soykırım

Gazze’ye İnsani Yardımı Engelleyenlere Fransa’da “Soykırıma İştirak” Suçlaması

Fransız yargısı, Gazze’ye yönelik insani yardımın engellenmesine katıldıkları iddia edilen iki Fransız-İsrailli aktivist hakkında “soykırıma iştirak” şüphesiyle soruşturma başlattı. Dosya, yardım blokajlarının ilk kez doğrudan soykırım suçu bağlamında ele alınması açısından kritik görülüyor.

Gazze’ye İnsani Yardımı Engelleyenlere Fransa’da “Soykırıma İştirak” Suçlaması
Fotoğraf: Anas Mohammed/Shutterstock

Gazze Şeridi’ndeki insani krizin ve soykırım sürecinin en görünür cephelerinden biri, insani yardımın fiilen durdurulduğu sınır kapıları oldu. 2024’ten itibaren İsrail ile Gazze arasındaki geçiş noktalarında yardım kamyonlarının sistematik biçimde engellenmesi, yalnızca sahadaki kıtlık ve insani felaketi derinleştirmekle kalmadı; bu eylemlerin uluslararası ceza hukuku açısından nasıl tanımlanacağı sorusunu da kaçınılmaz biçimde gündeme taşıdı.

Şubat 2026 itibarıyla bu tartışma yeni ve kritik bir eşiğe ulaştı. Fransız yargısı, Gazze’ye yönelik insani yardımın engellenmesine aktif biçimde katıldıkları iddiasıyla iki Fransız-İsrailli aktivisti “soykırıma iştirak” ve “soykırıma açık teşvik” şüphesiyle soruşturuyor. Dosyada zorla getirme kararları, sivil taraf başvuruları ve çok sayıda örgütlü müdahil yer alıyor. Bu adım, yardımın engellenmesinin ilk kez bir ulusal yargı önünde doğrudan soykırım suçu bağlamında ele alınması anlamına geliyor.

“Gazze’de İnsanı Yardımın Engellenmesi Soykırıma İştiraktir”

2024 ve 2025 boyunca Gazze’ye yönelik insani yardım konvoylarının durdurulması, uzun süre İsrail yanlısı çevrelerce “sivil protesto” olarak sunuldu. Ancak sınır kapılarında fiilen kurulan blokajlar, Gazze’de açlık ve temel ihtiyaç yoksunluğunun kitlesel boyutlara ulaştığı bir dönemde gerçekleşti. Bu durum, söz konusu eylemlerin yalnızca siyasi bir tutum değil, sonuçları itibarıyla ağır uluslararası suçlara katkı sunan fiiller olarak değerlendirilmesini beraberinde getirdi.

Fransa’da açılan ve 3 Şubat 2026 itibarıyla basına yansıyan soruşturma tam da bu noktaya odaklanıyor. HuffPost France’ın aktardığına göre yardım kamyonlarının özellikle Nitzana ve Kerem Şalom sınır kapılarında durdurulması, gıda ve temel yaşam malzemelerinin Gazze’ye girişinin bilinçli biçimde kesilmesi olarak dosyaya girdi. HuffPost haberinde soruşturma belgelerinde, bu eylemlerin Gazze’de kıtlık riskinin Birleşmiş Milletler ve uluslararası kuruluşlarca açıkça dile getirildiği bir zaman diliminde gerçekleşmiş olması özellikle vurgulanıyor.

Fransız yargısının yetki kullanabilmesinin temel nedeni, şüphelilerin Fransız vatandaşı olması. Libération gazetesi her iki ismin de Fransa doğumlu olduğu ve uzun süredir İsrail’de yaşadığını açıkladı. Ancak olayların Fransa dışında gerçekleşmiş olması bu açıdan belirleyici olmadı. Dosya, evrensel yargı yetkisi ve çifte vatandaşlık bağlamında, ulusal mahkemelerin uluslararası suçlara müdahale kapasitesini yeniden tartışmaya açtı.

Fransız Mahkemesinin Zorla Getirme Kararları Uygulanabilir mi?

