Hürmüz Krizi Jet Yakıtlarını Vurdu: Ucuza Uçuş Dönemi Bitiyor mu?
İran Savaşı nedeniyle rekor seviyelere ulaşan jet yakıtı fiyatları, havacılık endüstrisinde "ucuza uçuş" iş modelinde krizlere yol açıyor. ABD'li havayolu Spirit Airlines'ın faaliyetlerini durdurması, Ryanair'in Berlin üssünü kapatması ve Türk Hava Yolları ile Lufthansa'nın binlerce uçuşu iptal etmesi, havacılıkta hem şirketler hem de yolcular için maliyetli ve zorlu yeni bir dönemin başladığını gösteriyor.
Havacılık endüstrisinde uzun yıllardır devam eden “düşük maliyetli uçuş” (low-cost) iş modeli, ABD ve İsrail’in İran’a saldırmasıyla patlak veren savaşın yarattığı maliyet artışları ve küresel enerji krizinin gölgesinde varoluşsal bir tehdit ile karşı karşıya. Havacılık analiz firması Cirium‘a göre, Orta Doğu’daki çatışmaların neden olduğu hızla artan jet yakıtı maliyetleri sebebiyle içinde bulunduğumuz mayıs ayında küresel çapta yaklaşık 13.000 uçuş, yani 2 milyon koltuk iptal edildi; krizden en çok etkilenen destinasyonlar ise Münih ve İstanbul’daki havalimanları oldu.
Şubat ayının sonunda başlayan İran Savaşı, küresel petrol arzını ve jet yakıtı fiyatlarını derinden etkilerken, havayolu şirketleri peş peşe küçülme veya tamamen kapanma kararları açıklıyorlar. ABD merkezli düşük maliyetli hava yolu Spirit Airlines’ın aniden faaliyetlerini durdurması ve İrlanda merkezli dev havayolu şirketi Ryanair’in Berlin gibi önemli bir merkezdeki operasyonlarını kapatma kararı alması, “Ucuz uçuş dönemi bitti mi?” sorusunu yeniden gündeme getiriyor.
Hürmüz Boğazı Kaynaklı Enerji Krizi ve Azalan Jet Yakıtı Stokları
İran Savaşı’nın başlamasıyla birlikte Hürmüz Boğazı‘ndaki petrol akışının kesintiye uğraması, havacılık sektörünü doğrudan vurdu. Associated Press gazetesinin aktardığına göre, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, mevcut durumu boğazdaki kesintiden kaynaklanan “şimdiye kadar karşılaştığımız en büyük enerji krizi” olarak nitelendiriyor. Barış zamanında dünyada ticareti yapılan petrolün yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği bu su yolunun kapalı kalmasının küresel ekonomi için yıkıcı sonuçları olacağı belirtiliyor. Birol’un uyarılarına göre Avrupa’nın elinde “yaklaşık altı haftalık jet yakıtı” kalmış olabilir.
BBC‘nin haberine göre, şubat ayının sonlarında jet yakıtı Avrupa’da ton başına 831 dolardan işlem görürken, Nisan 2026 başlarında fiyatlar yüzde 120’den fazla artarak 1838 doları gördü ve o zamandan beri istikrarlı bir şekilde 1500 doların üzerinde seyrediyor. Avrupa, normal şartlarda yakıt ithalatının yarısından fazlasını Körfez bölgesinden sağlıyor; ama son 2,5 yılda Avrupa’daki beş rafinerinin kapanması ve İngiltere’nin 1970’lerde 18 olan rafineri sayısının bugün 4’e düşmüş olması krizin yapısal boyutunu daha da artıyor.
The Washington Post gazetesinin aktardığına göre, Avrupa Komisyonu ise şu an için bir yakıt sıkıntısı yaşanmadığını, ama Hürmüz Boğazı’nın mayıs ayından sonra da kapalı kalması durumunda azalan stokları yönetmek için blok çapında bir müdahalenin gerekebileceğini bildirdi. Politico‘ya konuşan ucuza uçuş sektörünün başat firmalarından Ryanair’ın CEO’su Michael O’Leary ise duruma bir nebze daha iyimser yaklaşarak, mayıs ayında Avrupa’da bir jet yakıtı sıkıntısı yaşanmasının pek olası olmadığını belirtiyor; fakat yaz ayları için tedarik sorunları yaşanmayacağının “yüzde 100 garantisi” olmadığını da sözlerine ekliyor. Savaşın başından bu yana Avrupa’da jet yakıtı fiyatlarının iki katından fazla arttığını belirten O’Leary, maliyetlerle başa çıkamayan “o kadar da düşük maliyetli olmayan bazı rakiplerinin sonbaharda iflas edeceği” öngörüsünde bulunuyor.
