Binden Fazla Hukukçudan Çağrı: “AfD İçin Yasaklama Süreci Başlatılsın”
Almanya’da binden fazla hukukçu, aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin siyasetinin insan onuru ve demokrasi ilkeleriyle bağdaşmadığını ortaya koyan GFF raporuna dayanarak, partinin yasaklanması amacıyla Federal Anayasa Mahkemesine başvurulmasını talep etti. Demokrasiye “ciddi zarar” uyarısının yer aldığı çağrı, AfD’nin eylül seçimleri öncesinde iki eyalette anketlerde açık ara önde olduğu, Berlin’de ise desteğini yaklaşık iki katına çıkardığı bir dönemde yapıldı.
Almanya’da binden fazla hukukçu, aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin yasaklanması talebiyle Federal Anayasa Mahkemesine başvurulmasını istedi. Cumhuriyetçi Avukatlar Derneği (Republikanischer Anwältinnen- und Anwälteverein, RAV), en az 1051 avukat, hâkim, savcı, kamu ve özel sektör hukukçusu ile hukuk stajyerinin açık mektubu imzaladığını açıkladı.
“Geç Olmadan Harekete Geçilmeli”
Federal Hükûmet ve Federal Meclis milletvekillerine hitaben kaleme alınan mektup, 20 Temmuz’da 525 imzayla yayımlanmıştı. RAV’ın verdiği bilgiye göre imzacı sayısı iki hafta içinde iki katına çıkarak bini aştı.
Hukukçular, yetkili siyasi kurumların Federal Anayasa Mahkemesine başvurmak üzere gerekli adımları gecikmeden atmasını talep etti. Mektupta, AfD’nin anayasaya aykırı olduğunun tespit edilmesi ve partinin yasaklanması istendi.
İmzacıların değerlendirmesine göre sürecin başlatılmaması, AfD’nin politikalarını uygulama imkânı kazanması hâlinde demokrasi açısından ciddi zarara ve çok sayıda insan için tehdide yol açabilir.
RAV Başkanı ve açık mektubun girişimcilerinden Angela Furmaniak, Anayasa’nın demokrasiyi korumak amacıyla sunduğu aracın artık kullanılması gerektiğini belirtti. Furmaniak, “Siyaset artık sözde argümanların arkasına saklanmamalı, çok geç olmadan harekete geçmeli.” ifadelerini kullandı.
Dayanak Olarak GFF Raporu Gösterildi
Açık mektupta, temel dayanak olarak Özgürlük Hakları Derneğinin (Gesellschaft für Freiheitsrechte, GFF) 25 Haziran’da yayımladığı kapsamlı hukuki rapor gösterildi.
Sekiz kişilik bir uzman ekibinin 13 aylık çalışmasıyla hazırlanan yaklaşık 1500 sayfalık raporda, AfD’nin programları, parlamento faaliyetleri, basın açıklamaları ve sosyal medya paylaşımlarından oluşan üç milyondan fazla veri incelendi. Değerlendirmeler 2 bin 500’den fazla belgeye dayandırıldı.
GFF’nin raporuna göre AfD’nin hedefleri ve mensuplarının faaliyetleri, Anayasa’nın 21. maddesinin ikinci fıkrasında korunan demokratik düzen ve insan onuru ilkeleriyle bağdaşmıyor.
Raporda AfD’nin siyasi rakiplerini baskı altına almayı amaçladığı; Müslümanlar, çifte vatandaşlar, sığınmacılar ve göç geçmişine sahip kişileri hukuken daha düşük bir konuma iten etnik ve kültürel bir halk anlayışını benimsediği savunuldu. GFF ayrıca partinin, anayasaya aykırı hedeflerini hayata geçirebilecek siyasi ve örgütsel kapasiteye sahip olduğu sonucuna vardı.
Yasaklama Başvurusunu Kim Yapabilir?
Almanya’da bir siyasi parti, İçişleri Bakanlığının idari kararıyla yasaklanamıyor. Federal Anayasa Mahkemesinde parti yasaklama süreci başlatma yetkisi Federal Meclis (Bundestag), Federal Konsey (Bundesrat) ve CDU/CSU-SPD koalisyonundan oluşan federal hükûmete ait.
Yasaklama için partinin yalnızca anayasa karşıtı görüşler taşıması yeterli sayılmıyor. Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya veya zayıflatmaya yönelik planlı ve mücadeleci bir tutum sergilemesi, ayrıca bu hedeflerini gerçekleştirme potansiyeline sahip olması gerekiyor.
Federal Anayasa Mahkemesi 2017’de aşırı sağcı NPD’nin anayasaya aykırı hedefler izlediğine hükmetmiş, ancak partinin bu hedefleri gerçekleştirecek siyasi güce sahip olmadığı gerekçesiyle yasaklama talebini reddetmişti. GFF’nin AfD raporunda ise partinin artan seçmen desteği ve örgütsel kapasitesi nedeniyle bu şartı karşıladığı ileri sürülüyor.
AfD Eylül Seçimlerine Güçlenerek Giriyor
Hukukçuların çağrısı, AfD’nin hem ülke genelinde hem de eylül ayında sandığa gidecek eyaletlerde anket desteğini artırdığı bir döneme denk geldi. Temmuz ayındaki kamu yayıncısı ARD’nin DeutschlandTrend araştırmasında AfD yüzde 27 ile birinci sırada yer alırken CDU/CSU yüzde 22’de kaldı. AfD, 2025 Federal Meclis seçimlerinde yüzde 20,8 oy almıştı.
İlk kritik seçim 6 Eylül’de Saksonya-Anhalt’ta yapılacak. Son Infratest Dimap araştırmasında AfD yüzde 41, CDU ise yüzde 24 olarak ölçüldü. AfD’nin 2021 eyalet seçimlerindeki oy oranı yüzde 20,8’di. Böylece partinin anket desteği beş yıl öncesine kıyasla yaklaşık iki katına çıkmış durumda.
Aşağı Saksonya’da 13 Eylül’de belediye ve ilçe meclisleri ile Hannover Bölge Meclisi seçilecek. Yerel seçimlere ilişkin eyalet çapında karşılaştırılabilir güncel bir anket bulunmuyor. Nisan ayında eyalet parlamentosu için yapılan ve yerel seçim tahmini olarak değerlendirilemeyecek INSA araştırmasında ise AfD yüzde 20’ye ulaştı. Parti 2022 eyalet seçiminde yüzde 11 oy almıştı.
Berlin ile Mecklenburg-Vorpommern’da seçimler 20 Eylül’de yapılacak. Berlin’de INSA’nın son araştırması AfD’yi yüzde 19 ile ilk kez birinci sırada gösterdi. Ancak Infratest Dimap’ın kısa süre önce yaptığı başka bir ankette parti yüzde 16 ile dördüncü sırada yer aldı. İki araştırma farklı sıralamalar ortaya koysa da her ikisi de AfD’yi 2023’te aldığı yüzde 9,1’in belirgin biçimde üzerinde gösteriyor.
Mecklenburg-Vorpommern’da ise AfD yüzde 36 ile birinci, Başbakan Manuela Schwesig’in SPD’si yüzde 29 ile ikinci sırada. AfD, 2021 eyalet seçiminde yüzde 16,7 oy almıştı. (P)