Trump’ın Atadığı “Gazze Yüksek Temsilcisi” Nickolay Mladenov Kimdir?
ABD’nin Gazze planında ikinci aşamaya geçilirken, daha önce Bulgaristan Dışişleri Bakanlığı ve BM Orta Doğu Barış Süreci Koordinatörlüğü yapmış olan Nickolay Mladenov “Gazze Yüksek Temsilcisi” olarak atandı. Mladenov’un geçmişte İsrail ve Filistinli aktörlerle yürüttüğü temaslar deneyim olarak öne çıkarken, arabuluculuk tarzı ve güvenlik merkezli gündemle ilişkisi Filistin tarafında tartışma konusu olmaya devam ediyor.
ABD Başkanı Donald Trump’un Gazze planında ikinci aşamaya geçilmesiyle birlikte, Gazze’de öngörülen geçici yönetişim yapısının sahadaki temsilcisi olarak Nickolay Mladenov öne çıktı. Daha önce bu pozisyon için adı geçen eski Britanya Başbakanı Tony Blair, Arap ülkelerinden gelen itirazlar nedeniyle değerlendirme dışı bırakıldı. Bunun üzerine Washington yönetimi, eski Bulgaristan dışişleri ve savunma bakanı Mladenov’u “Gazze Yüksek Temsilcisi” olarak belirledi.
Beyaz Saray tarafından yayımlanan çerçeve metne göre Mladenov, Trump yönetiminin kurduğu “Barış Kurulu” adlı yeni yapı ile Gazze’de yönetimi üstlenmesi planlanan Filistinli teknokratlardan oluşan Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi (NCAG) arasında koordinasyonu sağlayacak. Metinde, Mladenov’un yönetişim, yeniden inşa ve kalkınma başlıklarında kurulun çalışmalarını sahada destekleyeceği; sivil ve güvenlik alanları arasındaki eşgüdümden sorumlu olacağı ifade ediliyor.
Sofya’dan Uluslararası Diplomasiye Geçen Mladenov
Nickolay Mladenov, Bulgaristan merkez sağ siyasetinden gelen bir diplomat. Sofya’daki Ulusal ve Dünya Ekonomisi Üniversitesinde uluslararası ilişkiler eğitimi aldı; ardından King’s College London’da savaş çalışmaları alanında yüksek lisans yaptı. 1990’ların sonlarında George Soros’un Açık Toplum Vakfının Sofya programını yönetti; Dünya Bankası bünyesinde çeşitli görevlerde bulundu. Daha sonra European Institute’u kurarak Avrupa entegrasyonu, dış politika ve güvenlik alanlarında çalışmalar yürüttü.
2007-2009 yılları arasında Avrupa Parlamentosu üyesi olan Mladenov, bu dönemde dış ilişkiler ve güvenlik-savunma komisyonlarında görev aldı. 2009’da Bulgaristan Savunma Bakanı, 2010-2013 arasında ise Dışişleri Bakanı olarak kabinede yer aldı. Bu görevler, onun yalnızca diplomatik değil, aynı zamanda devlet yönetimi ve güvenlik bürokrasisi deneyimi olan bir profil kazanmasına zemin hazırladı.
2013’te Birleşmiş Milletler Irak Özel Temsilciliği görevine atanan Mladenov, 2015-2020 yılları arasında BM Orta Doğu Barış Süreci Özel Koordinatörü olarak görev yaptı. Bu süreçte İsrail, Filistin Ulusal Yönetimi ve Gazze’deki aktörlerle eşzamanlı temas kanallarını sürdürdü. BM görevlerinin ardından Washington Institute’ta misafir araştırmacı olarak bulunan Mladenov, daha sonra Abu Dabi’de Anwar Gargash Diplomatic Academy’nin genel direktörlüğünü üstlendi.
Farklı türde duraklara sahip kariyer çizgisi nedeniyle Mladenov, hem siyasal karar alma süreçlerine hem de uluslararası diplomasiye aşina bir isim olarak görülüyor.
Mladenov’un BM Yılları: Diyaloğu Sürdüren Ama Denklik Kurmayan Bir Arabulucu
Mladenov’un uluslararası görünürlüğü büyük ölçüde BM görevleri sırasında şekillendi. Orta Doğu Barış Süreci Özel Koordinatörlüğü döneminde, İsrail ile Hamas arasında yaşanan gerilimlerde Mısır’la birlikte yürütülen arka kapı diplomasisi, farklı taraflarla temas kurabilen bir arabulucu profili oluşturdu.
ABD’nin eski İsrail Büyükelçisi Dan Shapiro, Mladenov’u “son derece pratik” bir isim olarak tanımlıyor. Shapiro, 2015 ve 2016 yıllarında birlikte çalıştıklarını ve bu dönemde Mladenov’un işleri ilerletmek için bürokratik engelleri aşma konusunda istekli davrandığını aktarıyor. Shapiro’ya göre Mladenov, bürokratik süreçlere bağlılıktan ziyade sonuç almaya odaklanıyor; farklı aktörlerle doğrudan temas kurmaktan kaçınmıyor ve bu görüşmelerin somut çıktılara yönelmesini özellikle önemsiyor.
Mladenov’un atanmasının ardından CNN’e konuşan İsrailli yetkililer benzer bir görüşe sahip: Bu dönemde Mladenov’un kriz anlarında iletişim kanallarını açık tutabilme kapasitesine dikkat çekiyorlar: “Tüm tarafların güvenini kazanabildi, bu oldukça ender bir şeydir.”
