Elektrik Kesintisi

Başkent Berlin, Aşırı Solcuların Saldırısı Sonucu Karanlığa Teslim

Berlin’de aşırı solcu bir grubun saldırısı neticesinde on binlerce hane elektriksiz kaldı. Söz konusu elektrik kesintisi, Almanya’da sol terörizme ve ülkenin kritik altyapısının güvenliğine dair yeni bir tartışmayı da alevlendirdi. Elektrik kesintisinin arkasındaki gelişmeleri sizin için derledik.

Başkent Berlin, Aşırı Solcuların Saldırısı Sonucu Karanlığa Teslim
Berlin'de aşırı solcu bir grubun gerçekleştirdiği saldırı neticesinde onbinlerce hane elektriksiz kaldı. | Fotoğraf: shutterstock.com | Değişiklikler: Perspektif

Almanya’nın başkenti Berlin’de 3 Ocak’ta elektrik kablolarına yapılan bir saldırının ardından on binlerce haneye elektrik verilemedi. 45.000 hanenin etkilendiği Berlin’deki elektrik kesintinin 8 Ocak gününe kadar sürmesi beklenirken, yapılan tamir çalışmalarının ardından bazı ilçelerde elektrik yeniden sağlanabildi. Nikolassee, Zehlendorf ve Wannsee gibi ilçelerdeki 35.000 kişi ise elektrik kesintisinin ortadan kalkması için bekliyor.

Berlin’in elektrik tedarik şirketinden yapılan açıklamada, Berlin’in güneybatısında elektrik kablolarına yapılan saldırının ardından Lichterfelde semtinde 14 bin haneye ve 500’ün üzerinde işletmeye yeniden elektrik sağlandığı belirtildi.

Trafik Lambaları ve Isıtma Sistemleri İptal Oldu

Noel tatilinin ardından eğitimin yeniden başladığı Berlin’de elektrik kesintisinden etkilenen bölgede, 19 okul ile çok sayıda kreş çarşamba gününe kadar kapalı kalacak.

Hava sıcaklığının sıfırın altında seyrettiği Berlin’de elektrik kesintisinden etkilenen bölgede ısınma sorunu da yaşanıyor. Isınma sistemleri elektrikle çalıştığı için çok sayıda kişi geceyi soğuk evlerinde geçirmek zorunda kalıyor. “Büyük çaplı acil durum” ilan eden Berlin eyalet yönetimi, elektrik kesintisinden etkilenenler için spor salonlarına yataklar yerleştirdi. Birçok kişinin ise otellerde kaldığı bildirildi.

Yetkililer, bölge sakinlerine elektrik kesintisinin giderilmesine kadar yakınlarının yanında kalmaları, bölgede kalanların da cep telefonlarını tasarruflu kullanmalarını istedi.

Elektrik kesintilerinin yaşandığı bölgede bazı süpermarketler, vatandaşlara sıcak su ve cep telefonlarını şarj etme imkânı sağlıyor. Sivil Savunma ve Teknik Yardım Teşkilatının (THW), bölgede vatandaşlara hizmet verdiği, polisin de araçlarla devriye gezdiği gözlemlenirken, söz konusu ilçelerde trafik lambaları da çalışmıyor.

Birçok iş yeri kapalı kalırken, bazı marketler ise jeneratör kullanarak vatandaşlara hizmet veriyor. Başkentte yaşayan birçok insan, evlerin bir haftadan fazla süreyle sıfırın altındaki sıcaklıkta kalması durumunda boru patlamaları gibi sorunların da yaşanabileceğini belirtiyor.

Saldırıyı Aşırı Solcu “Volkan Grubu” Üstlendi

Berlin’deki Lichterfelde Elektrik Santrali’ne giden elektrik kablolarına yapılan sabotaj sonucu kentin güneybatısında yaklaşık 50 bin hane elektriksiz kalmıştı. Elektrik kablolarına yapılan kundaklamayı aşırı solcu Volkan Grubu (Vulkan Gruppe) üstlenmişti. Grup sabotajı “kamu yararını gözeten bir eylem” olarak nitelendirirken Eyalet Kriminal Dairesi bünyesindeki Devlet Koruma Birimi (Staatsschutz) ise söz konusu gruba yönelik soruşturmayı üstlendi.

