Netanyahu Yine ABD’de: Amerikan Halkının Yarısı Tutuklanmasından Yana
Hakkında UCM’nin tutuklama emri bulunan İsrail Başbakanı Netanyahu, Trump’ın ikinci başkanlık dönemindeki sekizinci ABD ziyaretini gerçekleştiriyor. The Economist/YouGov anketine göre Amerikalıların yüzde 49’u, 2024’te Trump’a oy verenlerin ise yüzde 23’ü Netanyahu’nun ABD’de tutuklanmasını destekliyor.
Soykırım suçlamasıyla Uluslararası Adalet Divanı (UAD) tarafından yargılanan İsrail’in başbakanı Benjamin Netanyahu, bir haftalık ABD ziyareti kapsamında Başkan Donald Trump, Başkan Yardımcısı JD Vance ve Savunma Bakanı Pete Hegseth ile görüştü; İsrail’in güçlü destekçilerinden Cumhuriyetçi Partili Senatör Lindsey Graham için Washington’da düzenlenen cenaze törenine katıldı.
Trump’ın İkinci Dönemindeki Sekizinci Ziyareti
Netanyahu’nun Trump’ın ikinci başkanlık dönemindeki sekizinci yüz yüze görüşmesi olan temaslarda İran’ın nükleer programı, Tahran üzerindeki ekonomik baskı, yeni askerî saldırı ihtimali ve Abraham Anlaşmalarının genişletilmesi ele alındı. Netanyahu, görüşmenin ardından Trump ile İran konusunda “tam mutabakat” içinde olduklarını savundu. Ancak bu diplomatik görüntünün gerisinde, Netanyahu’nun ABD kamuoyundaki karşılığının giderek zayıfladığına işaret eden veriler bulunuyor.
Netanyahu’nun ABD’ye her gelişi, hakkındaki Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) kararının neden burada uygulanmadığı sorusunu da beraberinde getiriyor. UCM Ön Yargılama Dairesi, 21 Kasım 2024’te Netanyahu ve dönemin İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında tutuklama emri çıkardı. Mahkeme, ikilinin savaş yöntemi olarak aç bırakma suçu ile insanlığa karşı suç niteliğindeki öldürme, zulüm ve diğer insanlık dışı fiillerden sorumlu olduğuna inanmak için makul gerekçeler bulunduğuna hükmetti. Tutuklama emri, sanıkların yakalanarak Mahkeme önüne çıkarılmasını amaçlıyor. İsrail ise suçlamaları ve UCM’nin yargı yetkisini reddediyor. Mahkeme, yetkisini Roma Statüsü’ne taraf Filistin’in Gazze, Batı Şeria ve Doğu Kudüs’ü kapsayan toprakları üzerinden kuruyor.
ABD, UCM Kararını Tanımıyor ve Personeline Yaptırım Uyguluyor
ABD ve İsrail, UCM’yi kuran Roma Statüsü’ne taraf değil. Bu nedenle Washington’un, taraf 125 devlet gibi Mahkemenin tutuklama ve teslim taleplerini yerine getirme yükümlülüğü bulunmuyor. Ayrıca ABD hukukunda UCM kararlarını doğrudan uygulayacak bir mekanizma yer almıyor. 2002 tarihli Amerikan Askerî Personelini Koruma Yasası da ABD’de bulunan bir kişinin UCM’ye teslim edilmesinin önünde ayrı bir engel oluşturuyor. Görevdeki hükümet başkanlarına tanınan bağışıklıklar ve BM toplantılarına katılan devlet temsilcilerinin statüsü, özellikle Netanyahu’nun eylülde BM Genel Kurulu oturumuna katılmak üzere New York’a yapmayı planladığı ziyaret bakımından ilave hukuki koruma sağlıyor.
Seçim kampanyası sürecinde İsrail Başbakanı’nı tutuklama girişiminde bulunacağını vadeden New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani, geçtiğimiz günlerde Netanyahu’nun yerinin Lahey olduğunu söylemesine rağmen kent yönetiminin UCM emrini bağımsız biçimde uygulama yetkisi bulunmadığını kabul ederek sorumluluğun federal hükûmete ait olduğunu açıkladı.
Trump ise tartışmaya daha Netanyahu gelmeden müdahale etti ve İsrail Başbakanı’nın ABD’de “hiçbir şekilde” tutuklanmayacağını tekrar ilan etti. Bu güvence, yalnızca hukuki bir tespiti değil, Trump yönetimi, İsrailli ve Amerikalı yetkililer hakkında işlem yapan UCM yargıçlarına ve diğer yetkililerine yaptırım uygularken Adalet Bakanlığı da UCM ile iş birliği yapılmayacağını duyurdu.