ABD’de Düşük Maliyetli Uçuşun Ünlü Markası Spirit Airlines Kapandı
Küresel krizin en sarsıcı sonuçlarından biri ABD pazarında kendini gösterdi. Amerika’nın tanınmış düşük maliyetli taşıyıcılarından Spirit Airlines; NBC‘nin haberine göre, tüm operasyonlarını durdurarak ani bir şekilde faaliyetlerine son verdi. Şirket tarafından yapılan açıklamada, tüm uçuşların iptal edildiği, müşteri hizmetlerinin artık kullanılamadığı ve tasfiye sürecine girildiği duyuruldu.
Covid-19 pandemisinden bu yana kârlılık sorunları yaşayan ve bir yıldan kısa süre içinde ikinci iflasından çıkmaya çalışan Spirit için asıl darbe, İran Savaşı‘nın patlak vermesiyle artan jet yakıtı maliyetleri oldu. Şirket açıklamasında, petrol fiyatlarındaki bu maddi artışın ve iş üzerindeki diğer baskıların finansal görünümü ciddi şekilde etkilediği, ek finansman bulunamadığı için tasfiye sürecine başlamaktan başka seçenek kalmadığı belirtildi.
Geçtiğimiz ay finansal yardım talebiyle Beyaz Saray’a başvuran Spirit için Başkan Donald Trump başlangıçta olumlu yaklaşmıştı. Ama şirket yetkilileri, hissedarlar ve Beyaz Saray arasındaki müzakerelerin çökmesiyle ve yönetimden beklenen 500 milyon dolarlık kritik kurtarma paketinin sağlanamamasıyla birlikte tasfiye kesin hale geldi.
Ryanair, Berlin Brandenburg Havalimanı’ndaki Operasyonlarını Sonlandırıyor
Maliyet krizinin etkileri Avrupa pazarında da küçülme stratejilerini beraberinde getiriyor. The Guardian gazetesinin haberine göre, İrlandalı düşük maliyetli havayolu devi Ryanair, Almanya’da artan havacılık vergilerini ve yüksek havalimanı ücretlerini gerekçe göstererek Berlin’deki merkezini kapatacağını duyurdu. Yedi uçağın farklı merkezlere taşınmasıyla şirketin Berlin’deki yıllık yolcu sayısının 4,5 milyondan 2,2 milyona düşeceği açıklandı.
Ryanair yöneticisi Eddie Wilson, Alman hükûmetinin havacılık vergilerini veya yüksek havalimanı ücretlerini düşürmek için hiçbir stratejisi olmadığını, Alman havacılık sektörünün rekabetten uzak ve “bozuk” olduğunu söyledi. Şirket, 2019’dan bu yana Frankfurt, Düsseldorf ve Stuttgart üslerini kapatmış; Dresden, Leipzig ve Dortmund uçuşlarını tamamen durdurmuştu. Alman sendikası Verdi ise bu kararı, işçileri “tek kullanımlık eşya” gibi gören ve kısa vadeli kâr çıkarlarına dayanan “tamamen kâr odaklı bir kurumsal strateji” olarak nitelendirerek eleştirdi.
Ryanair’in kararı, Körfez’deki çatışmaların ardından jet yakıtı fiyatlarının şubat ayının sonundan bu yana iki kattan fazla artmasının ardından geldi. Yakıt, normal şartlarda havayollarının işletme maliyetlerinin yüzde 25-30’unu oluşturuyor. The Guardian gazetesinin aktardığına göre, şirket CEO’su Michael O’Leary, nakliye ve tedarik sorunlarının hızla çözülmemesi hâlinde yaz sonu uçuşlarının yüzde 10’unu iptal etmek zorunda kalabileceklerini söylüyor. Ayrıca O’Leary, hava yollarının üzerindeki baskıyı azaltmak amacıyla Avrupa Komisyonunun Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) karbon fiyatlandırma programını kaldırmasını veya daha ucuz bir sistemle uyumlu hale getirmesini talep ediyor. Her ne kadar Ryanair ve bazı büyük Avrupalı şirketler riskten korunma anlaşmalarıyla yakıt fiyatlarını bir süreliğine sabitlemiş olsalar da American Airlines gibi devlerin artan maliyetlerin bu yıl tahmini kârlarını eriteceğini açıklaması sektördeki paniği büyütüyor.
Türkiye Uçuşları Nasıl Etkilendi? Hava Yolu Şirketleri Hangi Çözümleri Arıyor?
Havayollarının hayatta kalma mücadeleleri, bilet fiyatlarını artırmaktan kapasite düşürmeye kadar geniş bir yelpazede devam ediyor. Independent gazetesinin haberine göre, Mayıs ayında dünya geneline yapılan 13.000 uçuşun iptal edilmesinin önemli bir kısmı, Lufthansa ve Türk Hava Yolları’ndan (THY) kaynaklandı. 3 binden fazla uçuşu iptal eden Türk Hava Yolları’nın krizden en ağır etkilenen hava yolu şirketlerinden biri olduğu belirtiliyor.
