ABD

Demokrat Partide Derinleşen Gazze Ayrışması Sandığa Yansıdı

ABD’de Demokrat Partinin Michigan ve Missouri ön seçimleri, İsrail’e destek ve Gazze politikası etrafındaki ayrışmayı iki farklı sonuçla ortaya koydu. Michigan’da Abdul El-Sayed, AIPAC bağlantılı grubun 30 milyon doları aşan harcamasına rağmen Haley Stevens’ı yenerken Missouri’de İsrail’e askerî desteğe karşı çıkan Cori Bush, AIPAC destekli Wesley Bell karşısında açık farkla kaybetti.

Demokrat Partide Derinleşen Gazze Ayrışması Sandığa Yansıdı
Michigan eyaleti için Demokrat Partinin senatör adayı olan Abdul el-Sayed. | Fotoğraf: Christopher J. Dean - Shutterstock.

ABD’nin İsrail’e verdiği destek ve Gazze konusundaki dış politikası, Demokrat Partinin Michigan ve Missouri’deki ön seçimlerinin başlıca ayrışma noktalarından biri oldu. Lobi grubu Amerikan Israil Halkla İlişkiler Komitesi (AIPAC) tarafından desteklenen Haley Stevens, on milyonlarca dolarlık dış bağışa rağmen Abdul El-Sayed’a yenilirken Missouri’de yine AIPAC destekli Wesley Bell, ABD’nin İsrail politikasını sert biçimde eleştiren Cori Bush’u açık farkla mağlup etti.

ABD’de 4 Ağustos’ta düzenlenen ön seçimler, Demokrat Parti içerisinde İsrail’e verilen askerî ve siyasi destek konusunda derinleşen ayrışmayı iki farklı sonuçla görünür hâle getirdi. Michigan’daki Senato yarışında partinin sol kanadının adayı olan Dr. Abdul El-Sayed, Demokrat Parti yönetiminin ve İsrail yanlısı kuruluşların desteklediği Temsilciler Meclisi üyesi Haley Stevens’ı kıl payı yendi. Missouri’de ise eski Kongre üyesi Cori Bush, 2024’te koltuğunu kaybettiği AIPAC’in desteklediği Wesley Bell karşısında ikinci kez mağlup oldu.

Benzer siyasi karşıtlıkların yaşandığı iki seçimden farklı sonuçlar çıkması, Gazze politikasının Demokrat seçmenin tercihlerindeki etkisinin adaylar, seçim bölgeleri ve yerel koşullar hesaba katılmadan değerlendirilemeyeceğini gösterdi.

Michigan’da Abdul El-Sayed Bir Puanın Altında Farkla Kazandı

Oyların yüzde 99’u sayıldığında El-Sayed yüzde 48,5, Stevens ise yüzde 47,5 düzeyindeydi. Aradaki fark 15 bin oyun altında kalırken yarışın sonucu sandıkların kapanmasından yaklaşık 12 saat sonra kesinleşti. Seçimden çekilmesine rağmen oy pusulasında kalan Mallory McMorrow ise oyların yaklaşık yüzde 4’ünü aldı.

Dört dönemdir Temsilciler Meclisinde bulunan Stevens; Michigan Valisi Gretchen Whitmer, Senato Demokrat Parti Grubu Lideri Chuck Schumer, Senatör Gary Peters ve eski Senatör Debbie Stabenow dâhil olmak üzere eyaletteki Demokrat Parti yönetiminin önemli isimleri tarafından destekleniyordu.

El-Sayed ise Bernie Sanders ve Alexandria Ocasio-Cortez gibi “ilerici” kanattaki siyasetçilerin desteğiyle sağlık hizmetleri, hayat pahalılığı, şirketlerin siyaset üzerindeki etkisi ve İsrail’e verilen askerî yardımın sonlandırılması üzerine kurulu bir kampanya yürüttü. İsrail’in Gazze’deki eylemlerini “soykırım” olarak nitelendiren El-Sayed, dış politika için harcanan kaynakların sağlık, barınma ve altyapı gibi iç politika alanlarına aktarılmasını savundu.

