Çoğulculuk

Dinî Çeşitlilik Endeksi Açıklandı: En Çeşitli ve En Homojen Ülkeler Hangileri?

201 ülkeyi kapsayan Dinî Çeşitlilik Endeksi, küresel din haritasının sanılandan daha dengesiz olduğunu ortaya koydu: Singapur en çeşitli ülke olurken, dünyanın büyük bölümünde tek bir din çoğunlukta; Asya-Pasifik zirvede yer alırken Avrupa yüksek çeşitlilik bandında, Orta Doğu ve Kuzey Afrika ise en homojen bölge konumunda.

Dinî Çeşitlilik Endeksi Açıklandı: En Çeşitli ve En Homojen Ülkeler Hangileri?
Fotoğraf: Doidam 10 - Shutterstock.

Dünyada dinî çoğulculuk gerçekten yaygın mı, yoksa belirli coğrafyalara özgü bir istisna mı? ABD’deki düşünce kuruluşu PEW Araştırma Merkezi (PEW Research Center) tarafından yayımlanan “Dünya Genelinde Dinî Çeşitlilik” başlıklı yeni çalışma, bu soruya kapsamlı bir veri seti üzerinden yanıt veriyor. 201 ülke ve bölgeyi kapsayan analiz, dinî çeşitliliğin küresel ölçekte nasıl dağıldığını, hangi bölgelerde yoğunlaştığını ve son on yılda hangi yönlerde değiştiğini ortaya koyuyor.

Karşılaştırmalı Araştırmanın Kapsamı ve Metodolojisi

Çalışmanın temelini “Religious Diversity Index” (RDI) adı verilen bir ölçüm oluşturuyor. PEW araştırmacıları dünya nüfusunu yedi kategoriye ayırıyor: Hristiyanlar, Müslümanlar, Hindular, Budistler, Yahudiler, diğer dinî grupların mensupları ve dinî aidiyeti olmayanlar.

Her ülkenin nüfusu bu yedi kategoriye dağıtılıyor ve bu grupların ne kadar dengeli temsil edildiği hesaplanıyor. RDI puanı 0 ile 10 arasında değişiyor. 0 puan: Nüfusun tamamı tek bir din grubundan oluşuyor. 10 puan: Yedi grubun her biri yaklaşık yüzde14 oranında temsil ediliyor; yani tam bir denge söz konusu.

Ancak RDI, ülkedeki din sayısını değil, dağılımın dengeli olup olmadığını ölçüyor. Örneğin dört dinin yüzde 5’in üzerinde temsil edildiği bir ülke, eğer bir din açık ara çoğunluktaysa, daha az puan alabiliyor. Bu nedenle çeşitlilik, salt “çok dinli olmak” anlamına gelmiyor; belirleyici unsur dağılımın simetrisi. “Pew-Templeton Global Religious Futures” adlı proje kapsamında yürütülen bu araştırma, 2010-2020 dönemini karşılaştırmalı olarak ele alıyor.

Singapur Dinî Çeşitlilikte Zirvede: Çoğu Ülke Tek Dinli

Araştırmaya göre dünyanın en dinî çeşitli ülkesi Singapur. 2020 verilerine dayanan hesaplamada Singapur 9.3 puanla listenin başında yer alıyor. Ülkede Budistler nüfusun yüzde 31’ini oluştururken, dinî aidiyeti olmayanlar yüzde 20, Hristiyanlar yüzde 19, Müslümanlar yüzde 16, Hindular yüzde 5 ve diğer dinlerin mensupları ise yüzde 9 oranında temsil ediliyor. Tek bir grubun çoğunluk oluşturmaması ve dağılımın görece dengeli olması, Singapur’u listenin zirvesine taşıyor.

İkinci sırada Surinam bulunuyor; Latin Amerika’dan ilk 10’a giren tek ülke. Avrupa’dan ise yalnızca Fransa ilk 10’da yer alıyor. Fransa’da Hristiyanlar yüzde 46, dinî aidiyeti olmayanlar yüzde 43, Müslümanlar ise yüzde 9 oranında.

