Takvim birliği

Avrupa’da Müslümanlar Soruyor: Ramazan Tam Olarak Ne Zaman Başlıyor?

17 Şubat akşamı Suudi Arabistan’ın hilalin görüldüğünü duyurmasının ardından bazı ülkelerde Ramazan 18 Şubat’ta başlarken, Avrupa’daki birçok kurum astronomik hesaplamayı esas alarak ilk oruç gününü 19 Şubat olarak ilan etti. Fransa’da cami federasyonları farklı tarihler açıklarken, Almanya’da KRM 19 Şubat kararını duyurdu. Aynı şehirde yaşayan Müslümanların iki farklı günde oruca başlaması, hilal-hesap tartışmasını ve Avrupa’daki dinî otorite sorununu yeniden gündeme taşıdı.

Avrupa’da Müslümanlar Soruyor: Ramazan Tam Olarak Ne Zaman Başlıyor?
Fotoğraf: Abi Shanum/Shutterstock

Ramazan ayı, Müslümanlar için yılın en yoğun manevi dönemlerinden biri. Oruç, teravih, iftar sofraları ve dayanışma pratikleriyle ramazan, sosyal dayanışma ve birliktelik duygularının yoğunlaştığu bir ay olarak yaşanıyor. Ancak Avrupa’da her yıl aynı soru yeniden gündeme geliyor: Ramazan ayı tam olarak hangi gün başlıyor?

2026’da da tablo değişmedi. Suudi Arabistan’ın hilalin görüldüğünü duyurmasıyla birçok ülkede ramazan 18 Şubat Çarşamba günü başlarken, Avrupa’daki pek çok kurum ve cami federasyonu astronomik hesaplara dayanarak başlangıcı 19 Şubat Perşembe olarak ilan etti. Böylece aynı ülkede, hatta aynı şehirde yaşayan Müslümanlar iki farklı tarihten birini seçmek zorunda kaldı.

Bu karışıklık yalnızca “bir gün meselesi” değil. Hilal gözlemi ile astronomik hesap arasındaki yöntem farkı, mezheplerin ufuk (matla) tartışmaları, Avrupa’daki müslüman diasporaların kurumsal çeşitliliği ve hatta iletişim eksiklikleri bu ayrışmayı büyütüyor. Ramazan’ın birlik ayı olması beklenirken, başlangıç günleri Avrupa’da çoğu zaman bölünmüşlük tartışmasının sembolüne dönüşüyor.

Hilal Gözlemi mi, Astronomik Hesap mı?

Ramazan ayının başlangıcı hicri takvime göre belirleniyor. Ay’ın dünya etrafındaki döngüsüne dayanan bu takvim nedeniyle ramazan her yıl miladi takvimde farklı tarihlere denk geliyor. Tartışmanın asıl kaynağı ise yeni ayın başlangıcının hangi yöntemle belirleneceği.

Geleneksel yöntem ru’yet, yani hilalin fiilen gözlemlenmesi. Suudi Arabistan gibi ülkelerde resmî hilal komiteleri bu konuda belirleyici kabul ediliyor. 17 Şubat Salı akşamı yapılan gözlem çağrısının ardından Suudi Arabistan hilalin görüldüğünü duyurdu ve Ramazan’ın 18 Şubat Çarşamba başlayacağını ilan etti.

Ancak Avrupa’daki birçok kurum bu ilanı tartışmalı buldu. Avrupa Fetva ve Araştırma Konseyi (ECFR), Ramazan’ın başlangıcını 19 Şubat Perşembe olarak belirledi ve kararını “kesin astronomik hesaplara” dayandırdı. Konsey, ay-güneş kavuşumunun 17 Şubat günü öğle saatlerinde gerçekleştiğini, bu nedenle aynı akşam hilalin görülmesinin astronomik olarak mümkün olmadığını açıkladı.

Bu yaklaşım, Uluslararası İslam Fıkıh Akademisi kararlarına ve 2016 yılında İstanbul’da düzenlenen hicri takvimi birleştirme konferanslarına dayandırılıyor. ECFR, “Hilali gördüğünüzde oruca başlayın” hadisinin, günümüz şartlarında küresel birlik sağlayacak şekilde daha geniş yorumlanabileceğini savunuyor.

Hilal tartışmasının teknik boyutunu destekleyen önemli kaynaklardan biri de Utrecht Üniversitesi tarafından hazırlanan küresel hilal görünürlük haritaları. Üniversitenin verilerine göre 17 Şubat 2026 Salı akşamı Avrupa ve Orta Doğu’nun büyük bölümünde hilalin görülmesi astronomik olarak mümkün değildi; görünürlük ancak 18 Şubat Çarşamba akşamından itibaren artıyordu. Bu veri, Avrupa’daki birçok kurumun neden başlangıcı Perşembe gününe sabitlediğini açıklıyor.

Haritalar: https://webspace.science.uu.nl/~gent0113/islam/islam_lunvis_current_year.htm

Fransa’da İki Ayrı Ramazan Başlangıcı İlan Edildi

Avrupa’daki ayrışmanın en görünür örneklerinden biri Fransa’da yaşandı. Saphirnews’in aktardığına göre ülkedeki Müslümanlar ramazan ayına fiilen iki farklı tarihte başladı.