1984’te Detroit’te doğan Abdul El-Sayed, Mısır kökenli Amerikalı bir hekim, halk sağlığı uzmanı ve siyasetçidir. Detroit Sağlık Departmanının eski direktörü olan El-Sayed, 2018’de Michigan eyaletinin valisi olmak için aday olmuştu. Partinin “ilerici” kanadında yer alan El-Sayed, herkesi kapsayan kamusal sağlık sigortasını, İsrail’e silah ambargosu uygulanmasını ve Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Biriminin (ICE) lağvedilmesini savunmaktadır. El-Sayed seçilmesi hâlinde ABD’nin ilk Müslüman senatörü olacak.

AIPAC Bağlantılı Gruptan El-Sayed’in Rakibi İçin 30 Milyon Doları Aşan Harcama

AIPAC bağlantılı siyasi kuruluş United Democracy Project, Stevens’ı destekleyen ve El-Sayed’ı hedef alan kampanyalar için 30 milyon doların üzerinde harcama yaptı. Stevens lehine faaliyet gösteren bütün dış grupların harcamaları ise 60 milyon doları geçti. Bu iki rakamın birbirinden ayrılması gerekiyor. Yaklaşık 30 ila 32 milyon dolarlık bölüm doğrudan AIPAC bağlantılı gruba aitken 60 milyon doları aşan toplam, Stevens’ı destekleyen farklı kuruluşların bütün dış harcamalarını kapsıyor.

El-Sayed buna karşılık saha örgütlenmesine dayanan bir kampanya yürüttü. Associated Press’in aktardığına göre kampanya süresince 110 şehirde 500’den fazla etkinlik düzenledi ve yaklaşık 12 bin gönüllüden oluşan bir ağ kurdu. Bernie Sanders, rakibine göre yaklaşık dokuz kat daha az harcama yapılan bir kampanyanın böylesine önemli bir yarışı kazanmasını modern Amerikan siyasetindeki en dikkat çekici seçim başarılarından biri olarak nitelendirdi.

El-Sayed Seçimi Nasıl Kazandı?

Seçim sonuçlarına dair incelemelere göre El-Sayed’ın zaferinin yalnızca Michigan’daki Arap ve Müslüman seçmenlerin desteğiyle açıklanamayacağını gösteriyor. El-Sayed, Detroit’i ve metropol bölgesinin büyük bölümünü Stevens’a kaybederken üniversite kentleriyle partinin daha liberal kesimlerinde yüksek oy oranlarına ulaştı.

Bridge Michigan adlı yerel gazetenin seçim sonuçları incelemesine göre El-Sayed özellikle seçim günü kullanılan oylarda, genç seçmenler arasında ve Washtenaw ile Kent gibi “ilerici” seçmenlerin güçlü olduğu bölgelerde öne çıktı. Stevens ise Detroit’te, siyah seçmenlerin çoğunlukta olduğu bölgelerde ve bazı kırsal ilçelerde daha iyi performans gösterdi.

Bu dağılım, Gazze’nin seçimde belirgin bir ayrışma noktası olmasına rağmen sonucun yalnızca dış politika üzerinden okunamayacağını gösteriyor. El-Sayed’ın Medicare for All (Herkes için Sağlık Sigortası), hayat pahalılığı ve siyasette kurumsal para karşıtlığı üzerine kurduğu ekonomik mesajlar da kampanyanın önemli bileşenleriydi.

AIPAC: “Senatör Seçiminde de El-Sayed’in Rakibini Destekleyeceğiz”

AIPAC, seçim sonucunun ardından yaptığı açıklamada El-Sayed’ın kazanmasından duyduğu hayal kırıklığını belirtirken İsrail yanlısı adayların başka seçimlerde elde ettiği başarıları öne çıkardı. Kuruluş ayrıca El-Sayed’ın “radikal İsrail karşıtı gündeminin” kasım ayında seçmenler tarafından reddedilmesi için çalışmayı sürdüreceğini duyurdu.

Ön seçimde Stevens’ı destekleyen Demokrat Parti yönetimi ise sonucun kesinleşmesinin ardından El-Sayed’ın arkasında birleşmeye başladı. Stevens, Whitmer, Peters ve McMorrow destek açıklaması yaptı. Chuck Schumer ile Demokratik Senatör Seçim Komitesi (DSCC) Başkanı Kirsten Gillibrand da El-Sayed’ın hayat pahalılığına ve çalışan ailelere odaklanan bir kampanya yürüttüğünü belirterek kasım seçiminde kendisiyle birlikte çalışacaklarını açıkladı.

