ABD

Renee Good Cinayeti ve ABD’de Artan Ölümcül ICE Operasyonları

Renee Good’un Minneapolis’te ICE tarafından öldürülmesinin ardından kentten ülke geneline yayılan protestolar, federal göç politikalarına ve ICE uygulamalarına yönelik biriken kamuoyu tepkisini görünür kıldı. Resmî verilere göre tartışma yaratan sokak operasyonlarıyla 600 binden fazla kişiyi sınır dışı eden ICE’nin, Good cinayetine benzer en az 12 orantısız şiddet vakasına daha karıştığı raporlara yansıdı.

Renee Good Cinayeti ve ABD’de Artan Ölümcül ICE Operasyonları
Renee Good cinayetinin ardından Washington'ta yapılan bir protestoda tutulan bir döviz. Fotoğraf: Phil Pasquini - Shutterstock.

7 Ocak’ta ABD’nin Minnesota eyaletindeki Minneapolis kentinde, Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (Immigration and Customs Enforcement – ICE) polisleri, göçmenlere yönelik operasyonlar sırasında ABD vatandaşı bir kadını aracının içinde silahla vurarak öldürdü. Hayatını kaybeden kişinin, 37 yaşındaki üç çocuk annesi Renee Nicole Macklin Good olduğu açıklandı.

Olayın hemen ardından ABD İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem, Good’un ICE memurlarını “ezmeye çalıştığını ve aracıyla onlara çarptığını” öne sürdü. Noem, “Bir memurumuz hızlı ve savunmacı biçimde hareket ederek kendisini ve çevresindekileri korumak için ateş etti” ifadelerini kullandı. Ancak sosyal medyada paylaşılan ve olay yerinde bulunan siviller tarafından kaydedilen videolar, resmî anlatının dışında kalan bir olay örgüsünü de görünür kıldı. Görüntülerde, Renee Good’un yolun ortasında duran aracının içinde çevredeki operasyonu izlediği sırada bir ICE görevlisinin sürücü kapısına yönelerek kapıyı zorla açmaya çalıştığı görülüyor.

Renee Good’un Öldürüldüğü Gün ICE Minneapolis’te Ne Yapıyordu?

Renee Good cinayeti, Minneapolis’in güneyinde, 7 Ocak Çarşamba gününün sabah saatlerinde gerçekleşti. O sırada şehir genelinde ICE tarafından yürütülen ve federal makamların “yüksek riskli hedeflere yönelik” olarak tanımladığı geniş kapsamlı göçmen operasyonları devam ediyordu. Görgü tanıkları ve video kayıtları, olayın bir sokak üzerinde, trafiğin kısmen durduğu bir anda geliştiğini gösteriyor. Başta Başkan Yardımcısı JD Vance olmak üzere federal yetkililer, Good’un bu aşamada aracını ICE memurlarının bulunduğu alana doğru sürdüğünü ve bunun bir tehdit oluşturduğunu savundu.

Kamuoyuna yansıyan görüntüler ise olayın kısa sürede tırmandığını ve -adının Jonathan Ross olduğu basına yansıyan- ICE görevlisinin silahıyla ateş ettiğini ortaya koyuyor. Videolarda bir ICE görevlisinin, Good’un aracının sürücü kapısına yönelerek kapıyı açmaya çalıştığı, Good’un araçtan inmediği ve içeride kaldığı görülüyor. Tanık anlatımlarına göre aracın etrafında birden fazla ICE görevlisi bulunuyor ve sürücüye yönelik bağırarak verilen komutlar duyuluyor.

Görüntülerin devamında, kapısı zorlanan aracın harekete geçtiği ve Renee Good’un direksiyonu kırarak bulunduğu yerden uzaklaşmaya çalıştığı anlaşılıyor. Tam bu sırada, aracın ön tarafına doğru yaklaşan başka bir ICE görevlisinin silahını çektiği ve yakın mesafeden üç el ateş ettiği görülüyor. Ateşin ardından araç duruyor; Good ağır yaralı halde aracın içinde kalıyor ve kısa süre sonra hayatını kaybediyor.

