Birleşik Krallık

İngiltere’de Yüzlerce Belediye Meclis Üyesinden Filistin’e Destek

İngiltere’de 1000’den fazla belediye meclis üyesi, yerel seçimlerde Filistin’in temel gündem maddelerinden biri olması çağrısında bulunuyor. Ancak yerel siyasette artan destek, Filistin yanlısı gruplara yönelik soruşturmalar, banka hesaplarının dondurulması ve Palestine Action tartışmalarıyla gölgeleniyor.

İngiltere’de Yüzlerce Belediye Meclis Üyesinden Filistin’e Destek
Londra, İngiltere, Birleşik Krallık | 9 Ağustos 2025| Göstericiler, Gazze’deki açlığı durdurma ve İsrail’in silahlandırılmasına son verilmesi çağrısıyla düzenlenen Ulusal Filistin Yürüyüşü’ne katılıyor. | Fotoğraf: Loredana Sangiuliano - Shutterstock.com

İngiltere’de 1000’den fazla belediye meclis üyesi, 7 Mayıs’ta yapılacak yerel seçimlerde Filistin’in ana meselelerden biri olması gerektiğini savunan, belediyelerin İsrail’le işbirliğini sonlandırmasını isteyen bir bildiriye imza attı. İmza kampanyası, İngiltere’de Filistin desteğine öncülük eden gruplardan biri olan Palestine Action’ın “yasaklı örgüt” olarak değerlendirilmesinin Yüksek Mahkeme tarafından “hukuka aykırı” bulunmasının ardından geldi. Kampanya İngiltere’de hükûmetin ve yerel yönetimlerin İsrail’e desteğini yeniden tartışmaya açtı.

Filistin’e destek eylemleri ve lobi faaliyetlerinin organizatörlerinden Filistin Dayanışma Kampanyası’ndan (PSC) yapılan açıklamaya göre PSC’nin hazırladığı “Filistin için Belediye Meclis Üyeleri Sözü” başlıklı bildiriyi 1028 belediye meclis üyesi imzaladı.

Filistin’e Oy Ver 2026 Kampanyası, Britanya Filistinli Gençlik Hareketi, Müslüman Oyları, Britanya Filistin Komitesi ve Britanya Filistin Forumu gibi platformların desteklediği bildiri, aralık ayında belediye meclis üyelerinin imzasına açıldı.

Londra’nın tüm ilçeleri de dahil 136 bölgede 5 bin 14 belediye meclis üyesi ile 6 belediye başkanının belirleneceği yerel seçimde Filistin’in ana meselelerden biri olması gerektiği savunulan bildiride yerel yöneticilerin Filistinlilerin haklarını koruması sözünü vermesi gerektiği belirtildi. Bildiride yerel yönetimlerin İsrail’in insan hakları ihlâllerinde ve Filistinlilere karşı uyguladığı şiddette işbirliği içinde olmaması ve işbirliği içindeki şirketlerle ortaklıkların sonlandırılmasının da önemine işaret edildi.

Ayrıca seçmenlere bildiriye imza atan belediye meclis üyelerinin adaylıklarını desteklemeleri için çağrı yapıldı. Bildiriye imza atan 1028 belediye meclis üyesinin 345’ini Yeşiller Partililer, 338’ini iktidardaki İşçi Partililer, 104’ünü Liberal Demokratlar, 3’ünü ise ana muhalefetteki Muhafazakar Partililer oluşturdu. Bildiriyi hazırlayan PSC’nin Mart 2026 için Parlamento’da “Protesto hakkını savunma” lobisi planladığı biliniyor.

İngiltere Dışişleri Bakanı: “İsrail’in Güvenliğini Destekleyeceğiz”

Öte yandan İngiltere siyasetinde hükûmetin İsrail’e desteği güncel bir tartışma olmayı sürdürüyor. Yerelde Filistin’e destek eylemleri polis müdahalesi ile karşılaşırken, dış siyasette de Filistin’in tanınması ve İsrail’in soykırım suçlarının uluslararası mahkemelerde kesinleşmesi sonrası hükûmetin açıklamaları mercek altında.