El-Sayed, genel seçimde Cumhuriyetçi Mike Rogers ile karşılaşacak. Rogers’ın kampanyası ilk açıklamalarından itibaren El-Sayed’ı “aşırı solcu” ve “sosyalist” olarak tanımlarken ABD Başkanı Donald Trump da Demokrat adayın kazanmasının Cumhuriyetçi adayın şansını arttırması açısından olumlu bir gelişme olduğunu ileri sürdü.

Missouri’de Tablo Farklı: Cori Bush Açık Farkla Kaybetti

Michigan’daki sonucun aksine Missouri’nin birinci seçim bölgesinde AIPAC destekli Wesley Bell, eski Temsilciler Meclisi üyesi Cori Bush karşısında rahat bir galibiyet elde etti. Bell oyların yaklaşık yüzde 59’unu, Bush ise yüzde 37’sini aldı.

Bush, 2024’te aynı koltuğu yaklaşık 5,5 puan farkla Bell’e kaybetmişti. İki yıl sonraki rövanşta fark 22 puanın üzerine çıktı. İsrail yanlısı bir süper siyasi eylem komitesi, 2024’te Bush’un yenilmesi için 8 milyon doları aşan harcama yapmıştı. Aynı grubun bu yıl Bell lehine yaptığı harcama ise yaklaşık 3 milyon dolar olarak açıklandı.

Gazze’de ateşkes çağrısı yapan ilk Kongre üyelerinden biri olan Bush, İsrail’e silah satışlarının durdurulmasını savunuyordu. Bell ise İsrail’le ilişkilerin sürdürülmesini destekleyen Demokratlar arasında yer alıyor.

Bununla birlikte Missouri sonucu da yalnızca İsrail politikasına bağlanamıyor. Bell’in görevdeki temsilci olması, Demokrat Parti yönetimi ve Kongre Siyah Grubunun desteğini alması, Bush’un Amerikan Kongresinde bulunduğu dönemde kaçırdığı oylamalar ile seçmen hizmetlerine yönelik eleştiriler yarışın diğer belirleyici başlıkları arasındaydı. St. Louis merkezli bölgenin güçlü biçimde Demokrat eğilimli olması nedeniyle Bell’in kasım seçimlerini kazanmasına kesin gözüyle bakılıyor.

Gazze Demokrat Parti İçin Seçim Sonuçlarını Etkileyen Bir Konu

Michigan sonucunun hemen ardından yayımlanan yeni bir değerlendirme, Gazze politikasının Demokrat Parti açısından taşıdığı seçim riskini daha geniş bir tarihsel çerçeveye yerleştirdi.

Demokratik Ulusal Komitenin 2024 seçim değerlendirmesini hazırlayan Paul Rivera, Biden yönetiminin Gazze politikasına yönelik tepkinin Kamala Harris’e özellikle Dearborn, Dearborn Heights ve Hamtramck’ta on binlerce oy kaybettirdiği sonucuna vardığını tespit ediyor. Rivera’ya göre bu kayıp Michigan’ın Donald Trump’a yönelmesindeki tek neden değildi, ancak eyaletteki siyasi değişimin anlamlı unsurlarından birini oluşturuyordu.

Michigan ve Missouri sonuçları bu nedenle Demokrat seçmenin İsrail ve Gazze konusunda tek yönde hareket ettiğini göstermiyor. Michigan’da El-Sayed, AIPAC’ın rekor harcamasını siyasette kurumsal para ve hayat pahalılığı tartışmalarıyla birleştirerek aşarken Missouri’de Cori Bush, İsrail politikasına yönelik karşıtlığını görevdeki ve yerleşik bir rakibe karşı seçim üstünlüğüne dönüştüremedi.

Michigan’daki genel seçim ise bu tartışmanın bir sonraki ve daha kapsamlı sınavını oluşturacak. Reuters‘a göre El-Sayed’ın Donald Trump’ın 2024’te kazandığı çekişmeli bir eyalette Cumhuriyetçi Mike Rogers karşısında göstereceği performans, ilerici politikaların yalnızca Demokrat Parti ön seçimlerinde değil, bağımsız ve kararsız seçmenlerin belirleyici olduğu bir yarışta da karşılık bulup bulamayacağını gösterecek. (P)

Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.
Yorum adedi #0

*Tüm alanları doldurunuz

Son Yüklenenler