Cinayetin Ardından ICE’ye Karşı Kitlesel Protestolar Sürüyor

Renée Good’un öldürülmesinin ardından Minneapolis’te başlayan protestolar kısa sürede ülke geneline yayıldı. Başta Minneapolis olmak üzere New York, Boston, San Francisco ve Portland gibi kentlerde binlerce kişi sokaklara çıkarak ICE uygulamalarını ve federal göç politikalarını protesto etti. New York’ta Central Park çevresinde toplanan kalabalıklar, Trump yönetiminin sınır dışı etme politikalarını ve Good’un ölümüne ilişkin resmî açıklamaları hedef alan sloganlar attı. Protestoların bir bölümü yürüyüşlerle devam ederken, bazı kentlerde göstericilerle güvenlik güçleri arasında kısa süreli gerilimler yaşandı. Yetkililer, eylemlerin büyük ölçüde barışçıl geçtiğini belirtirken, Good’un ölümü etrafında şekillenen tepkilerin, ICE’nin ülke içindeki operasyonlarına yönelik daha geniş bir toplumsal itirazın parçası hâline geldiği gözlendi.

Cinayet, sokak protestolarının yanı sıra kültürel alanda da sembolik tepkilere yol açtı. Golden Globe Awards’ın 83’üncü töreninde aralarında Mark Ruffalo ve Ariana Grande’nin de bulunduğu bazı oyuncular, ICE karşıtı mesajlar içeren siyah-beyaz rozetler takarak Good’un ölümüne dikkat çekti. “ICE out” ve benzeri ifadeler taşıyan rozetler, organizatörler tarafından tabandan gelen bir dayanışma jesti olarak tanımlandı. Bu sembolik protesto, Minneapolis’teki olayın yalnızca siyasal ve hukuki değil, aynı zamanda kültürel alanda da yankı bulduğunu gösterdi.

Renée Good’un eşi ve üç çocuğu için başlatılan GoFundMe kampanyası, 50 bin dolarlık hedefini çarpıcı biçimde aşarak yaklaşık 38 bin bağışçının desteğiyle 1,5 milyon doların üzerinde bağış toplandı ve aile için güven fonuna dönüştürüleceği açıklandı.

Orantısız Güç Kullanmakla Suçlanan ICE’nin Tartışmalı Eylem ve Söylemleri

Good cinayeti, yalnızca “ateş açıldı mı, açılmadı mı?” sorusuyla değil; ateşe giden sürecin hangi standartlara göre değerlendirileceği sorusuyla ele alınıyor. Bu çerçeveyi tartışan isimlerden biri, Amherst College’da hukuk ve siyaset teorisi dersleri veren, kolluk şiddeti ve anayasal haklar üzerine çalışan akademisyen Austin Sarat, kaleme aldığı yazıda ICE’nin kendi güç kullanımı yönergelerine atıfla, ajanların kuvvet kullanımına ancak “makul derecede etkili, güvenli ve uygulanabilir bir alternatif kalmadığında” başvurabileceğini hatırlatıyor. Sarat’ın yazısında dikkat çektiği bir diğer unsur, bu yönergelerde açıkça yer alan “de-escalation” (gerilimi düşürme) yükümlülüğü. Bu yaklaşım, Minneapolis’teki videolarda tartışma konusu olan saniyelerinkapının zorlanması, komutların tonu ve ateş açma anı- hangi normatif çerçeve içinde değerlendirileceği sorusunu gündeme taşıyor.

