Almanya’da Otomotiv Krizi: Sanayi Devi Volkswagen Neden Küçülüyor?
Yıllarca Almanya’nın sanayi gücünü ve iş güvencesini temsil eden Volkswagen, tarihinin en kapsamlı küçülme sürecine giriyor. Yaklaşık 100 bin pozisyonun azaltılmasını öngören plan, fabrikaların geleceğine ilişkin belirsizliği büyütürken iş kaybı korkusu siyasi gerilimi de besliyor.
Alman otomobil devi Volkswagen, üretim kapasitesini, çalışan sayısını ve model yelpazesini daraltacak kapsamlı bir yeniden yapılanmaya gidiyor. Eylül ayının ilk haftasında denetleme kurulunun onayladığı planla tarihinin en kapsamlı yeniden yapılanmasına başladı. Reuters’ın haberine göre, denetleme kurulunun kabul ettiği plan, mevcut programlara ek olarak dünya genelinde yaklaşık 50 bin kişinin işten çıkartılmasını öngörüyor. Önceden açıklanan programlarla birlikte planlanan istihdam azaltımı yaklaşık 100 bin pozisyona ulaşıyor.
Yaz başından beri tartışılan küçülme planının kabul edilmesiyle yönetim ve sendikalar arasındaki görüşmeler uygulama ayrıntılarına yöneldi. Hangi ülkede kaç çalışanın ayrılacağı ve fabrikalara hangi üretim görevlerinin verileceği bu görüşmelerde şekillenecek. Deutsche Welle’nin haberine göre, işten çıkarmalar grubun dünya genelindeki çalışanlarının yaklaşık yüzde 15’ine karşılık geliyor.
Çalışanlar İçin Uzun Bir Belirsizlik Dönemi
Euronews’un aktardığına göre, Volkswagen grubu Almanya’da 2030’a kadar yaklaşık 50 bin pozisyonu azaltmayı zaten planlıyordu. Bunun 35 binlik kısmı ana Volkswagen markasını kapsıyordu. Yeni program, Audi ve Porsche’nin de bulunduğu grubun dünya genelindeki faaliyetlerini de kapsıyor.
Reuters’ın haberine göre, yönetimin tasarrufun yarısını Almanya’da gerçekleştirme yaklaşımı, ülkede yaklaşık 25 bin ek pozisyonun etkilenebileceğine işaret ediyor. Kesin dağılım müzakerelerde belirlenecek. Alman işletmelerinin büyük bölümünde 2030’a kadar geçerli istihdam güvenceleri, işten çıkarmaların nasıl uygulanacağı konusunda çalışanların elindeki önemli dayanaklardan biri.
Uzlaşmaya giden yol sert pazarlıklardan geçti. Reuters’ın görüşmelerin perde arkasını aktardığı haberine göre, yönetim, planın reddedilmesi hâlinde olağanüstü genel kurula gitmeyi değerlendirdi. İşçi temsilcileri ve Aşağı Saksonya eyaletiyle yıllarca sürebilecek bir hukuki çatışma ihtimali, tarafları anlaşmaya yaklaştırdı. İşten çıkarmalara onay verilirken binek otomobil ve parça birimlerini ayrı tüzel yapılara dönüştürme önerisi ertelendi.
Fabrikaların bulunduğu şehirlerde bu pazarlıkların sonucu bütün bölgeyi ilgilendiriyor. Deutsche Welle’nin aktardığı haberde, Zwickau’da uzun süredir çalışan bir işçi, tesisin kapanması hâlinde bölgenin ekonomik açıdan ciddi bir şekilde etkileneceğini tahmin ediyor. Fabrikayı, tedarikçileri ve çevresindeki işleri “bütün bölgenin ekonomik motoru” olarak tanımlıyor.
Volkswagen’in Yüz Binleri Bulan İş Gücü Nasıl Oluşmuştu?
Volkswagen’in bugünkü maliyetlerinin arkasında, yıllar boyunca izlediği büyüme ve üretim tercihleri var. Şirket otomotiv üretiminin pek çok aşamasını kendi bünyesinde tutuyor. Parçaların ve yazılımın içeride geliştirilmesi, geniş bir çalışan kadrosunu beraberinde getiriyor.
DW’ye konuşan ekonomi politikaları analisti Meghan Ostertag, bu yapının iş gücü ihtiyacını ve maliyetleri artırdığını belirtiyor. Otomotiv analisti Daniel Harrison ise yıllar içinde satın alınan markaların farklı tasarımlarını, tedarik zincirlerini ve çalışma biçimlerini tek grupta buluşturmanın yönetimi zorlaştırdığına dikkat çekiyor.
Volkswagen’in Japon otomobil üreticisi Toyota’dan yaklaşık yüzde 60 daha fazla çalışanı bulunuyor. Toyota’nın tedarikçilere daha fazla iş vermesi, otomasyondan yararlanması ve daha sade yönetim yapısı bu farkta rol oynuyor. Ayrıca elektrikli araçlara geçişte yaşanan gecikme Çinli rakiplerin güçlendiği döneme denk geldi. Avrupa’daki zayıf talep ve Çin’deki satış kayıpları, geniş üretim ağının maliyetlerini taşımayı giderek zorlaştırdı. Uzmanlar, personel azaltımının kısa vadede kârlılığı destekleyebileceğini, kalıcı iyileşme için otomasyon yatırımlarının ve daha hızlı karar alabilen bir yönetim yapısının gerekli olduğunu belirtiyor. Volkswagen’in farklı markalarında yıllar içinde oluşan işleyişi değiştirmesi de bu nedenle programın önemli bir parçası.
Küçülmenin Faturası 16 Milyar Avroya Ulaşabilir
Reuters’ın haberine göre, işten çıkarmalar ve olası fabrika kapatmalarının maliyeti yaklaşık 16 milyar avro olarak hesaplanıyor. Konuya yakın bir kaynağın verdiği bilgiye göre bunun 10 milyar avrosu işten çıkarmalarla bağlantılı giderlere, 6 milyar avrosu dört tesiste üretimin sonlandırılması ihtimaline ayrılıyor.
Şirket, tazminat ödemelerini ve yeniden yapılanma giderlerini karşılarken yeni ürünlere de kaynak ayırmak zorunda. Financial Times’ın aktardığına göre, yatırım kuruluşu Union Investment, kârlılığın düzelmemesi hâlinde grubun kredi notunun yatırım yapılabilir seviyenin altına düşebileceği uyarısında bulundu. Kuruluşun bu risk değerlendirmesi, borçlanma maliyetlerinin de yönetim üzerindeki baskıyı artırdığını gösteriyor.
Emden, Zwickau, Hannover ve Audi’nin Neckarsulm fabrikalarında bugün üretilen modellerin yerini neyin alacağı henüz belli değil. Volkswagen’in açıklamasına göre, mevcut üretim planları bu tesislerde 2031-2034 arasında kademeli olarak sona erecek. Sonrasında fabrikalarda üretimi ve istihdamı sürdürecek yeni projeler henüz kesinleşmedi. Yönetim, tesislerin başka amaçlarla kullanılmasını da değerlendiriyor. Avrupa’daki fabrikaların geleceğini belirleyecek planın Haziran 2027 sonuna kadar hazırlanması bekleniyor.
Grubun dönüşüm programına ilişkin bilgilendirmesinde, pandemi öncesinde yaklaşık 12 milyon araçlık kapasiteye yatırım yapıldığı belirtiliyor. Yaklaşık 2 milyonluk azaltımın ardından hedef, yıllık 9 milyon araçlık kapasiteye inmek. Yönetim, satış beklentilerinin üzerinde kalan üretim imkânlarını daraltarak fabrikaları daha yüksek dolulukla çalıştırmayı amaçlıyor.
