Portre İlklerin Öncüsü: Şemsettin Sami

Bundan 165 sene önce, yani 1 Haziran 1850 tarihinde,günümüzde Arnavutluk sınırları içerisinde kalan Fraşer’de dünyaya gelen Şemsettin Sami, birçok alanda öncü rolünü üstlenmiş bir edebiyatçıdır.

Ayşe Mimaroğlu 1 Temmuz 2015

Küçüklüğünde aile geleneği doğrultusunda Bektaşi Tekkesi’ne devam eden Şemsettin Sami, anne ve babasının vefatının ardından bir Rum okulunu ziyaret etmiş, burada Rumcanın yanı sıra, Latince, İtalyanca ve Fransızca öğrenmiş, medresede ise Türkçe, Farsça ve Arapça öğrenmiştir. 1871 yılında Arnavutluk’tan İstanbul’a gelen Şemsettin Sami Matbuat Kaleminde memur olarak çalışmış, memuriyetinin yanı sıra da eser telif etmeye başlamıştır.

Arnavutça, Rumca ve Türkçe olmak üzere üç anadile sahip olan ve anadilleriyle birlikte toplamda sekiz dil bilen Şemsettin Sami, bu geniş dil kabiliyetini sözlük telifinde de göstermiş, 1883 yılında Kamus-u Fransevi (yani Fransızca sözlüğü) ve 1901 yılında ilk geniş kapsamlı Türkçe sözlük olan Kamus-ı Türki’yi kaleme almıştır. Yine Victor Hugo’nun Sefiller isimli eserini de Türkçe’ye ilk kazandıran Şemsettin Sami olmuştur. Bu meziyetleriyle Şemsettin Sami, kendi devrinin mümtaz bir dil âlimidir.

Türkçe sözlüğü yayımlamasının ardından Arnavut milliyetçiliğinin de kurucu metinlerinden biri olan “Arnavutluk Neydi, Nedir ve Ne Olacak” isimli kitabını yayımlayan Şemsettin Sami, hem Türk hem de Arnavut kimliğinin tanımıyla ilgili taslaklar hazırlamış, böylece “çelişkili bir milliyetçiliği” benimsediği iddia edilmiştir. Arnavut milliyetçiliği için de oldukça önemli görülen Şemsettin Sami’nin mezarı, vefatının ardından Arnavutluk Başbakanı tarafından Arnavutluk’a taşınmak bile istenmiştir.

Öte yandan günde 15-16 saatlik bir çalışma performansıyla kendisini kitap yazmaya ve eser üretmeye adamış olan Şemsettin Sami, yaptıklarının anılmasından pek hazzetmeyen, münevver kesimin sıkça takıldığı mekânlardan şiddetle kaçınan ve münzevi bir hayat süren biriydi. İlk Türk romanı olarak bilinen ve 1872-1873 yılları arasında parça parça yayımlanan “Taaşşuk-u Talat ve Fitnat” isimli eserin de yazarı olan Şemsettin Sami, Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılışına kadar yayın hayatına devam eden ve en uzun süre yayımlanan gazetelerden biri olan Sabah gazetesini de çıkartmaktaydı.

Türk dilinin sadeleştirilmesi çalışmalarına öncülük eden, dil, sözlük, ansiklopedi ve çeviri alanlarında çalışmalar yapan, roman ve tiyatro yazarı olan ünlenen Şemsettin Sami, aynı zamanda Türkiye’deki spor takımı Galatasaray’ın kurucusu olan Ali Sami Yen’in de babasıdır.

1897 yılında Osmanlı Devleti, Balkanlarda ortaya çıkan milliyetçi hareketlere karşı daha sert girişimler başlatmış, bunun bir neticesi olarak Şemsettin Sami’nin eserleri yasaklanmıştır. Bunun üzerine Şemsettin Sami eserlerini, Arnavut göçmenlerin kültürel yaşamlarını yansıtabilecekleri uygun ortamlar bulunan Bükreş’te bastırmaya başlamıştır.

Sekiz kardeşinden her biri cumartesi günü vefat ettiği için bu güne karşı özel bir korku besleyen Şemsettin Sami, 18 Haziran 1904’te bir cumartesi günü dünya hayatına veda etmiştir. Vefat ettiğinde ardında 12.000 kitabın yer aldığı kapsamlı bir kütüphane bırakmıştır. Abileri Abdyl ve Naim vefatlarının ardından İstanbul’dan Tirana’ya defnedilirken, Şemsettin Sami İstanbul’da gömülü bulunmaktadır.

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar