Hürmüz Boğazı

Denizde Müdahale, Masada Belirsizlik: ABD-İran Ateşkesi Sona mı Eriyor?

ABD’nin İran bayraklı bir yük gemisine müdahalesi, 8 Nisan’da başlayan kırılgan ateşkesi sarsarken, Tahran yönetimi yeni müzakere turuna katılmayacağını açıkladı. Hürmüz’de artan gerilim, 15 günlük ateşkesin süresi dolmadan çökebileceği endişesini güçlendiriyor.

Denizde Müdahale, Masada Belirsizlik: ABD-İran Ateşkesi Sona mı Eriyor?
17 Nisan'da Hürmüz Boğazı'na yönelik ABD ablukası kapsamında devriye gezen ABD ordusu helikopteri. | Fotoğraf: U.S. Central Command - X.

ABD ile İran arasında 8 Nisan’da yürürlüğe giren iki haftalık ateşkes, hafta sonu Umman Denizi’nde yaşanan askerî müdahalenin ardından sıcak çatışmaların yeniden başlama riski ortaya çıktı. ABD güçlerinin İran bayraklı bir yük gemisine el koyduğunu açıklaması, Tahran yönetiminin sert tepkisine yol açarken, planlanan yeni müzakere turu da belirsizliğe girdi. Ateşkesin süresinin dolmasına günler kala, sahadaki askeri hareketlilik ve diplomatik gerilim eş zamanlı olarak artıyor.

15 Günlük Ateşkes Sürecinde Müzakereler Sonuç Vermedi

Mevcut gerilim, 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan ve kısa sürede bölge geneline yayılan çatışmanın devamı niteliğinde. İran, bu saldırılara İsrail ve bölgedeki ABD üslerine yönelik füze ve insansız hava aracı saldırılarıyla karşılık verdi. Aynı süreçte İsrail’in Lübnan’a yönelik operasyonları da çatışmanın coğrafi kapsamını genişletti.

Lübnan’da ilan edilen ateşkes, bu çok katmanlı savaşın yalnızca bir cephesinde geçici bir duraklama sağladı. Ancak sahada ateşkes ihlallerine dair haberler gelmeye devam ediyor. İranlı yetkililer, Lübnan dosyasının kapsamlı bir anlaşmanın parçası olması gerektiğini savunurken, mevcut ateşkesi “eksik ve kırılgan” olarak nitelendiriyor.

ABD ile İran arasındaki görüşmelerde iki ana başlık öne çıkıyor: İran’ın nükleer programı ve Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrol. Washington, İran’ın nükleer faaliyetlerine sınırlama getirilmesini talep ederken, Tahran savunma kapasitesinin ve özellikle füze programının müzakere konusu olmayacağını vurguluyor. İran parlamento başkanı Muhammed Bakır Kalibaf da “İlerleme sağlandı ancak temel konularda hâlâ mesafe var.” diyerek taraflar arasındaki ayrışmanın sürdüğünü açık biçimde ifade etmişti.

ABD’den Denizde Müdahale: İran “Silahlı Korsanlık” Dedi

Gerilimi tırmandıran son gelişme, ABD’nin İran bayraklı “Touska” adlı yük gemisine yönelik müdahalesi oldu. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), geminin Hürmüz Boğazı yakınlarında durdurulduğunu ve altı saat süren bir gerilimin ardından motorlarının ateş açılarak devre dışı bırakıldığını açıkladı. Yayınlanan görüntülerde ABD deniz piyadelerinin helikopterlerle gemiye iniş yaptığı görüldü.

ABD Başkanı Donald Trump, geminin Amerikan yaptırımları kapsamında bulunduğunu ve “ablukayı delmeye çalıştığını” belirterek müdahaleyi savundu. Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Donanmamız onları durdurdu, bu onlar için iyi bitmedi.” ifadelerini kullandı.

İran tarafı ise olayın uluslararası hukukun ihlali olduğunu savunuyor. İran ordusu, müdahaleyi “silahlı korsanlık” olarak tanımlarken, geminin Çin’den yola çıktığını ve sivil ticari faaliyet yürüttüğünü açıkladı. Devlet medyasına konuşan askeri yetkililer, “Bu açık saldırganlık karşılıksız kalmayacak.” uyarısında bulundu.

