ABD’de henüz konuşmayı bile öğrenmemiş çocuklar, sınır dışı edilip edilmeyeceklerinin belirlendiği göçmenlik mahkemelerinde hâkim karşısına çıkarılıyor. Aralarında bir yaşındaki bebeklerin de bulunduğu bu çocukların birçoğunun avukatı yok. Kendilerinden yaşadıklarını anlatmaları, neden ülkelerine dönemediklerini açıklamaları ve sığınma başvurularını gerekçelendirmeleri bekleniyor. Oysa bazıları kendilerine sorulan soruları bile anlayabilecek yaşta değil.

Trump yönetiminin göçmenlik davalarını hızlandırması ve çocuklara hukuki destek sağlayan kuruluşların finansmanını kesmesi, özellikle refakatsiz göçmen çocukların durumunu daha da zorlaştırıyor. Duruşma tarihleri ve sığınma görüşmeleri kimi zaman çok kısa süre önceden bildiriliyor. Avukatlar ve çocuk hakları savunucuları, bu uygulamaların çocukların hukuki haklarını kullanmalarını güçleştirdiğini ve yeterli savunma imkânı bulamadan sınır dışı edilmelerine yol açtığını belirtiyor.

ABD’de göçmenlik davaları ceza davası olarak görülmediği için çocuklara ücretsiz avukat atanması da yasal bir zorunluluk değil. Trump yönetimi ise şimdi göçmen çocukları mahkemelerde temsil etmek üzere devlet bünyesinde yeni bir avukat ekibi kurmayı planlıyor. Ancak çocukları gözetim altında tutan bakanlığın aynı zamanda onların hukuki temsilini de üstlenecek olması, avukatların bağımsızlığı ve çıkar çatışması konusunda yeni bir tartışma başlattı.

ABD’de Çocuklar Nasıl Avukatsız Yargılanabiliyor?

ABD’de henüz kendisini ifade edemeyecek yaştaki çocukların bile avukatları olmadan göçmenlik mahkemelerinde hâkim karşısına çıkarılabilmesinin temelinde, sınır dışı davalarının ceza yargılaması kapsamında değerlendirilmemesi yatıyor. ABD hukukunda göçmenlik davaları idari nitelikte hukuk davaları olarak görülüyor. Bu nedenle Anayasa’nın Altıncı Ek Maddesi’nin ceza davalarında güvence altına aldığı avukat yardımından yararlanma hakkı, göçmenlik davalarında aynı şekilde uygulanmıyor.

ABD Göçmenlik ve Vatandaşlık Yasası’nın 1362. maddesi, sınır dışı edilme riskiyle karşı karşıya olan kişilere avukatla temsil edilme hakkı tanıyor ancak avukat masraflarının devlet tarafından karşılanmasını zorunlu kılmıyor. Bu düzenleme çocuklar için de geçerli. Dolayısıyla henüz kendi durumunu anlatamayacak yaştaki bir çocuk bile kendisine ücretsiz avukat atanmadan göçmenlik mahkemesine çıkarılabiliyor.

2008 yılında kabul edilen İnsan Ticareti Mağdurlarını Koruma Yasası ise refakatsiz göçmen çocuklara yönelik özel güvenceler içeriyor. Yasa, çocukların insan ticareti mağduru olup olmadıklarının ve ülkelerine döndüklerinde zulme uğrama riski taşıyıp taşımadıklarının değerlendirilmesini öngörüyor. Ayrıca çocukların avukata erişiminin mümkün olan en geniş ölçüde sağlanmasını amaçlıyor. Ancak her çocuğa koşulsuz olarak devlet tarafından ücretsiz avukat atanmasını güvence altına almıyor.

ABD Adalet Bakanlığının göçmenlik mahkemelerine yönelik resmî uygulama rehberinde de hâkimlerin refakatsiz çocuklara avukat veya özel vasi atayamayacağı belirtiliyor. Bunun yerine çocukların duruşma öncesinde mahkeme salonunu tanımalarına, yanlarında oyuncak bulundurmalarına veya güvendikleri bir yetişkinin yanında oturmalarına izin verilmesi gibi uygulamalar öneriliyor.