İngiltere Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, BM Güvenlik Konseyi’nde 19 Şubatta yaptığı konuşmada İsrail’in güvenliğine destek vermeye devam ettiklerini belirterek, “Ancak güvenlik, Filistinlilerin güvenlik ve egemenliğini reddeden, sonu gelmeyen ve onur kırıcı bir işgalle sağlanamaz.” dedi. Cooper İçişleri Bakanı olduğu dönemde Filistin yanlısı Palestine Action grubunun terör yasaları kapsamında değerlendirilmesi konusunda ısrarcı olmuştu.

Cooper: “İsrail Hükûmetinin Filistin Ekonomisini Boğmaya Çalıştığını Görüyoruz”

Cooper ayrıca, ateşkesin kırılgan olduğuna işaret ederek, ateşkesin başından bu yana Hamas’ın İsrail güçlerine saldırdığını, İsrail’in ise 600’den fazla Filistinliyi öldürdüğünü söyledi. “Gazze, savaş ve barış arasındaki iki insansız alan arasına sıkışmamalı.” diyen Cooper, 4 noktada acil adım atılması gerektiğine dikkati çekti. Cooper, bunların başında Hamas’ın silah bırakmasını ve Hamas’ın Gazze yönetiminde olmaması gerektiğini sayarken, İsrail ordusunun da Gazze’den çekilmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca istikrarlı bir Filistin yönetimi oluşturulmasının öneminin altını çizen Cooper, Batı Şeria’nın istikrarsızlaştırılmasına da karşı çıkılması gerektiğini kaydetti.

Bunun Filistin devletinin yaşaması için önemli olduğunu söyleyen Cooper, “İsrail hükümetinin Filistin yönetimine ait olan vergi gelirlerine el koyarak Filistin ekonomisini boğmaya çalıştığını görüyoruz.” dedi.

Cooper, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin sebep olduğu şiddet olayları ve kurulan yasa dışı yerleşim yeri sayısında artış olduğunu belirterek bunun uluslararası hukukun ciddi bir ihlali olduğuna dikkati çekti. Bu tür saldırıların toplumlar arasında terörü körüklediğini söyleyen Cooper, “Bu durum sadece İsraillileri ve Filistinlileri daha güvensiz hale getiriyor.” ifadesini kullandı.

Gazze’deki insani durumun felaket boyutunda olduğunu kaydeden Cooper, bölgede soğuktan, açlıktan ve gerekli tıbbi bakımı görememekten ölenlerin olduğunu belirtti. Cooper, tıbbi yardımlara uygulanan kısıtlamaların ihtiyaçların karşılanamamasına sebep olduğunu, İsrail hükümetinin yabancı STK’lara uyguladığı kısıtlamaların ise insani durumu daha da riskli hale getirdiğini vurguladı.

Geçen yılın eylül ayında Filistin’i devlet olarak tanıdıklarını hatırlatan Cooper, “İngiltere, İsrail ve İsraillilerin güvenliğine güçlü şekilde destek vermeye devam ediyor. İki devletli çözüm, normalleşme, bölgesel entegrasyon ve barış içinde bir arada yaşama ile bölgeyi dönüştürecek tek yoldur. Ancak güvenlik, Filistinlilerin güvenlik ve egemenliğini reddeden, sonu gelmeyen ve onur kırıcı bir işgalle sağlanamaz.” diye konuştu.

Yüksek Mahkeme’nin Palestine Action Kararına Rağmen Delil Toplanıyor

İngiltere’de Filistin’e destek tartışmaları uzun süredir BBC’nin İsrail lehine yayın yaptığı iddiaları ve Palestine Action grubunun terörist ilan edilmesi üzerinden sürüyor. Palestine Action grubunun 2025 yılında yasaklı örgüt ilan edilmesi, geçtiğimiz günlerde Birleşik Krallık Yüksek Mahkemesi’nin “hukuka aykırı ve orantısız” bulması ile iptal edilmişti. Yasak sürecinde ise İsrail’in en büyük silah üreticilerinden Elbit Systems’ı protesto eden grubun destekçilerinden binlerce kişi göz altına alınmıştı.

