İsrail

Dünya, Gazze Soykırımı Nedeniyle İsrail Ürünlerini Reddediyor

Uluslararası boykotlar nedeniyle Avrupa ve Asya pazarını kaybeden İsrail, tarım ihracatında çöküş riskiyle karşı karşıya.

Dünya, Gazze Soykırımı Nedeniyle İsrail Ürünlerini Reddediyor
©Shutterstock.com

İsrailli çiftçiler, ülkenin tarım ihracatı sektörünün Gazze soykırımına yönelik uluslararası tepki nedeniyle yaklaşan bir “çöküş” riskiyle karşı karşıya olduğu konusunda uyarıyor.

ABD merkezli haber kuruluşu Mondoweiss, geçtiğimiz günlerde İsrail’in iki önemli tarım ihracat kalemi olan narenciye ve mangoya ilişkin Kan 11 tarafından yayımlanan iki raporu değerlendiren bir makale yayımladı. Raporlar, İsrail’e yönelik boykotun etkilerini ve İsrail “markasının” neden bir daha toparlanamayabileceğini nedenleriyle ortaya koyuyor.

Avrupa pazarlarına yönelik meyve ihracatında yaşanan ciddi sorunları ele alan raporlar, üreticilerin “yaklaşan çöküş” olarak nitelendirdiği durumu gözler önüne seriyor ve İsrail’e yönelik uluslararası boykotun etkisini doğruluyor. Raporlara göre, İsrail, Rusya ile birlikte “boykot edilenler ittifakı” içinde yer alıyor ve bu izolasyonda Avrupa pazarı büyük bir rol oynuyor.

Meselenin bir başka boyutu ise, Yemen’deki Husiler’in güneydeki Kızıldeniz’i abluka altına alması ve İsrailli nakliye şirketlerini daha uzun ve pahalı rotaları kullanmaya zorlaması. Bu durum, İsrail’in Asya pazarını da olumsuz etkiliyor.

Avrupa ve Asya’yı Kaybeden İsrail, Rusya’ya Yöneldi

Ronen Alfasi adlı bir çiftçi, sektöründeki ürünlerin çoğunun Asya ülkelerine ihraç edildiğini, ancak “Husiler’e karşı lojistik sorunu” nedeniyle tüm lojistik hatların değiştiğini belirtiyor. Daha uzun ve pahalı rotalar kullanıldığı için konteynerler 90-100 gün geç ulaşıyor ve büyük kalite sorunlarıyla geliyor.

Kan 11’e konuşan bir mango çiftçisi ise, Avrupalılar için “Onlar mango istemiyor,” diyor ve ekliyor: “Avrupa’da sadece bir şeye ihtiyaç duyduklarında bize geliyorlar. Başka bir alternatifleri varsa, bizden almaktan kaçınıyorlar.”

Avrupa ve Asya pazarlarının büyük ölçüde devre dışı kalmasının ardından, İsrail’in elinde kalan tek pazar Rusya. Alfasi, narenciye üreticisi olarak zarar etmesine rağmen sadece depolama masraflarını karşılamak için Rusya’ya ihracat yaptığını belirtiyor.

Ana Etken: Gazze Soykırımı

Tek ve net bir faktör olmasa da, Gazze’deki soykırım, yaşanan krizin ortak nedenlerinden biri olarak öne çıkıyor. İsrailliler bir yandan soykırımı reddederken, yaptıkları açıklamalar ise soykırıma fiilen destek verdiklerini gösteriyor. Kudüs İbrani Üniversitesi’nin Haziran 2025’teki anketine göre, Yahudi İsraillilerin büyük çoğunluğu “Gazze’de masum insan yok” görüşünü paylaşıyor.

Uzmanlara göre, düşen ihracat sadece ekonomik sektörü etkilemekle de kalmıyor; İsrail’in markası ve itibarı da ciddi şekilde zarar görmüş durumda ve kolay kolay toparlanması beklenmiyor.

Yafa Portakalının Sonu mu?

Kasım 2025 sonunda yayımlanan ve popüler bir İsrail şarkısına atıfta bulunan “Portakal Mevsiminin Sonu” başlıklı Kan 11 raporu, kibbutz Givat Haim Ichud’daki narenciye bahçelerine odaklanıyor. Bu bahçeler, etnik olarak temizlenmiş Khirbet al-Manshiyya adlı Filistin köyünden kalan kaktüslerin bulunduğu noktanın hemen yakınında yer alıyor. Bahçe üreticisi Nitzan Weisberg, tüm bahçelerin ihracat siparişlerinin olmaması nedeniyle sökülme riskiyle karşı karşıya olduğunu söylüyor.

Weisberg, iki yıl önce kibbutz için bahçe yönetimine başlamış ve sektörü yeniden kârlı hâle getirmek için narenciye bahçelerinin yarısını kesmiş. Ancak Avrupa’dan gelen siparişler iptal edilmeye başlayınca, kalan yarım bahçenin ürünlerini bile satamıyor. “Kaliteli olmasına rağmen İsrail meyvesi şu anda Avrupa’da daha az tercih ediliyor,” diyor. Savaş nedeniyle zararda olduklarını belirten Weisberg, durum daha da kötüleşirse “çöküş” olacağını belirtiyor.