İngilizce bilmeyen kişilere mahkemede tercüman sağlanması öngörülse de bu destek, henüz hukuki süreçleri kavrayabilecek yaşta olmayan çocukların kendilerini savunabilmeleri sorununu ortadan kaldırmıyor.

Trump Yönetimi Çocukların Sınır Dışı Edilme Süreçlerini Hızlandırdı

ABD’nin güney sınırını geçmeye çalışırken yakalanan veya aileleri Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE) tarafından gözaltına alınan yüzlerce refakatsiz göçmen çocuk, Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığına bağlı Mülteci Yerleştirme Ofisinin (ORR) gözetimindeki barınma merkezlerinde tutuluyor. Bu kurum, refakatsiz göçmen çocukların bakımından sorumlu.

Trump yönetimi döneminde bu çocukların göçmenlik davaları giderek hızlandırılırken hukuki destek imkânları ise daraltıldı. Daha önce aylar sürebilen bazı işlemler artık birkaç gün veya hafta içinde tamamlanabiliyor. Çocuklara duruşma tarihleri kimi zaman hazırlanmak veya mahkemeye ulaşmak için yeterli süre kalmayacak kadar geç bildiriliyor. Sığınma görüşmelerinin tarihleri bazen yalnızca 24 saat önceden haber verilerek değiştiriliyor.

CNN’in çok sayıda avukat, çocuk hakları savunucusu, mevcut ve eski hükûmet yetkilisiyle yaptığı görüşmelerin yanı sıra mahkeme belgeleri ve kurum içi yazışmalar üzerinde yürüttüğü inceleme, göçmenlik sistemindeki uygulamaların sık sık ve çoğu zaman önceden haber verilmeden değiştirildiğini ortaya koyuyor. Amica Göçmen Hakları Merkezinin çocuk programları müdür yardımcısı Daniel Gestal, çocukların sığınma görüşmelerinin ve mahkeme süreçlerinin son aylarda belirgin biçimde hızlandığını, özellikle son birkaç haftada bu hızlanmanın daha da arttığını belirtiyor.

Bu süreçte toplu duruşmalar da giderek yaygınlaşıyor; onlarca çocuğun aynı anda katıldığı, birçoğunun avukatının bulunmadığı duruşmalar düzenleniyor. Üstelik bazı duruşmalar mahkeme salonları yerine İç Güvenlik Bakanlığına ait ofisler gibi yargılama amacıyla tasarlanmamış mekânlarda gerçekleştiriliyor.

El Pais’in 14 Eylül tarihli haberinde aktardığı bir örnek, çocukların bu duruşmalarda neler yaşadığını gösteriyor. Temmuz ayında 11 yaşındaki José, babasıyla birlikte kendilerine yardımcı olan bir aktivistin evinden çevrim içi göçmenlik duruşmasına katıldı. Sabah 07.30’da başlayan bekleyişi tam dokuz saat sürdü. Aynı duruşmaya 25 çocuk daha katılıyordu. Hâkimin talimatıyla çocukların saatler boyunca kameranın görüş alanında kalması gerekiyordu. Bekleyiş uzadıkça yorulan José başını masaya koyarken kendisine eşlik eden aktivist dinlenebilmesi için ona bir yastık getirdi. Ekrandaki diğer çocuklardan bazıları ise sıralarını beklerken uyuyakaldı. Dokuz saatlik bekleyişin ardından yaklaşık 15 dakika süren görüşmede hâkim, çocuğa sığınma başvurusu için yapması gerekenleri anlattı. Ancak kendisine eşlik eden aktiviste göre José, söylenenleri anlamadı.

