Futbol

“Dünya Kupası Bir Yatırım Ürünü Değildir”: UEFA’dan FIFA’ya Boykot Resti

FIFA’nın Dünya Kupası ve diğer büyük turnuvaların ticari faaliyetlerini 20 milyar dolar değerindeki yeni bir şirkette toplayarak hisselerinin yüzde 21’e varan bölümünü özel yatırımcılara açma planı, küresel futbolda büyük bir cepheleşmeye yol açtı. UEFA’nın boykot kararı ve CONCACAF’ın açık reddine AFC de destek verirken kriz, Infantino’nun başkanlığını sarsabilecek bir güç mücadelesine dönüştü.

“Dünya Kupası Bir Yatırım Ürünü Değildir”: UEFA’dan FIFA’ya Boykot Resti
Fotoğraf: Philipp Salveter - Shutterstock.

FIFA’nın Dünya Kupası dâhil başlıca turnuvalarının ticari faaliyetlerini yaklaşık 20 milyar dolar değerindeki yeni bir şirkette toplama ve hisselerin yaklaşık yüzde 20’sini özel yatırımcılara açma planı, dünya futbolunda büyük bir yönetim krizine dönüştü. UEFA ve 55 üye federasyonu, teklif tamamen geri çekilmedikçe hiçbir Avrupa millî takımının FIFA organizasyonlarına katılmayacağını duyurdu. CONCACAF planı reddederken Asya Futbol Konfederasyonu da FIFA’yı şeffaflık ve usul eksikliğiyle eleştirdi. FIFA ise “Kimse futbolu satmıyor.” diyerek istişare sürecini sürdüreceğini açıkladı.

FIFA Başkanı Gianni Infantino’nun Dünya Kupası’nın ticari potansiyelini özel yatırımla büyütme girişimine karşı başlayan itirazlar, Avrupa futbolunun bütün FIFA organizasyonlarını kapsayan boykot kararıyla yeni bir aşamaya geçti. UEFA’nın 55 üye federasyonu, 30 Temmuz Perşembe günü düzenlenen olağanüstü çevrim içi toplantıda FIFA Forward Enterprise (FFE) adlı şirket planını oybirliğiyle reddetti. Avrupa futbolunun yönetim organı, teklif yürürlükte kaldığı sürece UEFA’ya bağlı hiçbir millî takımın FIFA müsabakalarına katılmayacağını bildirdi.

Karar yalnızca erkekler Dünya Kupası’nı değil, kadınlar ve gençler kategorilerindeki bütün FIFA turnuvalarını kapsıyor. UEFA’nın açıklamasının lafzına göre boykot, FIFA öneriyi tamamen geri çekene ve turnuvalarını gelecekte özel mülkiyete açmayacağına ilişkin bağlayıcı güvence verene kadar devam edecek.

UEFA: “Dünya Kupası Bir Yatırım Ürünü Değildir”

UEFA, Dünya Kupası’nın oyuncular, millî takımlar ve taraftarlar tarafından nesiller boyunca oluşturulan ortak bir spor mirası olduğunu belirterek turnuvanın ekonomik değerinin özel yatırımcılara devredilemeyeceğini savundu.

Açıklamada, FIFA’nın futbol açısından böylesine önemli bir öneriyi konfederasyonlar ve diğer paydaşlarla anlamlı bir istişare yürütmeden hazırlaması “derin bir liderlik başarısızlığı” olarak nitelendirildi. UEFA ayrıca üye federasyonlara kısa bir karar süresi verilmesini demokratik bir süreçten çok baskı yöntemi olarak değerlendirdi.

Avrupa futbolunun temel itirazı, yatırımcıların FIFA yönetiminde resmî oy hakkı kazanıp kazanmamasından daha geniş bir alana uzanıyor. UEFA’ya göre Dünya Kupası gibi turnuvaların ekonomik değerine ortak olan yatırımcılar, yatırımlarından düzenli getiri bekleyecek. Bu beklenti zamanla turnuvaların sıklığı, takım sayısı, maç takvimi, yayın düzeni ve organizasyon formatları üzerinde ticari baskı oluşturabilecek.

UEFA, böyle bir durumda futbolun geleceğine ilişkin kararların kulüpler, ligler, oyuncular ve taraftarların ihtiyaçlarından çok hissedarların mali beklentilerine göre şekillenebileceği görüşünde. Açıklama, “Bazı şeyler satılamayacak kadar önemlidir. FIFA Dünya Kupası futbola aittir.” ifadeleriyle tamamlandı.

FIFA’nın Planı Tam Olarak Neyi Öngörüyor?

Tartışmanın merkezindeki model yayın, sponsorluk, bilet ve lisans haklarıyla turnuvaların operasyonel faaliyetlerini FIFA Forward Enterprise adı verilen yeni bir iştirak altında toplamayı planlıyor.