Raporda ayrıca neredeyse hiç portakal yetişmediği, yetişenlerin de sadece yerel pazar için olduğu belirtiliyor. İsrail tarım ihracatının en bilinen simgesi olan “Yafa portakalları” neredeyse uluslararası pazardan tamamen silinmiş durumda. İronik bir şekilde, bu marka aynı zamanda İsrail’in Filistin kültürünü sömürgeci bir yaklaşımla sahiplenmesinin sembolü olarak görülüyor. Yafa portakalı, 1800’lerin ortasında Filistinli çiftçiler tarafından yetiştirilmiş ve ihracat yapılan liman kenti Yafa sayesinde dünya çapında tanınmıştı. 1948’de Siyonist milisler şehirde Filistinlilere etnik temizlik uyguladı ve portakal bahçeleriyle birlikte İsrail markayı da sahiplendi.

İsrail Narenciye Üreticileri Örgütü Genel Sekreteri Daniel Klusky, daha önce bazı portakalları İskandinavya’ya ihraç ettiklerini, ama savaştan sonra tek bir konteyner bile ihraç edemediklerini söylüyor.

Çürüyen Mangolar

Ağustos 2025’in sonunda Kan 11’de yayınlanan bir diğer rapor, kuzeydeki mango hasadına odaklanıyor. Sezon “İsrail’de mango üreticileri için yaşanan en zor dönemlerden biri” olarak tanımlanıyor. Emekli bir general ve eski bir ordu sözcüsü olan, şimdi ise mango yetiştiriciliği ile uğraşan Moti Almoz’a göre sorun üretimden kaynaklanmıyor. “Bu sezon çılgın bir hasat yapıldı” diyen emekli general, sorunun mahsulün “yüzde 25’inin yerde kalması” olduğunu belirtiyor.

Narenciyede olduğu gibi mango üreticileri için de birçok uluslararası pazar kapandı; Almoz yüzbinlerce şekel kaybettiğini, büyük çiftliklerin ise milyonlar kaybettiğini belirtiyor. Tahminlere göre 1200 ton meyvenin 700 tonunun ağaçta kalacak, yere düşecek ve çürüyecek. “Daha önce hiç yaşamadığımız bir kriz,” olarak açıklıyor yaşanan bu durumu mango çiftçisi Dodi Matalon.

Pazarın yüzde 15’ini oluşturan Gazze Şeridi ise tamamen kapandı. Batı Şeria’daki Filistinliler de artık çok daha az alım yapıyor. Ancak asıl büyük darbe dış pazardan gelmiş: İsrail mangolarının yüzde 30’u özellikle Avrupa’ya ihraç ediliyorken bu pazarlar da tek tek kapanmaya başlamış. Çiftçi Almoz, “Gazze’deki savaş nedeniyle İsrail’den yapılan alımların ölçeği azaldı, bizim mangolarımızı istemiyorlar.” diyor.

Matalon ise Avrupa’da ürünlerin menşeini gösteren “küçük etiketlerin” bulunduğunu belirterek, “Bunun etkisini net bir şekilde görebiliyoruz,” diyor. Matalon’a göre, İsrail’in kötüleşen ihracat tarımı sektörünün kurtarılması için hükûmet müdahalesi şart. Aksi hâlde, “kendimizi ihracat tarımı olmayan bir ülke olarak bulacağız.” diyor.

İşçi partili, emekli general olan çiftçi Almoz, para kazanma ihtimali olsa bile Gazze’ye satış yapmayacağını da açıkça dile getiriyor: “Eğer bu (mango) Hamas’a yarayacaksa, para kazanmak yerine kaybetmeyi tercih ederim.”

Dış Ticaret Açığı Rekor Kırdı

Öte yandan 2025 yılı dış ticaret verileri, ülkenin sadece tarımda değil, tüm ihracat alanlarında ciddi bir gerileme yaşadığını ortaya koyuyor. İsrail’in önde gelen ekonomi gazetesi Calcalist’in, İsrail İstatistik Kurumu verilerine dayandırdığı haberine göre, ülkenin dış ticaret açığı 2025’te 38 milyar dolarla rekor seviyeye ulaştı. Olağan dışı kalemler hariç tutulduğunda ise açık yaklaşık 30 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Calcalist’in “altın rakam” olarak tanımladığı bu seviye, 2024’teki 25,8 milyar dolarlık açığa kıyasla yaklaşık yüzde 20’lik keskin bir artışa işaret ediyor.

İthalat 84,4 milyar dolara yükselirken, ihracat neredeyse durarak yalnızca yüzde 1 artışla 53,4 milyar dolarda kaldı. Özellikle yüksek teknoloji ve kimya sektörlerinde sert düşüşler yaşandı; kimya ihracatı yüzde 32 geriledi.

Uzmanlar, İsrail ekonomisinin giderek “hizmet odaklı” hâle geldiğini, ancak bu durumun sanayi ve üretimdeki yapısal zayıflığı gizleyemediğini belirtiyor. Ekonominin tek bir sektöre, yani yüksek teknolojiye bağımlı hâle gelmesinin uzun vadede risk oluşturduğu vurgulanıyor. (P)

Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.
Yorum adedi #0

*Tüm alanları doldurunuz

Son Yüklenenler