ABD-İsrail Askerî Entegrasyonunu Kalıcılaştıracak Tasarı Meclisten Geçti
ABD Temsilciler Meclisinin kabul ettiği 1,15 trilyon dolarlık 2027 savunma yetkilendirme tasarısı, İsrail’le askerî iş birliğini ortak teknoloji, üretim ve tedarik programları üzerinden kalıcılaştırmayı öngörüyor. Tasarının yasalaşması için Senatodan geçmesi ve nihai metnin Başkan Trump tarafından imzalanması gerekiyor.
ABD Temsilciler Meclisi, 2027 mali yılı için 1,15 trilyon dolarlık savunma harcamasına izin veren Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası’nı (NDAA) 216’ya karşı 212 oyla kabul etti. Büyük ölçüde parti çizgileri doğrultusunda gerçekleşen oylamada altı Demokrat tasarıyı desteklerken yedi Cumhuriyetçi karşı oy kullandı. Tasarı henüz yasalaşmış değil. Senatodan da geçmesi, iki kanadın farklı metinlerinin uzlaştırılması ve son biçiminin Başkan Donald Trump tarafından imzalanması gerekiyor. Temsilciler Meclisinin resmî kayıtlarına göre sadece üç parlamenter oylamaya katılmadı.
Kamuoyunda “savunma bütçesi” olarak anılan NDAA, tek başına Pentagon’a para aktaran bir ödenek yasası değil. Yasa, savunma politikasının çerçevesini çiziyor, programlara harcama yetkisi veriyor ve üst sınırları belirliyor. Paranın fiilen kullanılabilmesi için ayrıca ödenek yasalarının kabul edilmesi gerekiyor. Bununla birlikte her yıl çıkarılan NDAA, Pentagon’un hangi silah sistemlerine, araştırma programlarına ve askerî ortaklıklara öncelik vereceğini belirlediği için ABD savunma politikasının temel metinlerinden biri kabul ediliyor.
Askerî Yardımdan Ortak Teknoloji Üretimine
Tasarıdaki en dikkat çekici düzenlemelerden biri, “ABD-İsrail Savunma Teknolojileri İş Birliği Girişimi” başlığını taşıyan 219. madde oldu. Tasarının ilk taslağında 224. madde olarak yer alan ancak Temsilciler Meclisinden geçen metinde 219. maddeye dönüştürülen bu başlık, iki ülke arasındaki ilişkiyi silah satışı, askerî yardım ve belirli ortak projelerin ötesine taşıyarak araştırma, geliştirme, test, tedarik, veri paylaşımı ve sanayi üretimini kapsayan kalıcı bir kurumsal yapıya dönüştürmeyi amaçlıyor. Savunma Bakanının, bütün bu faaliyetleri eş güdüm içinde yürütecek yetkili bir “yürütücü birim” belirlemesi öngörülüyor.
Bu yetkili birim, İsrail menşeli veya iki ülke tarafından ortak geliştirilen teknolojileri tespit ederek bunların ABD ordusunun resmî tedarik ve silah programlarına alınmasını kolaylaştıracak. Tasarı ayrıca teknolojilerin araştırma aşamasından prototip üretimine, oradan da satın alma ve sahada kullanıma geçirilmesini hızlandırmayı hedefliyor. İsrailli şirketlerle ortak girişimler kurulması, lisans anlaşmaları yapılması ve ABD’de ortak üretim tesislerinin oluşturulması da öngörülen işbirliği modelleri arasında yer alıyor. Böylece İsrail savunma sanayisinin ABD’nin tedarik zincirlerine daha doğrudan biçimde bağlanmasının önü açılıyor.
Temsilciler Meclisinden geçen metinde iş birliği için dokuz somut teknoloji alanı sıralanıyor. Bunlar hava, kara ve denizde kullanılan insansız sistemlere karşı savunma; tünel ve yeraltı tehditleri; füze ve hava savunması; yapay zekâ, kuantum teknolojileri, makine öğrenmesi ve otonom sistemler; yönlendirilmiş enerji silahları ve gelişmiş sensörler; siber savunma ve elektronik harp; biyoteknoloji ve askerî tıp; ağ entegrasyonu ve veri birleştirme ile savunma sanayisinde ortak üretimi kapsıyor. Tarafların üzerinde anlaşacağı başka gelişmekte olan teknolojiler de programa eklenebilecek.
Özellikle “ağ entegrasyonu” ve “veri birleştirme” ifadeleri, düzenlemenin yalnızca yeni silahlar geliştirmekle sınırlı olmadığını gösteriyor. Bu alanlardaki işbirliği, iki ordunun komuta-kontrol sistemleri, sensörlerden gelen bilgiler ve operasyonel veriler arasında daha yüksek düzeyde uyumluluk kurulması anlamına gelebilir. Madde ayrıca ortak geliştirilen teknolojilerin kullanımına yönelik askerî tatbikatlar yapılmasını ve bilgi paylaşım mekanizmaları oluşturulmasını öngörüyor.
This NDAA is a betrayal of American sovereignty. GOP hacks say it’s great because the House attached the SAVE Act to it.
