Almanya-Rusya İlişkileri

Drone Krizi Kültürel İlişkilere Sıçradı: Rusya Goethe Enstitüsünü Kapatıyor

Rusya, Berlin’deki Rus Evi’nin kapatılmasına karşılık Goethe Enstitüsünün ülkedeki merkezlerini kapatacağını açıkladı. Leipzig/Halle Havalimanı’ndaki patlayıcılı drone girişimiyle başlayan kriz, konsolosluklardan kültür ve eğitim kurumlarına uzanırken iki ülke arasında Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra kurulan son temas kanallarından biri de kapanma noktasına geldi.

Drone Krizi Kültürel İlişkilere Sıçradı: Rusya Goethe Enstitüsünü Kapatıyor
Goethe Enstitüsünün Moskova’daki kütüphane girişi. 1992’de açılan Moskova merkezi, Rusya’nın Berlin’deki Rus Evi’ne karşı aldığı misilleme kararı kapsamında kapatılacak merkezler arasında yer alıyor. | Fotoğraf: Goethe Enstitüsü Moskova.

Almanya ile Rusya arasındaki gerilim bu kez kültür programlarının kapısına dayandı. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Almanya’nın Berlin’deki Rus Evi’nin (Russisches Haus) faaliyetlerine son verme kararına karşılık ülkedeki Goethe Enstitüsü merkezlerinin kapatılacağını açıkladı. Ağustos başında Leipzig/Halle Havalimanı’nda bulunan patlayıcı yüklü drone’un yol açtığı kriz, böylece güvenlik ve diplomasi alanından kültürel ilişkilere taşındı.

Reuters’ın haberine göre Lavrov, 3 Eylül’de Vladivostok’ta düzenlenen Doğu Ekonomik Forumu’nda Moskova, St. Petersburg ve Yekaterinburg’daki merkezlerin kapatılacağını söyledi. Almanya’nın atacağı adımın sonuçlarını bildiğini savunan Lavrov, Berlin’in kararını ‘Alman kültürel varlığının Rusya’daki sonu’ olarak niteledi. Merkezlerin Ukrayna savaşı nedeniyle Batı’yla ilişkiler ağır biçimde bozulmasına rağmen açık kaldığını da ekledi.

1951’de kurulan Goethe Enstitüsü, Almanya’nın yurt dışındaki başlıca kültür kurumu. Bugün 100 ülkede 154 enstitüyle faaliyet gösteren kurum, Almancanın yaygınlaştırılmasının yanı sıra kütüphaneler, sergiler, film gösterimleri, çeviri projeleri ve öğretmen eğitimleri yürütüyor. Rusya’daki ilk merkezini Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından 1992’de Moskova’da açan enstitü, zamanla iki toplum arasındaki en önemli doğrudan temas kanallarından birine dönüştü.

Berlin, Kapatma Kararını ‘Haksız ve Zarar Verici’ Buldu

Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, Moskova’nın kararından üzüntü duyduklarını söyledi. Deutsche Welle’nin haberine göre Wadephul, Goethe Enstitüsünün Rusya’da kültürel bir köprü kurduğunu ve Berlin’in bu çalışmayı sürdürmeye hazır olduğunu belirtti. Rus ve Alman halkları arasında genel olarak iyi ilişkiler bulunduğunu, sorunun Rus yönetiminin politikalarından kaynaklandığını savundu.

Wadephul’a göre iki kültür kurumu arasında kurulan karşılıklılık da geçerli değil. Almanya, Rus Evi hakkındaki kararını sıradan bir diplomatik anlaşmazlığın değil, Almanya’nın doğrudan Rusya’ya atfettiği bir saldırının karşılığı olarak görüyor. Alman bakan, Rus Evi’nin uzun süredir bilim ve kültüre hizmet etmediğini ileri sürerken Goethe Enstitüsünün kapatılmasını ‘haksız ve zarar verici’ diye tanımladı.

Bu tartışmanın merkezindeki kurumlar ilk bakışta birbirinin karşılığı gibi görünse de aynı yapıya sahip değil. Goethe Enstitüsü, faaliyetlerinin önemli bölümünü Alman Dışişleri Bakanlığının desteğiyle yürüten kayıtlı bir dernek. Kurum kendisini siyasi bakımdan tarafsız ve hukuken özerk olarak tanımlıyor; bütçesinin yaklaşık üçte birini dil kursları ile sınavlardan sağlıyor. Rus Evi’ni ise Rus devlet kurumu Yurt Dışında Yaşayan Vatandaşlar ve Uluslararası İnsani İşbirliği İçin Federal Ajans (Rossotrudniçestvo) işletiyor. Kurum, işgal altındaki Ukrayna topraklarını Rusya’nın parçası gibi gösteren faaliyetleri desteklediği gerekçesiyle 2022’den beri Avrupa Birliği yaptırımları altında.

