Almanya’da İsrail’in Eylemlerini Nazi Rejimiyle Kıyaslayan Paylaşıma Beraat
Almanya’da Zweibrücken Yüksek Eyalet Mahkemesi, İsrail’in Gazze’deki eylemlerini Nazi rejiminin yöntemleriyle kıyaslayan iki Instagram paylaşımı nedeniyle verilen 2 bin 400 avroluk para cezasını kaldırarak sanığı beraat ettirdi. Mahkeme, Nazi sembollerinin propaganda amacıyla değil, İsrail’e yönelik sert siyasi eleştiri ve Nazi ideolojisini mahkûm etme bağlamında kullanıldığına hükmetti.
Almanya’da Zweibrücken Pfalz Yüksek Eyalet Mahkemesi, İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki eylemlerini Nazi rejiminin yöntemleriyle karşılaştıran paylaşımlar nedeniyle para cezasına çarptırılan bir Instagram kullanıcısını beraat ettirdi. Mahkeme, Nazi sembollerinin her kullanımının otomatik olarak suç oluşturmayacağını, paylaşımın bütünü ve vermek istediği mesajın dikkate alınması gerektiğini vurguladı.
24 Haziran 2026 tarihli karar, hukuk haberleri yayıncısı Beck-aktuell tarafından 29 Temmuz’da kamuoyuna duyuruldu. Mahkemenin 1. Ceza Dairesi, ifade özgürlüğüne atıfta bulunarak Ludwigshafen Yerel Mahkemesinin verdiği toplam 2 bin 400 avroluk para cezasını kaldırdı ve sanığın iki paylaşım yönünden beraatine karar verdi. Kararın dosya numarası 1 ORs 3 SRs 70/25 olarak açıklandı.
Dava Edilen Paylaşımda Hangi Görseller Kullanıldı?
Davaya konu olan ilk Instagram paylaşımında, Nazi rejiminin eylemleri ile İsrail’in Filistinlilere yönelik uygulamalarını karşılaştıran bir tablo bulunuyordu. Tablonun üzerinde ise İsrail bayrağı ile gamalı haç taşıyan NSDAP bayrağının birleştirildiği bir görsele yer verilmişti. Paylaşımda büyük harflerle “Free Palestine” ifadesi kullanılmıştı.
İkinci paylaşımda, ortasında gamalı haç bulunan bir Davut Yıldızı ve çevrelenmiş bir alandaki savunmasız insanlara ateş eden askerler tasvir ediliyordu. Duvarın altından kan aktığını gösteren görsele “Gaza Under Attack” etiketi eşlik ediyordu.
Ludwigshafen Yerel Mahkemesi, bu iki paylaşım nedeniyle kadını Alman Ceza Kanunu’nun anayasa karşıtı örgütlere ait sembollerin kullanılmasını yasaklayan 86a maddesini iki kez ihlal etmekten suçlu bulmuştu. Sanığın temyiz başvurusu üzerine dosyayı inceleyen Zweibrücken Yüksek Eyalet Mahkemesi ise mahkûmiyet kararını kaldırdı.
Mahkeme: “Belirleyici Olan Sembolün Kullanıldığı Bağlam”
Alman Ceza Kanunu’nun 86a maddesi, anayasa karşıtı ve terör örgütlerine ait bayrak, amblem, slogan ve selamlama biçimlerinin kamusal alanda kullanılmasını üç yıla kadar hapis veya para cezasıyla cezalandırıyor.
Zweibrücken mahkemesi, bu düzenlemenin amacının anayasa karşıtı örgütlerin yeniden canlanmasını önlemek, Nazi ideolojisinin normalleşmesine engel olmak ve siyasi barışı korumak olduğunu belirtti. Ancak mahkemeye göre söz konusu yasak, ifade özgürlüğünü ortadan kaldıracak kadar geniş yorumlanamaz.
Nazi sembollerinin parodi, sert eleştiri veya sembolün temsil ettiği ideolojiye açıkça karşı çıkma amacıyla kullanıldığı durumlarda suçun oluşmayabileceğini kaydeden mahkeme, sanığın paylaşımlarında Nazi ideolojisini destekleyen bir mesaj bulunmadığı sonucuna vardı.
