Volkswagen Fabrikası Rafael İçin Silah Üretecek: Katar’ın İtirazı Nasıl Aşıldı?
Volkswagen, Katarlı hissedarının Osnabrück fabrikasının İsrailli silah şirketi Rafael’e doğrudan devrine yönelik itirazını, hisseleri başka bir İsrail şirketi olan Aurelius Capital ile Aşağı Saksonya eyaletine devrederek aşmayı planlıyor. 2027’de otomobil üretiminin sona ereceği tesiste Rafael, hava savunma sistemleri üretimine yönelik ilk sanayi ortağı olacak.
Volkswagen’ın Osnabrück fabrikasının geleceğine ilişkin aylardır süren belirsizlikte yeni bir aşamaya geçildi. Alman otomobil üreticisi, Aşağı Saksonya eyaleti ve İsrail merkezli yatırım şirketi Aurelius Capital, fabrikanın yeni bir yapıya devredilmesi konusunda anlaşmanın temel şartlarını belirledi.
7 Eylül’de açıklanan plana göre Aurelius Capital fabrikanın çoğunluk hissedarı olacak, Aşağı Saksonya eyaleti ise azınlık payıyla yeni yapıda yer alacak. Otomobil üretimi 2027 yazında sona erdikten sonra tesis kademeli biçimde güvenlik ve savunma teknolojileri merkezine dönüştürülecek. İlk proje ise İsrailli Rafael Advanced Defense Systems ile hava savunma sistemleri alanında yürütülecek.
Volkswagen’ın açıklamasına göre nihai sözleşmelerin hazırlanması, şirket organlarının onayı ve gerekli resmî incelemelerin tamamlanması gerekiyor. Satış bedeli ve tarafların kesin hisse oranları da henüz açıklanmadı. Bu gelişmeyle birlikte Osnabrück için mart ayında henüz seçeneklerden biri olarak tartışılan savunma sanayii dönüşümü somut bir plana dönüştü. O dönemde fabrikanın Rafael ile olası iş birliği tartışılırken Volkswagen, farklı seçenekleri değerlendirdiğini söylüyordu.
Osnabrück’te Otomobil Üretimi 2027’de Bitecek
Osnabrück’te bugün hâlâ Volkswagen’in T-Roc Cabriolet model binek aracı üretiliyor. Şirket 2024 sonunda aldığı kararla Osnabrück fabrikasında araç üretimini 2027 yazında sona erdirmeyi planlamıştı. Eski Karmann tesisinin de parçası olduğu Osnabrück sahasında böylece 125 yıllık otomotiv üretimi sona erecek.
Karmann ile Volkswagen arasındaki iş birliği 1949’da başlamış ve Karmann’ın 2009’daki iflasına kadar Osnabrück’te Volkswagen için yaklaşık 2,5 milyon araç üretilmişti. Volkswagen daha sonra tesisin önemli bölümlerini devraldı ve 2011’de Golf Cabriolet üretimiyle araç üretimini yeniden başlatmıştı. Osnabrück zamanla Porsche Cayman ve Boxster gibi modellerin de üretildiği, özellikle küçük seri ve özel projelerde uzmanlaşan bir merkeze dönüşmüştü.
Volkswagen’ın son dönemdeki daha geniş küçülme programı da Osnabrück kararının arka planında bulunuyor. Avrupa’daki düşük kapasite kullanımı, Çinli üreticilerin artan rekabeti ve yüksek üretim maliyetleri nedeniyle şirket Almanya’daki bazı fabrikaları kapatma veya başka alanlara yönlendirme seçeneklerini değerlendiriyor.
Avrupa’da yükselen savunma harcamaları, otomotiv sektöründe boşalan üretim kapasitesinin değerlendirilmesi açısından yeni bir alan açıyor. Osnabrück modeli bu nedenle yalnızca tek bir fabrikanın kurtarılması olarak değil, otomotiv sanayisindeki üretim altyapısının başka sektörlere aktarılmasının bir örneği olarak da izleniyor. Reuters, gelecekte Volkswagen Amarok araçlarının askerî kullanım için dönüştürülmesinin de olası projeler arasında bulunduğunu aktarıyor.