Berlin’in açıklaması Almanya’daki Rus dili veya kültürünü bütünüyle yasaklamıyor; doğrudan Rus devletine bağlı bu merkezin hukuki dayanağını hedef alıyor. Moskova ise cevabını Rusya’daki en görünür Alman kültür ağına yöneltiyor. Bu ayrım, tarafların ‘misilleme’ kelimesine farklı anlamlar yüklemesine yol açıyor: Rusya eşdeğer iki merkeze karşılıklı işlem yapıldığını savunurken Almanya güvenlik tehdidine verilen bir yanıt ile kültürel çalışmanın aynı kefeye konamayacağını söylüyor.

Rus Evi Tartışması 2022’den Beri Sürüyordu

Berlin’in Friedrichstrasse Caddesi’nde 1984’te açılan Rus Evi, konserlerden film gösterimlerine ve dil kurslarına kadar geniş bir program sunuyordu. Ama Ukrayna’ya yönelik geniş çaplı saldırının ardından merkezin Kremlin propagandasına alan açtığı ve Rus istihbarat faaliyetlerinde kullanıldığı yönündeki suçlamalar yoğunlaştı. Moskova bu iddiaları reddederken merkezi iki halk arasındaki dostluğun adresi olarak tanıttı.

Rusya Almanya Ukrayna Goethe Enstitüsü Rus Evi Rus-Alman ilişkileri kültür Berlin Moskova

Berlin’in Friedrichstrasse Caddesi’ndeki Rus Evi. Doğu Almanya ile Sovyetler Birliği arasındaki kültürel ilişkileri güçlendirmek amacıyla 1984’te açılan merkez, bugün Rus devlet kurumu Rossotrudniçestvo tarafından işletiliyor. Almanya, Leipzig/Halle saldırısının ardından binanın faaliyetlerine son verme kararı aldı. | Fotoğraf: Mo Photography Berlin – Shutterstock.

Berlin uzun süre kapatma seçeneğine mesafeli yaklaştı. İki kurumun faaliyetleri, Aralık 1992’de imzalanıp Mayıs 1993’te yürürlüğe giren kültürel iş birliği anlaşmasıyla bağlantılıydı. Alman hükûmeti, Rus Evi’ne karşı atılacak adımın Moskova’da Goethe Enstitüsüne yöneleceğini biliyordu. Nitekim 2023’te Berlin savcılığının yaptırımların ihlal edildiği şüphesiyle Rus Evi hakkında inceleme başlatması ve hesapların dondurulmasının ardından Rusya da Goethe Enstitüsünün banka hesaplarını bloke etmişti.

Leipzig/Halle vakası bu ihtiyatlı dengeyi sona erdirdi. Almanya, Rus Evi’nin çalışmasını sağlayan hukuki düzenlemeyi feshedeceğini ve Rusya’nın Bonn Başkonsolosluğunu kapatacağını duyurdu. Moskova ise kültür merkezlerinin yanı sıra başka karşı önlemler de alınacağı mesajını verdi. Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Aleksandr Gruşko, Bonn kararına verilecek cevabın ‘çok yakında’ açıklanacağını söyledi. Gündemde Almanya’nın St. Petersburg Başkonsolosluğunun kapatılması ihtimali de bulunuyor.

1992’de Açılan Bir Pencere Kapanıyor

Rusya’daki ilk Goethe Enstitüsü, Sovyetler Birliği’nin dağılmasından kısa süre sonra 1992’de Moskova’da açıldı. Aynı dönemde kurulan kültürel iş birliği, Soğuk Savaş’ın ardından iki toplum arasında yeni bir ilişki geliştirme arzusunu yansıtıyordu. Enstitü Almanca öğretmenin yanı sıra sergiler, film gösterimleri, çeviri projeleri, sanatçı buluşmaları ve kütüphaneler üzerinden Rusya’daki geniş bir çevreyle bağ kurdu.

Bu açılımın Almanya’nın Rusya politikasında özel bir yeri vardı. Berlin, ekonomik yakınlaşmanın yanı sıra üniversiteler, sanatçılar ve gençler arasındaki temasların uzun vadede daha istikrarlı bir ilişki kuracağına inanıyordu. Ukrayna savaşı bu beklentiyi büyük ölçüde boşa çıkardı. Yine de Goethe Enstitüsünün açık tutulması, Rus yönetimiyle yaşanan çatışma ile Rus toplumuyla kurulan bağ arasında bir ayrım bırakıyordu. Yeni karar bu dar alanı da ortadan kaldırıyor.

Kurumun etkisi binalarıyla sınırlı kalmadı. Yerel okullardaki Almanca öğretmenlerine eğitim ve materyal desteği verdi, uluslararası geçerliliğe sahip sınavlar düzenledi, öğrencilerle kültür insanlarının Almanya’yla temasını kolaylaştırdı. Bu işlev, devletler arasındaki siyasi diyalog daraldığında daha fazla önem taşıyordu. Kültür kurumları hükûmetler adına müzakere yürütmese de gündelik temasın bütünüyle kopmasını önleyen alanlar açıyordu.