Araba Üretimindeki Toparlanma Sektördeki İstihdam Kaybını Durduramıyor
Alman otomotiv sanayisindeki daralma, ülkenin üretim rakamlarında da görülüyor. Alman Otomotiv Sanayicileri Birliğinin (VDA) verilerine göre, Almanya’da binek otomobil üretimi 2016’daki 5,75 milyondan 2025’te 4,15 milyona geriledi. Son yıldaki yüzde 2’lik artışa rağmen üretim, 2019 seviyesinin yaklaşık yüzde 11 altında kaldı.
VDA’nın aylık verilerinde, Temmuz 2026’da 311 bin 324, ağustosta yaklaşık 229 bin 900 otomobil üretildiği görülüyor. Önceki yılın aynı aylarına göre düşüşler sırasıyla yaklaşık yüzde 9 ve yüzde 4 oldu. Federal İstatistik Dairesi (Destatis) verilerine göre, haziran sonunda sektörde 691 bin 500 kişi çalışıyordu. Bir yıldaki kayıp 42 bin 300 kişiye, yani yüzde 5,8’e ulaştı. Parça ve aksesuar üreticilerinde istihdam yüzde 7,6, araç üreticilerinde yüzde 6,1 geriledi.
Siparişlerin azalması, tedarikçilerin yatırım kararlarına da yansıyor. Reuters’ın haberine göre, mayısta 116 tedarikçiyle yapılan ankette şirketlerin yaklaşık üçte ikisi Almanya’daki yatırımlarını erteliyor, iptal ediyor veya yurt dışına kaydırıyordu. Yarısından fazlası ülkedeki kadrolarını azaltırken yalnızca yüzde 3’ü işe alım yapıyordu. Almanya’da personel azaltanların yüzde 44’ü, başka ülkelerde yeni istihdam yaratıyordu.
Elektrikli Araçlar ve SUV’lar Üretimde Öne Çıkıyor
Çin pazarındaki rekabet, Volkswagen’in gelirlerini ve ürün planlarını değiştiriyor. Yerel markaların teknoloji geliştirme hızı ve fiyatları karşısında zorlanan grup, Çin’de yerel tasarım ve geliştirmeye ağırlık veriyor. Almanya’da elektrikli araç üretimi ise büyümeyi sürdürüyor. Reuters’ın aktardığına göre, Almanya’da 2025’te 1,22 milyon tamamen elektrikli otomobil üretildi; artış yüzde 15 oldu. Şarj edilebilir hibrit araçlarla birlikte toplam 1,67 milyona ulaştı. Almanya bu üretimle Çin’in ardından ikinci sırada yer aldı.
VDA’nın araç sınıflarına göre verileri de üretimdeki değişimi ortaya koyuyor. SUV ve arazi araçları 2025’te yüzde 8,2 büyürken orta sınıf yüzde 12,6, lüks sınıf yüzde 25,4 geriledi. Volkswagen, onaylanan plan kapsamında model yelpazesini 2035’e kadar yaklaşık yarıya indirmeyi hedefliyor. 2027-2031 döneminde sabit yatırımlara, araştırma ve geliştirmeye 135 milyar avro ayrılması öngörülüyor. Kaynaklar daha az modele ve seçeneğe yoğunlaştırılacak.
İş Kaybı Korkusu Siyasete Taşınıyor
Almanya’daki Volkswagen fabrikalarının geleceğine dair belirsizlik, Friedrich Merz hükûmeti üzerindeki baskıyı da büyütüyor. Merz, 2025’te ekonomiyi canlandırma ve sanayiyi güçlendirme vaadiyle iktidara gelmişti. Otomotivden kimyaya uzanan iş kayıpları, bu vaatlerin karşılığını bekleyen çalışanların kaygısını artırıyor. Politico’nun haberine göre, AfD bu ortamda Volkswagen krizini hükûmetin ekonomi, enerji ve iklim politikalarına karşı kullanıyor.
