Avrupa’nın en büyük otomobil üreticisi Volkswagen’in dünya genelindeki yaklaşık 660 bin çalışanın ücretlerini 2030’a kadar dondurmayı planladığı ortaya çıktı. Sendikaların karşı çıktığı plan, şirketin küçülme programının bir parçası. Volkswagen ayrıca, yüksek voltajlı bataryalardaki yangın riski nedeniyle 70 binden fazla elektrikli otomobili geri çağırıyor.
Volkswagen 2030’a Kadar Maaşlara Zam Yapmamayı Planlıyor
Volkswagen’in maliyetleri düşürmek amacıyla çalışanların ücretlerini dört yıl boyunca artırmamayı planladığı ortaya çıktı. Süddeutsche Zeitung’un haberine göre, şirketin üst yönetim için hazırladığı belgelerde 2026 yılındaki ücret seviyesinin 2030’a kadar korunması öngörülüyor.
Yeniden yapılanma programının parçası olan plan, Volkswagen Grubunun dünya genelindeki yaklaşık 660 bin çalışanını ilgilendiriyor. Yönetimin ekim ayının başından itibaren uluslararası insan kaynakları birimlerine ilettiği yeni talimatlar, toplu sözleşme görüşmelerinde ücret artışı için bütçe ayrılmamasını öngörüyor.
Plan yalnızca temel maaşları kapsamıyor. Performansa bağlı ödemelerin, ek ücretlerin ve çalışanlara sağlanan bazı yan hakların azaltılması da gündemde. Yönetim ayrıca fazla mesainin sınırlandırılmasını, çalışma sürelerinde daha fazla esneklik sağlanmasını ve özellikle üretim dışındaki birimlerde istihdamın azaltılmasını hedefliyor. Şirket henüz planı resmen doğrulamadı. Volkswagen sözcüsü, basına yansıyan bilgileri spekülasyon olarak nitelendirirken ücretlere ilişkin düzenlemelerin devam eden toplu sözleşme görüşmelerinde ele alınacağını açıkladı.
Ücretlerin dört yıl boyunca sabit tutulması, enflasyon nedeniyle çalışanların satın alma gücünde önemli kayıplara yol açabilir. Hesaplamalara göre, fiyatların mevcut eğilimini sürdürmesi hâlinde çalışanların reel gelirleri 2030’a kadar yaklaşık yüzde 10 azalabilir.
Volkswagen çalışanları, 2024 sonunda varılan tasarruf anlaşması kapsamında da ücret artışlarının ertelenmesini kabul etmişti. IG Metall’in açıklamasına göre, metal ve elektrik sanayisinde kararlaştırılan yüzde 5,5’lik artışın Volkswagen’in şirket içi toplu sözleşmesine yansıtılması 2031’e bırakıldı. Yaklaşık 130 bin çalışanı kapsayan bu ertelemenin yanı sıra kâra bağlı ödemelerde ve diğer ek ödemelerde de kesintiler yapıldı. Yeni plan ise önceki anlaşmada ertelenen artışın ötesinde, 2030’a kadar yeni ücret artışları için bütçe ayrılmamasını öngörüyor.
Sendikalardan Tepki: “Ücretler Yönetim Kurulunun Kararıyla Belirlenmez”
Volkswagen’in Avrupa ve dünya çapındaki işçi temsilcilikleri, yeni ücret politikasını sert biçimde eleştirdi. IG Metall sendikasının açıklamasına göre, yönetimin planı çalışanlara basında çıkan haberlerin ardından duyuruldu. Sendika, şirketin ücret artışlarını merkezden durdurmaya çalışmasının toplu pazarlık süreçleriyle bağdaşmadığını savunuyor.
Almanya’da yaklaşık 275 bin Volkswagen Grubu çalışanı bulunuyor. Bunların 130 bini Volkswagen’in şirket içi toplu sözleşmesine, Audi, Porsche ve MAN gibi şirketlerde çalışanların önemli bölümü ise metal ve elektrik sanayisinin sektörel sözleşmelerine tabi. IG Metall, yeni toplu sözleşme döneminde yüzde 5 ücret artışı talep ediyor. Sendika temsilcileri, ücretlerin yönetim kurulunun tek taraflı kararıyla değil işveren ve çalışan temsilcileri arasındaki müzakerelerle belirleneceğini vurguluyor.