Listenin diğer ucunda ise Yemen, Afganistan ve Somali bulunuyor. Bu ülkelerde nüfusun yüzde 99,8’i veya daha fazlası Müslüman. En az dinî çeşitli 10 ülkenin sekizinde Müslümanlar ülkedeki büyük çoğunluğu oluşturuyor; kalan iki ülke (Doğu Timor ve Moldova) ise neredeyse tamamen Hristiyan nüfusa sahip. Bu tablo, küresel ölçekte dinî homojenliğin çoğulculuktan daha yaygın olduğunu gösteriyor.

Nüfusu Büyük Ülkelerdeki Tablo

ABD genel sıralamada 32. sırada yer alsa da, dünyanın en kalabalık 10 ülkesi arasında en dinî çeşitli ülke konumunda. 2020 itibarıyla ABD’de Hristiyanlar nüfusun yüzde 64’ünü oluştururken, dinî aidiyeti olmayanlar yüzde 30’a ulaşıyor. Müslümanlar, Hindular, Budistler, Yahudiler ve diğer dinlerin mensupları toplamda yaklaşık yüzde 6’lık paya sahip.

Nijerya ikinci sırada yer alıyor ve nüfus neredeyse eşit biçimde Müslümanlar ve Hristiyanlar arasında bölünmüş durumda (her iki grup da yüzde 40’ın üzerinde). Buna karşılık Pakistan, büyük nüfuslu ülkeler arasında en düşük çeşitliliğe sahip; nüfusun yüzde 97’si Müslüman.

Bu 10 ülke dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 60’ını barındırıyor. RDI puanları 5.8 (ABD) ile 0.8 (Pakistan) arasında değişiyor. Bu geniş aralık, nüfus büyüklüğü ile dinî çeşitlilik arasında doğrudan bir ilişki olmadığını gösteriyor.

Avrupa Ülkeleri Ne Durumda?

Avrupa genel olarak “yüksek çeşitlilik” kategorisinde yer alsa da kıta içinde önemli farklılıklar bulunuyor. Bölgenin ortalama RDI puanı 5.6. Hristiyanlık Avrupa genelinde çoğunluk olmaya devam ederken, dinî aidiyeti olmayanların oranı özellikle Batı ve Kuzey Avrupa’da dikkat çekici düzeyde. Genel tabloya bakıldığında Avrupa, Orta Doğu-Kuzey Afrika’ya kıyasla çok daha çeşitli bir dinî yapıya sahip olsa da, Asya-Pasifik bölgesinin gerisinde kalıyor. Kıta içinde Batı Avrupa ülkeleri daha yüksek çeşitlilik sergilerken, Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinde homojenlik daha belirgin.

Almanya, çalışmada “yüksek çeşitlilik” kategorisinde yer alan ülkeler arasında. Ülkede Hristiyanlık hâlâ en büyük dinî kategori olmakla birlikte, dinî aidiyeti olmayanların oranı son yıllarda belirgin biçimde arttı. Ayrıca Müslüman nüfus, göç hareketleriyle birlikte Almanya’nın dinî profilinde görünür bir paya sahip. Ancak PEW’in metodolojisine göre Almanya’daki çeşitlilik, Singapur veya Güney Kore gibi ülkelerdeki kadar dengeli bir dağılıma dayanmıyor; Hristiyanlık hâlâ açık ara en büyük kategori konumunda.

Fransa, ilk 10’da yer alan tek Avrupa ülkesi olarak öne çıkıyor. Ülkede Hristiyanlar (yüzde 46) ile dinî aidiyeti olmayanlar (yüzde 43) arasındaki denge, çeşitlilik puanını yükselten temel unsur. Birleşik Krallık ise hiçbir dinin mutlak çoğunluk oluşturmadığı az sayıdaki ülkeler arasında yer alıyor. Buna karşılık Polonya gibi ülkelerde Hristiyan nüfusun ezici çoğunluğu, çeşitlilik puanını aşağı çekiyor.

Hollanda örneği ise çeşitlilik dinamiklerinin nasıl değişebileceğini gösteriyor. Ülkede dinî aidiyeti olmayanların oranının yüzde 50’nin üzerine çıkması, dağılım dengesini tek bir kategori lehine bozduğu için RDI puanının düşmesine yol açtı. Bu durum, sekülerleşmenin her zaman çeşitliliği artırmadığını; denge unsurunun belirleyici olduğunu ortaya koyuyor.

