İngiltere’nin Değişen Siyasi Haritası: Yeşiller ve Aşırı Sağcı Reform UK Yükselişte
Gorton ve Denton şehirlerinde yapılan ara seçimde Yeşil Partinin birinci, aşırı sağcı Reform UK’nin ikinci, iktidardaki İşçi Partisinin ise üçüncü sıraya gerilemesi, ülke siyasetinde dengelerin değiştiğine dair tartışmaları yeniden alevlendirdi. Analistler ve anketler, geleneksel İşçi-Muhafazakâr rekabetinin zayıfladığını ve ülke siyasetinin daha parçalı bir yapıya yöneldiğini gösteriyor.
Birleşik Krallık’ta uzun yıllardır siyasetin ana eksenini oluşturan İşçi Partisi ve Muhafazakâr Parti arasındaki rekabet, son ara seçim sonuçları ve kamuoyu yoklamalarıyla birlikte yeniden tartışma konusu oldu. 26 Şubat’ta Greater Manchester bölgesindeki Gorton ve Denton şehirlerinde yapılan ara seçiminde Yeşil Partinin (Yeşiller) birinci, aşırı sağ parti Reform UK’nin ikinci, İşçi Partisi ise üçüncü sıraya gerilemesi, birçok siyasi analiste göre ülke siyasetinde dengelerin değişmekte olduğuna işaret ediyor.
Seçim sonuçları yalnızca bir yerel yarışın ötesinde değerlendirilirken, bazı siyaset bilimciler gelişmeyi son aylarda sıkça dile getirilen “iki partili düzenin zayıflaması” eğiliminin yeni bir göstergesi olarak yorumluyor.
Gorton ve Denton Ara Seçimi: Yeşiller En İyi Sonucunu Aldı
Greater Manchester’daki Gorton ve Denton ortak seçim bölgesinde yapılan ara seçimde Yeşil Parti adayı Hannah Spencer oyların yüzde 40,7’sini alarak birinci oldu. Reform UK adayı Matt Goodwin yüzde 28,7 ile ikinci sırayı alırken, İşçi Partisi adayı Angeliki Stogia yüzde 25,4 oyla üçüncü sırada kaldı. Muhafazakâr Parti ise yalnızca 706 oy alabildi ve yüzde 2’nin altına düştü.
Bu sonuç, Yeşil Partinin ülkenin parlamento seçimleri tarihinde ilk kez bir ara seçim kazanması anlamına geliyor. Aynı zamanda İngiltere’de bir Westminster ara seçiminde ilk iki sırayı İşçi Partisi ve Muhafazakârlar dışındaki iki partinin aldığı ilk sonuç oldu.
BBC’deki yazısında sonuçları değerlendiren, Strathclyde Üniversitesinden siyaset bilimci Prof. John Curtice, sonucu “Birleşik Krallık siyasetinin geleceğinin her zamankinden daha belirsiz hâle geldiğini gösteren bir gelişme” olarak değerlendirdi.
İktidardaki İşçi Partisi, Bir Asırlık Kalesini Kaybetti
Seçimin dikkat çekici yönlerinden biri de bölgenin siyasi geçmişi. Gorton ve Denton yaklaşık bir asırdır İşçi Partisinin güçlü olduğu bir seçim çevresi olarak biliniyor. Parti bölgeyi Temmuz 2024 ‘teki erken genel seçiminde de yüzde 50’nin üzerinde oyla kazanmıştı.
Ara seçimde ise İşçi Partisinin oy oranı yaklaşık yarıya düşerek yüzde 25 seviyesine geriledi. John Curtice’e göre bu tablo yalnızca hükûmete yönelik memnuniyetsizliği yansıtmıyor. Curtice, bu sonucun partinin geleneksel seçmen koalisyonunun çözülmekte olduğuna dair daha geniş bir eğilimin parçası olduğunu belirtti.
Curtice’e göre İşçi Partisi geçmişte iki temel seçmen grubuna güvenebiliyordu: İşçi sınıfı seçmen ve azınlık toplulukları. Ancak bu iki tabanda da son yıllarda belirgin bir aşınma yaşandığı görülüyor.