Berlin Büyükşehir Belediye Başkanı Kai Wegner (CDU) söz konusu saldırının yalnızca bir kundaklama ya da sabotaj olmadığını, bir terör eylemi olduğunu belirterek kovuşturma için son hızda çalışıldığını ifade etti. Faillerin en kısa zamanda yakalanacağını belirten Wegner açıklamasında şunları söyledi: “Bir kez daha altyapımıza saldıran ve böylece belki solunum cihazlarına ihtiyaç duyan yaşlıların ve küçük çocuklu ailelerin yaşamlarını tehlikeye atan bu grup, aşırı solcu bir grup. Şimdi bu failleri yakalamamız gerekiyor. Çünkü bu şaka değil; terörizm.”

Saldırıyı üstlenen grup ise yaptığı açıklamada, “Bu gece Berlin-Lichterfelde’deki gaz santralini başarıyla sabote ettik.” ifadeleri yer aldı. Alman polisinde bulunan itiraf mektubunda, “Gaz santraline yönelik saldırı, yeryüzünü ve yaşamı koruyan herkesle dayanışma içinde gerçekleştirilen bir meşru müdafaa eylemidir.” ifadeleri yer aldı.

Grup ayrıca yaptığı açıklamada, saldırının nasıl gerçekleştirildiği ile ilgili de detaylar verdi. Buna göre grup, elektrik kablolarının geçtiği köprünün altında yer alan yüksek gerilim kablolarını dört şantiye demiriyle birbirine bağlayarak kısa devre oluşturdu. Bunun üzerine Wannsee, Zehlendorf ve Nikolassee gibi varlıklı semtlerde elektrik kesintileri yaşanırken grup saldırıyla birlikte asıl hedeflerinin elektrik kesintisi olmadığını, aslında fosil enerji ekonomisini hedeflediklerini açıkladı. Grup ayrıca, “Berlin’in güneybatısında yaşayan daha az varlıklı insanlardan özür diliyoruz. Bu semtlerdeki çok sayıdaki villa sahibine yönelik ise merhametimiz sınırlı.” dedi.

Zincirleme reaksiyonlardan kendilerini sorumlu tutmayan ve insan hayatını tehlikeye atmak istemediklerini iddia eden grup, elektrik kesintilerinden etkilenen Berlinlilere “Komşularınızın kapısını çalın. Dayanışma içinde destek sunarak diğerlerine yardım edin ve birbirinizi bilgilendirin” tavsiyelerinde bulundu.

Volkan Grubu Kimdir?

Almanya’da 2011 yılında kurulan ve aşırı solcu bir oluşum olan Volkan Grubu’nun, Berlin ve Brandenburg’ta birçok kundaklama eylemi gerçekleştirdiği tahmin ediliyor. Grubun 2021 ve 2024 yılında Grünheide’deki Tesla fabrikasının elektrik tedarik sistemini hedef aldığı düşünülüyor. 2024 yılındaki bu saldırıda yüksek gerilim hatlarının kundaklanması, binlerce özel hanenin elektriksiz kalmasına yol açmıştı. Mayıs 2011’de Berlin Ostkreuz S-Bahn istasyonundaki bir kablo hattına yapılan saldırı sırasında ise sayısız insan toplu taşıma mağduru olmuştu.

Federal İçişleri Bakanlığı’nın Handelsblatt’a yaptığı açıklamaya göre grubun Almanya’da 2011 yılından beri 12 kundaklama olayını gerçekleştirdiği şüphesi var. Bu saldırılar arasında kablo kanalları, iletişim direkleri veya elektrik hatları gibi hedefler bulunurken, saldırıların çoğunun kısmen ciddi hasarlara yol açtığı, radyo ve iletişim ağlarını aksatıp toplu taşımayı engellediği ifade ediliyor.