Filistin tarafında ise aynı döneme ilişkin değerlendirmeler daha farklı bir çerçeve çiziyor. Mladenov’un arabulucuk tarzını ve önceliklerini eleştirenler, Mladenov’un insan hakları ihlalleri ve askerî operasyonlar gibi başlıklarda daha sınırlı bir dil kullandığı; denge arayışının pratikte İsrail lehine sonuçlar doğurduğunu vurguluyor. Daha önce Filistin Ulusal Yönetimi Müzakere İşleri Departmanında danışman olarak çalışan siyasi analist Xavier Abu Eid, Mladenov’un profesyonelliğini takdir ettiğini belirtirken, onun İsrail tarafına fazla eğilimli olduğunu da ifade ediyor: “Mladenov Filistinlileri önemsiyor, ancak İsraillileri daha fazla önemsiyor.”
Bu eleştiriler, BM sonrası Körfez merkezli diplomatik kurumlarda üstlendiği görevlerle birlikte Filistin kamuoyunda daha görünür hâle geldi. 2021’den itibaren Abu Dabi’de Anwar Gargash Diplomatik Akademisinin başında yer alması ve Mladenov’un İsrail’in İbrahim Anlaşmaları sürecini savunan bir tutum alması, Filistin kamuoyundaki tereddütleri pekiştiriyor. Birçok Filistinli aktör için ilk 2020’deki imzalanan bu anlaşmalar, İsrail’in bölgesel entegrasyonu adına Filistinlilerin devlet kurma sürecini baltalanması anlamına geliyor.
Mladenov’un BM’deki görev süresinin ardından, 2021’den itibarıyla Birleşik Arap Emirlikleri’nde bulunan Anwar Gargash Diplomatik Akademisini yönetmesinin de Filistin tarafındaki çekinceleri arttıran tereddütleri arttıran bir faktör olduğu ifade ediliyor.
“Barış Kurulu”nun Sahadaki Yüzü Mladenov Olacak
Beyaz Saray’ın 16 Ocak’ta yayımladığı ve Gazze planının çerçevesini ortaya koyan metinde, Nickolay Mladenov “sahadaki uygulama bağlantısı” olarak tanımlanıyor. Açıklamaya göre planın ikinci aşaması; İsrail’in Gazze’den çekilmesi, uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılması ve silahlı yapıların tasfiyesi gibi başlıkları içeriyor. Bu başlıkların her biri, güvenlik düzenlemeleri ile siyasi meşruiyet tartışmalarının iç içe geçtiği, yüksek düzeyde ihtilaf barındıran alanlara karşılık geliyor.
Bu çerçevede Mladenov’un temel sorumluluğu, Ali Shaath liderliğinde kurulan ve 15 Filistinli teknokrattan oluşan Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi (NCAG) ile uluslararası aktörlerin yer aldığı Barış Kurulu arasındaki koordinasyonu sağlamak olarak tanımlanıyor. NCAG’nin görev alanı, ağır yıkıma uğramış Gazze Şeridi’nde temel kamu hizmetlerinin sürdürülmesi ve gündelik yaşamın idaresiyle sınırlı tutuluyor. Bu yapı, planın Filistin tarafındaki yönetsel ayağını oluşturuyor.
Mladenov’un sosyal medya platformu X’te paylaştığı mesajlar, bu görevin çerçevesine dair ipuçları sunuyor. Mesajlarda bir yandan “acil insani ihtiyaçlar” ve “temel hizmetlerin onarımı” vurgusu öne çıkarken, diğer yandan “Gazze’deki silahların tek meşru otorite kontrolünde toplanması” ifadesi dikkat çekiyor. Bu iki vurgu, planın insani iyileştirme hedefleri ile güvenlik ve silahsızlandırma gündemini aynı siyasi mimari içinde ele aldığını gösteriyor.
Kırılgan ateşkesin üçüncü ayına girilirken, Mladenov’un rolü bu nedenle merkezi bir önem taşıyor. İkinci aşamada öngörülen İsrail’in tamamen çekilmesi, Uluslararası İstikrar Gücü’nün (ISF) konuşlandırılması ve Filistinli silahlı yapıların tasfiyesi gibi başlıklar henüz sonuçlandırılmış değil. Buna karşılık sahadaki koşullar, plan metinlerinde tarif edilen teknik düzenlemelerin ötesinde bir tablo ortaya koyuyor: Yerinden edilmiş nüfus, sert hava koşullarında dayanıksız barınaklarda yaşamını sürdürmeye çalışıyor; insani yardım girişleri büyük ölçüde kısıtlı; Gazze’nin fiziksel çevresi geniş ölçekte yıkım ve molozdan ibaret.
ABD arabuluculuğunda Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkese rağmen İsrail saldırılarının tamamen durmadığı da sahadaki verilerle görülüyor. Gazze Sağlık Bakanlığının paylaştığı rakamlara göre, İsrail’in 7 Ekim 2023’te başlattığı saldırılardan bu yana can kaybı 71.548’e, yaralı sayısı ise 171.353’e ulaştı. “Ateşkes” sürecinde dahi yüzlerce Filistinlinin hayatını kaybettiği ve yaralandığı bildiriliyor.
Bu koşullar altında Mladenov’un geçmişte Hamas dahil farklı aktörlerle temas kurabilmiş olması, planın uygulanabilirliği açısından önemli bir unsur olarak görülürken; güvenlik ve silahsızlandırma başlıklarının merkezde olduğu bir çerçevede nasıl tarafsız hareket edebileceği sorusu da gündemde kalmaya devam ediyor. Önceki görevlerinde Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’ne bağlı olarak uluslararası hukuk çerçevesinde hareket eden Mladenov, yeni rolünde ABD liderliğindeki ve İsrail’in güvenlik önceliklerini esas alan, BM yetkileri açısından ise tartışmalı bulunan bir planın sahadaki temsilcisi konumunda yer alıyor.