Hisse Devrinin Ardından Fabrikayı Kim Yönetecek?
Yeni modelde Volkswagen fabrikanın sahibi olarak kalmayacak. Plan tamamlanırsa Volkswagen Osnabrück GmbH’nin kontrolü İsrailli Aurelius Capital’e geçecek; Aşağı Saksonya da şirkete ortak olacak. Böylece tesis, özel bir yatırım şirketinin çoğunluk hissesi ile kamu ortaklığının bir arada bulunduğu bir yapıyla işletilecek.
Aşağı Saksonya eyaleti hâlihazırda Volkswagen’daki oy haklarının yüzde 20’sine sahip ve şirketin ikinci büyük hissedarı. Yeni model gerçekleşirse Aşağı Saksonya, hem Volkswagen’ın büyük hissedarlarından biri olmayı sürdürecek hem de Volkswagen’dan ayrılacak Osnabrück şirketine doğrudan ortak olacak.
Volkswagen ise geçiş sürecinde üretim ve sanayileştirme deneyimini, mevcut altyapıyı ve teknik bilgisini yeni yapıya aktaracağını belirtiyor. Şirket özellikle Osnabrück çalışanlarının küçük seri ve özel araç üretimindeki deneyiminin savunma projelerinin sanayileştirilmesinde kullanılmasını bekliyor. Ama NDR’nin aktardığına göre uzun vadede Volkswagen’ın tesisten tamamen çekilmesi planlanıyor.
Çalışanlar açısından plan mevcut işlerin tamamını korumuyor. Reuters’ın aktardığına göre yaklaşık 1.800 kişilik ana kadronun 1.400’üne yeni yapı içinde istihdam sağlanması hedefleniyor. Emeklilik ve kısmi emekliliklerle çalışan sayısının zaman içinde yaklaşık 1.200’e düşmesi bekleniyor. Bu çalışanlar için 2029 sonuna kadar istihdam güvencesi öngörülürken mevcut toplu sözleşmeler, iş sözleşmeleri ve işyeri temsil yapılarının da devam etmesi planlanıyor.
Fabrikanın Yeni Sahibi Aurelius Capital Nedir?
Osnabrück anlaşmasındaki daha az bilinen aktör Aurelius Capital. Şirket, merkezi Tel Aviv’de bulunan ve savunma, siber güvenlik, yapay zekâ ile kritik altyapı teknolojilerine yatırım yapan uluslararası bir yatırım şirketi. Volkswagen da Aurelius’u savunma ve güvenlik alanındaki teknoloji şirketlerinin stratejik ve operasyonel büyümesine sermaye sağlayan bir yatırımcı olarak tanımlıyor.
Fon 2025’te savunma teknolojilerine odaklanan yeni bir yatırım platformu olarak kamuoyuna açıldı. Jerusalem Post gazetesinin aktardığına göre ilk aşamada yaklaşık 50 milyon dolar sermaye topladı ve fon büyüklüğünü 150 milyon dolara çıkarmayı hedefledi. Yatırım alanları arasında siber güvenlik, yapay zekâ, dron ve uydu teknolojileri, otonom sistemler ve hem askerî hem sivil amaçlarla kullanılabilen “çift kullanımlı” teknolojiler bulunuyor.
Aurelius’un kendisi normalde bir silah üreticisi değil. Şirketin modeli, savunma ve çift kullanımlı teknolojiler geliştiren şirketlere sermaye sağlamak, bunların üretim kapasitesini büyütmek ve yeni pazarlara açılmalarını desteklemek üzerine kurulu. Osnabrück anlaşması da fonu klasik bir girişim sermayesi yatırımından daha doğrudan bir sanayi işletmeciliği rolüne taşıyacak.