Yaklaşık 20 milyar dolar değer biçilen şirketin yaklaşık yüzde 20’sinin uzun vadeli dış yatırımcılara açılması ve bu yolla 4,2 milyar dolara kadar sermaye sağlanması hedefleniyor. FIFA, yatırımcıların yalnızca azınlık hisselerine sahip olacağını, şirkette operasyonel görev üstlenmeyeceğini ve FIFA’nın yönetim kontrolünü sürekli elinde tutacağını belirtiyor.

Kuruma göre futbol yönetimi, müsabaka formatları, uluslararası maç takvimi, kurallar ve bütün sportif kararlar üzerindeki yetki yine tamamen FIFA’da kalacak. FIFA ayrıca çoğunluk yönetim kurulu üyelerini belirleme hakkının kendisinde olacağını vurguluyor.

Planın başlıca yatırımcısının, Joshua Kushner tarafından kurulan Thrive Capital bünyesindeki Thrive Eternal olması bekleniyor. Joshua Kushner, ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner’ın kardeşi. FIFA’ya yatırım sürecinde J.P. Morgan danışmanlık verirken Liberty Media’nın Formula 1’i satın aldığı dönemde şirketin yöneticiliğini yapan Greg Maffei de ticari danışman olarak projede yer alıyor.

Kurulacak şirket Dünya Kupası dâhil FIFA turnuvalarının gelir üreten başlıca faaliyetlerini yöneteceği için UEFA, azınlık hissesi satışının da turnuvaların ekonomik geleceği üzerinde kalıcı sonuçlar doğuracağını savunuyor.

Federasyonlara 40 Milyon Dolara Kadar Finansman

Infantino, modelin dünya futbolundaki kaynak eşitsizliğini azaltacağını ileri sürüyor. FIFA, 2027-2030 döneminde her üye federasyona sağlanan olağan kalkınma desteğini 8 milyon dolardan 20 milyon dolara çıkarmayı planlıyor.

FFE’nin kurulması hâlinde federasyonlar ayrıca stadyum, antrenman merkezi, teknik eğitim, millî takımlar, yerel müsabakalar, taban futbolu ve kadın futbolu projeleri için bir defaya mahsus 20 milyon dolara kadar ilave finansmana erişebilecek. Böylece her federasyon için kullanılabilir toplam kaynak 40 milyon dolara kadar çıkabilecek.

FIFA, olağan 20 milyon dolarlık kalkınma desteğinin federasyonların planı destekleyip desteklememesine bakılmaksızın dağıtılacağını; ilave 20 milyon dolarlık programa katılımın ise gönüllü olacağını açıkladı. Bununla birlikte bu artırılmış finansman modelinin uygulanabilmesi için FFE’nin FIFA üyelerinin çoğunluğu tarafından kabul edilmesi gerekiyor.

CONCACAF da Plana Karşı Çıktı

UEFA’nın boykot kararının ardından Kuzey ve Orta Amerika ile Karayipler Futbol Konfederasyonu CONCACAF da 41 üye federasyon adına planı reddetti. Ancak CONCACAF, UEFA’dan farklı olarak henüz FIFA turnuvalarını boykot etme kararı almadı. Konfederasyon, üyelere tanınan sürenin yapay biçimde kısaltıldığını, teklifin FIFA’nın ilgili yönetim organlarınca incelenmediğini ve sürecin yeterince şeffaf yürütülmediğini belirtti.

CONCACAF ayrıca tarihin en yüksek gelirli Dünya Kupası’nın ardından FIFA Forward programlarının finansmanı için neden dış sermayeye ihtiyaç duyulduğunun açıklanmasını istedi.

CONCACAF, FIFA Konseyindeki temsilcilerini kurumun mevcut mali rezervlerinin kalkınma programları için nasıl kullanılabileceğini araştırmakla görevlendirdi. Açıklamada, futbolun geleceği ile en değerli varlıklarının futbol kurumlarının elinde kalması gerektiği vurgulandı.

Infantino’nun Asya’daki Desteği de Sarsılıyor

Asya Futbol Konfederasyonu (AFC), 30 Temmuz’da yaptığı ilk açıklamasındaki usul ve şeffaflık eleştirilerini daha ileri taşıyarak UEFA ve CONCACAF ile dayanışma içinde olduğunu duyurdu. Konfederasyon, FIFA Forward Enterprise’ın kurulmasına ve FIFA’nın başlıca turnuvalarına özel sermaye alınmasına ilişkin ciddi kaygıları paylaştığını açıkladı.

AFC’ye göre Dünya Kupası boykotunun kamuoyunda gerçek bir ihtimal olarak tartışılmaya başlanması, krizin ulaştığı boyutu gösteriyor. Açıklamada, UEFA ve CONCACAF’ın açık tutumları ile futbol dünyasında ortaya çıkan benzeri görülmemiş ayrılıklar karşısında FFE’nin ilerleyebilmesi için gereken geniş mutabakatı ve birliği sağlamasının artık gerçekçi olmadığı belirtildi.
Konfederasyon ayrıca tartışmanın tek bir şirket planının ötesine geçtiğini vurguladı. FIFA’nın son açıklamasına rağmen yönetim, kurumsal süreç ve anlamlı istişare konularındaki temel soruların yanıtsız kaldığını belirten AFC, konfederasyonların, ulusal federasyonların ve FIFA Konseyinin bu ölçekteki bir girişimde devre dışı bırakılmış hissetmesinin kabul edilemeyeceğini kaydetti.