İşçi Sınıfı Seçmen Reform UK’ye Yöneliyor
Curtice’in değerlendirmesine göre İşçi Partisinin işçi sınıfı seçmen tabanındaki erozyon yeni değil. Bu dönüşümün ilk güçlü işaretleri 2019 genel seçiminde görülmüştü ve 2024 seçimlerinde de geri dönüş yaşanmadı. Ara seçim sonuçları ise bu eğilimin devam ettiğini gösteriyor. Gorton ve Denton’un Denton bölümünde yapılan anketlerde Reform UK’nin özellikle beyaz işçi sınıfı seçmen arasında güçlü bir destek aldığı belirtiliyor.
Reform UK’nin yükselişi yalnızca yerel sonuçlarla sınırlı değil. Ocak 2026’da YouGov tarafından yayımlanan bir anketin sonuçlarına göre Britanyalıların yüzde 24’ü gelecekte Reform UK’ye oy vermeyi düşünebileceğini söylüyor. Araştırmaya göre Reform UK’ye yönelen seçmenlerin önemli bir bölümü partinin “İşçi Partisi ve Muhafazakârlardan farklı” olmasını başlıca çekim unsuru olarak görüyor. Göç politikaları da seçmenlerin yaklaşık yüzde 18’i için temel motivasyonlardan biri.
Anketlere Göre Birinci Sırada Olan Reform UK’nin Oyları Daha da Artabilir mi?
Ara seçimde Reform UK ikinci sırada yer alarak önemli bir oy artışı elde etti. Parti 2024’teki seçimlere kıyasla yaklaşık 15 puanlık bir artış kaydetti. Bununla birlikte Curtice’e göre Gorton ve Denton aynı zamanda Reform’un sınırlarını da gösteren bir örnek oldu. Reform UK’nin göç karşıtı söylemi ve çeşitlilik politikalarına yönelik eleştirileri, etnik çeşitliliğin yüksek olduğu seçim bölgelerinde partinin destek tabanını sınırlayabiliyor.
Curtice, bu nedenle Reform’un bazı bölgelerde güçlü performans göstermesine rağmen ülke genelinde aynı başarıyı tekrarlamasının her zaman kolay olmayabileceğini ifade ediyor.
Azınlık ve Genç Seçmenlerin Yeni Eğilimi: Yeşiller
27 Şubat’ta yayımlanan YouGov anketinin verilerine göre seçmenlerin yaklaşık yüzde 21’i gelecekte yapılacak bir seçimde Yeşil Partiye oy vermeyi düşünebileceğini belirtiyor. Bu oran, geçen yılki genel seçimde İşçi Partisine oy verenlerin yüzde 30’unu, Liberal Demokrat Parti seçmenlerin ise yüzde 31’ini kapsıyor. Anket sonuçları, Yeşiller’in özellikle genç seçmenler arasında daha güçlü bir çekim gücüne sahip olduğunu gösteriyor. Buna göre 18-24 yaş grubunun yüzde 36’sı, 25-49 yaş grubunun ise yüzde 27’si Yeşillere oy vermeyi değerlendirebileceğini ifade ediyor. Buna karşılık bu oran 50-64 yaş grubunda yüzde 15’e, 65 yaş ve üzerindekilerde ise yüzde 10’a kadar düşüyor. Ankete göre kadınlar ve erkekler arasında Yeşil Partiye oy verme eğilimi bakımından belirgin bir fark bulunmuyor.
Curtice’in analizine göre İşçi Partisinin zayıfladığı bir diğer alan ise azınlık toplulukları. 2024 genel seçiminde Müslüman nüfusun yoğun olduğu bölgelerde İşçi Partisinin oylarında önemli düşüşler yaşandığı belirtiliyor. O dönemde yapılan seçim analizlerinde İşçi Partisinin İsrail’in Gazze’deki soykırım niteliğindeki eylemlerine dair tutumu buna neden olarak ele alınmıştı.
Gorton ve Denton’da da benzer bir tablo görüldü. Bölgede genç seçmen oranının yüksek olması ve önemli bir Müslüman seçmen kitlesinin bulunması, Yeşiller’in elde ettiği sonucun arkasındaki faktörlerden biri olarak değerlendiriliyor. Curtice ayrıca George Galloway’in liderliğini yaptığı Britanya İşçileri Partisinin (Workers Party of Britain) bu seçimde aday çıkarmamasının da Yeşiller’in oylarını konsolide etmesine yardımcı olduğunu belirtiyor.
