Dosya: "Yapay Zekâ ve Meslekler"

Haberden Özete: Gazeteciliğin Yapay Zekâ ile Sınavı

Yapay zekâ haber yazıyor, içerikleri özetliyor ve okuru yayıncının sitesine uğramadan yanıtla buluşturuyor. Bu dönüşüm medya kuruluşlarının trafik ve gelirlerini azaltırken gazetecilerin iş güvencesine ilişkin kaygıları da büyütüyor. Telif davaları, lisans anlaşmaları ve yeni yayın ilkeleri, gazeteciliğin teknoloji karşısında nasıl ayakta kalacağını belirleyecek.

Haberden Özete: Gazeteciliğin Yapay Zekâ ile Sınavı
Görsel yapay zekâ ile üretilmiştir.

Tarih boyunca her teknolojik devrim, bazı meslekleri tasfiye ederken yenilerini doğurdu. Matbaa Devrimi nasıl hattatlık mesleğini çok az sayıda kişinin yaptığı bir sanat dalı mesabesine indirmişse, 19. yüzyılda Sanayi Devrimi’nin getirdiği altüst oluşlar içerisinde kas gücü ve el emeğine dayalı birçok zanaat de yok oldu.

Sanayi Devrimi’nin yerleşmesi sürecinde en sancılı dönüşümün yaşandığı İngiltere’de mesleklerini kaybeden zanaatkârlar, ünlü “makine kırıcılar” (Luddistler) örgütlenmesini gerçekleştirmiş ve makinelere saldırarak ses getiren eylemler yapmışlardı. Ama devrimin ve değişimin rüzgârı, fabrikaların, seri üretimin, ucuz ve çok sayıda imalatın devrini başlatmış, eski düzeni ise yavaş yavaş yerinden etmişti.

Şu anda insanlık, devasa sonuçlarını ancak üzerinden zaman geçtikten sonra kavrayabileceği bir devrim sürecinden daha geçiyor: Yapay zekâ (YZ) devrimi. Geleceğin tarihçileri bu devrimi belki de bilişim çağının en olgun ve teknolojik olarak en üstün seviyesine geçişin önemli bir aşaması olarak değerlendirecek. Yapay zekâ devrimiyle birlikte bildiğimiz dünya birçok yönüyle değişiyor ve değişecek.

Elbette yapay zekâ devrimi ile birlikte bazı meslekler kaybolacak, bazıları ciddi biçimde dönüşecek, bazıları ise yerini korumayı (en azından bir süre daha) başaracak. Gazetecilik mesleği YZ devriminin henüz başında olduğumuz bu dönemde şimdiden kaybolacak meslekler arasında ilk sıralara yazılanlardan biri. Nitekim, son birkaç yıldır bu sektör ciddi şekilde sarsılıyor ve geleneksel gazetecilik, muhabirlik, köşe yazarlığı ve yorumculuk daha az talep gören uzmanlıklar hâline geliyor. Bu yazıda gazeteciliğin ve daha genel olarak medya sektörünün YZ ile birlikte geçirdiği dönüşümü örnekler üzerinden ele alacağım.

Yapay Zekâ Medya Sektörünü Nasıl Dönüştürüyor?

Matbaanın 15. yüzyılda icat edilmesi ve 16. yüzyılda yaygınlaşması, haber ve bilginin dolaşımında yeni bir dönemi başlattı. İlk süreli yayınlar 17. yüzyılda ortaya çıktı, günlük gazeteler 18. yüzyılda yaygınlaştı. Teknolojik gelişmelerle büyüyen medya sektörü, 19. yüzyıldan itibaren modern kamuoyunun oluşmasında belirleyici bir rol üstlendi. Kamu adına iktidarı denetleyen “dördüncü güç” olarak modern toplumların temel kurumlarından biri hâline geldi.

Bu gelişimin ayrıntılı hikâyesi makalenin sınırlarını aşar. Yine de medyanın 20. yüzyıl boyunca radyo ve televizyon sayesinde gündelik hayatın ayrılmaz bir parçasına dönüştüğünü hatırlatmak gerekir. 21. yüzyılın ilk çeyreğinde dijital yayıncılık ve akıllı telefonlar, medyanın daha geniş bir kitleye çok daha hızlı ulaşmasını sağladı. Medya sektörü şimdi de uzun yıllar geleneksel yöntemlerle yürüttüğü birçok işi YZ araçlarının yardımıyla yapmaya hazırlanıyor.

YZ araçlarını kullanmak ise medya sektöründe, gazetecilik ve muhabirlik başta, birçok meslek branşının çok daha az sayıda insan gerektirdiği ve bazılarının ortadan kalktığı bir vasata işaret ediyor. Elbette bu tür bir dönüşüm, toplumun gerçeğe ulaşması sürecini de dönüştürecek. Çünkü, üretken YZ’nin haber metni yazabilmesi, haberleri ve makaleleri özetleyebilmesi, okurlarla doğrudan etkileşim kurabilmesi; gazeteciliğin temel işlevleri olan doğrulama, araştırma ve anlamlandırma süreçlerini doğrudan etkiliyor.

Bu noktada belki de sorulması gereken “gazetecilik mesleği kaybolacak mı?” sorusu yerine, “hangi mesleklerin kaybolmaması gerekir?” sorusudur. Zira nitelikli, kural ve normlara bağlı güvenilir gazeteciliğin ortadan kalkması yalnızca bir sektörün değil, demokratik kamuoyunun da krizi anlamına gelmektedir.

Geleneksel Medya Neden Zorda?

Geleneksel medyanın içinde bulunduğu krizin kökeninde, okurla kurulan doğrudan ilişkinin aşınması yatıyor. Oxford Üniversitesi bünyesindeki Reuters Gazetecilik Çalışmaları Enstitüsü’nün 2026 Trendler ve Tahminler raporuna göre, arama motorlarında gösterilen YZ destekli özetler okurların haber sitelerine girme ihtiyacını azaltıyor. Bunun önümüzdeki üç yıl içinde medya kuruluşlarının internet trafiğinde yaklaşık yüzde 43 kayba yol açması bekleniyor.

Aynı rapor, sektörün geleceği konusunda iyimser olanların oranının 2022’de yüzde 60 iken 2026’da yüzde 38’e gerilediğini ortaya koyuyor. Gazeteci Can Ertuna’nın konuyla ilgili değerlendirmesinde belirttiği gibi, YZ sohbet botları yalnızca habere erişim biçimini değil, okurun haberle kurduğu ilişkinin tamamını da dönüştürüyor. Kullanıcılar artık yayıncının sayfasına hiç girmeden, farklı kaynaklardan derlenen bilgilerin algoritmalar tarafından bir araya getirildiği yanıtlarla karşılaşıyor.

Bu gelişme, reklam gelirine dayanan geleneksel iş modelinin temelini sarsıyor. Sayfa görüntülemelerinin azalması hem reklam gelirlerini düşürüyor hem de düzenli okurların aboneye dönüşme ihtimalini zayıflatıyor. Geleneksel medya kuruluşları faaliyetlerini sürdürebilecek finansmanı bulmakta giderek daha fazla zorlanıyor. Son dönemde dünyanın pek çok ülkesinde çok sayıda gazetecinin işini kaybetmesi, bu finansman krizinin en görünür sonuçlarından biri.

Yapay Zekâ Gazetecilere Nasıl Zarar Veriyor?

Medyanın yaşadığı bu yapısal krizin en somut yansıması istihdam alanında görülüyor. Türkiye örneğine bakacak olursak, Gazeteciler Cemiyeti’nin Ocak 2025’te düzenlediği Bağımsız Gazetecilik Konferansı’nda, YZ’nin sağladığı kolaylıkların yanı sıra muhabirler açısından ciddi bir işsizlik tehdidi oluşturduğu vurgulandı. Teknolojinin telif hakları ve gazetecilik etiği bakımından yol açabileceği sorunlara da dikkat çekildi.

YZ, gazeteciler açısından hem güçlü bir araç hem de ciddi bir tehdit olarak görülüyor. Bir yandan haber hazırlama ve düzenleme süreçlerini hızlandırırken diğer yandan iş güvencesine ilişkin kaygıları büyütüyor. YZ araçları haber yazımı, metin düzenleme ve veri analizi gibi alanlarda önemli kolaylıklar sağlıyor. Ama özellikle rutin görevlerin daha az sayıda çalışanla yapılabilmesi, insan emeğine duyulan ihtiyacın azalabileceği endişesini beraberinde getiriyor. Geçmişte birkaç editör arasında paylaşılan bazı işler, bugün YZ desteğiyle daha küçük ekipler tarafından yürütülebiliyor.

Sorun yalnızca doğrudan iş kaybıyla sınırlı değil. YZ şirketleri, medya kuruluşlarının yıllar içinde oluşturduğu arşivleri ve güncel haberleri büyük dil modellerini eğitmek için kullanıyor. Buna karşılık, söz konusu içerikleri üreten kurumlara çoğu zaman herhangi bir ödeme yapılmıyor. Medya kuruluşları muhabirlerini sahaya gönderiyor, haberleri doğruluyor ve yayımladıkları içeriklerin hukuki sorumluluğunu üstleniyor. YZ şirketleri ise lisans anlaşması bulunmadığı durumlarda bu emeğin ürününden karşılıksız yararlanabiliyor. Medya sektörünün ürettiği içerikler YZ şirketlerine değer kazandırırken bu değerin yalnızca küçük bir bölümü gazeteciliğe geri dönüyor.

