Bir İnsani Yardım Bilmecesi: İsrail Refah Sınır Kapısı’nı Açacak mı?
Gazze’ye insani yardım geçişlerinin ana noktalarından biri olan Refah Sınır Kapısı’nın geleceği belirsizliğini koruyor. Katar ve Birleşmiş Milletler yardımın kesintisiz ulaştırılması çağrısı yaparken, İsrail basınında kapının açılmasına yönelik hazırlıklar olduğu öne sürülse de Netanyahu hükûmetinin nihai tavrının ne olacağı bilinmiyor.
Gazze’de 10 Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkese rağmen, insani yardımın bölgeye girişine ilişkin belirsizlik sürüyor. Yardım sevkiyatının ana geçiş noktalarından biri olan Refah Sınır Kapısı, ateşkesin ikinci aşamasına geçilmesine yönelik müzakerelerin başlıca gündem maddeleri arasında yer alıyor. Arabulucu ülkeler, insani yardımın kesintisiz biçimde ulaştırılması gerektiğini vurgularken, sahadaki uygulamalar ve diplomatik temaslar kapının geleceğine dair netlik sağlamış değil.
Katar: “İnsani Yardım Pazarlık Unsuru Değildir”
Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid el-Ensari, Doha’da düzenlediği basın toplantısında Gazze’ye insani yardım girişinin ateşkesin ikinci aşamasına geçiş müzakerelerinde bir baskı unsuru hâline getirildiğini ifade etti. Ensari, Katar, Türkiye, ABD ve Mısır’ın arabuluculuğunda yürütülen görüşmelerde Refah Sınır Kapısı’nın yeniden açılmasının merkezi bir başlık olduğunu belirtti.
Ensari, İsrail’e “insani yardımların siyasi şantaj aracı olarak kullanılmaması gerektiğinin” defalarca iletildiğini söyledi. Arabulucuların ateşkesin ikinci aşamasının hayata geçirilmesi için çalışmalarını sürdürdüğünü kaydeden Ensari, sahadaki koşullar ile müzakere masasındaki sürecin “karmaşık” bir tablo ortaya koyduğunu dile getirdi.
“Ateşkes” Olsa da İsrail Bombardımanı Sürüyor
Gazze’de ateşkesin ilk aşaması hâlen yürürlükte olsa da, İsrail saldırılarının tamamen durmadığı bildiriliyor. Gazze’deki sağlık yetkililerinin verilerine göre, ateşkesin başlamasından bu yana İsrail saldırıları sonucu en az 422 Filistinli hayatını kaybetti. Son haftalarda yerinden edilmiş sivillerin kaldığı çadır alanlarının hedef alındığı saldırılara ilişkin bilgiler de kamuoyuna yansıdı.
Bu süreçte insani yardım geçişlerinin sınırlı ve düzensiz biçimde gerçekleştiği belirtiliyor. Yardım kuruluşları, gıda, ilaç, yakıt ve barınma malzemelerinin girişinin İsrail tarafından uygulanan denetim ve izin süreçlerine bağlı olduğunu aktarıyor.
Refah Sınır Kapısı’nın Açılması İçin Hazırlık Yapıldığı İddia Edildi
Refah Sınır Kapısı’nın yeniden açılması, ateşkesin ilk aşamasında öngörülen adımlardan biri olarak kayda geçmişti. Buna rağmen kapı, İsrail’in Mayıs 2024’te Filistin tarafını kontrol altına almasının ardından büyük ölçüde kapalı kaldı. Ocak 2026’nın başında İsrail devlet televizyonu KAN ve Channel 12 adlı kanal İsrail makamlarının kapının “iki yönlü” açılmasına yönelik hazırlık yaptığına dair bir haber yayımladı. Haberde, bu olasılığın ABD Başkanı Donald Trump’ın baskısıyla gündeme geldiği iddia edildi.
Gazze’de bazı siviller, Refah’ın açılmasının sağlık hizmetlerine erişim, eğitim ve aile birleşimi açısından önemli olduğunu ifade ederken; bölgeyi izleyen gazeteciler ve yardım çalışanları, kapının yalnızca Gazze’den çıkışlara izin veren tek yönlü bir geçişe dönüşebileceği ihtimaline de dikkat çekiyor. Daha önce dile getirilen bu tür senaryolar, Mısır ve Katar dâhil bazı bölge ülkeleri tarafından eleştirilmişti.
İsrail Basınına Göre Son Esirin Naaşı Verilmeden Sınır Kapısı Açılmayacak
İsrail devlet televizyonu KAN’da yer alan haberlere göre, İsrail yönetimi Gazze’deki son İsrailli esirin cenazesi teslim edilmeden Refah Sınır Kapısı’nın açılmasına izin vermeyi planlamıyor. Haberde, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun ABD ziyaretinin ardından kurmaylarıyla yaptığı toplantıda Gazze’deki durumun ve Refah’ın açılmasının ele alındığı aktarıldı.
