bulunmasını engellemesi, Gazze’ye insani yardımın engelsiz biçimde girişini sağlaması ve alınan tedbirler konusunda Divan’a düzenli rapor sunması istendi. Divan kararlarının hukuken bağlayıcı olduğu vurgulanırken, bu kararların uygulanmasını doğrudan zorlayacak bir yaptırım mekanizmasının bulunmadığı da biliniyor.
Dava Süreci Bundan Sonra Nasıl İşleyecek?
Belçika’nın müdahillik bildiriminin ardından Uluslararası Adalet Divanı, Güney Afrika ve İsrail’den bu başvuruya ilişkin yazılı görüşlerini talep etti. Divan, bu görüşlerin sunulmasının ardından Belçika’nın davaya hangi kapsamda müdahil olabileceğine karar verecek. Bu aşama, davanın esasına değil usule ilişkin olup, aylar sürebilecek bir değerlendirme sürecini kapsıyor.
Müdahillik tartışmalarının tamamlanmasının ardından davanın esas yargılama aşamasına geçilmesi bekleniyor. Bu aşamada taraflar ayrıntılı yazılı beyanlarını sunacak, ardından sözlü duruşmalar yapılacak. Al Jazeera’nın Belçika’nın başvurusundan önce, Ekim 2025’te yayımladığı takvim değerlendirmesine göre İsrail’in, Güney Afrika’nın yaklaşık 500 sayfalık yazılı başvurusuna 12 Ocak 2026’ya kadar karşı beyan sunması öngörülüyordu. Aynı değerlendirmede, sözlü duruşmaların 2027 yılı içinde, nihai kararın ise 2027 sonu veya 2028 başında açıklanmasının beklendiği belirtilmişti.
Divan, bu süreçte İsrail’e yönelik üç ayrı ihtiyati tedbir kararı almıştı. Yargılama devam ederken Divan’ın, mevcut tedbirlerin uygulanmasına ilişkin ek değerlendirmeler yapması veya yeni tedbir taleplerini ele alması da ihtimal dahilinde bulunuyor.
Davaya Katılan Diğer Ülkeler Hangileriydi?
Belçika’nın katılımıyla birlikte davaya müdahil olan ülkelerin sayısı daha da arttı ve 14 oldu. Daha önce Brezilya, Kolombiya, İrlanda, Meksika, İspanya ve Türkiye davaya müdahillik bildiriminde bulunmuştu.
Bu katılımlar, davanın sonucunu doğrudan belirlemekten ziyade, Soykırım Sözleşmesi’nin yorumuna ilişkin uluslararası bir içtihat zemini oluşmasına katkı sunuyor. Uluslararası hukuk alanındaki değerlendirmelerde, davanın yalnızca Gazze’deki çatışmayla sınırlı olmadığı; silahlı çatışmalar ile soykırım suçu arasındaki hukuki sınırların nasıl yorumlanacağına dair gelecekte emsal oluşturabileceği vurgulanıyor.
7 Ekim 2023’te savaşın başlamasından bu yana en az 70 binden fazla Filistinli öldürüldü ve 171 binden fazla insan yaralandı. 10 Ekim’de ateşkesin başlamasından bu yana, Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı İsrail’in 400’den fazla Filistinliyi öldürdüğünü ve 1100’den fazlasını yaraladığını açıkladı. (P)