“Saraybosna Safarisi”nde Yeni İddialar: Hedeflere Göre Fiyat Listesi ve “Öldürme Yarışı”
Kasım 2025’te İtalya’da başlatılan “Saraybosna Safarisi” soruşturmasının ardından dosyaya yeni iddialar eklendi. Hırvat gazeteci Domagoj Margetic’in kitabı, kuşatma altındaki Saraybosna’da sivillerin hedeflere göre fiyatlandırıldığını öne sürerken, Avusturya da bir vatandaşı hakkında soruşturma başlattı.
1992-1996 yılları arasındaki Saraybosna Kuşatması sırasında zengin yabancıların sivillere ateş edebilmek için para ödeyerek bölgeye gittiği yönündeki iddialar, Kasım 2025’te İtalya’da açılan soruşturmanın ardından yeni bir aşamaya taşındı. Milan Savcılığı, İtalyan gazeteci ve romancı Ezio Gavazzeni’nin başvurusu üzerine, bazı İtalyanların ve başka ülkelerden gelen kişilerin Bosnalı Sırp mevzilerinden savunmasız sivilleri hedef aldığı iddialarını incelemeye başlamıştı.
Şimdi ise Hırvat araştırmacı gazeteci Domagoj Margetic’in Pay and Shoot adlı (Öde ve Ateş Et) kitabında yer alan iddialar, kamuoyunda “Saraybosna Safarisi” olarak anılan dosyanın kapsamını daha da genişletiyor. The Times gazetesinin aktardığına göre Margetic, Bosnalı bir istihbarat görevlisi tarafından toplandığını söylediği belgelere dayanarak, kuşatma altındaki Saraybosna’da sivillerin hedef alınması için ayrıntılı bir “fiyatlandırma” sistemi bulunduğunu öne sürdü.
Bu iddiaya göre yabancı “avcılar”, orta yaşlı erkek veya kadınları öldürmek için 80 bin Alman markı, genç kadınları hedef almak için 95 bin Alman markı, hamile kadınları vurmak için ise 110 bin Alman markı ödüyordu. Margetic, dosyalarda bazı yabancıların “en güzel kadınları kimin vuracağı” konusunda kendi aralarında yarıştığı iddiasının da yer aldığını söyledi. Daha önce İtalyan basınında yer alan iddialarda da katılımcıların Saraybosna’ya gidip sivillere ateş etmek için -günümüzdeki değeriyle- 100 bin avroya kadar ödeme yaptığı, çocukların ise “en pahalı hedef” olarak görüldüğü öne sürülmüştü.
İddialar yalnızca yeni kitapla sınırlı kalmadı. Avusturya Adalet Bakanlığı da 19 Mayıs 2026’da yaptığı açıklamada, Bosna Savaşı sırasında Saraybosna’daki “keskin nişancı turları”na katılım şüphesiyle bir Avusturya vatandaşı ve kimliği henüz belirlenemeyen ikinci bir kişi hakkında soruşturma açıldığını doğruladı. Böylece dosya, İtalya merkezli bir savaş suçu iddiası olmaktan çıkarak Avrupa’nın farklı ülkelerine uzanan daha geniş bir yargı sürecine dönüşmeye başladı.
İddiaların Kaynağı: Öldürülen Bir Bosnalı İstihbaratçının Dosyaları
Margetic’in kitabındaki en dikkat çekici noktalardan biri, iddiaların Bosnalı istihbarat görevlisi Nedžad Ugljen’in tuttuğu öne sürülen belgelere dayandırılması. Margetic’e göre bu belgeler, Ugljen tarafından “Saraybosna Safarisi”ne ilişkin yürütülen inceleme sırasında toplandı. Ugljen ise 1996’da vurularak öldürüldü.
Margetic ayrıca Bosnalı Sırp milisler içinde yabancı keskin nişancılara ev sahipliği yaptığını söylediği kişilerle görüştüğünü de aktardı. Bu görüşmelerde kendisine, yabancı katılımcılar arasında bir “Avrupa’daki bir aristokrat ailenin mensubunun” da bulunduğunun söylendiğini belirten Margetic, bu kişinin helikopterle bölgeye geldiğini, Saraybosna yakınlarındaki Vogošća’da kaldığını ve çocukları hedef almak istediğinin anlatıldığını öne sürdü.
Bu iddia, yargı makamlarınca doğrulanmış değil. Bu nedenle dosyanın bu kısmı, Margetic’in görüştüğünü söylediği kaynaklara dayanan ve hâlen araştırılması gereken ağır bir savaş suçu iddiası niteliği taşıyor.
Güzergâh Sadece Belgrad Değil: Hırvatistan Hattı İddiası
Daha önceki haberlerde “keskin nişancı safarileri”nin Trieste ve Belgrad hattı üzerinden organize edildiği iddiası öne çıkıyordu. İddialara göre bazı katılımcılar cuma günleri Trieste’de toplanıyor, ardından Yugoslav/Sırp bağlantıları üzerinden Saraybosna’yı çevreleyen mevzilere taşınıyordu.