Mahkemeye göre ilk paylaşımda İsrail ve Nazi bayraklarının yan yana getirilmesi, Nazi rejiminin yöntemlerini olumlamak yerine İsrail’in eylemlerini en sert biçimde mahkûm etme amacı taşıyordu. “Free Palestine” ifadesi de paylaşımın hangi siyasi bağlamda yapıldığını açıkça gösteriyordu. Daire, neonazi görüşleri savunan kişilerin bile bu görselleri kendi ideolojileri lehine bir propaganda olarak değerlendiremeyeceğini belirtti.
İkinci paylaşımda savunmasız ve kuşatılmış insanlara ateş edilmesinin tasvir edilmesi de mahkemeye göre Nazi ideolojisine yönelik açık bir karşı duruş içeriyordu. Mesaj ilk bakışta bütünüyle anlaşılmasa bile görselin yapısı ve “Gaza Under Attack” etiketi, paylaşımın güncel Gazze bağlamında İsrail’e yöneltilmiş siyasi bir eleştiri olduğunu ortaya koyuyordu.
Mahkemeye Göre Her Holokost Kıyaslaması Otomatik Olarak Suç Değil
Mahkeme, paylaşımların Alman Ceza Kanunu’nun halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçunu düzenleyen 130. maddesi kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğini de inceledi.
Kararda, bu maddenin Holokost veya Nazi rejimiyle yapılan her tarihsel karşılaştırmayı otomatik olarak yasaklamadığı belirtildi. Mahkemeye göre cezai sorumluluk; Nazi suçlarının açıkça küçümsendiği, önemsizleştirildiği, hukuka aykırı eylemlere çağrı yapıldığı veya kamu barışının tehlikeye atıldığı durumlarda ortaya çıkabilir.
İncelenen paylaşımlarda ise herhangi bir hukuksuzluk veya şiddet çağrısı bulunmadığı gibi okurların suç işlemeye yönelik çekincelerini azaltabilecek bir mesaj da tespit edilmedi. Mahkeme, sert ve polemik içeren bir devlet eleştirisinin tek başına halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçu oluşturmayacağı sonucuna vardı.
Karar Her Nazi Kıyaslamasını Serbest Bırakmıyor
Zweibrücken mahkemesinin kararı, İsrail’i veya başka bir devleti Nazi rejimiyle karşılaştıran her paylaşımın Almanya’da hukuka uygun sayılacağı anlamına gelmiyor. Paylaşımın anlamının belirsiz olduğu veya Nazi ideolojisine karşı çıkıldığının açıkça anlaşılamadığı durumlarda 86a maddesi kapsamında cezai sorumluluk devam ediyor.
Mahkeme bu nedenle kullanılan sembolleri tek başına değil; görselleri, eşlik eden ifadeleri, siyasi bağlamı ve paylaşımın tarafsız bir gözlemci tarafından nasıl anlaşılacağını birlikte değerlendirdi. Kararın temelinde, Nazi rejiminin bir zulüm ve vahşet ölçüsü olarak kullanılması ve sembollerin bu rejimi övmek amacı taşımaması bulunuyor.
Hüküm bütünüyle yeni bir hukuk çizgisi de oluşturmuyor. Federal Yüksek Mahkeme, 2007 yılında Nazi sembollerinin açık ve tartışmasız biçimde Nazi ideolojisine karşı çıkmak amacıyla kullanıldığı durumların 86a maddesinin kapsamı dışında kalabileceğine hükmetmişti.
Berlin Yüksek Eyalet Mahkemesi de 2010’da Gazze’deki İsrail politikalarını protesto eden bir gösteride, gamalı haç ile Davut Yıldızı’nın eşitlik işaretiyle yan yana getirildiği bir pankartın aynı madde kapsamında suç oluşturmadığına karar vermişti. Zweibrücken kararı, bu içtihat çizgisini sosyal medyadaki güncel Gazze paylaşımlarına uyguluyor. (P/AA)