Here’s the problem with their spin: The NDAA isn’t due, and almost never passes, before November!
A chart of when the NDAA passed during my years in office: pic.twitter.com/0V8x91fkkw
— Thomas Massie (@RepThomasMassie) July 22, 2026
Yasa ABD-İsrail İlişkisini Hükûmet Değişimlerinden Bağımsızlaştırabilir
Washington ile Tel Aviv hâlihazırda Demir Kubbe, Davud Sapanı ve Arrow gibi füze savunma sistemlerinde ortak çalışıyor. İki ülke arasında 2016’da imzalanan ve 2019-2028 dönemini kapsayan mutabakat, İsrail’e 33 milyar doları askerî finansman, 5 milyar doları füze savunma programları için olmak üzere toplam 38 milyar dolarlık ABD desteği öngörüyor. Bu mutabakat, ilişkinin esas olarak Amerikan yardımı ve ortak füze savunma projeleri etrafında kurulan mevcut mali çerçevesini oluşturuyor.
219. madde ise bu modeli daha ileri taşıyarak iki ülkeyi uzun vadeli araştırma, üretim ve tedarik programlarında birbirine bağımlı hâle getirebilecek bir yapı kuruyor. Bir teknoloji Pentagon’un resmî tedarik programına alındığında, yıllara yayılan geliştirme takvimleri, üretim sözleşmeleri ve sanayi yatırımları ortaya çıkıyor. Bu nedenle programların gelecekte bir yönetim değişikliğiyle sona erdirilmesi, yıllık askerî yardımın azaltılmasına kıyasla daha güç olabiliyor. King’s College London’dan Mark Hilborne, Al Jazeera’ya yaptığı değerlendirmede girişimin ilişkiyi daha kurumsal hâle getirebileceğini ve uzun geliştirme süreçleri nedeniyle farklı ABD yönetimlerinden bağımsız biçimde kalıcılaşabileceğini belirtiyor.
Düzenlemenin kökeni, Cumhuriyetçi Temsilci Ronny Jackson’ın Demokrat Don Davis ile birlikte şubat ayında sunduğu ABD-İsrail FUTURES Yasası’na dayanıyor. Senatodaki eş tasarı ise Cumhuriyetçi Ted Budd ve Demokrat Kirsten Gillibrand tarafından hazırlanmıştı. Bağımsız tasarı 2027-2029 döneminde yıllık 150 milyon dolar olmak üzere toplam 450 milyon dolarlık harcama yetkisi öngörüyordu. Ancak NDAA’ya eklenen 219. maddede bu tutar tekrarlanmadı. Dolayısıyla girişimin somut bütçesi, sonraki ödenek ve Pentagon tedarik süreçlerinde belirlenecek.
Tasarıya Cumhuriyetçi Thomas Massie’nin yanı sıra Ro Khanna, Jim McGovern ve Rashida Tlaib’in de aralarında bulunduğu Demokrat Partili bazı temsilciler karşı çıktı. Massie, İsrail’le teknoloji ve tedarik zincirlerinin birleştirilmesini ABD’nin egemenliği açısından sakıncalı gördüğünü belirterek maddenin çıkarılması için iki partili bir değişiklik önergesi sundu. Girişim sonuç vermedi ve madde Temsilciler Meclisinden geçen metinde korundu. Değişiklik önergesi Meclis kayıtlarında yer alıyor.
Tasarı Önce Senato Onayına Ardından Trump’ın İmzasına Sunulacak
Yasayı eleştirenler, ortak üretim tesisleri ve uzun vadeli tedarik sözleşmelerinin İsrail’e askerî desteği dönemsel bir dış politika tercihinden çıkararak ABD güvenlik bürokrasisinin yapısal bir unsuruna dönüştürebileceğini savunuyor. Ayrıca gözetleme, yapay zekâ destekli hedefleme ve otonom sistemlerde sağlanacak ilerlemelerin İsrail ordusunun Gazze ve Batı Şeria’daki operasyonel kapasitesini artırabileceği belirtiliyor. Düzenlemenin destekçileri ise İsrail’in savaş alanında hızla geliştirip kullandığı teknolojilerin ABD ordusuna aktarılacağını, ortak üretimin Amerikan savunma sanayisini ve tedarik güvenliğini güçlendireceğini ileri sürüyor.
Tasarı yasalaşırsa Pentagonun 180 gün içinde Kongreye ilk uygulama brifingini vermesi, ardından 2030’a kadar her yıl rapor sunması gerekecek. Raporların kamuya açık bölümlerinin yanı sıra gizli ekleri de bulunabilecek. Bu bakımdan 2030 tarihi entegrasyonun tamamlanması için belirlenmiş kesin bir süre değil, yıllık raporlama yükümlülüğünün bitiş tarihi. Ancak 219. madde Senato görüşmeleri ve iki kanat arasındaki uzlaşma süreci tamamlanmadan kesinleşmiş sayılmıyor. Tasarının nihai biçimi, ABD-İsrail askerî ilişkisinin yardıma dayalı ortaklıktan kalıcı teknoloji ve savunma sanayisi entegrasyonuna dönüşüp dönüşmeyeceğini belirleyecek. (P)