Margetic’in kitabı ise bu güzergâha Hırvatistan merkezli ikinci bir hat ekliyor. The Times’ın aktardığına göre Margetic, organizasyon fikrinin yalnızca Sırbistan’dan değil, Hırvatistan’daki eski güvenlik bağlantılarından da beslendiğini öne sürüyor. Bu anlatıda adı geçen isimlerden biri, savaş öncesinde Hırvatistan’da zengin yabancılar için av gezileri düzenlediği belirtilen ve Yugoslav istihbaratıyla bağlantılı olduğu iddia edilen Zvonko Horvatinčić. Margetic’e göre Saraybosna Kuşatması başladıktan sonra bazı zengin İtalyanlar bu bağlantılara başvurarak kente gidip gidemeyeceklerini sordu.
Margetic, Hırvat ve Sırp güçleri savaş sırasında sık sık çatışsa da istihbarat ve kaçakçılık hatlarının tamamen kapanmadığını; petrol, sigara ve kahve kaçakçılığının, esir takaslarının ve arka kapı temaslarının sürdüğünü belirtiyor. Bu kanalların, yabancı “avcıların” Saraybosna’ya taşınmasında kullanılmış olabileceğini iddia ediyor.
Eski Hırvat Başbakanı: “Yabancılar Limanlarımıza Gelip, Saraybosna’ya Geçtiler”
Kitapta yer alan bir başka önemli iddia da, 2024’te hayatını kaybeden eski Hırvatistan Başbakanı Josip Manolić’in Margetic’e aktardığı belirtilen bilgiler. Margetic’e göre Manolić, yabancı katılımcıların Hırvatistan’daki Zadar ve Split limanlarına geldiklerini, buradan Sırp kontrolündeki Knin’e götürüldüklerini ve ardından Saraybosna’ya geçiş için Sırp tarafına teslim edildiklerini söyledi.
Manolić’in ayrıca bazı yabancıların Zagreb yakınlarındaki Jastrebarsko’da bir otelde toplandığına dair raporlar aldığını anlattığı belirtildi. Margetic’e göre Hırvatistan hattı, Belgrad üzerinden Bosna’ya uzanan güzergâhla birlikte kullanılıyordu. Bu anlatım, “Saraybosna Safarisi” iddialarını yalnızca münferit savaş suçları ya da birkaç zengin silah meraklısının sadistliğiyle sınırlamıyor; savaş ekonomisi, istihbarat ağları, kaçakçılık hatları ve bölgesel güç hesaplarıyla iç içe geçmiş daha geniş bir organizasyon ihtimalini gündeme getiriyor. Margetic’in aktardığına göre Manolić, dönemin Hırvatistan Cumhurbaşkanı Franjo Tuđman’ın da Saraybosna kuşatmasının devam etmesinden rahatsız olmadığını, çünkü bunun Sırpları zayıflatacağını düşündüğünü söyledi.
Avusturya da “Saraybosna Safarisi” Hakkında Soruşturma Başlattı
“Saraybosna Safarisi” iddialarının hukuki boyutu İtalya’nın ardından Avusturya’ya da uzandı. Avusturya Adalet Bakanlığı, 19 Mayıs 2026 Salı günü yaptığı açıklamada, Bosna Savaşı sırasında Saraybosna’da sivillere ateş etmek için düzenlendiği iddia edilen “keskin nişancı turları”na katılım şüphesiyle bir Avusturya vatandaşı ve kimliği henüz belirlenemeyen bir kişi hakkında soruşturma açıldığını duyurdu. Bakanlık açıklamasına göre soruşturma nisan ayı sonunda başlatıldı.
Bu açıklama, Margetic’in Pay and Shoot adlı kitabında bir Avusturyalı aristokratın da “Saraybosna Safarisi”ne katılanlar arasında bulunduğunu öne sürmesinden kısa süre sonra geldi. Margetic, eski bir Bosnalı Sırp ordu mensubunun kendisine 1992 sonu ve 1993’te bölgeye gelen bir Avusturyalıdan söz ettiğini; Sırpların bu kişiye Sırp-Hırvatçada “kont” anlamına gelen “Grof” lakabını taktığını aktardı.
Margetic ayrıca Saraybosna çevresindeki kontrol noktalarında görev yapan bazı Sırp askerlerin, “avcılar” arasında Avusturya pasaportu taşıyan kişiler gördüklerini anlattığını söyledi. Avusturya’daki soruşturma, İtalya’da Milan Savcılığının yürüttüğü dosyadan bağımsız görünse de aynı iddia kümesine bağlanıyor: Zengin yabancıların, Saraybosna Kuşatması sırasında Bosnalı Sırp mevzilerinden sivillere ateş etmek için para ödediği iddiası.