Ülkedeki yaklaşık 2 bin 500 caminin 1100’ünü temsil eden Fransa İslam Konseyi (CFCM), “bilimsel verilere göre 19 Şubat 2026 Perşembe’nin Ramazan’ın ilk günü olduğunu” duyurdu. Açıklamada, bazı Müslüman ülkelerin aldığı kararlara saygı duyulduğu ancak bu kararların Fransa’daki Müslümanları bağlamadığı vurgulandı.

Buna karşılık Paris Ulu Camii (Grande Mosquée de Paris), Suudi Arabistan’ı takip ederek Ramazan ayının ilk gününü 18 Şubat Çarşamba olarak ilan etti. Rhône Camileri Konseyi (CMR) de aynı tarihi seçtiğini ancak bunun “zor bir tercih” olduğunu açıkladı. Sonuç olarak Fransa’da Müslümanlar fiilen iki farklı başlangıç tarihi arasında tercih yapmak durumunda kaldı. Bu tablo, Ramazan’ın birlik ayı olmasına rağmen Avrupa’daki kurumsal dağınıklığı görünür kıldı.

Almanya ve Diğer Ülkelerde Açıklanan Tarihler

Almanya’da ise tartışma daha kurumsal bir çerçevede yürütüldü. Almanya’daki camilerin yaklaşık yüzde 80’ini temsil eden Almanya Müslümanları Koordinasyon Konseyi (KRM), 2008’den bu yana astronomik hesap yöntemini takip ediyor ve 2026’da da ramazanın 19 Şubat Perşembe başlayacağını ilan etti. Ayın başlangıcını ilan eden KRM açıklamasında yalnızca tarih meselesine değil, ramazan ayının toplumsal boyutuna da vurgu yapıldı. KRM Sözcüsü Ali Mete, “Ramazan bizim için bir yön bulma zamanıdır” diyerek ayın dayanışma, empati ve sorumluluk ayı olduğunu belirtti. Ancak sosyal medyada yapılan yorum ve paylaşımlar, bu kurumsal açıklamaya rağmen Almanya’daki Müslümanlar arasında başlangıç tarihi konusunda görüş ayrılıklarının sürdüğünü ve 18 Şubat’ı ilk gün olarak savunanların da bulunduğunu belirtti.

Diğer Avrupa ülkelerinde de tablo homojen değil. İspanya İslam Komisyonu 18 Şubat’ı esas alırken, Belçika’daki bazı ilmî kurullar hesap yöntemiyle 19 Şubat’ı benimsedi. İngiltere’de de camiler arasında farklı tarihler ilan edildi. Bu durum yalnızca Avrupa’ya özgü de değil; Güneydoğu Asya’dan Kuzey Amerika’ya kadar birçok bölgede benzer ayrışmalar yaşanıyor.

Müslümanlar Aklındaki Soru: “Kime Uyacağız?”

Hicri takvimi, miladi tarihlere göre takip etmedeki kafa karışıklığın altında fıkhi farklı yaklaşımlar da yatıyor: Mezheplerin hilal konusundaki farklı yaklaşımları var. Hanefi geleneğinde uzak bir ülkede güvenilir biçimde hilal görüldüyse bunun başka bölgeler için de bağlayıcı olabileceği düşünülürken, Şafii çizgide farklı ufuklar dikkate alınır ve her bölgenin kendi gözlemi esas alınır. Maliki geleneğinde ise ufuk farkının bağlayıcı olmadığı görüşü yaygındır.

Bu teorik farklılıklar, Avrupa’daki pratik soruya dönüşüyor: Müslümanlar hangi otoriteyi takip edecek? Suudi Arabistan mı, Türkiye mi, Avrupa Fetva Konseyi mi, yoksa yerel cami mi?

Aslında bu tartışmalar sadece Ramazan hilaliyle sınırlı değil. Namaz vakitleri konusunda da ihtilaflar 1960’lardan beri sürüyor. Naslarda vakitlerin dakika olarak belirlenmemesi, fıkıh terminolojisi ile astronomi terminolojisinin uyumsuzluğu, ihtiyat payları ve kuzey enlemlerindeki zorluklar bu ihtilafların temel nedenlerini oluşturuyor.

Avrupa’daki İslami cemaatler uzun müzakereler sonunda 2023 itibarıyla ortak namaz vakitleri üzerinde uzlaşmış olsa da Ramazan başlangıcı gibi hilal temelli konular, bu birliği hâlâ zorlayan başlıklar arasında yer alıyor. Avrupa’da Ramazan’ın başlangıcı tartışmaları muhtemelen sürecek. Ancak bu tartışmanın ötesinde, Ramazan’ın asıl mesajı olan dayanışma ve huzur arayışı, farklı takvimlerin ötesinde ortak bir zemini hatırlatıyor.

Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.
Yorum adedi #0

*Tüm alanları doldurunuz

Son Yüklenenler