Olayın hemen ardından federal makamların benimsediği dil, soruşturma sürecinden bağımsız olarak tartışmanın yönünü belirleyen başlıca unsurlardan biri hâline geldi. Üst düzey yetkililerin, henüz adli inceleme başlamadan Renee Good’u “tehdit”, “iç güvenlik riski” ve “iç terörizm” gibi kavramlarla tanımlaması, olayın kamuoyunda nasıl algılanacağını büyük ölçüde şekillendirdi. The Guardian gazetesinin ABD muhabiri Moira Donegan’a göre bu çerçevenin, olay yerinden yayılan görüntülerle yan yana geldiğinde yarattığı gerilim, Minneapolis’te ve ülke genelinde tepkilerin hızla büyümesinde etkili oldu. Olayın Minneapolis’te gerçekleşmiş olması da bu algının hızla yayılmasında belirleyici oldu. Renee Good’un öldürüldüğü noktanın, 2020 yılında George Floyd’un bir polis memuru tarafından öldürüldüğü yere yakınlığı, şehirde kolluk şiddetine dair kolektif hafızayı yeniden tetikledi.

Minneapolis’te yaşananlar, bazı yorumcular tarafından ICE’nin ülke içindeki rolüne ilişkin daha geniş bir tartışmanın parçası olarak ele alınıyor. New York Times yazarı ve siyaset yorumcusu Jamelle Bouie, Minneapolis’te Renee Good’un vurulduğu anlara ait video analizlerine atıfla, Good’un ateş edildiği sırada ajanlardan uzaklaşmakta olduğunu vurguluyor. Bouie, olaydan sonra Trump yönetimi tarafından kurulan “iç terörizm” ve “kanun ve nizam” söyleminin, görüntülerle birlikte değerlendirildiğinde nasıl bir anlatı çatışması yarattığını inceliyor. Bouie, bu vakayı ICE’nin son yıllarda kazandığı yarı-paramiliter kurumsal kimliğin bir yansıması olarak ele alan daha geniş bir çerçeveye yerleştiriyor; Minneapolis olayını tekil bir hata değil, kurumsal işleyişe dair bir gösterge olarak tartışan metinler arasında konumlandırıyor.

Bazı yorumlarda, ICE’nin Minneapolis’teki müdahalesi yalnızca ABD içi kolluk pratikleriyle değil, başka bağlamlarda gözlemlenen güvenlik doktrinleriyle de ilişkilendiriliyor. Gazeteci Samer Kalaf, federal makamların olay sonrası hızla kurduğu anlatı, failin uzun süre açıklanmaması ve videolara rağmen mağdurun kriminalize edilmesi gibi unsurların, İsrail ordusunun (IDF) işgal altındaki bölgelerde uyguladığı ve sonradan gerekçelendirilen güç kullanımına benzer bir iletişim ve cezasızlık modeli ürettiğini ileri sürüyor. Kalaf’a göre bu olay, yalnızca ferdi bir müdahale değil, güç kullanımının nasıl meşrulaştırıldığına dair daha geniş bir tartışmanın parçası olarak ele alınmasına katkı sağlıyor.

Renee Good Cinayetine Benzer 12 ICE Vakası Daha Var

Renee Good’un öldürülmesinin ardından The Wall Street Journal tarafından yayımlanan kapsamlı araştırma, Minneapolis’te yaşananların tekil bir vaka olmadığını ortaya koydu. Gazetenin Temmuz 2025’ten bu yana mahkeme kayıtları, kamuya açık veriler, haber arşivleri ve video görüntülerini inceleyerek hazırladığı dosyaya göre ICE birimlerinin sivil araçlara müdahalesi sırasında ateş açtığı en az 13 ayrı olay tespit edildi. Bu vakaların tamamı, ülke içi göç operasyonları sırasında gerçekleşti.

WSJ’nin derlemesine göre bu 13 olayda en az 8 kişi vuruldu, 2 kişi hayatını kaybetti. Ölümlerden biri Renee Good, diğeri ise başka bir eyalette benzer koşullarda vurulan bir sivil olarak kayda geçti. İncelenen dosyalarda dikkat çeken ortak unsur, ateş açılan kişilerin büyük bölümünün silahsız olması. Mahkeme kayıtları ve avukat beyanlarına göre yalnızca bir vakada sürücünün silahlı olduğu belirlendi; bu vakada da silahın kullanılmadığı ifade edildi.