Telif Davalarından Lisans Anlaşmalarına

Sektörde sorunun çözümüne yönelik iki temel yaklaşım var. Bunlardan ilki hukuki mücadele. The New York Times başta olmak üzere pek çok yayıncı, telif hakkıyla korunan içeriklerinin izinsiz kullanıldığı gerekçesiyle YZ şirketlerine dava açtı. Ayrıca, Temmuz 2026’da The New York Times öncülüğündeki 17 medya kuruluşu, OpenAI’ın davayla ilgili kanıtları sakladığını veya yok ettiğini öne sürerek mahkemeden şirkete yaptırım uygulanmasını istemişti.

İkinci ve giderek yaygınlaşan yaklaşım ise iş birliği ve lisanslama modeli. Medya kuruluşları içeriklerini belirli bir bedel karşılığında YZ şirketlerine lisanslayarak gelir kayıplarını kısmen telafi etmeye ve içeriklerinin nasıl kullanılacağı konusunda söz sahibi olmaya çalışıyor.

Anlaşmaların kapsamı şirketten şirkete değişiyor. Bazıları yayıncıların arşivlerini büyük dil modellerinin eğitimine açıyor; bazıları güncel haberlerin ChatGPT gibi ürünlerde özet ve kaynak bağlantısıyla kullanılmasına izin veriyor. Her iki yöntemi kapsayan anlaşmalar da var. Arşiv içerikleri model geliştirmede kullanılırken güncel haberler, kullanıcı sorularına verilen yanıtlarda yayıncının adı ve bağlantısıyla yer alabiliyor.

Medya kuruluşlarının kendi YZ politikalarını oluşturması da önemli bir çözüm yolu olarak öne çıkıyor. Pek çok kurum, YZ’yi araştırma ve verimlilik aracı olarak kullanırken editoryal kararları ve yayın sorumluluğunu gazetecilere bırakmayı amaçlayan kurallar hazırlıyor. Bu yaklaşımda YZ, haber üretiminde kararları tek başına veren bir “otopilot” olarak değil, insan denetimindeki bir “yardımcı pilot” olarak konumlandırılıyor.

Dünyanın Önde Gelen Medya Kuruluşları Nasıl Bir Yol İzliyor?

YZ şirketleri ile medya kuruluşları arasındaki anlaşmaların en bilinen örneklerinden biri, Associated Press’in 2023 yılında OpenAI ile imzaladığı lisans anlaşması. Ajans, arşivinin bir bölümünü OpenAI’ın modellerini geliştirmesi için lisanslarken şirketin teknolojisine erişim hakkı kazandı.

Ama ajansa teknolojik imkânlar sağlayan bu anlaşma, gazetecilerin iş güvencesine ilişkin kaygıları ortadan kaldırmadı. Aksine, YZ’nin haber üretim sürecine daha fazla girmesi, sektördeki istihdamın daha da daralabileceği endişesini güçlendirdi. Associated Press gibi geniş bir arşive sahip büyük bir haber ajansının içeriklerinin YZ sistemlerine açılması, okurlar arasında “ChatGPT varken neden Associated Press’in ya da başka bir haber ajansının sitesini ziyaret edeyim?” düşüncesini de yaygınlaştırabilir.

News Corp ise 2024’te OpenAI ile çok yıllık bir anlaşma imzaladı. Şirketler anlaşmanın süresini ve bedelini açıklamadı; ancak The Wall Street Journal, anlaşmanın beş yılda 250 milyon doları aşabileceğini bildirdi. The Wall Street Journal, New York Post ve The Times of London gibi yayınları kapsayan anlaşma, OpenAI’a güncel ve arşiv içeriklerini kullanıcı sorularını yanıtlarken gösterme ve ürünlerini geliştirmek için kullanma hakkı veriyor. The New York Times ise farklı şirketlere karşı iki ayrı yol izliyor. Gazete, OpenAI ve Microsoft’a karşı açtığı telif davasını sürdürürken 2025’te Amazon ile uzun süreli bir lisans anlaşması imzaladı. Bu anlaşmayla NYT Cooking ve The Athletic dâhil olmak üzere pek çok içeriğinin Alexa gibi ürünlerde kullanılmasına izin verdi.

Axel Springer, Financial Times, The Guardian, Condé Nast ve Dotdash Meredith gibi kuruluşlar da OpenAI ile içerik lisanslama anlaşmaları yaptı. BBC ise farklı bir strateji izledi. Kurum, bir yandan üretken YZ’yi araştırma, arşivleme ve kişiselleştirme gibi alanlarda kullanmak üzere projeler başlatırken diğer yandan OpenAI ve Common Crawl gibi veri toplayıcılarının sitelerine izinsiz erişimini engelledi.

