Seçim

Baden-Württemberg’de Başa Baş Yarış: Yeşiller Birinci, Cem Özdemir Başbakanlığa Yaklaştı

Almanya’nın “seçim yılı” Baden-Württemberg eyaletinde başladı. Yeşiller yüzde 31,4 oyla eyalette birinci parti olurken koalisyon görüşmeleri öncesinde Cem Özdemir başbakanlık için en güçlü isim konumuna geldi. Aşırı sağcı AfD Batı Almanya’daki en güçlü sonuçlarından birine ulaşırken Sosyal Demokrat Parti tarihî bir gerileme yaşadı.

Baden-Württemberg’de Başa Baş Yarış: Yeşiller Birinci, Cem Özdemir Başbakanlığa Yaklaştı
Fotoğraf: nitpicker / Shutterstock.com

Almanya’da bu yıl beş eyalette sandıkların kurulacağı “seçim yılı” Baden-Württemberg’te başladı. Ülkenin ekonomik açıdan en güçlü eyaletlerinden biri olan Baden-Württemberg’te seçmenler 8 Mart’ta yeni eyalet parlamentosunu belirlemek için sandığa gitti. Yaklaşık 7,7 milyon seçmenin oy kullanma hakkına sahip olduğu seçimde katılım oranı yüzde 69,6’ya ulaştı ve önceki seçime göre belirgin bir artış kaydedildi.

Henüz resmîleşmeye sonuçlara göre Yeşiller yüzde 31,4 oy alarak eyalette bir kez daha en güçlü parti konumunu korudu. Onu yüzde 29,9 ile Hristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) takip etti. Aşırı sağcı Almanya İçin Alternatif Partisi (AfD) yüzde 18,1 ile üçüncü sıraya yükselirken, Sosyal Demokrat Parti (SPD) yüzde 5,4 ile eyalette tarihsel olarak en zayıf sonuçlarından birini aldı ve parlamentoya ancak sınırlı bir temsil gücüyle girebildi. Hür Demokrat Parti (FDP) ve Sol Parti (Die Linke) ise yüzde 5 barajının altında kalarak parlamento dışında kaldı.

Sandıktan çıkan sonuç, Yeşiller ile CDU arasındaki yarışın oldukça başa baş geçtiğini gösterdi. Uzun süre anketlerde açık ara önde görünen CDU ve liste başı adayı Manuel Hagel, önceki seçimlere göre oylarını 5,8 puan artırmasına rağmen Cem Özdemir‘i aday gösteren Yeşiller’i geçemedi. AfD ise oy oranını neredeyse iki katına çıkararak Batı Almanya’daki en güçlü sonuçlarından birine ulaştı. Mevcut tabloya göre eyalet parlamentosunda çoğunluk için en güçlü seçenek yine Yeşiller ile CDU arasında kurulabilecek bir koalisyon olarak görülüyor.

Yeşiller’in hükûmet kurmayı başarması durumunda partinin eyalet başbakan adayı Cem Özdemir’in Almanya’nın ilk Türk kökenli eyalet başbakanı olması bekleniyor. İlk belirlemelere göre eyalet meclisine 5 Türk kökenli seçildi.

Baden-Württemberg’deki Seçmen Profilinde Keskin Bölünme

Peki Yeşiller’i zirveye kimler taşıdı? Seçim günü yapılan çıkış anketleri eyaletteki seçmen davranışının farklı toplumsal gruplar arasında belirgin biçimde ayrıştığını gösteriyor. Kamu yayıncısı ZDF adına kamuoyu araştırmacısı Forschungsgruppe Wahlen tarafından seçim günü yapılan çıkış anketine göre Yeşiller hemen hemen tüm yaş gruplarında benzer oranlarda destek alarak her üç seçmenden yaklaşık birinin oyunu topladı.

