Filistin

Ramazan Ayında Mescid-i Aksa İbadete Kapatıldı: İsrail Statükoyu Değiştirmeye mi Hazırlanıyor?

İsrail’in Mescid-i Aksa’yı ramazan ayında günlerdir ibadete kapalı tutması tepkilere yol açtı. Filistinli yetkililer ve bazı sivil toplum kuruluşları, bu adımın yalnızca güvenlik gerekçesiyle açıklanamayacağını ve Kudüs’teki hukuki-dinî statükoyu değiştirmeye yönelik bir sürecin parçası olabileceğini belirtiyor.

Ramazan Ayında Mescid-i Aksa İbadete Kapatıldı: İsrail Statükoyu Değiştirmeye mi Hazırlanıyor?
Kudüs'teki Müslümanlar, Mescid-i Aksa'nın ibadete kapatılması üzerine 6 Mart'taki cuma namazını sokaklarda kıldı. | Fotoğraf: Mostafa Alkharouf - AA.

İsrail’in işgali altındaki Doğu Kudüs’te bulunan Mescid-i Aksa’yı ramazan ayının 13 günü boyunca ibadete kapalı tutması uluslararası alanda tepkilere yol açtı. İsrail makamlarının yaklaşık iki haftadır sürdürdüğü kısıtlamalar nedeniyle Müslümanların kutsal mabede erişimi engellenirken, Filistinliler ve çok sayıda ülke uygulamanın uluslararası hukuku ihlal ettiğini belirtiyor.

İsrail polisi, ABD ile birlikte İran’a yönelik saldırıların ardından bölgede artan güvenlik risklerini gerekçe göstererek Kudüs’ün tarihî kent merkezinde tüm dinî mekanların geçici olarak kapatıldığını duyurdu. Bu kapsamda Mescid-i Aksa, Batı Duvarı ve Kıyamet Kilisesi’nin de güvenlik gerekçesiyle ibadete kapatıldığı açıklandı. Yetkililer, kararın “kamu güvenliğini ve insan hayatını korumak amacıyla” alındığını savundu.

Ancak uygulama fiilen özellikle Müslümanları etkiledi. Ramazan ayında normalde on binlerce kişinin cuma ve teravih namazları için toplandığı Mescid-i Aksa’ya Filistinlilerin girişine izin verilmedi. İsrail güçleri, Eski Şehir’e ve Harem-i Şerif çevresine yönelik sıkı güvenlik kısıtlamaları uygularken, Filistinlilerin camiye ulaşması büyük ölçüde engellendi.

Filistinliler Teravih Namazını Sokaklarda Kıldı

Mescid-i Aksa’nın kapalı tutulmasına tepki gösteren Filistinliler ise ibadetlerini caminin kapıları yakınında ve Kudüs’ün Eski Şehir bölgesindeki sokaklarda sürdürdü. Ramazanın son günlerinde yüzlerce kişi, Harem-i Şerif çevresinde toplu hâlde teravih namazı kıldı.

Sahire Kapısı yakınında namaz kılan ve basına konuşan Filistinli Abdullah İbrahim, Mescid-i Aksa’nın kapalı tutulmasını kabul etmediklerini belirterek, “Nasıl burada bulunabiliyorsak, Aksa’da da namaz kılmak bizim hakkımızdır. Biz de Mescid-i Aksa’da namaz kılma hakkımızı savunmak için geldik.” dedi. İbrahim ayrıca ramazanın son on gününde yaşananların özellikle üzücü olduğunu ifade ederek birçok gencin Mescid-i Aksa’da itikafa girmeyi planladığını ancak kısıtlamalar nedeniyle bunun mümkün olmadığını söyledi.

Filistin makamları da uygulamaya sert tepki gösterdi. Filistin Ulusal Yönetimi, Mescid-i Aksa’nın kapatılmasının “Kudüs’teki dinî mekanların tarihî ve hukuki statüsüne yönelik ciddi bir saldırı” olduğunu belirterek bu uygulamanın ibadet özgürlüğünü açıkça ihlal ettiğini vurguladı.

İsrail’in, ABD ile birlikte İran’a başlattığı saldırıların ardından 6 Mart’ta Filistinlilerin Mescid-i Aksa’da cuma namazı kılmasına izin vermeyeceği belirtildi. Yolları kapatan İsrail polisi, bölgede geniş önlemler aldı. Fotoğraf: Mostafa Alkharouf – AA.

Mescid-i Aksa’nın Statüsü Değiştirilmek mi İsteniyor?

Mescid-i Aksa’nın yönetimi uluslararası alanda kabul edilen tarihî statüye göre Ürdün’e bağlı Kudüs İslami Vakıflar İdaresi tarafından yürütülüyor. 1994 yılında İsrail ile Ürdün arasında imzalanan barış anlaşması da bu düzenlemeyi teyit ediyor. Buna göre cami kompleksinin idaresi, ibadet düzeni ve dinî işlerden bu vakıf sorumlu. İsrail ise güvenlik kontrolünü elinde bulunduruyor. Ancak Filistinli yetkililer ve birçok uluslararası kuruluş, son yıllarda İsrail’in kısıtlamaları artırarak bu statükoyu aşındırdığını savunuyor.

Son uygulamayla birlikte Mescid-i Aksa’nın ramazan ayının önemli bir kısmında ibadete tamamen kapalı tutulması ise birçok gözlemci tarafından “benzeri görülmemiş bir durum” olarak değerlendiriliyor.