Buna ek olarak, Türkiye uçuşlarını yakından ilgilendiren bir diğer adım Türk Hava Yolları ve Lufthansa’nın ortak girişimi olan SunExpress’ten geldi. Şirket, Türkiye ile Avrupa arasındaki rotalarda, 1 Nisan’dan itibaren yapılan rezervasyonlar için 1 Mayıs kalkışlı uçuşlardan başlamak üzere yolcu başına 10 euro “geçici yakıt ek ücreti” uygulayacağını duyurdu.
Diğer önde gelen havayolu şirketleri de çeşitli önlemler aldı. Örneğin, Lufthansa artan yakıt maliyetleri nedeniyle önümüzdeki altı ay boyunca toplam 20.000 uçuşunu iptal etti. Air France-KLM grubunun Hollanda ayağı KLM, maliyetleri gerekçe göstererek Amsterdam Schiphol Havalimanı kalkışlı 150’den fazla Avrupa uçuşunu iptal ederken, Air France uzun mesafe kabin ücretlerini gidiş-dönüş 50 euro artırdı. Amerika’da ise United Airlines maliyetleri dengelemek için bilet fiyatlarının yüzde 15-20 artabileceğini belirtirken; Delta, American ve JetBlue gibi şirketler birinci ve ikinci bagaj ücretlerine 10 ile 50 dolar arasında değişen zamlar yaptı.
Avrupa’da Uçuş İptalleri İçin Para İadesi Yapılacak mı?
Yaz aylarında Avrupa’ya seyahat edecek yolcuların dikkatli olması ve olası iptallere karşı bir B planı hazırlaması gerektiği belirtiliyor. Yolcuların, kalkışa 14 günden daha kısa bir süre kala iptal edilen uçuşlar için AB ve İngiltere tüketici koruma kuralları çerçevesinde bilet iadesi veya tazminat (yaklaşık 600 euro) talep etme hakları bulunuyor.
Fakat BBC‘nin haberine göre, Avrupa Komisyonu, jet yakıtı kıtlığı nedeniyle yaşanan iptalleri ve ciddi gecikmeleri “istisnai koşullar” olarak sınıflandırmaya hazırlanıyor. Bu karar yasallaşırsa, havayolları yolculara AB kuralları kapsamındaki maddi tazminatları ödemekten muaf tutulacak, yalnızca alternatif uçuş veya iade sağlamakla yükümlü olacaklar.
Yolcular İçin Kısa ve Uzun Vadelerde Alternatif Seçenekler
Uçuşlardaki bu gerileme, Avrupa içindeki seyahatler için kıta genelinde güçlü bir alternatif olan demir yolu sektörü için yeni bir fırsat yaratabilir. Çevreciler ve analistler, Ryanair’in Berlin gibi noktalardan çekilmesinin tren yolculuklarına olan talebi artırabileceğine inanıyor. The Washington Post gazetesine konuşan Avrupa demiryolu politikası analisti Jon Worth, erken rezervasyon ve “Eurail” gibi abonelikler sayesinde tren seyahatinin uçuşlara kıyasla maliyet açısından da rekabetçi hale getirilebileceğini belirtiyor. Hatta Air France gibi şirketler, operasyonlarını demiryolu ile entegre ederek “Tren + Uçak” biletleri üzerinden yolculara karma ulaşım çözümleri sunuyor.
Uzun vadeli yapısal çözüm arayışlarında ise Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı (SAF) öne çıkıyor. Kullanılmış yemeklik yağlar, tarımsal atıklar ve rüzgâr veya güneş gibi yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edilen elektrik kullanılarak suyun elektroliziyle üretilen hidrojenin, atmosferden yakalanan karbondioksit ile birleştirilmesiyle üretilen sentetik e-yakıtlardan elde edilen SAF, Avrupa’nın dışa bağımlılığını azaltma potansiyeli taşıyor. Ama şu an için bu endüstrinin henüz emekleme aşamasında olması ve SAF’ın geleneksel jet yakıtından ton başına 1000 dolardan daha pahalıya satılması, bu çözümün kısa vadede havayolu krizini çözmeyeceğini gösteriyor.
ABD-İsrail ile İran arasında devam eden savaş, havacılık endüstrisinde yarattığı dalgalanmalarla “ucuza uçuş” kavramını şimdilik bir lükse, şirketleri ise hayatta kalma mücadelesine sürüklüyor gibi görünüyor. Uzmanlara ve sektör temsilcilerine göre Uzun yıllar boyunca Avrupa’da milyonlarca yolcunun alıştığı ‘hafta sonu için 20 euroluk uçuş’ modeli, artan enerji maliyetleri ve jeopolitik kırılganlık nedeniyle sürdürülebilirliğini kaybediyor. Küresel enerji krizinin çözülme hızına bağlı olarak, yolcuları önümüzdeki dönemde daha pahalı biletler, daha sınırlı rotalar ve farklı ulaşım alternatifleri bekliyor. (P)