CDU’nun oyları ise özellikle yaşlı seçmenlerde yoğunlaştı. 60 yaş üzeri seçmenlerin yüzde 39’u CDU’ya oy verirken, genç seçmenlerde bu oran belirgin şekilde düştü. 30 yaş altı seçmenlerde CDU’nun oy oranı yüzde 17’de kaldı, 30-44 yaş grubunda ise yaklaşık yüzde 24 oldu. AfD’nin en zayıf olduğu seçmen grubu ise yaşlılar oldu. 60 yaş üzeri seçmenlerde AfD’nin oy oranı yaklaşık yüzde 13 seviyesinde kalırken, diğer yaş gruplarında parti yüzde 20-24 bandında destek buldu.

Bu seçimde ilk kez 16 ve 17 yaşındaki gençler de oy kullanabildi. Seçim sonrası yapılan araştırmalara göre 16–24 yaş grubunda Yeşiller yine birinci parti oldu. Bu yaş grubunda AfD yüzde 18 ile CDU’nun (yüzde 17) önüne geçti. Genç seçmenler arasında dikkat çeken bir diğer parti ise barajı geçemeyen Sol Parti oldu. 25 yaş altı seçmenlerin yaklaşık yüzde 14’ü Sol Partiye oy verdi. Buna rağmen parti eyalet genelinde yaklaşık yüzde 4,5’te kalarak parlamentoya giremedi.

Süddeutsche Zeitung gazetesi için seçim sonuçlarını değerlendiren Mannheim Üniversitesinden siyaset bilimci Lisa-Marie Müller’e göre Sol Parti özellikle sosyal medya üzerinden genç seçmenlere ulaşmayı başardı. Müller, partinin özellikle konut sorunu ve zorunlu askerlik tartışmaları gibi gençleri ilgilendiren konuları gündeme taşıdığını belirtiyor.

Cinsiyet ve Eğitim Faktörlerine Göre Parti Tercihlerinde Büyük Farklılıklar Var

Seçim sonuçları cinsiyete göre de önemli farklılıklar gösterdi. AfD’ye erkek seçmenlerin yüzde 21’i oy verirken, kadın seçmenlerde bu oran yüzde 15’te kaldı. Böylece partiler arasında cinsiyet farkının en belirgin olduğu parti AfD oldu. Kadın seçmenlerin tercihinde ise Yeşiller daha güçlü bir konumda yer aldı. Kadınların yüzde 34’ü Yeşiller’e oy verirken, erkeklerde bu oran yüzde 29 seviyesinde kaldı.

Eğitim düzeyi ve yerleşim yeri de seçmen davranışında belirgin bir rol oynadı. Kent merkezlerinde ve üniversite şehirlerinde Yeşiller’in güçlü desteğini koruduğu görüldü. Freiburg, Tübingen ve Stuttgart gibi büyük şehirlerde çevre politikaları, ulaşım ve iklim gündemi Yeşiller’in oy tabanını canlı tutmaya devam etti. Bu bölgelerde özellikle yüksek eğitimli ve genç seçmenler arasında Yeşiller’e verilen destek yüksek kaldı.

Daha düşük eğitim seviyesine sahip seçmenlerden daha fazla destek alan CDU ise daha çok kırsal bölgelerde, küçük ve orta ölçekli şehirlerde ve sanayi bölgelerinde oylarını artırdı. Eyaletin otomotiv ve ihracat odaklı ekonomisinde çalışan seçmenlerin bir kısmının CDU’nun ekonomik istikrar ve sanayi politikalarına daha fazla destek verdiği değerlendiriliyor.

SPD Eyaletteki Geleneksel Seçmenlerini Kaybediyor

AfD’nin yükselişi ise seçim gecesinin en dikkat çekici gelişmelerinden biri oldu. Parti özellikle ekonomik belirsizliklerden etkilenen seçmenler ve göç politikalarına eleştirel yaklaşan gruplar arasında oylarını önemli ölçüde artırdı. Daha düşük eğitim seviyesine sahip seçmenler arasında AfD’nin oy oranı belirgin biçimde daha yüksek oldu ve bu grupta yaklaşık her dört seçmenden biri partiye oy verdi. AfD’nin Batı Almanya’da şimdiye kadarki en güçlü sonuçlarından birine ulaşması, eyaletin siyasi dengelerinde yeni bir unsur olarak değerlendiriliyor.

