Yargı

Hartmurt Ebbing Vakası: İsrail Lobisi DIG İçin Çocuk İstismarı Davasına Gizli Yargılama

Çocuk istismarı suçundan mahkûm edilen eski milletvekili Hartmut Ebbing’in davasının bir bölümünün kamuoyundan gizli yürütüldüğü ortaya çıktı. Gizlilik kararının, Ebbing’in bağlı bulunduğu Alman-İsrail Toplumu (DIG) adlı derneğin zarar görmemesi gerekçesine dayandırılması tepki çekti.

Hartmurt Ebbing Vakası: İsrail Lobisi DIG İçin Çocuk İstismarı Davasına Gizli Yargılama
Almanya eski milletvekili Hartmut Ebbing | Fotoğraf: Deutscher Bundestag - Achim Melde.

Almanya’da eski milletvekili Hartmut Ebbing hakkında verilen çocuk istismarı hükmü, yalnızca bir ceza davası olarak değil, aynı zamanda yargı şeffaflığı ve hukuk devleti ilkeleri açısından tepki çekti. Özellikle davanın bir bölümünün kamuoyundan gizli yürütülmesi ve bu kararın gerekçesi olarak İsrail adına lobicilik faaliyeti yapan bir derneğin kurumsal ilişkilerin öne sürülmesi, siyasi ve hukuki boyutları iç içe geçen bir krize dönüştü.

Çocuk İstismarından Hüküm Giymiş Ebbing’in Talebi Üzerine Açık Yargılama Yapılmadı

18 Mart’ta Braunschweig Bölge Mahkemesi, 69 yaşındaki Ebbing’i 2021 yılında 7 yaşındaki bir çocuğa yönelik cinsel istismar suçundan 2 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme, olayın çocuğun annesiyle bağlantılı şekilde gerçekleştiğine hükmetti. Dosyaya göre anne, Ebbing ile bir flört platformu üzerinden tanıştı; olayın gerçekleştiği sırada çocuğa yönelik istismarı görüntüledi ve bu görüntüleri Ebbing’e gönderdi. Mahkeme sürecinde Ebbing suçlamaları reddetse de, annenin beyanları ve dosyadaki deliller doğrultusunda mahkûmiyet kararı verildi. Aynı davada yargılanan anne ise 1 yıl 6 ay ertelenmiş hapis cezası aldı.

Bu karar, Ebbing hakkında daha önce Berlin’de verilen bir başka mahkûmiyetle birlikte değerlendirildi. 2025 yılında Berlin’de görülen davada Ebbing, çocuk istismarı içeriklerini bulundurmak ve yaymak suçundan 10 ay ertelenmiş hapis cezasına çarptırılmıştı. Ancak bu ilk dava, kamuoyundan büyük ölçüde gizli yürütüldü ve uzun süre kamuoyuna yansımadı.

Alman basınında yer alan bilgilere göre, söz konusu gizliliğin nedeni doğrudan sanığın talebiyle bağlantılıydı. Ebbing’in, Berlin’deki savcılık ve mahkemeye başvurarak duruşmanın kamuya açık yapılmamasını istediği, gerekçe olarak ise o dönemde yönetiminde yer aldığı Alman-İsrail Toplumu (Deutsch-Israelische Gesellschaft – DIG) adlı derneğin zarar görmemesi ihtimalini öne sürdüğü aktarıldı. Mahkemenin bu talebi kabul etmesi, dosyanın en çok tartışılan başlıklarından biri hâline geldi.

Almanya’da ceza yargılamalarının kamuya açık olması, hukuk devletinin temel unsurlarından biri olarak kabul ediliyor. “Aleniyet ilkesi” olarak bilinen bu yaklaşım, hem yargı süreçlerinin denetlenebilirliğini hem de kamu güvenini sağlamayı amaçlıyor. Alman basınında yer alan değerlendirmelerde, hukukçular ve muhalif siyasetçilerin, bu tür bir dosyada açık yargılamadan vazgeçilmesinin hukuk devleti ilkesi açısından sorunlu olabileceğine dikkat çektiği aktarıldı. Die Zeit gazetesine konuşan bazı hukukçular, davanın kapalı görülmesinin yalnızca bireysel bir karar olmadığını, devletin veya siyasi hassasiyetlerin yargı süreçleri üzerinde etkili olup olmadığı sorusunu gündeme getirdiğini belirtti. Tartışma, Almanya’da sıkça vurgulanan “hukuk devleti” (Rechtsstaat) ilkesinin pratikte nasıl uygulandığına dair daha geniş bir sorgulamaya dönüştü.

Hartmurt Ebbing ve Temsil Ettiği İsrail Yanlısı Dış Politika

Tartışmayı derinleştiren bir diğer unsur ise Ebbing’in kurumsal konumu oldu. Ebbing, Alman-İsrail Toplumu (DIG) bünyesindeki sembolik bir isim değildi; Ebbing uzun süre yönetim kurulu üyesi ve sayman olarak görev yaptığı ve kuruluşun mali kaynaklarının yönetimi ve karar süreçlerinde doğrudan etkili bir pozisyon aldığı ifade ediliyor.

Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre Ebbing, bu görevini sürdürdüğü dönemde yalnızca idari bir figür olarak değil, aynı zamanda politik tartışmaların içinde yer alan bir isimdi. Eylül 2024’te yayımlanan ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran “Bremen Bildirisi” başlıklı DIG açıklaması etrafındaki tartışmalarda adı geçen Ebbing’in, İsrail’in Gazze’de daha sert bir askerî kontrol kurmasını savunan çizgiyle ilişkilendirildiği aktarıldı. Aynı metinde, İsrail’e yönelik boykot çağrılarının cezalandırılması ve Almanya’nın İsrail’e silah desteğini sürdürmesi gibi öneriler de yer aldı.

Buna rağmen Ebbing’in, Berlin’de verilen ilk mahkûmiyet kararına rağmen DIG’deki görevini yaklaşık bir yıl daha sürdürmesi dikkat çekti. Bu süreçte kuruluşun kamu kaynaklarından finansman almaya devam ettiği, yalnızca 2025 yılında federal hükûmet ve Berlin eyaletinden yaklaşık 1 milyon avro destek aldığı medyaya yansıyan bilgiler arasında.

Ebbing’in hem siyasi hem de kurumsal görevlerinden ancak Braunschweig’deki ikinci davanın kamuoyuna yansımasının ardından ayrılması, tartışmaları daha da yoğunlaştırdı. Yaklaşık bir yıl boyunca hakkında mahkûmiyet kararı bulunan bir ismin bu pozisyonlarda kalmaya devam etmesi, denetim mekanizmalarına ilişkin soru işaretlerini beraberinde getirdi. Mesleği vergi danışmanlığı olan 3 çocuk babası Ebbing, 2017-2021 yılları arasında Hür Demokrat Parti (FDP) milletvekili olarak Alman Federal Meclisinde (Bundestag) görev yaptı. Ebbing’in aynı zamanda Almanya’daki Nazi dönemine yönelik hafıza politikalarıyla ilgili önemli kurullarda da yer aldığı biliniyor. Ebbing’in mensubu olduğu Hür Demokrat Parti (FDP) cephesinden vakaya ilişkin kapsamlı bir açıklama yapılmazken, partinin Ebbing’in ayrılmasını talep ettiği ve eski milletvekilinin bu sürecin ardından partiden ayrıldığı belirtildi. (P/AA)

Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.
Yorum adedi #0

*Tüm alanları doldurunuz

Son Yüklenenler