Volkswagen Genel İşçi Konseyi Başkanı Daniela Cavallo da personel maliyetlerinin şirketin toplam giderlerinin yalnızca bir bölümünü oluşturduğunu belirterek yönetimin önceliklerini eleştirdi. İşçi temsilcilerinin hesaplamasına göre, Volkswagen’in Almanya’daki şirket içi toplu sözleşme ücretleri yarıya indirilse bile bir otomobilin maliyeti yalnızca yüzde 5 düşecek.
Kiel Dünya Ekonomisi Enstitüsünden (IfW Kiel) araştırmacı Dirk Dohse de NDR’ye verdiği röportajda malzeme giderlerinin toplam maliyetlerin yüzde 50’sinden fazlasını, personel giderlerinin ise yaklaşık yüzde 15’ini oluşturduğunu belirtiyor. Ücretlerin dondurulmasını önemli bir tasarruf adımı olarak değerlendiren Dohse, bunun tek başına rekabet gücünü artırmaya yetmeyeceğini, Volkswagen’in elektrikli araç teknolojilerinde ilerleyebilmek için araştırma ve geliştirme yatırımlarını artırması gerektiğini vurguluyor.
Tepkiler Almanya ile de sınırlı kalmadı. Reuters’ın aktardığına göre, Volkswagen’in Çekya’daki iştiraki Škoda Auto’nun sendikaları da 2030’a kadar ücret artışlarının durdurulmasını reddetti. Çek Metal İşçileri Sendikasının temsilcisi Jaroslav Povšík, çalışanların ücretlerinin dondurulmasını ve prim ödemelerinden vazgeçilmesini kabul etmeyeceklerini açıkladı. Škoda’nın Volkswagen Grubunun bazı diğer markalarından daha yüksek kâr marjlarına sahip olması da tartışmaların bir parçası. Sendikalar, farklı ülkelerde ve markalarda çalışanların aynı tasarruf politikasına tabi tutulmasına karşı çıkıyor.
Bataryalardaki Yangın Riski Nedeniyle 72 Bin 700 Araç Geri Çağrılıyor
Volkswagen’in elektrikli otomobillerindeki batarya sorunu da geniş çaplı bir geri çağırmaya yol açtı. NDR’nin haberine göre, Volkswagen Grubu dünya genelinde yaklaşık 72 bin 700 elektrikli otomobili geri çağırıyor. Bunların yaklaşık 10 bini Almanya’da bulunuyor. Geri çağırma, Volkswagen’in ID.3, ID.4, ID.7 ve ID. Buzz modelleri ile grubun İspanyol markası Cupra’nın Born modelini kapsıyor. Belirli üretim dönemlerindeki araçlarda yüksek voltajlı bataryaların hücrelerinde üretim hataları tespit edildi.
Volkswagen’in açıklamasına göre sorun, bazı tedarikçilerin ürettiği batarya hücrelerinin kalite standartlarını karşılamamasından kaynaklanıyor. Bu durum nadir vakalarda bataryanın aşırı ısınmasına, en kötü senaryoda ise yangına yol açabiliyor. Şimdiye kadar bu geri çağırmalara konu olan sorunla bağlantılı herhangi bir yaralanma veya maddi hasar vakası bildirilmedi.
Alman Otomobil Kulübü ADAC’nin 21 Ekim tarihli bilgilendirmesine göre, etkilenen araçlarda bataryanın en fazla yüzde 80 seviyesine kadar şarj edilmesi ve şarj işleminin açık havada gerçekleştirilmesi gerekiyor. Geçici bir güvenlik önlemi olarak uygulanan şarj sınırı, ancak bataryanın servis kontrolünde uygun bulunmasının ardından kaldırılabilecek. Volkswagen, etkilenen araç sahiplerine mektup göndererek gerekli işlemler konusunda bilgi verecek.
Servislerde yapılacak incelemeler sonucunda batarya modüllerinin değiştirilmesi veya yazılım güncellemesi gibi önlemler uygulanabilecek. ADAC ise şarj sınırının kalıcı hâle gelmemesi gerektiğini belirterek üreticinin sorunun nedenini hızla belirlemesini ve araçların güvenli biçimde tam kapasiteyle kullanılmasını sağlayacak teknik çözümü sunmasını istiyor.