AfD Eş Başkanı Tino Chrupalla, elektrikli araçlara erken ve tek taraflı yönelmenin sektörü çıkmaza sürüklediğini savunuyor. Diğer eş başkan Alice Weidel ise ekonomik sıkıntıların ve sanayideki gerilemenin sorumluluğunu Merz’e yüklüyor. Fabrikaların geleceğinden endişe eden çalışanlara seslenen parti, yüksek enerji maliyetlerini ve otomotivdeki dönüşümü aynı eleştirinin parçaları hâline getiriyor.
Politico’ya konuşan sosyolog Prof. Dr. Klaus Dörre’ye göre Volkswagen, Almanya’da sanayinin sağladığı refahın ve çalışanlara sunduğu güvencenin güçlü bir simgesi. Bu nedenle şirkette yaşananlar, fabrikaların bulunduğu şehirlerin çok ötesinde ülkenin havasını etkiliyor. Dörre, AfD’nin işini kaybetme korkusunu iklim politikalarına yönelik tepkiye dönüştürerek işçilerin bir bölümünde karşılık bulduğunu söylüyor. Elektrikli otomobil almaya gücü yetmeyen çalışanlar da partinin bu söylemle ulaşabildiği kesimler arasında.
Bu kaygının siyasi etkisi, Volkswagen fabrikası bulunmayan Saksonya-Anhalt’ta da hissediliyor. AfD’nin 6 Eylül’de eyalette yüzde 43,8 oyla seçimlerde birinci olması, sanayideki belirsizliğin sürdüğü bir dönemde aşırı sağın genişleyen seçmen kitlesini gösteren son örnek oldu. Volkswagen’de alınacak her yeni küçülme kararı, hükûmetin istihdamı koruma ve ekonomiyi toparlama vaatlerini de yeniden tartışmaya açacak.
Osnabrück İçin Savunma Sanayii Planı
VW’nin Osnabrück fabrikasındaki savunma sanayii arayışı ise yeni bir aşamaya geçti. Volkswagen’in açıklamasına göre, Aurelius Capital ve Aşağı Saksonya’yla olası satışın ana hatlarında anlaşmaya varıldı. Aurelius’un çoğunluk sahibi olarak eyaletle birlikte tesisi devralması planlanıyor.
Peki, fabrikaya talip olan Aurelius kim? Tel Aviv ve New York’ta faaliyet gösteren Aurelius Capital, savunma, istihbarat ve kritik altyapı teknolojilerine yatırım yapıyor. Siber güvenlik, insansız sistemler ve yapay zekâ, ilgilendiği alanlar arasında. Şirketin ortakları, İsrail ordusu ve savunma sanayisiyle yakın mesleki bağlara sahip. Kıdemli ortak Amir Eshel, 2012-2017 arasında İsrail Hava Kuvvetleri Komutanlığı, 2020-2023 arasında Savunma Bakanlığı Genel Müdürlüğü yaptı. Ortaklardan Lior Carmeli, İsrail ordusunun iletişim, komuta ve kontrol sistemleri ile siber savunmadan sorumlu biriminin eski başkanı. Bir diğer ortak Esti Peshin ise 2017-2025 arasında İsrailli savunma şirketi Israel Aerospace Industries’in siber birimini yönetti.
Osnabrück için düşünülen ilk proje de İsrailli Rafael Advanced Defense Systems ile Almanya ve Avrupa’ya yönelik hava savunma sistemleri ve bileşenlerinin olası üretimini kapsıyor. Volkswagen’in açıklamasında yer alan bu proje için işçi temsilcisi Daniela Cavallo, 1200’den fazla kişiye tesiste çalışma imkânı doğduğunu belirtiyor. Devrin tamamlanması için nihai anlaşmaların, kurul kararlarının ve resmî incelemelerin sonuçlanması gerekiyor.
Alman şirketlerinin İsrail’le savunma sanayii ilişkileri tartışmasını da besleyen bu plan, otomotiv bölgelerinde başlayan değişimin somut örneklerinden biri. Osnabrück’te kalan çalışanlar için çözüm arayışı sürerken diğer fabrikalarda da yeni üretim kararları bekleniyor. On binlerce çalışan, gelecek planlarını bu kararların sonucuna göre yapacak. (P)