201 Ülkenin 194’ünde Halkın Çoğunluğu Aynı Dinî İnanca Sahip

Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri şu: 201 ülkenin 194’ünde nüfusun en az yüzde 50’si tek bir dinî kategoriye ait. 43 ülkede ise bu oran yüzde 95’in üzerinde. Bu ülkeler ağırlıklı olarak Müslüman veya Hristiyan çoğunluklu.

Sadece 49 ülkede üç veya daha fazla dinî kategori nüfusun en az yüzde 5’ini oluşturuyor. Yalnızca yedi ülkede hiçbir din çoğunluk değil: Birleşik Krallık, Mauritius, Güney Kore, Avustralya, Fransa, Fildişi Sahili ve Singapur. Bu veriler, küresel ölçekte “yüksek çeşitlilik” kategorisinin istisnai olduğunu ortaya koyuyor. 201 ülkenin yalnızca sekizi “çok yüksek çeşitlilik” kategorisinde yer alıyor.

Bölgesel Dağılım: Asya-Pasifik Çeşitlilikte Zirvede

Bölgesel ölçekte en dinî çeşitli bölge Asya-Pasifik. Bölgenin RDI puanı 8.7. Hiçbir din çoğunluk oluşturmuyor; dinî aidiyeti olmayanlar yaklaşık üçte birlik payla en büyük grup.

Kuzey Amerika (6.0), Sahra Altı Afrika (5.9) ve Avrupa (5.6) “yüksek çeşitlilik” kategorisinde. Latin Amerika-Karayipler orta düzeyde (3.1). En düşük çeşitlilik ise 1.3 puanla Orta Doğu-Kuzey Afrika bölgesinde; nüfusun yüzde 94’ü Müslümanlardan oluşuyor. Araştırmaya göre bu dağılım, dinî çoğulculuğun yalnızca Batı ülkelerine özgü bir olgu olmadığını; Asya’nın küresel dinî dengede belirleyici bir merkez olduğunu gösteriyor.

2010’dan 2020’ye Neler Değişti?

Araştırmanın bulgularına göre istikrarlı bir genel tablo söz konusu. 201 ülkenin yüzde 76’sında RDI puanı 0.5’ten az değişti. Yüzde 84’ü aynı çeşitlilik kategorisinde kaldı. Ancak yaklaşık 25 ülkede puan en az 1 arttı.

Artışın temel nedeni, özellikle Batı ülkelerinde Hristiyan nüfusun azalması ve dinî aidiyeti olmayanların artması. ABD’de Hristiyan oranı 10 yılda 14 puan geriledi ve ülke “orta” kategoriden “yüksek” kategoriye yükseldi. İrlanda’da benzer bir eğilim görüldü.

Buna karşılık Hollanda’da dinî aidiyeti olmayanların payı yüzde 54’e çıkınca denge bozuldu ve ülke “çok yüksek” kategoriden “yüksek” kategoriye geriledi. Bu örnek, çeşitliliğin yalnızca sekülerleşmeyle artmadığını; dengenin korunmasının belirleyici olduğunu gösteriyor.

Dünya Genelinde Homojen Toplum Yapısı Baskın Model

Veriler, dünya nüfusunun büyük bölümünün orta düzey çeşitliliğe sahip ülkelerde yaşadığını ortaya koyuyor. Çok yüksek çeşitlilikte ülkelerde yaşayanların oranı yalnızca yüzde 1. Dinî çoğulculuk küresel ölçekte artış eğilimi gösterse de, homojen toplum yapısı hâlâ baskın model olmaya devam ediyor. Bu tabloya Türkiye de dâhil. Nüfusun ezici çoğunluğunun Müslüman olduğu Türkiye, PEW’in sınıflandırmasına göre düşük dinî çeşitlilik kategorisinde yer alıyor; dinî aidiyeti olmayanlar ve gayrimüslim azınlıklar toplam nüfus içinde sınırlı bir paya sahip.

Çalışma, dinî dağılımın yalnızca teolojik değil; demografik, sosyolojik ve jeopolitik sonuçları olan bir mesele olduğunu hatırlatıyor. PEW verileri, küresel din haritasının sanılandan daha karmaşık ama aynı zamanda daha dengesiz olduğunu ortaya koyuyor: Diğer bir deyişle dinî çeşitlilik sanılandan daha fazla ülkede var ama bu durum dünya genelinde eşit dağılmış değil. (P)

Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.
Yorum adedi #0

*Tüm alanları doldurunuz

Son Yüklenenler