Volkswagen bu yıl batarya sorunları nedeniyle ilk kez geri çağırma yapmıyor. Mart ayında benzer nedenlerle dünya genelinde 90 binden fazla elektrikli otomobil servislere çağrılmıştı. Eylül sonunda ise direksiyon sistemindeki bağlantı vidasının korozyona uğrayabilmesi nedeniyle dünya genelinde yaklaşık 5 milyon araç için başka bir geri çağırma başlatılmıştı. Art arda gelen geri çağırmaların Volkswagen’e toplam maliyetinin ne olacağı henüz açıklanmadı.
Volkswagen Neden Bu Kadar Sert Tasarruf Önlemleri Alıyor?
Volkswagen yönetiminin tasarruf hamlelerinin arkasında özellikle Çin’deki satış kayıpları ve yüksek üretim maliyetleri bulunuyor. Şirketin 12 Ekim’de açıkladığı verilere göre, grubun dünya genelindeki araç teslimatları 2026’nın üçüncü çeyreğinde yüzde 14,3 azalarak 1,89 milyona geriledi. Çin’deki düşüş aynı dönemde yüzde 38,5’e, yılın ilk dokuz ayında ise yüzde 30,2’ye ulaştı. Tamamen elektrikli otomobil teslimatları üçüncü çeyrekte Avrupa’da yaklaşık yüzde 20 artmasına rağmen dünya genelinde yüzde 5’e yakın geriledi.
Çin’de yerel ortaklıklarla geliştirilen yeni modeller de henüz beklenen satışlara ulaşamadı. Reuters’ın araştırmasına göre, Volkswagen’in Xpeng ile ortaklaşa geliştirdiği ID. UNYX 08 elektrikli SUV modeli, nisan-ağustos döneminde ayda ortalama 267 adet satıldı. Şirketin ilk planlarında aylık hedef 3 bin 622 araçtı. Volkswagen’in Çin’deki pazar payı da 2019’daki yaklaşık yüzde 20 seviyesinden bu yılın ilk sekiz ayında yüzde 10’a geriledi.
Reuters’a konuşan Otomotiv Yönetimi Merkezi (CAM) Direktörü Stefan Bratzel, Volkswagen’in Çin pazarının gerektirdiği teknolojik yetkinlikleri geliştirmekte geç kaldığını belirtiyor. Araştırma şirketi Gartner’dan Pedro Pacheco ise Çinli tüketicilerin benzer teknolojileri daha uygun fiyatlarla sunan yerel markalara yöneldiğine dikkat çekiyor.
Şirketin eylül ayında güncellediği beklentilerine göre, 2026’da faaliyet kâr marjının en fazla yüzde 1 olması bekleniyor. Yılın başında bu oran için yüzde 4 ila 5,5 aralığı hedefleniyordu. Yeniden yapılanma giderleri ve Porsche’deki değer kayıpları nedeniyle yıl boyunca yaklaşık 10 milyar avroluk olağanüstü mali yük oluşması öngörülüyor.
İşten Çıkarmalar, Geleceği Belirsiz Fabrikalar ve Grev İhtimali
Yeni ücret politikası, Volkswagen’in çalışan sayısını dünya genelinde yaklaşık 100 bin pozisyon azaltmayı öngören yeniden yapılanma programının bir sonraki adımı olarak gündeme geldi. Almanya’da Emden, Hannover ve Zwickau ile Audi’nin Neckarsulm fabrikalarının 2030 sonrasındaki geleceği belirsizliğini koruyor. Grup bünyesindeki Porsche ve Audi de satış kayıplarına karşı yeni personel ve maliyet azaltma programları hazırlıyor.
Otomobil üretiminin 2027’de sona ermesi planlanan Osnabrück fabrikasında ise İsrailli silah sanayii şirketi Rafael’in dâhil olacağı üretim projeleri gündemde. Şirketin küçülme süreci, bazı tesislerin otomotiv dışındaki sektörlere yönlendirilmesini de beraberinde getiriyor.
Almanya’daki toplu iş sözleşmelerinin büyük bölümünün yıl sonunda sona ermesiyle Volkswagen yönetimi ve IG Metall arasındaki görüşmelerin daha da önem kazanması bekleniyor. Tarafların anlaşamaması hâlinde Ocak 2027’den itibaren iş bırakma eylemleri mümkün olacak. (P)