Dosyada çıkarılan zorla getirme kararları (mandat d’amener), Fransız ceza hukukunda kişiyi hâkim karşısına çıkarmayı amaçlayan, ancak otomatik tutuklama içermeyen bir tedbir olarak tanımlanıyor. Le Figaro‘nun aktardığına göre bu kararlar, soruşturma hâkimlerinin inisiyatifiyle çıkarılabiliyor ve terör savcılığının onayına bağlı değil. Bu yönüyle dosya, doğrudan ceza soruşturması kararlılığına işaret ediyor.

Söz konusu iki Fransız-İsrailliyi yönelik zorla getirme kararlarının aslında Temmuz 2025’te çıkarıldığı belirtiliyor. Şüphelilerden biri, “Israel Is Forever” adlı derneğin kurucusu olan avukat Nili Kupfer-Naouri; diğeri ise Tsav 9 adlı kolektifin sözcüsü Rachel Touitou. Tsav 9’un yardım kamyonlarının sahada fiilen engellenmesine katıldığı, Israel Is Forever’ın ise bu eylemleri açıkça destekleyen çağrılar yaptığı dosyada yer alıyor.

Suçlamalar yalnızca fiili blokajlarla sınırlı değil. Aynı zamanda Gazze halkının “ikmalinin engellenmesi” çağrıları ve Filistinlileri insanlıktan çıkaran söylemler de “soykırıma açık ve doğrudan tahrik” kapsamında soruşturuluyor. Kupfer-Naouri’nin geçmişte dile getirdiği “Gazze’de masum sivil nüfus olmadığı” yönündeki ifadeler, bu çerçevede ayrıca değerlendiriliyor. Fransız yargısı, insani yardımın engellenmesini bir protesto ya da ifade özgürlüğü meselesi olarak değil; Gazze’de açlık ve sivil ölümleri derinleştiren sürece bilinçli katkı sunan bir fiil olarak değerlendiriyor.

Soruşturma Süreci İçin Sivil Toplum Örgütleri Devrede

Soruşturma, uzun süredir yapılan sivil başvuruların ardından açıldı. Filistinli insan hakları örgütleri Al-Haq, Al-Mezan ve Filistin İnsan Hakları Merkezi (PCHR) dosyada sivil taraf olarak yer alıyor. Bu kuruluşların avukatı Clémence Bectarte, yaptığı açıklamada, bir ulusal mahkemenin ilk kez insani yardımın engellenmesini “soykırıma iştirak” bağlamında değerlendirdiğini belirtti.

Fransa merkezli Nidal, Barış İçin Fransız Yahudileri Birliği (UJFP) ve Urgence Palestine gibi kuruluşlar da sürece sivil başvurucu olarak katıldı. Ortak açıklamalarda, dosyanın özellikle çifte vatandaşlığa sahip kişiler açısından süregelen cezasızlık pratiğini sorguladığı belirtiliyor.

Buna karşılık, suçlamaların hedefindeki isimler süreci sert biçimde reddediyor. Rachel Touitou eylemlerini “barışçıl protesto” olarak tanımlarken, Fransız yargısını açıkça hedef aldı. Kupfer-Naouri ise soruşturmayı “antisemitik” olarak nitelendirerek Fransa’ya gitmeyeceğini duyurdu ve süreci “savaşta yeni bir cephe” olarak tanımladı.

Bu dosya, Fransa’da Gazze bağlamında açılan tek adli süreç değil. Aynı dönemde Gazze’de öldürülen Fransız çocuklara ilişkin savaş suçu soruşturmaları ve bazı Fransız-İsrailli askerler hakkında yapılan ayrı şikâyetler de sürüyor. Fransa’daki bu soruşturma, Avrupa’da tekil bir adım değil. Nitekim Belçika’da da Gazze’de savaş suçu işledikleri iddia edilen iki İsrailli asker, Tomorrowland festivali sırasında evrensel yargı yetkisine dayanılarak sorgulanmak üzere gözaltına alındı. Delillerin askerlerin kendi sosyal medya paylaşımlarından derlenmiş olması, Avrupa’da Gazze bağlamında cezasızlığın fiilen aşılmaya başladığına işaret eden yeni bir eşik olarak değerlendiriliyor. (P)

Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.
Yorum adedi #0

*Tüm alanları doldurunuz

Son Yüklenenler