Cami Saldırısı Arnavutluk’ta Bıçaklı Cami Saldırısında “İslamofobi” Şüphesi

Arnavutluk'un başkenti Tiran'daki Dine Hoca Camisi'nde bıçaklı saldırı sonucu 5 kişi yaralandı.

Burak Gücin 22 Nisan 2021

Tiran Yerel Emniyet Müdürlüğünden yaşanan cami saldırısı hakkındaki açıklamada, Kavalye Yolu mevkisinde bulunan camiye giren 1 kişinin henüz belirlenemeyen bir nedenden dolayı kesici aletle 5 kişiyi yaraladığı bildirildi. Açıklamada, Arnavutluk vatandaşı 34 yaşındaki Rudolf Nikolli’nin polislerin müdahalesi sonrasında etkisiz hâle getirilip gözaltına alındığı aktarıldı.

İkindi namazının ardından camiye giren Nikolli, yaşları 22-35 arasında değişen beş kişiyi bıçakladı.  Polislerin hayati tehlikesi bulunmayan yaralılara ilk yardımda bulunduğu aktarılan açıklamada, bu kişilerin tedavileri için hastaneye kaldırıldığı ifade edildi. Saldırının kurbanlarından biri karın bölgesinden ameliyat geçirirken, diğer 4 kişi kısa sürede taburcu edildi. 

Olayın aydınlatılması için polisin soruşturma başlattığı kaydedildi. Saldırının arkasındaki sebepleri araştırırken, Arnavutluk Terörle Mücadele Direktörlüğü soruşturma gerçekleştirecek. Dine Hoca Camii’nin imamı Ahmed Kalaja, “Umuyoruz ki bu bir terör saldırısı değildir.” açıklamasını yaptı.

 

Cami Saldırısı İçin “İslamofobi” Şüphesi

Yerel bir medya kuruluşu olan Balkanweb’e açıklamada bulunan saldırganın babası, Kovid-19 pandemisi sebebiyle yaşadığı kayıplar sebebiyle oğlunun bunalımda olduğunu belirtti. Nikolli’nin aile geçmişine bakılacak olursa babasının Katolik, annesinin ise Müslüman olduğu dikkat çekiyor.

Nikolli’nin, polisler tarafından tutuklanmasının ardından, “Bütün Müslümanlar cezalandırılmalı!” diyerek haykırdığı görülmüş. Müslüman nüfusun çoğunlukta olduğu Arnavutluk’ta böyle bir saldırı ve beyan, akıllara son dönemlerde Batı Avrupa’da artış gösteren Müslüman karşıtı ırkçılık ve cami saldırıları gibi nefret suçlarını akla getiriyor.

AB Aday Ülkesi Arnavutluk’ta Din

Arnavuluk’un kendisi ise Avrupa’da İslam açısından ilginç bir konuma sahip. Arnavutluk Halk Cumhuriyeti’nin ilk başkanı Enver Hoca tarafından, 1967 yılında bütün dinler yasaklanmış ve Arnavutluk “ilk ateist ülke” ilan edilmişti. Hoca, tüm ibadethanelerin yıkılıp başka bir amaca uygun hâle getirilmesini emretmiş ve tüm inançlardan din adamlarını hapse atmış ya da öldürtmüştü. 1990’da din yeniden resmiyete ve kamusal alana dönmüş, İslam ve Hristiyanlık nüfusun büyük kısmının dinleri olarak kurumsallamıştı.

Günüzmüde nüfusunun yüzde 80’i kendisini Müslüman olarak tanımladığı Arnavutluk’ta Sünni İslam çoğunluğun dini olarak öne çıkıyor. İkinci sırada ise yüzde 18 ile Hristiyan nüfus bulunmakta. Arnavutluk AB’ye katılım teklifini 2009 yılında sunmuştu. Kuzey Makedonya Cumhuriyeti ile yapılan barış görüşmelerinin son zamanlarda başlatılmasının ardından, Arnavutluk yakında AB’nin tek Müslüman çoğunluk nüfusuna sahip üyesi hâline gelebilir. (AA, P)

Burak Gücin

Galatasaray Üniversitesi’nde Sosyoloji programından mezun olan Burak Gücin, sonrasında Heidelberg Üniversitesi’nde Kültürel Çalışmalar alanında yüksek lisansını tamamlamıştır. Ağırlıklı olarak ideoloji, kültür ve göç üzerine çalışan Gücin, Perspektif redaksiyon ekibinin üyesidir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar