Gazze’de Geçici Çekilme Sınırı Olarak Belirlenen “Sarı Hat” Kalıcılaşıyor mu?
İsrail ordusu, Gazze’nin yarısından fazlasını denetiminde tutan “Sarı Hat” boyunca 23 kilometreyi aşan bir toprak bariyer inşa ediyor. Ateşkes planında geçici çekilme sınırı olarak belirlenen hattın fiilî bir sınıra dönüşmesinden endişe edilirken Trump’ın duyurduğu yeni uzlaşı, sahaya yansımış değil.
İsrail ordusu, 10 Ekim 2025’te başlayan “ateşkes” için geçici çekilme sınırı olarak belirlenen “Sarı Hat” boyunca 23 kilometreyi aşan toprak setler inşa ediyor. Uydu görüntülerinde hızla uzadığı görülen bariyerler, İsrail’in Gazze Şeridi’nin yarısından fazlasındaki askerî varlığını kalıcılaştırdığı yönündeki kaygıları artırırken ABD Başkanı Donald Trump’ın ilan ettiği yeni uzlaşı, tarafların birbirine zıt koşulları nedeniyle henüz uygulamaya dönüşmüş değil.
İsrail Uydu Görüntüleriyle Açığa Çıkan Bariyer İnşasını Doğruladı
İsrail ordusunun Gazze Şeridi’nin içinde, kendi denetimindeki bölgeyi nüfusun sıkıştığı kıyı kesiminden ayıran geniş bir toprak bariyer ağı kurduğu ortaya çıktı. Associated Press’in Planet Labs tarafından sağlanan uydu görüntülerine dayanan incelemesine göre son aylarda inşa edilen setlerin toplam uzunluğu 23 kilometreyi geçti. Bu mesafe, 40 kilometre uzunluğunda ve en geniş yerinde yaklaşık 11 kilometre olan Gazze Şeridi’nin toplam uzunluğunun yarısından fazlasına karşılık geliyor.
Görüntülerin kendisine sunulmasının ardından İsrail ordusu, Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkes kapsamında çekildiği “Sarı Hat” çevresinde fiziki bir bariyer kurduğunu doğruladı. Ordu, hat boyunca istihbarat ve teknolojik araçlarla donatılmış bir “güvenlik bölgesi” de oluşturulduğunu, amacın sızmaları önlemek, İsrail askerleriyle Gazze sınırı yakınındaki İsrail topluluklarını korumak olduğunu bildirdi.
Ancak bariyerin güzergâhı, nihai uzunluğu ve yüksekliği konusunda ayrıntı verilmedi. Uydu görüntülerinde bazı setlerin sarı hattın dışına taştığı görülürken ateşkesi izlemekle görevli ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) ile Trump’ın başkanlık ettiği Barış Kurulu (Board of Peace – BoP) konu hakkında açıklama yapmadı.
İnşaatın hızı, bariyerin geçici bir askerî tahkimatın ötesine geçebileceği yönündeki kaygıları besliyor. Gazze’nin güneyinde 1 Temmuz’da yaklaşık 500 metre olan bir bölüm, 15 Temmuz’a gelindiğinde 2,4 kilometreye ulaştı. Bu set, İsrail’in denetimindeki Refah harabeleriyle Gazze’nin en büyük çadır kamplarından bazılarının bulunduğu Mevasi’yi birbirinden ayırıyor.
Associated Press‘e göre inşaat aynı yönde ilerlerse yeni bölüm, Han Yunus’tan Gazze kentinin yakınlarına kadar neredeyse kesintisiz uzanan yaklaşık 17 kilometrelik ana hatta bağlanabilir. Şubatta yapımına başlanan bu hatta yalnızca 21 Haziran ile 7 Temmuz arasında bir kilometreden fazla ilave edildi. Set, Han Yunus yakınındaki Beni Süheyla kasabasının yıkıntıları üzerine kurulan İsrail üssünün yakınından geçiyor. Kuzeyde, büyük ölçüde yerle bir edilen Beyt Lahiya’nın dışında da henüz birbirine bağlanmamış bölümler bulunuyor.
Geçici Çekilme Hattının Fiilî Sınıra Dönüştürüldüğü Düşünülüyor
“Sarı Hat”, Trump yönetiminin 20 maddelik planı çerçevesinde 10 Ekim 2025’te başlayan ateşkesin ilk aşamasında İsrail ordusunun çekileceği sınır olarak belirlenmişti. Hat, İsrail’e Gazze topraklarının yaklaşık yüzde 53’ünde kontrol bırakıyor, sonraki aşamalarda ordunun kademeli biçimde Gazze’nin dış sınırlarına çekilmesini öngörüyordu. Boşaltılan alanlara uluslararası bir güvenlik gücünün konuşlandırılması planlanmıştı. İsrail Başbakanı Netanyahu, 28 Mayıs’ta yaptığı bir açıklamada İsrail’in kontrol ettiği alanın yüzde 70’e çıktığını ve daha fazlasını hedeflediklerini söylemişti.
Bununla birlikte hattın güzergâhı ateşkes metninde kesin koordinatlarla tanımlanmadı ve sahada tutarlı biçimde işaretlenmedi. Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA), haziran sonunda erişimin kısıtlandığı alanların Gazze’nin yüzde 65’ine ulaştığını bildirdi. İsrail ordusu hattı sivillerin zarar görmesini önleyecek şekilde daha belirgin hâle getirdiğini savunuyor. Ancak hat çevresinde, aralarında çocukların da bulunduğu siviller vuruldu.
İsrail ordusu, sarı hattı geçerken öldürülenlerin çoğunun askerler için tehdit oluşturduğunu savunuyor. Buna karşılık Mayıs 2026’ta AP’ye konuşan İsrailli askerler, ateş açan veya drone saldırısı isteyen birliklerin hattı geçen kişinin kim olduğunu her zaman bilmediğini söyledi. Eski İsrailli askerlerin barış inisiyatifi Breaking the Silence’ın görüştüğü başka bir asker ise, hattı geçenler için “ne olursa olsun etkisiz hâle getirin” talimatı verildiğini aktardı.
Hattın İsrail kontrolündeki tarafı büyük ölçüde insansızlaştırılmış durumda. Uydu görüntülerine göre Refah dâhil bazı yerleşimlerde binaların büyük çoğunluğu buldozer ve patlayıcılarla yıkıldı; tarım alanları tahrip edildi, yeni askerî yollar ile üsler kuruldu. İsrail, yıkımların Hamas’ın kullandığı altyapıyı hedeflediğini belirtiyor. Gazze’nin iki milyonu aşan nüfusunun büyük bölümü ise sarı hattın batısındaki dar kıyı şeridine ve aşırı kalabalık çadır alanlarına sıkışmış durumda.
Trump’ın Kafa Karıştıran Açıklaması: “Taraflar Sonraki Aşamaya Geçmek İçin Anlaştı”
Trump, 30 Temmuz’da Barış Kurulu tarafından Hamas ve diğer silahlı grupların “tamamen silahsızlandırılması” konusunda “tarihî bir anlaşmaya” vardığı duyuruldu. Açıklanan yol haritasına göre silahların devreden çıkarılmasıyla İsrail’in çekilmesi aşamalı biçimde ilerleyecek; uluslararası istikrar gücü ile yeni Filistin polisi güvenliği üstlenecek, Gazze’nin sivil idaresi teknokratlardan oluşan Filistinli bir komiteye geçecekti.
Ancak tarafların açıklamaları, uygulama sırası da dâhil olmak üzere üzerinde ortaklaşılmış bir metin bulunmadığını gösterdi. Hamas yetkilisi Gazi Hamad, Reuters’a “zor ve acı verici” bir çerçeveyi kabul etmeye hazır olduklarını söylerken “silahsızlanma” ifadesini kullanmadı. Hamad’a göre İsrail önce saldırıları durdurmalı, ekim ayında bulunduğu hatlara çekilmeli ve yardım girişini artırmalı; silahlar ancak daha sonra Filistinli idare komitesine teslim edilerek depolanmalı.
İsrail Başbakanı Netanyahu ise kendilerine bir taslak gönderildiğini ancak İsrail’in bunu kabul etmediğini, görüşlerini Washington’a ilettiğini açıkladı. Netanyahu, Hamas bütünüyle silahsızlandırılmadan İsrail ordusunun mevcut mevzilerinden çekilmeyeceğini söyledi.
“Ateşkes” Sürecine Rağmen Saldırılar ve İnsani Kriz Sürüyor
Sahadaki şiddet de sona ermedi. Gazze Sağlık Bakanlığının 4 Ağustos tarihli verilerine göre ateşkesin başlamasından bu yana İsrail saldırılarında 1.252 Filistinli öldü, 4.120 kişi yaralandı. Aynı dönemde Filistinli silahlı grupların saldırılarında beş İsrail askeri hayatını kaybetti. Bakanlık, Ekim 2023’ten bu yana Gazze’deki toplam can kaybının 73 bini aştığını bildiriyor.
Ateşkesle birlikte yardım girişinin artması açlık göstergelerinde bir miktar iyileşme sağlasa da tablo kırılgan. IPC’nin temmuz ayı değerlendirmesi, 2026 sonuna kadar 1,4 milyon kişinin, yani nüfusun yüzde 67’sinin kriz düzeyinde veya daha ağır akut gıda güvensizliği yaşayacağını öngörüyor; bunların 212 bini “acil durum” kategorisinde. Hanelerin yüzde 83’ünün hiçbir gelir kaynağı bulunmuyor. Konutların yaklaşık yüzde 75’i ile yolların yüzde 70’inden fazlası hasarlı veya yıkılmış durumda.
OCHA ayrıca aşırı kalabalık yerinden edilme alanlarında bulaşıcı hastalıkların yayıldığını, insülin, diyaliz malzemesi ve kritik tıbbi ekipman eksikliğinin tedavileri aksattığını bildiriyor. Yardım kuruluşlarının ulaştığı kişi sayısındaki düşüşün, ateşkes sonrasında sağlanan sınırlı iyileşmeyi tersine çevirebileceği belirtiliyor.
Bu tablo içinde toprak set, yalnızca Gazze’nin coğrafyasını değil, aylardır ilerlemeyen ateşkes sürecini de sahada görünür hâle getiriyor. İsrail bariyeri geçici bir güvenlik tedbiri olarak tanımlasa da setlerin uzunluğu, yeni üsler ve süren yıkımlar, Filistinlilerin sarı hattın kalıcı bir sınıra dönüşeceği yönündeki kaygılarını büyütüyor. (P)