Çin de müdahaleye ilişkin “zorla durdurma” ifadesini kullanarak taraflara ateşkese bağlı kalma çağrısı yaptı.

Tahran Diplomasiye Kapıyı Kapattı: “ABD Ciddi Değil”

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD’nin son adımının diplomatik sürece bağlılık göstermediğini ortaya koyduğunu söyledi. Bekayi, Washington’un “gerçekçi olmayan ve aşırı taleplerde ısrar ettiğini” belirterek, “ABD’nin yaklaşımı müzakere değil dayatma içeriyor.” dedi.

Bekayi ayrıca, İran’ın ulusal çıkarları söz konusu olduğunda “herhangi bir takvim ya da ültimatomu kabul etmeyeceğini” vurguladı. İranlı yetkililer, özellikle ABD’nin İran limanlarına yönelik deniz ablukasını sürdürmesinin müzakere zemininin altını oyduğunu ifade ediyor.

İran Birinci Cumhurbaşkanı Yardımcısı Muhammed Rıza Aref de tartışmayı ekonomik boyuta taşıyarak, “Bir tarafın petrol ihracatı engellenirken diğerlerinden serbest güvenlik beklenemez.” ifadelerini kullandı. Bu açıklama, İran’ın enerji akışı üzerindeki baskıya karşılık verme politikasını sürdüreceğine işaret ediyor.

İslamabad’daki Görüşmelerin Akıbeti Belirsizleşti

Ateşkes süresi dolmadan önce İslamabad’da ikinci tur görüşmelerin yapılması planlanıyordu. ABD tarafı heyetini bölgeye göndermeye hazırlanırken, İran henüz resmi katılım teyidi vermedi. ABD’nin görüşmelere Başkan Yardımcısı JD Vance liderliğinde bir heyet göndermesi beklenirken, bu planın son gelişmeler nedeniyle değişebileceği belirtiliyor.

Sürecin ana arabulucusu konumundaki Pakistan ise diplomatik temaslarını yoğunlaştırmış durumda. Başkentte geniş güvenlik önlemleri alınırken, yaklaşık 20 bin güvenlik personelinin konuşlandırıldığı bildiriliyor. Ancak diplomatik kaynaklar, görüşmelerin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğinin doğrudan sahadaki gelişmelere bağlı olduğunu ifade ediyor.

İran’ın Pakistan Büyükelçisi Rıza Amiri Mogaddam da sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, “Deniz ablukası sürdüğü sürece çatlaklar da sürecektir” diyerek mevcut koşullarda ilerleme ihtimalinin zayıf olduğunu ima etti.

Hürmüz Boğazı’ndaki Karşılıklı Abluka: Enerji Hatları Baskı Altında

Çatışmanın merkezinde yer alan Hürmüz Boğazı, küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğalgaz ticaretinin yaklaşık %20’sinin geçtiği kritik bir geçiş noktası. Savaş süresince İran zaman zaman boğazdaki gemi trafiğini kısıtlarken, ABD de İran limanlarına yönelik kapsamlı bir deniz ablukası uygulamaya başladı.

İran, Lübnan’daki ateşkesle eş zamanlı olarak boğazı kısa süreliğine tüm ticari gemilere açtığını açıklamıştı. Ancak ABD’nin son müdahalesi ve devam eden abluka uygulaması, bu açılmanın kalıcı bir normalleşmeye dönüşmesini engelledi.

Enerji piyasaları gelişmelere hızlı tepki verdi. Petrol fiyatlarında yeniden yükseliş gözlenirken, yatırımcıların ateşkesin çökme ihtimalini fiyatlamaya başladığı belirtiliyor. Küresel tedarik zincirlerinin önemli bir bölümünün geçtiği bu hat üzerindeki belirsizlik, yalnızca bölgesel değil, küresel ekonomik dengeler üzerinde de etkisini sürdürüyor. (P)

Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.
Yorum adedi #0

*Tüm alanları doldurunuz

Son Yüklenenler