CNN’in 29 Eylül tarihli haberinde aktarılan bir başka örnekte ise Teksas’ın Harlingen kentindeki bir duruşmada en küçüğü 3 yaşında 25 göçmen çocuk hâkim karşısına çıkarıldı. Avukatı bulunmayan 13 yaşındaki Honduraslı Angel’a ülkesine dönmesine engel bir neden olup olmadığı soruldu. Angel, annesinin ve ailesinin büyük bölümünün ABD’de yaşadığını, Honduras’a dönmenin ise çok tehlikeli olduğunu anlattı. Ancak hâkim, bu açıklamaların sığınma hakkı için yeterli olmadığını belirterek ülkeden gönüllü olarak ayrılmayı mı, yoksa hakkında sınır dışı kararı verilmesini mi tercih ettiğini sordu. “Bilmiyorum.” diye cevap veren küçük çocuk ardından “Kimsem yok. Hiçbir şeyim yok.” diyerek ağlamaya başladı. Hâkim, sınır dışı kararına itiraz etmesi için çocuğa ay sonuna kadar süre tanırken, aynı duruşmada avukatı bulunmayan 15 çocuğa gönüllü olarak ülkeden ayrılmak isteyip istemedikleri sorulduğunda hiçbiri elini kaldırmadı.

El País’e konuşan hukukçular ve göçmen hakları savunucuları, Mayıs 2026’dan bu yana toplu ön duruşmaların daha fazla kullanılmasını, Trump yönetiminin sınır dışı işlemlerini hızlandırma çabasının bir parçası olarak değerlendiriyor. Yargılama süreçlerinin hızlanması, özellikle karmaşık sığınma davaları olan çocuklar açısından ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Çünkü yetişkinler gibi çocuklar da sığınma taleplerini destekleyecek deliller sunmak zorunda.

Refakatsiz çocuklarla çalışan bir hak savunucusu, CNN’e yaptığı açıklamada çocukların içinde bulundukları durumu şu sözlerle anlatıyor:

“Dört yaşındaki çocuklar nerede olduklarını, ne yaşadıklarını bilmiyorlar. Belki bir hâkimle konuştuklarını ve hâkimin kendilerine adlarını sorduğunu anlayabiliyorlar ama kavrayabildikleri şey bundan ibaret.”

Aynı hak savunucusu, daha önce hiç bu kadar çok sınır dışı kararına tanık olmadığını ve bu kararların kendilerini savunacak kimsesi bulunmayan çocuklar hakkında verilmesinin son derece sarsıcı olduğunu belirtiyor.

Öte yandan çocukları yanlarına almak isteyen akrabalar ve vasiler de yeni engellerle karşılaşıyor. Trump yönetimi, refakatsiz göçmen çocukların bakımını üstlenmek isteyen kişilerden göçmenlik statülerini belgelemelerini istiyor. Bu nedenle bazı aile üyeleri, kendilerinin de gözaltına alınabileceği veya sınır dışı edilebileceği korkusuyla başvurularından vazgeçiyor. Böylece yanlarına yerleşebilecekleri yakınları bulunan çocuklar bile devlet gözetimindeki barınma merkezlerinde daha uzun süre kalmak zorunda bırakılıyor.

Göçmen hakları savunucuları ve avukatlar, Trump yönetiminin yaptığı değişikliklerin çocukların daha hızlı sınır dışı edilmesini amaçladığını savunuyor. Yönetim yetkilileri ise uygulamaların çocukların güvenliğini sağlamak ve daha kapsamlı güvenlik incelemeleri yapmak için gerekli olduğunu ileri sürüyor.

Hukuki Destek Kesiliyor, Çocuklar Savunmasız Bırakılıyor

Trump yönetimi, temmuz ayında refakatsiz göçmen çocuklara hukuki destek sağlayan Acacia Adalet Merkeziyle yıllık 200 milyon dolar değerindeki sözleşmesini yenilemedi. Acacia, ülke genelinde yaklaşık 100 kuruluş aracılığıyla 20 binden fazla çocuğa hukuki danışmanlık ve avukat desteği sağlıyordu. Her çocuğun avukatı bulunmasa da çocuklar hakları ve başvurabilecekleri hukuki yollar hakkında bilgilendiriliyordu. Acacia’nın İcra Direktörü Shaina Aber’e göre önceki sistemde, gözetim altındaki çocukların avukatsız sınır dışı edilmesini önleyen güvenceler de bulunuyordu.