Kudüs Valiliği, caminin günlerdir kapalı tutulmasının geçici bir güvenlik önleminden ziyade Mescid-i Aksa’nın dinî ve hukuki statüsünü değiştirmeyi amaçlayan daha geniş bir siyasi sürecin parçası olabileceği uyarısında bulunuyor. Filistinli yetkililer ve sivil toplum kuruluşları, kutsal mekanın kapalı tutulmasının bölgede zaten yüksek olan gerilimi daha da tırmandırabileceği uyarısında bulunurken, uluslararası toplumdan Mescid-i Aksa’nın yeniden ibadete açılması için İsrail üzerinde baskı kurulması çağrıları sürüyor.

Dokuz Ülkeden Mescid-i Aksa’yı Kapatan İsrail’e Kınama

İsrail’in kararına uluslararası alanda da tepkiler geldi. Türkiye, Mısır, Ürdün, Endonezya, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin dışişleri bakanları yayımladıkları ortak açıklamada İsrail’in özellikle ramazan ayında Müslümanların Mescid-i Aksa’ya erişimini engellemesini kınadı.

Açıklamada Kudüs Eski Şehir’e ve ibadet yerlerine erişime getirilen güvenlik kısıtlamalarının uluslararası hukukun, tarihi ve hukuki statükonun ve ibadet yerlerine engelsiz erişim ilkesinin açık ihlali olduğu ifade edildi. Bakanlar ayrıca İsrail’in işgal altındaki Kudüs üzerinde veya şehirdeki İslami ve Hristiyan kutsal mekanları üzerinde herhangi bir egemenliğe sahip olmadığını vurgulayarak Mescid-i Aksa’nın kapılarının derhal açılması çağrısında bulundu.

Açıklamada, Mescid-i Aksa’nın bulunduğu 144 dönümlük alanın tamamının yalnızca Müslümanlara ait bir ibadet yeri olduğu ve caminin yönetiminden Ürdün Vakıflar Bakanlığına bağlı Kudüs İslami Vakıflar İdaresinin sorumlu olduğu hatırlatıldı. Malezya Dışişleri Bakanlığı da İsrail’in uygulamasını şiddetle kınayarak uluslararası toplumu Kudüs’teki kutsal mekanlara yönelik ihlalleri durdurması için İsrail üzerinde baskı kurmaya çağırdı.

Mescid-i Aksa’nın ibadete kapatılması üzerine 65 yaşındaki Nefise Huveys, ramazan ayının üçüncü cuma namazını caminin karşısındaki Zeytin Dağı’nda kıldı. 6 Mart 2026. | Fotoğraf: Mostafa Alkharouf – AA.

“Bunun Daha Büyük Bir Hedefi Gerçekleştirmek Adına Yapılan Bir Şey Olduğunu Düşünüyoruz”

Filistinli yetkililer, İsrail’i İran’la süren savaşı, Müslümanların komplekse erişimini benzeri görülmemiş şekilde kısıtlamak için bahane olarak kullanmakla suçladı. Filistin Ulusal Yönetimi Dışişleri Bakanlığı, kapatmanın devam etmesinin “Filistinlilerin haklarının açık bir ihlali” olduğunu belirtti.

Hamas ise, Mescid-i Aksa’nın günlerdir kapalı tutulmasının 1967’den bu yana “tehlikeli bir tarihi emsal” oluşturduğunu belirterek bunun ibadet özgürlüğünün açık bir ihlali olduğunu açıkladı. Hareket ayrıca ramazan ayında teravih ve itikaf ibadetlerinin engellenmesini kutsal mekanlara yönelik provokatif bir saldırı olarak nitelendirdi.

Filistinli gruplar ve sivil toplum kuruluşları ise uygulamanın yalnızca güvenlik gerekçeleriyle açıklanamayacağını savunuyor. İngiltere merkezli Friends of Al-Aqsa (FOA) adlı sivil toplum kuruluşu da benzer uyarılarda bulundu. FOA’nın kurucusu İsmail Patel Mescid-i Aksa’nın günlerdir kapalı tutulmasına sert tepki gösterdi. Patel, özellikle ramazan ayının son on gününde Müslümanların normalde on binlerce kişiyle camiye akın ettiğini hatırlatarak, bu dönemde ibadetin engellenmesinin Filistinlilerin temel dinî haklarının açık bir ihlali olduğunu söyledi. İsrail’in uygulamayı İran ve Lübnan’la bağlantılı güvenlik gerekçeleriyle savunduğunu belirten Patel, İsrail’in uygulamasının yalnızca güvenlik önlemi olmadığını belirterek, “Bunun İsrail’in daha büyük bir hedefinin bahanesi olduğunu düşünüyoruz.” dedi. Patel’e göre son yıllarda İsrail’de bazı siyasi ve ideolojik çevrelerde Mescid-i Aksa’nın mevcut yapısının yıkılması veya alanın tamamen ele geçirilmesi yönündeki çağrıların artması bu endişeleri güçlendiriyor.

Patel ayrıca yalnızca diplomatik kınama açıklamalarının yeterli olmayacağını belirterek Müslüman ülkelerin İsrail’e karşı somut adımlar atması gerektiğini ifade etti. Bu adımlar arasında diplomatik ilişkilerin düşürülmesi, ticari ilişkilerin askıya alınması ve ekonomik yaptırımlar uygulanması çağrısında bulundu: “İsrail uluslararası hukuku, Birleşmiş Milletler kararlarını veya Cenevre Sözleşmelerini dikkate almıyor. Bu yüzden yalnızca kınama açıklamaları hiçbir şeyi değiştirmeyecek. Mescid-i Aksa’yı koruyacak olan tek şey somut eylemdir.” (P/AA)

Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.
Yorum adedi #0

*Tüm alanları doldurunuz

Son Yüklenenler