Uzun zamandır saldırılarla gündeme gelen grup hakkında Anayasayı Koruma Dairesi ve polis nezdinde kapsamlı bilgiler ise bulunmuyor. Grubun Berlin’de ne kadarlık bir insan potansiyelinin bulunduğu bilinmiyor. Fakat saldırılara dair itiraf mektuplarındaki üslup incelendiğinde metinlerin kısmen aynı yazar grubu tarafından yazıldığı düşünülüyor. Federal Anayasayı Koruma Dairesine göre grubun sabotaj eylemleri, ulaşım ve iletişim altyapısının kırılganlığını göstermek, kamu düzenini bozmak ve büyük maddi hasara yol açmak gibi amaçlar taşıyor.

Saldırıyla ilgili açıklama yapan Federal İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt (CSU) Bild gazetesine yaptığı açıklamada, “Değerlendirmemize göre bu, derin bilgiye sahip ve kasıtlı planlanmış bir saldırı. Sol terörizm Almanya’da artan bir yoğunlukla geri dönüyor.” dedi. Berlin Anayasayı Koruma Dairesi’ne göre Volkan Grubu, şiddet odaklı, anarşist sol çevrelerden oluşan bir grup.

Almanya’nın Kritik Altyapıları Güvende mi?

Saldırının ardından, başkent Berlin’de elektrik tedarikini güvence altına alacak ikinci bir kablo bağlantısının bulunmamasına yönelik eleştiriler de artıyor. Almanya’nın birçok şehrinde kritik altyapının teknik arızalar ya da sabotajlar karşısında aksamaması adına yedek güvenlik sistemleri kullanılıyor.

2024 yılında aynı grubun Tesla fabrikasına yönelik saldırısının ardından Alman sanayi ve Ticaret Odası (DIHK) yaptığı açıklamada fiziksel güvenlik ile veri ve bilgi güvenliğinin artık ayrılamayacağını açıklamıştı. DIHK Genel Müdürü Martin Wansleben, “Siyaset ve ekonomi, şebekelerin ve kritik tesislerin güvenliğini sağlamak için sorumluluk almalı.” ifadelerinde bulunmuştu.

Almanya’da yayın yapan sol tendanslı taz gazetesi redaktörü Jost Maurin ise yayınladığı yorumda, “Eğer Berlin’in bazı bölgelerindeki elektrik tedarikine yapılan saldırının arkasında gerçekten sol ekstremistler varsa, bu kendi amaçlarına zarar vermiş demektir. Bu tür eylemler, sadece solun reddedilmesini ve itibarının zedelenmesini körükler.” dedi.

Saldırı nedeniyle on binlerce Berlinlinin kış ortasında elektriksiz ve ısınmasız kaldığını söyleyen Maurin, “Bunu iklim korumasını ilerleteceğini düşünmek, gerçekten büyük bir yanılgı olur. Tam tersine: Bu tür eylemler, birçok insanın küresel ısınmaya karşı yürütülen mücadeleden tehdit altında hissetmesine yol açar. İnsanlar, barışçıl aktivistler ile yıkıcı öfkeli kişiler arasında ayrım yapamayabilir.” yorumunda bulundu. (P, AA)

admin

Lisans eğitimini Münster Üniversitesinde Sosyoloji ve Siyaset Bilimi bölümlerinde çift anadal olarak tamamlayan Kandemir, Duisburg-Essen Üniversitesinde sosyoloji yüksek lisans eğitimini sürdürmektedir. Ağırlıklı çalışma alanları göç sosyolojisi ve ulusaşırı Türk toplulukları olan Kandemir Perspektif dergisi editörüdür.

Yazarın diğer yazıları
Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.
Yorum adedi #0

*Tüm alanları doldurunuz

Son Yüklenenler