KAN’ın haberine göre Netanyahu, Hamas’ın silahsızlandırılmasına yönelik bir takvim belirlenmesi gerektiğini dile getirirken, Refah Sınır Kapısı’nın açılmasının da bu çerçevede değerlendirildiğini ifade etti. İsrail’in, 7 Ekim’deki çatışmalarda hayatını kaybeden İsrailli asker Ran Gvili’nin cenazesi teslim edilmeden kapının açılmasına izin vermeyeceği belirtildi.
Haberde ayrıca Netanyahu’nun, ABD yönetiminin de Gvili’nin cenazesi teslim edilmeden Refah Sınır Kapısı’nın açılmaması yönündeki tutuma destek verdiğini kurmaylarına aktardığı kaydedildi. İsrail ile Hamas arasında 10 Ekim 2025’te varılan ateşkes anlaşması kapsamında Hamas, Gazze’deki 20 sağ İsrailli esiri teslim etmiş, 28 ölü esirden 27’sinin cenazelerini de İsrail’e vermişti. Ran Gvili’nin cenazesine ise henüz ulaşılamadığı bildiriliyor.
İsrail, Uluslararası Yardım Kuruluşlarını Gazze’den Çıkardı
İnsani yardım tartışmalarının bir diğer boyutu ise İsrail’in uluslararası yardım kuruluşlarına yönelik aldığı yeni kararlar. İsrail, aralarında Médecins Sans Frontières’in (Sınır Tanımayan Doktorlar – MSF) de bulunduğu 37 farklı uluslararası yardım kuruluşunun faaliyetlerini, yeni kayıt ve denetim kuralları gerekçesiyle askıya aldığını duyurdu. İsrail makamları, bu adımın “güvenlik ve şeffaflık” kriterleriyle ilgili olduğunu savunurken, söz konusu kuruluşlar suçlamaları reddediyor.
İsrail Savunma Bakanlığı’na bağlı COGAT birimi, askıya alınan kuruluşların Gazze’ye giren toplam yardımın yüzde 1’inden daha azını sağladığını öne sürdü. Buna karşılık MSF, Gazze’deki sağlık hizmetlerinde önemli bir rol üstlendiklerini, her beş hastane yatağından birini desteklediklerini ve doğumların yaklaşık üçte birine katkı sunduklarını açıkladı.
BM: “STK’lar Olmadan Yeterli Yardımın Ulaştırılması Mümkün Değil”
Birleşmiş Milletler bünyesindeki çok sayıda kurum ve uluslararası yardım örgütü, İsrail’in yardım kuruluşlarına yönelik kısıtlamalarının insani yardım kapasitesini ciddi biçimde zayıflatabileceği uyarısında bulundu. Ortak açıklamada, uluslararası STK’ların Filistin topraklarında her yıl yaklaşık 1 milyar dolarlık yardım sağladığı ve özellikle Gazze’deki operasyonların önemli bir bölümünü yürüttüğü belirtildi. Benzer bir çağrı yapan açıklama da Avrupa Birliği’nden geldi. AB yetkilileri, İsrail’i uluslararası insani hukuk çerçevesinde yardımın hızlı ve engelsiz biçimde ulaştırılmasını sağlamaya davet ederek, mevcut düzenlemelerin bu hedefle uyumlu olmadığını ifade etti.
Diplomatik temaslar ve hukuki tartışmalar sürerken, Gazze’de kış koşulları insani durumu ağırlaştırıyor. Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisine (OCHA) göre şiddetli yağışlar, çadır alanlarını ve geçici barınakları sular altında bıraktı; altyapı hasarları ve yakıt eksikliği, sağlık ve hijyen koşullarını olumsuz etkiliyor. Verilere göre bir milyondan fazla kişi hâlâ acil barınma desteğine ihtiyaç duyuyor. BM Genel Sekreteri António Guterres, aralık ayı sonunda yaptığı açıklamada, ihtiyaçların yardımın ulaşabildiği hızın önünde gittiğini belirterek, daha fazla geçiş noktası ve insani aktörler için öngörülebilir erişim çağrısında bulundu.
Refah Sınır Kapısı’nın açılıp açılmayacağına ve açılması hâlinde nasıl bir işleyişe sahip olacağına ilişkin belirsizlik devam ediyor. Arabulucu ülkeler insani yardımın kesintisiz biçimde ulaştırılması gerektiğini vurgularken, İsrail’in güvenlik gerekçeleri ve uygulamaları sahadaki tabloyu belirlemeyi sürdürüyor. (P/AA)