Ağustos başında hükûmet, bu hizmetlerin sürdürülmesi için ABD Mülteciler ve Göçmenler Komitesine (USCRI) yıl sonuna kadar 20 milyon dolara varan kaynak ayırdı. Ancak avukatlar ve çocuk hakları savunucuları, yeni sistemde görevlendirilen bazı avukatların duruşmalara katılmadığını, bazılarının ise katılsalar bile çocuklar adına söz almadığını bildirdi. CNN’in aktardığına göre Teksas’taki bir duruşmada USCRI’den bir avukat, bazı çocukların duruşmalarını çevrim içi takip etmesine rağmen söz almadı. Duruşmayı izleyen ProBar hukuk direktörü Lauren Fisher Flores, 20 yıllık meslek hayatında çocukların hukuki korunma imkânlarının bu ölçüde sınırlandığına tanık olmadığını söyledi.

Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığı ise yeni sözleşmenin çocuklara hukuki destek sağlama konusundaki kararlılıklarını gösterdiğini savunuyor. USCRI, avukatlarının duruşmalardaki tutumuna ilişkin CNN’in sorularını yanıtsız bıraktı. Öte yandan federal fonların kesilmesi bazı kuruluşların faaliyetlerini de etkiledi. Teksas’taki Estrella del Paso, refakatsiz çocuklara yönelik programını kapatırken 18 çalışanından 13’ünü işten çıkardı.

Hukuki desteğin yetersiz kaldığı duruşmalarda yaşananlar, çocukların karşı karşıya olduğu sorunların boyutunu ortaya koyuyor. ABD’de göçmen çocuklara hukuki destek sağlayan kuruluşlar, 1 Eylül’de düzenledikleri basın toplantısında buna ilişkin çeşitli vakalar paylaştı. Bunlardan birinde, 18 Ağustos’ta Arizona’daki bir göçmenlik mahkemesine henüz bir yaşındaki bir bebek avukatı olmadan çıkarıldı. Hâkim, çocuğun sığınma başvurusu yapması gerektiğini bildirdi.

Los Angeles’ta ise 6 Ağustos’ta avukatı bulunmayan başka bir çocuk, ABD’den gönüllü olarak ayrılmak istediğini söyledi. Ancak tesadüfen mahkeme salonunda bulunan ve yıllardır göçmen çocukları ücretsiz temsil eden bir avukatın müdahalesiyle çocuğun davasına devam edebilmesi sağlandı.

Acacia Adalet Merkezinin İletişim Direktörü Bilal Askaryar’ın aktardığına göre bu olaydan beş gün sonra Teksas’ta benzer durumdaki başka bir çocuk, yanında kendisine hukuki destek sağlayacak bir avukat bulunmadığı için neyi kabul ettiğini tam olarak anlamadan göçmenlik hukukundan doğan taleplerinden vazgeçti.

Avukatsız kalan çocukların karşılaştığı sorunlar mahkeme salonlarıyla da sınırlı değil. CNN’e konuşan bir çocuk hakları savunucusuna göre çocukların çoğu sığınma başvurusu için gerekli formları okuyamıyor, nasıl doldurup teslim edeceklerini bilmiyor. Bu nedenle sığınma talebinde bulunamayan çocuklar hakkında sınır dışı kararı verilebiliyor. Savunucu, bu durumu eleştirerek çocuklara ülkelerine döndüklerinde kimin yanına gideceklerinin veya güvende olup olmayacaklarının bile sorulmadığını belirtiyor.