Avusturya’da konunun gündeme taşınmasında eski Adalet Bakanı Alma Zadić’in parlamentoya sunduğu soru önergesi de etkili oldu. Zadić, iddiaların “en ağır savaş suçları” kapsamında ele alınması gerektiğini belirterek sivillere, hatta çocuklara para karşılığı kasıtlı şekilde ateş edilmiş olabileceği ihtimalinin “neredeyse tasavvur edilemez bir acımasızlık” olduğunu vurguladı. Zadić’e göre mağdurların ve yakınlarının hakikat, adalet ve açıklığa kavuşma hakkı bulunuyor.
İtalya’da 80 Yaşındaki Bir Şüpheli Soruşturuluyor
İtalya’da ise Milan Savcılığı’nın 2025’te başlattığı soruşturma sürüyor. İtalyan gazeteci Ezio Gavazzeni’nin başvurusu üzerine açılan dosyada, Saraybosna’da sivillere ateş etmek için para ödediği iddia edilen yabancılar arasında İtalyanların da bulunup bulunmadığı araştırılıyor.
Gavazzeni, daha önce yaptığı açıklamalarda “sniper turistlerin” kadınlar ve çocuklar dâhil sivillere ateş etmek için 90 bin doların üzerinde para ödediğini öne sürmüştü. Ona göre bu kişiler arasında Almanlar, Fransızlar, İngilizler ve başka Batı ülkelerinden gelenler de vardı. Gavazzeni, bu kişilerin siyasi ya da dinî bir motivasyondan ziyade “eğlence ve kişisel tatmin” amacıyla hareket eden, silahlara düşkün zengin insanlar olduğunu belirtiyor.
Gavazzeni, “keskin nişancı turizmi” iddialarını ilk kez 1990’larda duyduğunu, ancak araştırmasını 2022 yapımı Sarajevo Safari belgeselini izledikten sonra derinleştirdiğini söylüyor. Söz konusu belgeselde eski bir Sırp askerin, yabancıların Saraybosna çevresindeki tepelerden kent sakinlerine ateş ettiğini anlattığı belirtiliyor.
Şubat 2026’da ise 80 yaşındaki bir İtalyan erkeğin, bu dosya kapsamında taammüden öldürme dâhil bazı suçlamalarla soruşturma altına alındığı bildirildi. Bu gelişme, İtalya’daki dosyanın yalnızca genel iddiaların toplanması aşamasında kalmadığını, somut şüpheliler üzerinden ilerlediğini gösteriyor.
İddialar Sırbistan Cumhurbaşkanı Vučić’i de Kapsıyor
Margetic’in dosyaya ilişkin en dikkat çekici siyasi iddialarından biri de Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić’e yönelik oldu. Margetic, Milan Savcılığı’na yaptığı başvuruda Vučić’i de bu faaliyetlerle bağlantılı olmakla suçladı. Vučić ise söz konusu iddiaları kesin bir dille reddetti. “Hayatımda hiç keskin nişancı tüfeği tutmadım.” diyen Vučić, kimseyi öldürmediğini, yaralamadığını ve buna benzer hiçbir şey yapmadığını söyledi.
Bu başlık, dosyanın yalnızca geçmişte kalmış savaş suçları bakımından değil, bugünün Balkan siyaseti açısından da hassas bir zemine sahip olduğunu gösteriyor. Ancak Vučić’e yönelik iddialar da şu aşamada doğrulanmış yargı bulguları değil; Margetic’in başvurusu ve iddiaları çerçevesinde gündeme gelmiş durumda.
4 Yıl Süren Saraybosna Kuşatması
Saraybosna Kuşatması, modern Avrupa tarihinin en uzun şehir kuşatmalarından biri olarak kabul ediliyor. Nisan 1992’den Şubat 1996’ya kadar süren kuşatma boyunca kent, Bosnalı Sırp güçlerinin topçu ve keskin nişancı ateşi altında kaldı. Kuşatma sırasında 10 binden fazla insan hayatını kaybetti; Saraybosna sakinleri yıllarca gündelik hayatlarını ölüm tehdidi altında sürdürmek zorunda kaldı.
Daha önce gündeme gelen tanıklıklar, özellikle hafta sonlarında dışarıdan gelen kişilerin sivillere ateş ettiğine dair söylentilerin kuşatma yıllarında zaten dolaşımda olduğunu gösteriyordu. Saraybosna’da büyüyen ve kuşatma sırasında ağabeyini bir keskin nişancı saldırısında kaybeden Džemil Hodžić gibi tanıklar, “turist nişancılar”a dair anlatıların o dönemde kentte bilindiğini ancak bugüne kadar yeterince soruşturulmadığını ifade etmişti.
Avrupa yargısının farklı ülkelerde bu dosyaya yönelmesi, Saraybosna Kuşatması’nın henüz aydınlatılmamış karanlık alanlarıyla yüzleşme ihtimalini güçlendiriyor. Dosyanın ilerleyişi, hem faillerin kimliğinin ortaya çıkarılması hem de savaşın ortasında sivillerin ölümünü para karşılığı bir “av”a dönüştürdüğü iddia edilen ağların açığa çıkarılması açısından kritik önem taşıyor. (P)