Seçimlerin bir başka dikkat çekici sonucu ise SPD’nin geleneksel seçmen tabanındaki zayıflama oldu. SPD’nin hem işçi seçmenler hem de genç seçmenler arasında ciddi oy kaybı yaşadığı görülüyor. Parti, geleneksel seçmen tabanının bir bölümünü Yeşiller’e, bir kısmını ise AfD’ye kaptırdı. Siyaset bilimci Lisa-Marie Müller’e göre artık işçi seçmenler arasında bile AfD, SPD’den daha fazla destek alıyor. Araştırmalara göre işçi seçmenler arasında AfD yaklaşık yüzde 30 oy alırken, SPD yalnızca yüzde 7 seviyesinde kaldı.

Yeni Baden-Württemberg Hükûmeti İçin Konuşulan Koalisyon Senaryoları

Eyalet parlamentosunda çoğunluk için en güçlü seçenek Yeşiller ile CDU arasında kurulabilecek bir koalisyon olarak görülüyor. Hâlihazırdaki koalisyonu oluşturan bu iki parti birlikte rahat bir çoğunluk elde edebilecek durumda. Ancak seçim kampanyası boyunca iki parti arasında sert tartışmalar yaşanmış olması, koalisyon görüşmelerinin kolay olmayabileceğine işaret ediyor. AfD ile diğer partiler arasında iş birliği ihtimali ise siyasi partiler tarafından kategorik olarak reddediliyor.

Bu nedenle hükümet kurulması sürecinde Yeşiller-CDU iş birliği ya da alternatif olarak daha fazla partinin yer alacağı bir koalisyon modeli üzerinde tartışmaların sürmesi bekleniyor.

Seçimlerin Federal Siyaset İçin Anlamı

Baden-Württemberg seçimleri yalnızca eyalet düzeyinde değil, Almanya’daki federal siyaset açısından da önemli bir gösterge olarak değerlendiriliyor. Die Zeit’te yayımlanan bir yorumda ise sonuçların büyük ölçüde Cem Özdemir’in kişisel siyasi profilinin etkisini yansıttığı değerlendirmesi yapıldı. Bu yorumu yapan Peter Dausend’e göre Özdemir seçim kampanyasında parti kimliğini geri planda tutarak alışılmış kampanya stratejilerinin tersine bir yol izledi ve “Yeşiller adına kazanılmış, ancak Yeşiller’in zaferi olmayan” bir başarı elde etti. Dausend, bu durumun Almanya’da eyalet seçimlerinde seçmenlerin giderek daha fazla adayların kişisel profiline odaklandığını gösterdiğini belirtiyor.

Bununla birlikte Yeşiller’in eyalette birinci parti konumunu koruması, sonucun yalnızca kişisel bir başarı olarak değil, partinin Baden-Württemberg’teki köklü siyasi konumuyla da bağlantılı olduğu da ifade ediliyor. CDU’nun oylarını artırması ise parti için kısmi bir toparlanma sinyali olarak yorumlansa da seçim öncesinde bazı anketlerde önde görülen CDU’nun yine ikinci sırada kalması parti açısından sınırlı bir başarı olarak değerlendiriliyor.

Öte yandan AfD’nin Batı Almanya’da güçlü bir sonuç elde etmesi, partinin ülke genelindeki siyasi ağırlığının artabileceğine işaret ediyor. Bu tablo aynı zamanda aşırı sağın yükselişinin artık yalnızca Doğu Almanya ile sınırlı olmadığını, ülkenin en zengin ve endüstriyel eyaletlerinde bile etkili bir siyasi aktör hâline geldiğini gösteriyor.

SPD’nin zayıf performansı ise Almanya’daki sosyal demokratlar açısından yeni bir tartışma başlatmış durumda. Parti son yıllarda birçok eyalette oy kaybı yaşarken Baden-Württemberg’deki sonuçlar bu eğilimin devam ettiğini ortaya koyuyor. (P)

eyilmaz

Bochum Ruhr Üniversitesinde hukuk eğitimi gören Yılmaz, Perspektif'in yayın kurulu üyesidir.
Yazarın diğer yazıları
Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.
Yorum adedi #0

*Tüm alanları doldurunuz

Son Yüklenenler