Araştırmada yer alan olayların büyük kısmında benzer bir müdahale zinciri öne çıkıyor. Buna göre ICE görevlileri bir aracı durduruyor ya da önünü kesiyor; birden fazla görevli aracı çevreleyerek sürücüyü araçtan indirmeye çalışıyor. Bu aşamada kapı kollarının zorlandığı, camların kırıldığı ya da görevlilerin aracın içine uzandığı anlar kayda geçiyor. WSJ’nin incelediği görüntülerde, sürücünün bu müdahalelerin ardından aracıyla uzaklaşmaya çalıştığı ve ateşin çoğu zaman tam bu kaçış anlarında açıldığı görülüyor.

WSJ’ye konuşan hukuk ve kolluk uzmanları, bu tür doğrudan temas içeren müdahalelerin, sürücüde panik ve kaçış refleksini tetikleyebileceğini belirtiyor. Uzmanlara göre kapıya asılma, cam kırma ya da araç içine uzanma gibi eylemler, durumu kontrol altına almaktan ziyade gerilimi hızla tırmandıran bir etki yaratabiliyor. Bu nedenle tartışma, yalnızca sürücünün davranışına değil, müdahalenin hangi aşamada ve hangi koşullarda ölümcül güce dönüştüğüne odaklanıyor. Buna karşılık İç Güvenlik Bakanlığı (DHS), WSJ’nin tespit ettiği 13 vakanın tamamında ICE görevlilerinin “meşru ve gerekli güç” kullandığını savunuyor.

Bakanlık, söz konusu olaylarda ajanların kendi eğitimleri ve yetki sınırları içinde hareket ettiğini, araçların memurlar için ciddi bir tehdit oluşturduğunu ileri sürüyor. Resmî açıklamalara göre 2025 sonu itibarıyla -Trump’ın ikinci döneminde faaliyetleri ve tartışmalı gözaltı uygulamaları arttırılan- ICE suç kaydı bulunduğunu iddia ettiği 600 binden fazla yabancı ülke vatandaşını (criminal alien) sınır dışı etti. ABD Başkanı Trump, daha önce, yaptığı bir açıklamada hedeflerinin 1 milyon kişiyi sınır dışı etmek olduğunu söylemişti. ICE, 2025 yılı boyunca yalnızca şiddet içeren operasyonlarla değil, Trump yönetimine muhalif olduğu ya da siyasal olarak “sakıncalı” görüldüğü gerekçesiyle öğrenci, akademisyen ve gazetecilere yönelik gözaltılarla da kamuoyunun gündemine gelmişti

ICE’ye Karşı Çıkan Mamdani New York’u Bir “Sığınak Şehir” Yapmak İstiyor

Minneapolis’teki gelişmeler, ülkenin başka kentlerinde de yerel yönetim-federal hükûmet gerilimini yeniden gündeme taşıdı. Bu ay göreve başlayan New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani, Renee Good’un ölümünün ardından yaptığı açıklamada, kentin “sığınak şehir” statüsünden geri adım atmayacağını yineledi.

Mamdani, New York’un ICE operasyonlarına kurumsal olarak destek vermeyeceğini, belediye birimleri ve New York Emniyet Teşkilatının (NYPD) federal göç uygulamalarına dahil edilmeyeceğini vurguladı. Bu açıklama, İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem’in sığınak şehir politikalarını “suçu korumakla” itham eden söylemiyle doğrudan karşı karşıya geldi.

Mamdani’nin tutumu, Minneapolis’te yaşananların yalnızca bir adli soruşturma konusu olmadığını; federal göç politikaları ile yerel yönetimlerin kamusal güvenlik ve topluluk ilişkileri konusundaki yaklaşımı arasında büyüyen bir çatlağın parçası olduğunu gösteriyor. (P/AA)

Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.
Yorum adedi #0

*Tüm alanları doldurunuz

Son Yüklenenler