Dar Bölgeli Seçim Sistemi Yeniden Tartışılıyor
Gorton ve Denton’daki sandıklardan çıkan sonuç, Britanya’nın seçim sistemi üzerine süregelen akademik tartışmaları da yeniden gündeme getirdi. İngiltere’de uygulanan dar bölge çoğunluk sistemi genellikle iki büyük partiyi avantajlı konuma getiriyor. Siyaset biliminde bu eğilim, “Duverger Yasası” olarak bilinen teoriyle açıklanıyor. Bu teoriye göre seçmenler küçük partilere verilen oyların boşa gideceğini düşünerek stratejik biçimde iki büyük partiden birine yönelme eğilimi gösteriyor. Ancak bazı yorumcular, Yeşiller’in Gorton ve Denton’da elde ettiği açık farkın bu psikolojik bariyerin bazı bölgelerde zayıflamaya başladığını gösterdiğini savunuyor.
1834’te kurulan Muhafazakâr Parti ve 1900’de kurulan İşçi Partisi, uzun süre Birleşik Krallık siyasetinin iki ana aktörü oldu. Tek üyeli seçim bölgelerine dayanan Westminster seçim sistemi, oyların çoğunu alan adayın parlamentoya girdiği yapısıyla tarihsel olarak bu iki partinin hâkimiyetini pekiştirdi. Bu nedenle 1945 sonrası dönemde ülke siyaseti büyük ölçüde Muhafazakârlar ile İşçi Partisi arasında gidip gelen bir iktidar rekabeti etrafında şekillendi.
İngiliz Siyasetinde İki Partili Sistemin Sonu Tartışması
Son yıllarda Britanya siyasetinde yalnızca iki partinin değil daha geniş bir parti yelpazesinin öne çıktığı görülüyor. İskoçya’da İskoç Ulusal Partisi (SNP), Galler’de Plaid Cymru, İngiltere’de Reform UK, Yeşiller ve Liberal Demokratlar (Lib Dems) gibi partilerin farklı seçmen gruplarında güç kazanması bu tartışmayı besliyor. Reuters’a konuşan bazı analistler Gorton ve Denton sonuçlarının “Britanya siyasetindeki geleneksel iki partili yapının parçalanmakta olduğuna dair bir işaret” olarak değerlendirilebileceğini ifade etti.
John Curtice ise sonucun tek başına bir sistem değişimini kanıtlamadığını vurguluyor. Curtice’e göre ara seçimler çoğu zaman seçmenlerin hükûmete tepki göstermek için kullandığı fırsatlar olarak işlev görebiliyor. Bu nedenle gerçek eğilimin ne yönde olduğunu anlamak için önümüzdeki yerel ve ulusal seçim sonuçlarını görmek gerekecek.
Mart 2026 itibarıyla yapılmış seçim anketlerinin ortalamasına göre Reform UK’nin yüzde 26, İşçi Partisinin yüzde 18, Muhafazakâr Partinin yüzde 16, Yeşiller’in yüzde 15 ve Lib Dems’in yüzde 10 civarında oy alacağı tahmin ediliyor. Temmuz 2024’te yüzde 34’lük oy oranı ile mecliste çoğunluğa sahip olan ve tek başına gelen iktidara gelen İşçi Partisi, seçmenleri memnun etmeyen politikaları nedeniyle hızlı bir oy kaybına uğradı. Mayıs 2025’teki yerel seçimlerde Reform UK net galip olarak öne çıkarken hem Muhazafakâr Parti hem de İşçi Partisinin oyları gerilemişti. İlerleyen aylarda İşçi Partisinin eski lideri Jeremy Corbyn ve Milletvekili Zarah Sultana, partinin çalışan sınıflardan uzaklaşması ve Gazze konusundaki politikaları nedeniyle istifa etmiş ve partiden ayrılanlarda birlikte Your Party UK’yi kurmuştu. Eylül 2025’te kurdukları bu parti beklenen atılımı gösteremese de İşçi Partisi tabanındaki erimenin sürdüğü görülüyor. (P)