İsviçre’de ülkenin önde gelen medya kuruluşları VSM, SRG, Keystone-SDA ve Ringier, YZ kullanımına ilişkin ortak sektörel kurallar belirledi. Bu kuralların temel amacı okurun medyaya duyduğu güveni korumak. Bütün bu örnekler, dünya medyasının tek bir çözüm üzerinde uzlaşmadığını gösteriyor. Yayıncılar hukuki mücadele, ticari iş birliği ve sektörün kendi kurallarını oluşturması gibi birbirini tamamlayan yöntemlere başvuruyor.

Gazeteciliğin Geleceğini Ne Belirleyecek?

YZ, gazeteciliği kökten dönüştürüyor ve bu süreci tersine çevirmek mümkün görünmüyor. Ancak tarih, büyük teknolojik dönüşümlerin aynı zamanda yeni bir düzen kurma fırsatı sunduğunu da gösteriyor. Nitelikli, doğrulanmış ve hesap verebilir gazeteciliğin toplumsal değeri, bilginin bu kadar hızlı ve çoğu zaman kaynağı belirsiz biçimde yayıldığı bir dönemde daha görünür hâle geliyor.

Sektörün önündeki asıl mesele, YZ’yi tamamen reddetmek ile ona teslim olmak arasında bir tercih yapmak değil. Önemli olan, teknolojiyi insan emeğinin, editoryal sorumluluğun ve meslek etiğinin merkezde kaldığı bir çerçevede kullanabilmek. Lisans anlaşmaları, hukuki mücadeleler ve sektörün kendi kurallarını oluşturma girişimleri, bu yeni dengeyi kurmak için atılan ilk adımlar. Gazeteciliğin geleceği, bu dengenin ne kadar adil ve sürdürülebilir olacağına bağlı.

Bu dönüşümün en ağır bedelini gazetecilikten geçinen insanlar ödeyebilir. Köşe yazarlığı, editörlük, muhabirlik veya serbest gazetecilik yaparak gelir elde edebilenlerin sayısı giderek azalabilir. Okurlar da gazete ve dijital medya sitelerini ziyaret etmek yerine arama sonuçlarında karşılarına çıkan YZ destekli haber özetlerine yönelebilir. Bu durum, haber ve bilgi akışı üzerinde YZ şirketlerine neredeyse rakipsiz bir güç kazandırabilir.

Bu riskleri azaltmanın yollarından biri, toplumun medya okuryazarlığını geliştirmek ve YZ araçlarının nasıl çalıştığına ilişkin bilgi düzeyini artırmak. Okurun bir bilginin nereden geldiğini, hangi kaynaklara dayandığını ve hangi aşamalardan geçerek karşısına çıktığını sorgulayabilmesi her zamankinden daha önemli. Eskinin o bildiğimiz büyük, siyasi ve toplumsal gündeme yön veren, yüzbinlerce tirajı olan dev gazeteleri artık tamamen basılı medyadan çekilecek ve dijital ortama geçecek. Google arayüzü bize tüm haberleri, analizleri ve özetleri kolayca sunacak, gazetelerin adları dahi unutulacak.

Peki, bu boşluğu ne dolduracak? Haber alma hakkına önem veren ve güvenilir bilgi arayan insanlar için yeni seçenekler de gelişiyor. Örneğin, ABD’de büyüyen podcast ekosistemi, farklı bir medya anlayışını da beraberinde getirdi. YouTube başta olmak üzere sosyal medya araçları üzerinden yayın yapmak ve insanların ellerindeki kamera ile muhabirlik görevini ifa etmek, bağımsız gazeteciliğin yeni biçimlerini ve bunlara eşlik edecek yeni etik tartışmaları ortaya çıkarabilir.

Şu an geçiş döneminin sancısı içindeyiz. Yeniye doğru giderken eskiye karşı bir nostalji de besliyoruz. Ama bu nostaljiye kapılıp kalmamak ve birey olarak haber alma ve güvenilir bilgiye ulaşma hakkımızı muhafaza etmemiz gerekiyor.

Dr. Bahadır Çelebi

Dr. Bahadır Çelebi, siyaset bilimci, çevirmen ve Daktilo1984’ün yönetici editörü. İstanbul Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümünde tamamladığı doktora tezinde, Osmanlı modernleşmesinde telgraf iletişiminin rolünü ve iletişim teknolojilerinin toplumsal dönüşüme etkisini inceledi. Daktilo1984’te edebiyat, tarih, medya ve güncel gelişmeler üzerine yayınlar hazırlayan Çelebi, siyaset bilimi, özgürlük ve kalkınma alanlarında kitap çevirileri de yapıyor.

Yazarın diğer yazıları
Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.
Yorum adedi #0

*Tüm alanları doldurunuz

Son Yüklenenler