Metropolitan Polisi, memurların gözaltı yapmak yerine delil toplamaya odaklanacağını açıkladı. Metropolitan Polisi, bu sabah Yüksek Mahkeme’nin kararının ardından bir açıklama yayımlayarak, yasak kararının hâlen yürürlükte olduğunu ve bu nedenle Palestine Action’a destek göstermenin hâlâ suç teşkil ettiğini duyurdu.

Metropolitan Polisi, ortaya çıkan “olağan dışı koşulların” kamuoyunda bundan sonra ne olacağına dair bir belirsizlik yaratabileceğini kabul etti. Açıklamada, polislerin “Palestine Action’a destek ifade edilen durumlarda suç unsurlarını tespit etmeye devam edeceği, ancak bu tür durumlarda anında gözaltı yapmak yerine, daha sonra işlem yapılabilmesi için söz konusu suçlara ve ilgili kişilere dair delil toplamaya odaklanacağı” belirtildi. Açıklamada, bunun “mahkemenin verdiği kararı dikkate alırken, yargı sürecinin henüz tamamen sonuçlanmadığını da göz önünde bulundurarak benimsenebilecek en orantılı yaklaşım” olduğu iddia edildi.

Polis, bu yaklaşımın yalnızca Palestine Action’a destek ifadeleriyle sınırlı olduğunu vurgulayarak, “Yasal protesto sınırlarının aşıldığı; kişilerin tehdit edilmesi, mala zarar verilmesi, şiddet kullanılması, ırksal nefreti kışkırtma veya başka suçların işlenmesi durumlarında müdahale etmeye ve gözaltı yapmaya devam edeceğiz” açıklamasını yaptı.

Öte yandan bu “kullanılmak üzere geriye dönük delil toplama” uygulaması aktivistlerce eleştiriliyor.

Filistin’e Destek Veren Banka Hesapları Dondurulmuştu

Yine Temmuz 2025’te Birleşik Krallık’ta Filistin’e destek veren sivil toplum faaliyetlerine yönelik kısıtlamalar dikkat çekmişti. Bu süreçte Greater Manchester Friends for Palestine (GMFP) ve Scottish Palestine Solidarity Campaign (PSC) adlı iki taban örgütünün banka hesapları, sırasıyla Virgin Money ve Unity Trust Bank tarafından süresiz olarak donduruldu.

Bankalar kararın gerekçesine ilişkin ayrıntı paylaşmazken, PSC’ye hesaplarının daha önce internet sitelerinde yasaklanan Palestine Action grubuna bağış bağlantısı bulunması nedeniyle askıya alındığı bildirildi. Hesaplara erişimin kesilmesi, kuruluşların bağış toplama, giderlerini karşılama ve Gazze ile Batı Şeria’ya gıda ve tıbbi yardım gönderme faaliyetlerini önemli ölçüde sekteye uğrattı.

Söz konusu adımlar, aynı dönemde Palestine Action’ın yasaklanması, gruba destek gösterileri nedeniyle 100’den fazla kişinin gözaltına alınması ve Filistin bayrağı taşıyan barışçıl protestocuların hedef alınmasıyla birlikte değerlendirildi. İnsan hakları savunucuları ve aktivistler, bu gelişmelerin Birleşik Krallık’ta Gazze konusunda dayanışma çağrısı yapan kişi ve kuruluşlara yönelik daha geniş bir baskı ve caydırma atmosferinin parçası olduğu uyarısında bulunmuştu. (AA/P)

Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.
Yorum adedi #0

*Tüm alanları doldurunuz

Son Yüklenenler