Ama bu alan 2022’den sonra hızla küçüldü. Rusya, 2023’te Almanya’nın ülkedeki diplomatik temsilcilikleri ile bağlantılı kurumlarında görev yapabilecek personelin toplam sayısına üst sınır getirdi. Reuters’ın aktardığına göre öğretmenler ve Goethe Enstitüsü çalışanlarının da aralarında bulunduğu 100’den fazla kişi Rusya’dan ayrılmak zorunda kaldı. Büyük kültür etkinlikleri azaldı; kurs, öğretmen eğitimi ve bazı programlar online ortama taşındı.

Bilimsel ilişkiler de aynı yönde ilerledi. Rusya, Şubat 2026’da Alman Akademik Değişim Servisini (DAAD) ‘istenmeyen kuruluş’ ilan etti. DAAD bunun üzerine Moskova ofisi ile Alman Bilim ve İnovasyon Evini kapattı ve Rusya’daki burs seçimlerini durdurdu. Buna rağmen yaklaşık 10 bin 500 Rusya vatandaşı Alman üniversitelerinde öğrenim görmeye devam ediyor.

Leipzig/Halle Saldırısı Kültürel Misillemeye Dönüştü

Son krizi başlatan olay 4 Ağustos’ta Leipzig/Halle Havalimanı’nda yaşanmıştı. Ukraynalı Antonov şirketine ait bir kargo uçağının yakınında patlayıcı ve ateşleme düzeneği taşıyan drone bulundu, düzenek patlamadan etkisiz hâle getirildi. Avrupa’nın en büyük kargo merkezlerinden biri olan havalimanı, Ukrayna’ya ve NATO’nun doğu kanadına uzanan lojistik ağ açısından da önem taşıyor. Saldırı teşebbüsünün ilk bulguları, hedefin yalnızca bir uçak değil ağır yük taşıma kapasitesi olabileceğine işaret ediyordu.

Alman hükûmeti haftalar süren soruşturmanın ardından saldırının arkasında Rus devlet kurumları adına hareket eden kişilerin bulunduğunu açıkladı. İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt, drone’un parçaları, patlayıcısı ve ateşleme sisteminin daha önce Rusya’yla ilişkilendirilen operasyonlardan bilindiğini söyledi. Berlin’in Moskova’yı doğrudan sorumlu tutması, iki ülke arasındaki ‘hibrit savaş’ tartışmasında yeni bir sertleşme yarattı.

Moskova ise suçlamaları reddediyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Almanya’nın delil yerleştirdiğini ve krizi iç siyasi sorunlardan dikkati uzaklaştırmak için kullandığını öne sürdü; bu iddiasını destekleyen bir kanıt sunmadı. Euronews’un haberine göre Berlin de karşı önlemleri açıklamadan önce soruşturmanın zarar görmemesi ve Rusya’daki Alman personelin güvenliği için hazırlık yaptı.

Al Jazeera’nin haberine göre AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, olayı ‘devlet destekli terörizmin bütün özelliklerini taşıyan’ bir saldırı olarak niteledi. AB ülkeleri yeni yaptırımları, vize kısıtlamalarını ve Rus diplomatik varlığına yönelik önlemleri görüşüyor. Goethe Enstitüsü kararı, böylece ikili bir kültür kurumu anlaşmazlığını aşarak Avrupa ile Rusya arasındaki daha geniş güvenlik çatışmasının parçasına dönüştü.

Kapanma En Çok Öğrencileri ve Öğretmenleri Etkileyecek

Moskova’nın kararı Almanya’nın Rusya’daki sembolik varlığını azaltacak; gündelik sonucu ise öncelikle Rusya’daki öğrenciler, Almanca öğretmenleri, sanatçılar ve kültür çalışanları hissedecek. Goethe sertifikaları üniversite başvurularında, mesleki denklik süreçlerinde ve Almanya’ya yönelik bazı vize işlemlerinde kullanılıyor. Ortak sınav merkezleri açık kalsa bile öğretmen eğitimi, materyal desteği ve kalite denetiminin nasıl sürdürüleceği belirsiz.

Online kurslar ve dijital kütüphane, fiziksel merkezlerin bıraktığı boşluğun bir bölümünü doldurabilir. Ama Rusya’nın internet denetimi ve yabancı kuruluşlara yönelik mevzuatı, dijital faaliyetlerin de ne kadar sürdürülebileceği konusunda soru işaretleri yaratıyor.

2018’de İngiltere ile yaşanan diplomatik kriz sırasında British Council merkezlerinin kapatılması, yabancı kültür kurumlarının Rus dış politikasında misilleme aracı hâline gelebildiğini göstermişti. Goethe Enstitüsünün kapatılması bu çizgiyi Almanya’ya taşıyor. Bir ay önce patlamayan drone, önce konsoloslukları, ardından kültür merkezlerini hedef alan bir siyasi zincirleme reaksiyon yarattı. Geriye, iki ülkenin en sert dönemlerde bile korumaya çalıştığı toplumlar arası temasın ne kadarının ayakta kalacağı sorusu kalıyor. (P)

Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.
Yorum adedi #0

*Tüm alanları doldurunuz

Son Yüklenenler