Çocukların sığınma görüşmelerinde yaşadıkları da benzer sorunları ortaya koyuyor. ProBar hukuk direktörü Lauren Fisher Flores’in CNN’e anlattığı bir görüşmede, sığınma başvurusu hakkında sorular yöneltilen çocuk henüz üç yaşındaydı. Sandalyeye sığmayacak kadar küçük olan çocuk, bir süre sonra yere oturup mobilyalara yara bandı yapıştırmaya ve oyuncak dinozorlarıyla oynamaya başladı. Bu sırada görevli, çocuğa sığınma başvurusuyla ilgili sorular sormaya çalışıyordu.

Chicago merkezli Çocuk Hukuk Merkezinin (Children’s Legal Center) İcra Direktörü Laura Smith ise 1 Eylül’deki basın toplantısında, kuruluşlarının temmuz ve ağustos aylarında temsil ettiği yedi çocuğun adil yargılanma güvenceleri sağlanmadan sınır dışı edildiğini belirtti. Smith’in aktardığına göre bu çocuklar arasında kaçırılma mağdurları, ülkelerinde anne veya babalarının öldürülmesine tanık olanlar ve aileleri tarafından terk edilenler de bulunuyordu. Smith, bu vakaların hükûmetin göçmen çocukların sınır dışı edilme süreçlerini de hızlandırmayı amaçladığını gösterdiğini savundu.

Trump Yönetiminden Yeni Adım: Çocuklara Devlet Avukatı Atanacak

Göçmen çocukların hukuki desteğe erişimine ilişkin tartışmalar sürerken Trump yönetimi, refakatsiz çocukları göçmenlik mahkemelerinde temsil etmek üzere devlet bünyesinde yeni bir avukat ekibi oluşturma kararı aldı. Associated Press’in (AP) 7 Ekim ve El País’in 8 Ekim tarihli haberlerine göre Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığı bünyesinde kurulacak birim, çocuklara doğrudan hukuki danışmanlık ve temsil hizmeti sunacak.

Bakanlık, yeni birimin çocukların aileleriyle güvenli biçimde yeniden bir araya gelmesini ve ihtiyaç duydukları hukuki desteğe ulaşmasını amaçladığını açıkladı. Ancak birimin ne zaman faaliyete geçeceği, nasıl çalışacağı ve bağımsız hukuk kuruluşlarıyla iş birliğinin sürdürülüp sürdürülmeyeceği henüz netleşmedi.

Çocuk hakları örgütleri ise düzenlemenin ciddi bir çıkar çatışması yaratabileceği uyarısında bulunuyor. Çünkü yeni sistemde çocukların avukatları, onları federal gözetim altında tutan bakanlığın çalışanları olacak. El País’e konuşan Acacia Adalet Merkezinin yöneticilerinden Bettina Rodríguez Schlegel, çocukların hukuki temsilinin onları gözetim altında tutan kurumun bünyesine alınmasının avukatların bağımsızlığına ilişkin temel ilkelerle bağdaşmadığını savunuyor.

Çocuklara ücretsiz hukuki destek sağlayan Kids in Need of Defense (KIND) kuruluşunun başkanı Wendy Young da yeni sistemde çocukların avukatlarının, göçmenlik hâkimlerinin ve sınır dışı edilmelerini talep eden hükûmet avukatlarının tamamının federal devlet çalışanı olacağına dikkat çekiyor. Young, bunun çocukların davalarının bütün yönleriyle savunulması yerine gönüllü olarak ülkeden ayrılmaya yönlendirilmeleri riskini doğurabileceğini belirtiyor.

Öte yandan federal hükûmet, göçmen çocukların hukuki temsili konusunda daha önce deneyimi bulunmayan Our Rescue adlı kuruluşa da 244 milyon dolara ulaşabilecek bir sözleşme verdi. Acacia’nın hukuki itirazda bulunduğu bu geçiş sürecinde, refakatsiz çocukların bağımsız avukat desteğine nasıl erişeceği konusundaki belirsizlik devam ediyor.