Aurelius’un İsrail Güvenlik Yapısıyla Bağları
Aurelius Capital şirketinin yönetim kadrosunda İsrail’in savunma ve istihbarat kurumlarında üst düzey görev yapmış çok sayıda isim bulunuyor. Şirketin ortaklarından Amir Eshel, İsrail Hava Kuvvetlerinin eski komutanı ve İsrail Savunma Bakanlığının eski genel müdürü. Bir diğer ortak Ehud Lavie, Mossad’ın eski başkan yardımcısı ve operasyonlar sorumlusu olarak görev yaptı. Esti Peshin ise 2025’e kadar İsrail devletine ait havacılık ve savunma şirketi Israel Aerospace Industries’in siber bölümünü yönetti. Fonun stratejik danışmanları arasında ABD Ulusal Güvenlik Ajansının eski direktörü Michael Rogers da bulunuyor.
Aurelius’un kurucu ortaklarından Alon Lifshitz de şirketin kurulmasını 7 Ekim 2023 sonrasında İsrail’de savunma teknolojilerine duyulan ihtiyacın artmasıyla ilişkilendirmişti. Lifshitz, fonun amacını İsrail’in güvenlik teknolojileri ekosistemine sermaye ve ölçek kazandırmak olarak anlatıyor. Osnabrück’teki ilk projenin Rafael ile yapılacak olması bu bağlantıyı daha görünür hâle getiriyor. Rafael, İsrail’in başlıca savunma şirketlerinden biri ve Demir Kubbe (Iron Dome), David’s Sling ve Arrow hava savunma sistemlerinin geliştirilmesinde rol oynuyor.
Volkswagen’ın resmî açıklaması Osnabrück’te “Almanya ve Avrupa için” hava savunma sistemleri ve bileşenlerinin üretilmesini belirtiyor. Hangi parçaların üretileceği ve nihai müşterilerin kim olacağı ise henüz ayrıntılı biçimde açıklanmadı. Tagesschau’nun aktardığına göre tesiste fırlatma sistemleri, taşıma araçları veya güç üniteleri gibi bileşenlerin üretimi seçenekler arasında bulunuyor; ancak üretim programı henüz kesinleşmiş değil.
Katarlı Hissedarın Satışa İtirazı Nasıl Aşıldı?
Anlaşmanın dikkat çeken taraflarından biri de Volkswagen’ın Katarlı hissedarıyla ilgili. Katar Varlık Fonu, Volkswagen’daki oy haklarının yüzde 17’sini elinde tutuyor ve Porsche Holding ile Aşağı Saksonya’nın ardından şirketin üçüncü büyük oy sahibi.
Rafael ile doğrudan bir Volkswagen ortaklığı gündeme geldiğinde Katar tarafının bu plana çekince koyduğu Alman basınına yansımıştı. NDR, Katar’ın endişelerinin doğrudan Volkswagen-Rafael iş birliğini zorlaştırdığını aktardı. Çözüm seçeneklerinden biri olarak Aşağı Saksonya’nın tesise ortak olması ve İsrailli tarafla ayrı bir şirket yapısı kurulması gündeme gelmişti.
Son anlaşmayla Volkswagen fabrikayı doğrudan Rafael’e devretmiyor. Rafael de Volkswagen’ın ortağı olarak tesisi satın almıyor. Bunun yerine Volkswagen Osnabrück GmbH’nin çoğunluk hissesi Aurelius Capital’e, azınlık hissesi ise Aşağı Saksonya’ya geçecek; Rafael yeni şirketin ilk sanayi ortağı olarak projeye katılacak.
Yeni model, Volkswagen ile Rafael arasında doğrudan bir ortaklık kurulmasını önlüyor. Fabrikanın kontrolü Aurelius Capital’e geçerken Aşağı Saksonya azınlık hissedarı olacak; Rafael ise şirketin ortağı değil, ilk sanayi müşterisi ve proje ortağı olarak tesiste yer alacak. Böylece Katar Varlık Fonu Volkswagen’daki yüzde 17’lik oy hakkını koruyacak, ancak Osnabrück’te kurulacak yeni yapıya dâhil olmayacak. Katar’ın itirazını resmen geri çekip çekmediği ise açıklanmadı. Aşağı Saksonya eyaletinin hangi karar haklarına sahip olacağı ve Rafael dışında hangi şirketlerin Osnabrück’e proje getireceği ise yapılacak nihai sözleşmelerle netleşecek. (P)