Başsavcı Karim Khan’ın 24 Temmuz’da UCM’ye taraf devletlerin kararıyla görevden alınması da tutuklama emrinin statüsünü değiştirmedi. Netanyahu, Khan’ın görevden alınmasını emrin “temelsiz” olduğu iddiasına dayanak gösterdi. Ancak emir, savcılık talebinin üç yargıç tarafından incelenmesinin ardından çıkarıldı ve ayrıca kaldırılmadığı sürece yürürlükte kalıyor. Filistin soruşturmasını yürüten ekibin başındaki savcı Brenda Hollis de taleplerin aceleyle hazırlanmadığını, kapsamlı incelemelerden geçen yeterli ve inandırıcı delillere dayandığını açıkladı.

ABD Başkanı Donald Trump, resmî temaslarda bulunmak üzere başkent Washington’u ziyaret eden İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ile Beyaz Saray’da bir araya geldi. 28 Temmuz 2026 | Fotoğraf: Ma’ayan Toaf (GPO)/Handout – AA
Avrupa Hava Sahası Yeni Bir Tartışma Başlattı
Netanyahu’yu Washington’a taşıyan uçak, bu ziyaret sırasında Roma Statüsü’ne taraf Yunanistan, İtalya ve Fransa’nın hava sahalarından geçti. Uçuş verileri, aynı güzergâhın daha önceki ABD seyahatlerinde de kullanıldığını gösteriyor. Uluslararası hukukçu Dr. Abdurrahman Erol, devlet uçaklarının önceden izin almadan başka bir ülkenin hava sahasını kullanamayacağını belirterek verilen geçiş izninin Roma Statüsü kapsamındaki iş birliği yükümlülüğüyle bağdaşmadığını belirtiyor: “Netanyahu’ya tanınan geçiş izninin ‘diplomatik gereklilik’ çerçevesinde verilmiş olmasının bu ülkelerin UCM’nin kurucu anlaşması Roma Statüsü’nü ihlalini ortadan kaldırmıyor.”
Bununla birlikte hava sahasından transit geçiş, Netanyahu’nun Macaristan’da veya Vladimir Putin’in Moğolistan’da fiziksel olarak bulunduğu hâlde tutuklanmadığı vakalardan farklı bir hukuki durum oluşturuyor. Roma Statüsü, hakkında tutuklama emri bulunan bir kişiyi taşıyan devlet uçağının yalnızca transit geçişini açık biçimde düzenlemiyor. Fransa daha önce Statü’nün böyle bir uçuşa izin verilmesini açıkça yasaklamadığı görüşünü bildirmişti. Dolayısıyla Avrupa ülkelerinin geçiş izni siyasi ve hukuki eleştirilere konu olsa da UCM henüz bu uçuşlar hakkında ayrı bir ihlal kararı vermiş değil.
Amerikalıların Yarısı Netanyahu’nun Tutuklamansını İstiyor
The Economist dergisi için YouGov araştırma şirketinin 25-27 Temmuz tarihlerinde 1.559 yetişkin ABD vatandaşıyla yaptığı son ankete göre katılımcıların yüzde 49’u Netanyahu’nun ülkeye geldiğinde tutuklanmasını istiyor. Buna karşı çıkanların oranı yüzde 27’de kalırken yüzde 23 görüş belirtmedi. Tutuklamaya destek Demokratlarda yüzde 68’e, bağımsızlarda yüzde 55’e ulaşıyor. Cumhuriyetçilerin yüzde 24’ü ve 2024’te Trump’a oy verenlerin yüzde 23’ü de aynı görüşü paylaşıyor. Destek 18-29 yaş grubunda yüzde 58, yaşı 65 üzerindekilerde ise yüzde 43.
Ankette Amerikalıların yüzde 47’si Netanyahu’nun Gazze’de savaş suçlarından sorumlu olduğunu, yine yüzde 47’si eylemlerinin ABD-İsrail ilişkilerine zarar verdiğini düşünüyor. Netanyahu hakkında olumsuz görüş bildirenlerin oranı yüzde 54’e çıkarken olumlu görüş bildirenler yüzde 23’te kalıyor. Katılımcıların yüzde 43’ü ise İsrail’in Filistinli sivillere karşı “soykırım” işlediği görüşünü paylaşıyor.
Bu sonuçlar Netanyahu’nun ABD’de kısa vadede hukuki bir tutuklanma riskiyle karşı karşıya olmadığını, ancak Washington’da gördüğü kurumsal kabul ile Amerikan toplumundaki karşılığı arasındaki mesafenin belirgin biçimde açıldığını gösteriyor. (P/AA)