AFC, FIFA’ya yönetim ve karar alma yapısını acilen gözden geçirme çağrısında bulundu. Dünya Kupası’nın evrensel niteliğinin bütün konfederasyonların katılımına dayandığını belirten konfederasyon, turnuvanın birliğini zedeleyebilecek her teklifin yeniden değerlendirilmesi, küresel futbolun geleceğine ilişkin kararların ise şeffaflık, erken istişare ve FIFA’nın yetkili organlarının etkin denetimiyle alınması gerektiğini bildirdi.

FIFA Geri Adım Atmadı

FIFA, 31 Temmuz Cuma günü yayımladığı açıklamada planı geri çekmedi ve 211 üye federasyonla istişare sürecini sürdüreceğini bildirdi. Kurum, kamuoyundaki tartışmanın “hatalı medya haberleri” nedeniyle planlanandan önce başladığını savunarak her federasyonun teklifi kendi adına değerlendirmesi gerektiğini belirtti. Açıklamada, “Kimse futbolu satmıyor. FIFA bunu asla düşünmez.” denildi. FIFA ayrıca hiçbir konfederasyonun 211 federasyonun tamamı adına konuşamayacağını vurguladı.

Bununla birlikte kurum, üye federasyonların çoğunluğunun desteği sağlanamazsa FFE’nin kurulmayacağını ve FIFA’nın ticari faaliyetlerinin mevcut haliyle devam edeceğini de açıkça kabul etti. Bu ifade, FIFA’nın istişareleri sürdüreceğini ancak yeterli destek bulunmadığında planı uygulamayacağını gösteriyor. Teklifin mevcut haliyle kabul edilmesi, değiştirilmesi veya tamamen reddedilmesi hâlâ mümkün.

2027’deki FIFA Seçimi Öncesinde Boykot Ne Kadar Etkili Olabilir?

FIFA’nın 211 üyesinin her biri karar sürecinde bir oya sahip. UEFA’nın 55, CONCACAF’ın ise 41 üyesi bulunuyor. İki konfederasyon birlikte 96 federasyonu temsil ediyor. Bu sayı tek başına 106 oyluk basit çoğunluğu engellemeye yetmese de Asya’dan gelecek destek planın kaderini belirleyebilir. Ayrıca konfederasyonların ortak açıklamaları, her ulusal federasyonun FIFA’daki oyunu hukuken otomatik olarak bağlamıyor.

Buna karşılık Avrupa takımlarının fiilen boykota gitmesi, plan çoğunluk desteği alsa bile yeni şirketin ticari değerini büyük ölçüde zayıflatabilir. Dünya futbolunun en yüksek yayın, sponsorluk ve bilet gelirlerini üreten millî takımlarının bulunmadığı bir Dünya Kupası’nın yatırımcılara sunulan 20 milyar dolarlık değerlemeyi koruması oldukça güç görünüyor.

Krizin ilk somut sınavı için uzun süre beklenmesi gerekmeyecek. FIFA takvimindeki sıradaki turnuvalardan biri, 5 Eylül’de Polonya’da başlayacak 20 Yaş Altı Kadınlar Dünya Kupası. Avrupa ülkeleri kararlarını uygularsa boykot, erkekler Dünya Kupası’ndan önce gençler ve kadınlar futbolunda etkisini gösterecek. Ardından 2027’de Brezilya’daki Kadınlar Dünya Kupası ve İspanya, Portekiz ile Fas’ın ev sahipliği yapacağı 2030 Erkekler Dünya Kupası bulunuyor.

Yaşananlar, Mart 2027’de yeniden seçilerek 2031’e kadar görevde kalmayı hedefleyen Infantino’nun başkanlığı açısından da önemli bir sınava dönüştü. Krizden kısa süre önce 200’den fazla federasyonun Infantino’nun adaylığını desteklediği bildirilmişti. Ancak destek mektupları geri çekilebildiği için UEFA, CONCACAF ve AFC’deki tepkinin seçim dengelerine nasıl yansıyacağı henüz bilinmiyor.

Futbol yetkilileri ayrıca Infantino’nun 2031’de FIFA başkanlığından ayrıldıktan sonra FFE’de “komiser” benzeri bir yönetici pozisyonu üstlenmeyi değerlendirdiğini öne sürüyor. Bu iddia FIFA tarafından doğrulanmış değil, ancak şirketin geleceğiyle Infantino’nun kişisel kariyeri arasındaki ilişkiye yönelik soruları artırıyor. (P/AA)

Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.
Yorum adedi #0

*Tüm alanları doldurunuz

Son Yüklenenler